Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5142 E. 2023/7073 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ rayiç değer↗ finansal kiralama↗ ibraname↗ vekâlet ücreti↗ sözleşmeye aykırılık↗ üçüncü kişi↗ esastan ret↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/430 E., 2019/708 K.
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/934 E., 2016/721 K. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava tazminat talebine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı asil ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı ...Ş. ile taşınmaza ilişkin finansal kiralama sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereği bütün ödemelerin yapıldığını, 11.09.2013 tarihinde borcun kapatılması için kesin hesabın taraflarına bildirilmesini istediğini ancak yüksek faiz, ... kapama, masraf ve vergi gibi maliyetler çıkarıldığını, bu yüzden ... kapama işlemini gerçekleştiremediğini, kalan borcu kapatmak için iki ayrı bankadan kredi aldığını, tekrar ... kapama işlemleri için başvuruda bulunduğunu, kendisine Ocak 2015 tarihine kadar ... kapama işlemi yapamayacaklarını bildirdiklerini, 02.12.2014 tarihinde tekrar ... kapama için başvurduğunda ... kapama tutarına ilaveten 3.000,00 TL noter masrafı ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ... kapama talep ettiği tarih ile ... kapama yaptığı tarih arasındaki kur farkından ötürü toplam 10.689,58 TL zarar ettiğini bu zararının tazmin edilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davalı ...Ş. ile taşınmaza ilişkin finansal kiralama sözleşmesi yaptıklarını, 23.12.2014 tarihinde bütün borcu ödeyerek borcu kapattığını, dava konusu taşınmazın ise üçüncü kişiye devredildiğini, devri esnasında kalan borç bakiyesinin 275.000,00 USD olduğunu, eğer kendilerinin ... kapama talebi kabul edilmiş olsaydı söz konusu borç kapama işleminin 1 USD=2,23 TL üzerinden 613.250,00 TL olarak borcunun kapanacağını, devir tarihinde kur üzerinden taşınmazı satın ... üçüncü kişi nezdinde 1 USD=2,96 TL üzerinden 814.000,00 TL üzerinden taşınmazın borç devrinin gerçekleştiğini, 24.11.2014 tarihli borç kapama isteği koşula bağlanmaya çalışılmasaydı borcunu 2,23 TL üzerinden kapatarak taşınmazın mülkiyetini elde edebileceğini ve bugünkü rayiç değer üzerinden satışını gerçekleştirdiğinde alıcıya 814.000,00 TL borç devretmeyecek satım bedeli olarak da kendisi bu miktarı alabileceğini, devretmediği borcu davalı şirkete ödemiş olsa kendisine maliyetinin 613.250,00 TL olacağını, devrettiği borcun maliyeti ile kendisi ödeseydi ortaya çıkan maliyeti arasındaki kur farkının 200.750,00 TL olduğunu, bu rakamın da zararını oluşturduğunu, bu zararının tazmin edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davada ve birleşen davada cevap dilekçesinde; kendilerinin banka değil finansal kiralama şirketi olduklarını, davacı ile yapılan sözleşmenin konut finansmanı sözleşmesi olmadığını, davacıya finansal kiralaması yapılan taşınmazın büro olduğunu, bu nedenle de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanamayacağını, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3226 sayılı eski Finansal Kiralama Kanunu'nun uygulanması gerektiğini, davacıdan alınan bütün giderlerin yapılan sözleşme gereği tarafların karşılıklı anlaşması ile alındığını, davacının ...'ndan aldığı kredi nedeniyle ödemek zorunda olduğu kur farkından kendilerinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.09.2013 tarihinde davacı tarafa bildirilen ve ... ödeme durumunda imzalaması için hazırlanan ibranameyi davacının kendisinin kabul etmemesi nedeniyle ... kapama işleminin gerçekleştirilemediği, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi hükümleri uyarınca ... kapama halinde talep edilebilecek masraf kalelerinin belirlendiği, davalı yanca talep edilen kalemlerin sözleşmeye uygun olduğu, bu nedenle de ... kapama işleminin gerçekleştirilemeyişine davalı şirketin değil davacının kendisinin neden olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hukuki nitelendirmeyi hatalı yaptığını, yargılamada usul eksikliklerinin bulunduğunu, müvekkilinin davalı tarafça kendisine imzalattırılmak istenen ibranameyi imzalamak gibi zorunluluğun bulunmadığını, ... kapama hakkının fiilen kullanılmasının engellendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, finansal kiralama sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. Taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3837 E. 2017/6508 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon sözleşmesi · genel işlem şartı · erken kapama komisyonu · komisyon · temsil
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı «temsilcisince» temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı «temsilcisi» bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1620 E. 2019/8328 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · ticari kredi · denetime elverişlilik · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak diğer bankaların «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ticari kredi» borcunun erken ödenmesi halinde uygulanan «erken kapama komisyon» oranlarının sorulduğu, tespit edilen oranların % 2 - 6 oranları arasında değiştiği, bilirkişi tarafından yapılan incelemede bankaca davacıdan tahsil edilen davaya konu 24.708 TL erken kapama komisyonunun «emsal banka uygulamalarına» uygun olduğunun bildirilmesi karşısında davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak alınan bilirkişi raporuna göre erken ödeme tarihinde, erken ödenen anapara tutarı 122.831,31 TL ve ödenmesi gereken kredi faiz tutarı 61.101 TL olup, davacıdan tahsil edilen «erken kapama komisyonu» ise 24.708 TL'dir.
Tahsil edilen bu tutarın bankalarca bildirilen en yüksek oranın dahi üzerinde olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece alınan bilirkişi raporu bu yönden değerlendirilmediğinden bozma ilamına uygun olarak makul oran tespit edilip, buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «denetime elverişli» olmayan rapora dayalı olarak karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5142 E. , 2023/7073 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/347 Esas, 2022/887 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/430 E., 2019/708 K.
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/934 E., 2016/721 K. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava tazminat talebine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı asil ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı ...Ş. ile taşınmaza ilişkin finansal kiralama sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereği bütün ödemelerin yapıldığını, 11.09.2013 tarihinde borcun kapatılması için kesin hesabın taraflarına bildirilmesini istediğini ancak yüksek faiz, ... kapama, masraf ve vergi gibi maliyetler çıkarıldığını, bu yüzden ... kapama işlemini gerçekleştiremediğini, kalan borcu kapatmak için iki ayrı bankadan kredi aldığını, tekrar ... kapama işlemleri için başvuruda bulunduğunu, kendisine Ocak 2015 tarihine kadar ... kapama işlemi yapamayacaklarını bildirdiklerini, 02.12.2014 tarihinde tekrar ... kapama için başvurduğunda ... kapama tutarına ilaveten 3.000,00 TL noter masrafı ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ...
kapama talep ettiği tarih ile ... kapama yaptığı tarih arasındaki kur farkından ötürü toplam 10.689,58 TL zarar ettiğini bu zararının tazmin edilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davalı ...Ş. ile taşınmaza ilişkin finansal kiralama sözleşmesi yaptıklarını, 23.12.2014 tarihinde bütün borcu ödeyerek borcu kapattığını, dava konusu taşınmazın ise üçüncü kişiye devredildiğini, devri esnasında kalan borç bakiyesinin 275.000,00 USD olduğunu, eğer kendilerinin ... kapama talebi kabul edilmiş olsaydı söz konusu borç kapama işleminin 1 USD=2,23 TL üzerinden 613.250,00 TL olarak borcunun kapanacağını, devir tarihinde kur üzerinden taşınmazı satın ... üçüncü kişi nezdinde 1 USD=2,96 TL üzerinden 814.000,00 TL üzerinden taşınmazın borç devrinin gerçekleştiğini, 24.11.2014 tarihli borç kapama isteği koşula bağlanmaya çalışılmasaydı borcunu 2,23 TL üzerinden kapatarak taşınmazın mülkiyetini elde edebileceğini ve bugünkü rayiç değer üzerinden satışını gerçekleştirdiğinde alıcıya 814.000,00 TL borç devretmeyecek satım bedeli olarak da kendisi bu miktarı alabileceğini, devretmediği borcu davalı şirkete ödemiş olsa kendisine maliyetinin 613.250,00 TL olacağını, devrettiği borcun maliyeti ile kendisi ödeseydi ortaya çıkan maliyeti arasındaki kur farkının 200.750,00 TL olduğunu, bu rakamın da zararını oluşturduğunu, bu zararının tazmin edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davada ve birleşen davada cevap dilekçesinde; kendilerinin banka değil finansal kiralama şirketi olduklarını, davacı ile yapılan sözleşmenin konut finansmanı sözleşmesi olmadığını, davacıya finansal kiralaması yapılan taşınmazın büro olduğunu, bu nedenle de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanamayacağını, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3226 sayılı eski Finansal Kiralama Kanunu'nun uygulanması gerektiğini, davacıdan alınan bütün giderlerin yapılan sözleşme gereği tarafların karşılıklı anlaşması ile alındığını, davacının ...'ndan aldığı kredi nedeniyle ödemek zorunda olduğu kur farkından kendilerinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.09.2013 tarihinde davacı tarafa bildirilen ve ... ödeme durumunda imzalaması için hazırlanan ibranameyi davacının kendisinin kabul etmemesi nedeniyle ... kapama işleminin gerçekleştirilemediği, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi hükümleri uyarınca ... kapama halinde talep edilebilecek masraf kalelerinin belirlendiği, davalı yanca talep edilen kalemlerin sözleşmeye uygun olduğu, bu nedenle de ... kapama işleminin gerçekleştirilemeyişine davalı şirketin değil davacının kendisinin neden olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hukuki nitelendirmeyi hatalı yaptığını, yargılamada usul eksikliklerinin bulunduğunu, müvekkilinin davalı tarafça kendisine imzalattırılmak istenen ibranameyi imzalamak gibi zorunluluğun bulunmadığını, ... kapama hakkının fiilen kullanılmasının engellendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, finansal kiralama sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. Taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989669200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz