İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/262 E. 2018/8114 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin feshi↗ mahsup↗ kâr kaybı↗ istirdat↗ kâr payı↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının ... tarafından düzenlenen ulaşım sisteminde taşımacılık yaptığı, davalı belediye başkanlığı tarafından toplu taşımaya ilişkin ilk ve ikinci düzenlemeye dahil olduğu, ikinci düzenlemeye dahil olurken ilk düzenlemeye ilişkin olarak ödenen paranın mahiyeti hakkında ikinci düzenlemede taraflarca karar alınmadığı, ilk düzenlemeye katılan ve ikinci düzenlemeye de dahil olan davalı tarafından yapılan ödemenin tamamının taşımacılık sistemine katılım payı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davacının her iki düzenlemeye de katılarak gelir elde ettiği, hak kaybına uğramadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının sözleşme nedeniyle ödediği bedelin sözleşmenin feshi sonucu davalı belediyeden istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk kararda dava kabul edilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı vekilinin tek araçla aktarmasız ulaşım sisteminin idare mahkemesince iptal edilmesi üzerine Belediye Meclisinin 2010/305-700 sayılı kararı ile şehir merkezinde yeni bir ulaşım sistemi kurulduğunu, davacının yeni kurulan bu sisteme dahil edildiğini herhangi bir hak kaybına uğramadığını savunduğu, mahkemece davalının bu savunması doğrultusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı belirtilerek, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve davacının ödediği paranın niteliği dikkate alınarak davalının bu savunmasının araştırılması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Bozma üzerine mahkemece davalı Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 29.07.2016 tarihli yanıtta, davacının yeni ...sistemine dahil edildiği, herhangi bir hak kaybına uğramadığı, sisteme dahil olmak için herhangi bir ücret ödemediği, dolayısıyla tek araçla ulaşım sistemine dahil edilirken ödediği bedelin yeni ulaşım sistemine dahil edilirken mahsup edilmesi yönünde bir işlem tesis edilmediği belirtilmiştir.
Davacı ise, ...Sistemi'ne dahil olurken, ... Nolu .... Mid. ve Oto. Mot. Taş. Kooperatifi' ne ''araç havuz katılım bedeli'' ve ''katılım bedeli'' adı altında toplamda 107.000 TL para ödediğini, ayrıca anılan Kooperatif tarafından davalı Belediye Başkanlığı' na ödenen 10.000.000 TL'nin kendisi de dahil olmak üzere tüm Kooperatif üyelerinin gelirlerinden aylık olarak ödendiğini ileri sürmüştür. Davacının bu iddiaları dava dışı ... Nolu .... Mid. ve Oto. Mot. Taş. Kooperatifi'ne yazılan müzekkere cevapları ile de sabit olmuştur.
Bu durumda, davacının davalı idareye daha önce ödediği ve davaya konu olan bedel karşılığında otomatik olarak yeni sisteme dahil edilmediği, davacının yeni sisteme dahil edilmesi için sistemi oluşturan kooperatife ayrıca bedeller ödediği, davacı tarafça ödenen ve tek araçla aktarmasız ulaşım sisteminin iptali ile karşılıksız kalan bakiye bedelin davacıya iade edilmediği gibi davacının yeni sisteme dahil edilmesi için ödediği miktardan da mahsup edilmediği, davacının sistemde kaldığı sürenin oranlanması yapılarak davacının icra takip tarihi itibariyle 41.585,00 TL asıl alacağı bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15067 E. 2016/1080 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · mahsup · kâr kaybı · istirdat · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaBozma üzerine mahkemece davalı Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 29.07.2016 tarihli yanıtta, davacının yeni ...sistemine «dahil» edildiği, herhangi bir hak «kaybına» uğramadığı, sisteme dahil olmak için herhangi bir ücret ödemediği, dolayısıyla tek araçla ulaşım sistemine dahil edilirken ödediği bedelin yeni ulaşım sistemine dahil edilirken «mahsup» edilmesi yönünde bir işlem tesis edilmediği belirtilmiştir.
… a, davacının ... tarafından düzenlenen ulaşım sisteminde taşımacılık yaptığı, davalı belediye başkanlığı tarafından toplu taşımaya ilişkin ilk ve ikinci düzenlemeye «dahil» olduğu, ikinci düzenlemeye dahil olurken ilk düzenlemeye ilişkin olarak ödenen paranın mahiyeti hakkında ikinci düzenlemede taraflarca karar alınmadığı, ilk düzenlemeye katılan ve ikinci düzenlemeye de dahil olan davalı tarafından yapılan ödemenin tamamının taşımacılık sistemine katılım «payı» olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davacının her iki düzenlemeye de katılarak gelir elde ettiği, hak «kaybına» uğramadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının sözleşme nedeniyle ödediği bedelin «sözleşmenin feshi» sonucu davalı belediyeden «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, meclis kararının idare mahkemesince iptali ile tahsil işleminin hukuki dayanağının ortadan kalktığı, bu nedenle davalı belediyenin «sebepsiz zenginleştiği», davalının fiilen 06.10.2010 tarihinde sistemden çıkartılmış olması nedeniyle zaman aşımı süresinin bu tarihten itibaren başladığı bu nedenle genel zaman aşımı süresinin dolmadığı, davacının bağışta bulunmayıp sisteme «dahil» olmak için mecburen meclis kararına istinaden ödeme yaptığı, davacının sistemden faydalandığı (17.01.2007-06.10.2010 tarihleri arası) 1358 günlük sürede elde ettiği 3.414,53 TL gelirin mahsubu ile kalan 41.585,47 TL'den davalının sorumlu olduğu, ayrıca davalının yeni ETUS sisteminde çalışmasının taraflar arasında kurulan yeni bir sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı, dava konusu bedelin bu sözleşme için öngörülen bedele «mahsup» edildiğine dair delil de sunulmadığı gerekçesiyle, icra takip tarihi itibariyle davacının 41.585,00 TL asıl alacağının 08.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davacının sözleşme nedeniyle ödediği bedelin «sözleşmenin feshi» sonucu davalı belediyeden «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, tek araçla aktarmasız ulaşım sisteminin idare mahkemesince iptal edilmesi üzerine Belediye Meclisinin 2010/305-700 sayılı kararı ile şehir merkezinde yeni bir ulaşım sistemi kurulduğunu, davacının yeni kurulan bu sisteme «dahil» edildiğini herhangi bir hak «kaybına» uğramadığını bildirmiş, mahkemece davalının bu savunması doğrultusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu kararda… hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, meclis kararının idare mahkemesince iptali ile tahsil işleminin hukuki dayanağının ortadan kalktığı, bu nedenle davalı belediyenin «sebepsiz zenginleştiği», davalının fiilen 06.10.2010 tarihinde sistemden çıkartılmış olması nedeniyle zaman aşımı süresinin bu tarihten itibaren başladığı bu nedenle genel zaman aşımı süresinin dolmadığı, davacının bağışta bulunmayıp sisteme «dahil» olmak için mecburen meclis kararına istinaden ödeme yaptığı, davacının sistemden faydalandığı (17.01.2007-06.10.2010 tarihleri arası) 1358 günlük sürede elde ettiği 3.414,53 TL gelirin mahsubu ile kalan 41.585,47 TL'den davalının sorumlu olduğu, ayrıca davalının yeni ETUS sisteminde çalışmasının taraflar arasında kurulan yeni bir sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı, dava konusu bedelin bu sözleşme için öngörülen bedele «mahsup» edildiğine dair delil de sunulmadığı gerekçesiyle, icra takip tarihi itibariyle davacının 41.585,00 TL asıl alacağının 08.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu halde taraflar arasındaki hukuki ilişki ve davacının ödediği paranın niteliği dikkate alınarak davalının bu savunmasının araştırılması, bu konuda davalıya isbat hakkı tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14894 E. 2016/701 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · kâr kaybı · istirdat · dahili dava
İncelediğiniz kararda… a, davacının ... tarafından düzenlenen ulaşım sisteminde taşımacılık yaptığı, davalı belediye başkanlığı tarafından toplu taşımaya ilişkin ilk ve ikinci düzenlemeye «dahil» olduğu, ikinci düzenlemeye dahil olurken ilk düzenlemeye ilişkin olarak ödenen paranın mahiyeti hakkında ikinci düzenlemede taraflarca karar alınmadığı, ilk düzenlemeye katılan ve ikinci düzenlemeye de dahil olan davalı tarafından yapılan ödemenin tamamının taşımacılık sistemine katılım «payı» olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davacının her iki düzenlemeye de katılarak gelir elde ettiği, hak «kaybına» uğramadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının sözleşme nedeniyle ödediği bedelin «sözleşmenin feshi» sonucu davalı belediyeden «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ce iptal edilmesi üzerine Belediye Meclisinin 2010/305-700 sayılı kararı ile şehir merkezinde yeni bir ulaşım sistemi kurulduğunu, davacının yeni kurulan bu sisteme «dahil» edildiğini herhangi bir hak «kaybına» uğramadığını savunduğu, mahkemece davalının bu savunması doğrultusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı belirtilerek, taraflar arasındaki hukuki ilişki …
Benzer bu kararda2- Dava, davacının sözleşme nedeniyle ödediği bedelin «sözleşmenin feshi» sonucu davalı belediyeden «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, tek araçla aktarmasız ulaşım sisteminin idare mahkemesince iptal edilmesi üzerine Belediye Meclisinin 2010/305-700 sayılı kararı ile şehir merkezinde yeni bir ulaşım sistemi kurulduğunu, davacının yeni kurulan bu sisteme «dahil» edildiğini herhangi bir hak «kaybına» uğramadığını bildirmiş, mahkemece davalının bu savunması doğrultusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
… rak sona erdiği, davacının sözleşme nedeniyle bir kazanımı olup sözleşme nedeniyle edindiği gelirin iade edilemeyeceği, sistemden faydalandığı süre dikkate alınarak «hakkaniyet indirimi» yapıldığı, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını arttıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunluluğunun bulunduğu, davacının, davalı belediyenin meclis kararı uyarınca, tek araç ile aktarmasız yolcu taşımacılığı sistemine üye olduğu, taşıma kooperatifi için ön görülen hat uzatma bedelini ödemek suretiyle sisteme girdiği, bir süre yolcu taşımacılığı yaptığı, İdare Mahkemesi'nin iptal kararı gerekçe gösterilerek 01.09.2010 tarihli belediye meclis kararı ile sisteme «son» verildiği yönünde karar alınarak faaliyetine son vermesinin davalı tarafından kendisine bildirildiği, kendisi açısından sisteme «dahil» olmasının fiilen sona erdiği, şartlı «bağış» savunmasının kabul edilmediği, davacının yatırmış olduğu bedeli icra takip tarihinden önce davalıdan istediğine ilişkin bir iddia ve belge sunulmadığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 41.585,48 TL «asıl alacak» yönünden davalının itirazının iptaline, bu «bölüm» yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra İnkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · bağış · hakkaniyet · iş bölümü · asıl alacak · eksik inceleme · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… rak sona erdiği, davacının sözleşme nedeniyle bir kazanımı olup sözleşme nedeniyle edindiği gelirin iade edilemeyeceği, sistemden faydalandığı süre dikkate alınarak «hakkaniyet indirimi» yapıldığı, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını arttıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunluluğunun bulunduğu, davacının, davalı belediyenin meclis kararı uyarınca, tek araç ile aktarmasız yolcu taşımacılığı sistemine üye olduğu, taşıma kooperatifi için ön görülen hat uzatma bedelini ödemek suretiyle sisteme girdiği, bir süre yolcu taşımacılığı yaptığı, İdare Mahkemesi'nin iptal kararı gerekçe gösterilerek 01.09.2010 tarihli belediye meclis kararı ile sisteme «son» verildiği yönünde karar alınarak faaliyetine son vermesinin davalı tarafından kendisine bildirildiği, kendisi açısından sisteme «dahil» olmasının fiilen sona erdiği, şartlı «bağış» savunmasının kabul edilmediği, davacının yatırmış olduğu bedeli icra takip tarihinden önce davalıdan istediğine ilişkin bir iddia ve belge sunulmadığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 41.585,48 TL «asıl alacak» yönünden davalının itirazının iptaline, bu «bölüm» yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra İnkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu halde taraflar arasındaki hukuki ilişki ve davacının ödediği paranın niteliği dikkate alınarak davalının bu savunmasının araştırılması, bu konuda davalıya isbat hakkı tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9440 E. 2016/3351 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaUlaşım Sanayi A.Ş. vekilinin ile «ihbar olunan» vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/262 E. , 2018/8114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/11/2016 tarih ve 2016/644-2016/811 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 18/12/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı belediye meclisince 05.01.2007 tarih 2007/0428 sayılı karar ile toplu ulaşım sistemine dahil olacak minibüs esnafından belli miktar para alınmasının kararlaştırıldığını, bu karar uyarınca müvekkilince 45.000,00 TL toplu ulaşım hat uzatma bedelinin davalıya ödendiğini, belediyenin aldığı bu kararların ... İdare Mahkemesi tarafından iptali nedeniyle davalının tahsil işleminin hukuki dayanaktan yoksun hale geldiğini, paranın iadesi için davalı aleyhine başlattıkları takibe itiraz üzerine takibin durduğunu süresinde itirazın iptali davası açılmadığını ileri sürerek, davacının hat uzatım bedeli olarak yatırdığı 45.000,00 TL'den davacının sistemde kaldığı süre de dikkate alınarak 41.585,00 TL'sinin icra takibinin başlatıldığı 08.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının şartlı bağışta bulunmuş olup, ortada haklı bir neden bulunmadığından bağışın iadesini isteyemeyeceğini, davacının meclis kararı ile uzatılan güzergahta taşımacılık yaptığı süre gözetilerek hakkaniyete göre bedelde indirim yapılması gerektiğini, ayrıca davacının ödediği bu para karşılığı 31.03.2011 tarihinden itibaren yeni ...sisteminde aracı ile çalışmaya devam ettiğinden hak kaybına uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının ... tarafından düzenlenen ulaşım sisteminde taşımacılık yaptığı, davalı belediye başkanlığı tarafından toplu taşımaya ilişkin ilk ve ikinci düzenlemeye dahil olduğu, ikinci düzenlemeye dahil olurken ilk düzenlemeye ilişkin olarak ödenen paranın mahiyeti hakkında ikinci düzenlemede taraflarca karar alınmadığı, ilk düzenlemeye katılan ve ikinci düzenlemeye de dahil olan davalı tarafından yapılan ödemenin tamamının taşımacılık sistemine katılım payı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davacının her iki düzenlemeye de katılarak gelir elde ettiği, hak kaybına uğramadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının sözleşme nedeniyle ödediği bedelin sözleşmenin feshi sonucu davalı belediyeden istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk kararda dava kabul edilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı vekilinin tek araçla aktarmasız ulaşım sisteminin idare mahkemesince iptal edilmesi üzerine Belediye Meclisinin 2010/305-700 sayılı kararı ile şehir merkezinde yeni bir ulaşım sistemi kurulduğunu, davacının yeni kurulan bu sisteme dahil edildiğini herhangi bir hak kaybına uğramadığını savunduğu, mahkemece davalının bu savunması doğrultusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı belirtilerek, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve davacının ödediği paranın niteliği dikkate alınarak davalının bu savunmasının araştırılması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Bozma üzerine mahkemece davalı Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 29.07.2016 tarihli yanıtta, davacının yeni ...sistemine dahil edildiği, herhangi bir hak kaybına uğramadığı, sisteme dahil olmak için herhangi bir ücret ödemediği, dolayısıyla tek araçla ulaşım sistemine dahil edilirken ödediği bedelin yeni ulaşım sistemine dahil edilirken mahsup edilmesi yönünde bir işlem tesis edilmediği belirtilmiştir.
Davacı ise, ...Sistemi'ne dahil olurken, ... Nolu .... Mid. ve Oto. Mot. Taş. Kooperatifi' ne ''araç havuz katılım bedeli'' ve ''katılım bedeli'' adı altında toplamda 107.000 TL para ödediğini, ayrıca anılan Kooperatif tarafından davalı Belediye Başkanlığı' na ödenen 10.000.000 TL'nin kendisi de dahil olmak üzere tüm Kooperatif üyelerinin gelirlerinden aylık olarak ödendiğini ileri sürmüştür. Davacının bu iddiaları dava dışı ... Nolu .... Mid. ve Oto. Mot. Taş. Kooperatifi'ne yazılan müzekkere cevapları ile de sabit olmuştur.
Bu durumda, davacının davalı idareye daha önce ödediği ve davaya konu olan bedel karşılığında otomatik olarak yeni sisteme dahil edilmediği, davacının yeni sisteme dahil edilmesi için sistemi oluşturan kooperatife ayrıca bedeller ödediği, davacı tarafça ödenen ve tek araçla aktarmasız ulaşım sisteminin iptali ile karşılıksız kalan bakiye bedelin davacıya iade edilmediği gibi davacının yeni sisteme dahil edilmesi için ödediği miktardan da mahsup edilmediği, davacının sistemde kaldığı sürenin oranlanması yapılarak davacının icra takip tarihi itibariyle 41.585,00 TL asıl alacağı bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465948500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz