6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3294 E. 2023/7046 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senedin talili bedel kaydı resmi belge ihdas nedeni nakden kaydı talil delillerin toplanmaması teminat senedi borçlu olunmadığının tespiti yemin delili tasdik kararı bedelsizlik yemin kambiyo senedi ikrar derdestlik açılmamış sayılma oy yasağı kötü niyet tazminatı ispat yükü bono kötü niyet görevsizlik kararı esastan ret iflas ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit cy/cy kaydı yükleten (shipper) teminat kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/349 E., 2021/896 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine toplamı 330.000,00 TL olan yedi adet bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisi bulunmadığı gibi takibe konu bonolardan dolayı da herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip dayanağı belgelerden dolayı yapılan suç duyurusunda, davalının savcılıkta 18.10.2017 tarihinde alınan ifadesinde, "Sözkonusu olan 7 bonoyu müşteki kendi aramızdaki arazi alım-satımından doğmuştur...Sözkonusu senetler belirttiğim gibi şirket ile ilgisi olmayan tamamen müşteki ile kendi aramızdaki şahsi alışverişten kaynaklanan senetlerdir" şeklindeki beyanı ile nakden ibaresi olan bonolardaki ihdas nedenini talil ettiğini, dava konusu yedi adet bononun nakden bedel kaydını içerdiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ispat yükünün davalı tarafta olduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibine dayanak yedi adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının daha evvel Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/91 esasına kayden açtığı davada, senetlerin teminat olarak verildiğini ileri sürdüğünü, bahsekonu dava hakkında verilen görevsizlik kararı uyarınca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi yerine açılmamış sayılması kararına dayanarak açtğı bu davada farklı iddialar ileri sürdüğünü, bonolarda nakden bedel kaydının olduğunu, müvekkilinin soruşturma dosyasında ... olduğu ifadesinin bono üzerinde bulunan nakden kaydını tasdikler nitelikte olduğunu, ancak davacının kötü niyetli olarak müvekkilinin beyanını kendi lehine çarpıttığını, müvekkilinin senetlerdeki nakden bedel kaydının aksini iddia etmediğini, müvekkilinin bahsettiği arazi alım satımının taraflar arasında karşılıklı olarak değil müvekkilinin verdiği para ile olan arazi alım satımı olduğunu, yani müvekkilinin davacıya borç verdiğini, davacının da bu para ile 3 üncü kişilerden arazi arzi aldığını, davacı tarafça açılan ilk menfi tespit davasında bu tarz arazi alım satımına ilişkin bir kısım belgelerin sunulduğunu, bu belgelerden de işbu davanın tarafları arasında arazi alım satımına dair bir ilişkinin olmadığının görüldüğünü savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2019 tarihli ve 2018/50 E., 2019/143 K. sayılı kararının tarafların istinafı üzerine kaldırılması üzerine, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/91 esasına kayden açılan davada verilen kararın 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, davacı taraf delilerinin toplandığı, davalı asilin 21.10.2021 tarihli celsede, davaya konu 330.000,00 TL bedelli yedi adet bonodan dolayı davacı ...'dan alacaklı olduğunu ve bu bonoların taşınmaz alım satımından kaynaklı olarak düzenlenmediği, bu bonolardan kaynaklı bedelin nakden borç olarak verdiği hususunda yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçeden ve hukuki dayanaktan yoksun olup Yargıtay içtihatlarına da aykırı olduğunu, davalının 18.10.2017 tarihinde savcılık ifadesinde ... olduğu beyanıyla bononun ihdas nedenini talil ederek ispat yükünü üzerine almasına rağmen yemin delili ile karar verildiğini, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğunu resmi belge ve kesin delillerle ispat edemediğini, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanlarının, vekilin müvekkili aleyhine beyanda bulunmama yasağı karşısında müvekkilini borçtan kurtarmaya yönelik ... dışı beyan olduğunu, nitekim savcılık aşamasında bu yönde bir hususun olmadığını, dava açıldıktan sonra dile getirilen bu hususun ispat yükünden kurtulmaya yönelik olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aynı taleple açtığı davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/91 E., 2017/345 K. sayılı kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10.01.2018 tarihinde açıldığı, bu durumda derdestlik söz konusu olmadığı, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafta olduğu, ancak, "malen" ya da "nakten" kaydı senede yazılmışsa, bu kayıtların aksinin savunulmasının senedin ta'lili anlamına geldiği, ispat yükünün yer değiştirdiği, senedi ta'lil edenin iddiasını ispatla yükümlü hale geldiği, somut olayda dava konusu senette "nakten" kaydı bulunduğu, davacı vekilinin, davalının, savcılık ifadesinde senetlerin mal alım satımına karşılık verildiğini ikrar ederek senedi talil ettiğini, ispat yükünün yer değiştirdiğini beyan ettiği, davalının savcılıktaki beyanının " Söz konusu yedi bonoyu müşteki kendi aramızdaki arazi alım satımından doğmuştur. " şeklinde olduğu ancak bu beyanın, davalının senetlerin mal karşılığı verildiğini kabul ettiği biçiminde yorumlanamayacağı, kaldı ki davalı vekilinin, talil iddiasını kabul etmediği gibi senetlerin davacıya verilen borca karşılık alındığını, borçlunun da bu borç parayla arazi aldığını belirttiği, bu durumda davalının talil konusunda açık bir kabulü bulunmadığı, öte yandan davacının, aynı bonolar için açtığı Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/91 E. sayılı dosyasında, senetlerin davalının babası Liveran Türkcan'ın işlerinin büyümesi ve daha verimli hale gelmesi için teminat senedi olarak verildiğini beyan ettiği, buna göre senet metnindeki kaydın talil edildiğinden ve dolayısıyla ispat yükünün davalıya geçtiğinden söz etmek mümkün olmadığı, Mahkemece davacı tarafça gösterilen delillerin toplandığı, davalıya teklif edilen yeminin eda edildiği, hal böyle olunca ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından ispat olunamayan davanın reddine ilişkin mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf mahkemesi kararında, "davalı asilin beyanlarının senetlerin mal karşılığı verildiğini kabul ettiği biçiminde yorumlanamayacağı" şeklindeki gerekçenin, müvekkili aleyhine beyanda bulunma yasağı olan davalı vekilinin beyanlarına dayandırıldığını, ancak davalı vekilinin müvekkili aleyhine beyanda bulunmama yasağı dikkate alınmaksızın davalı vekilinin talili kabul etmediği gerekçesine dayanılamayacağını, davalı asilin savcılıkta müdafiisi huzurunda alınan ve imzalanan beyanı ile işbu davada vekilinin savunmalarının çeliştiğini, bu hususun ceza mevzuatı kapsamında da suç teşkil ettiğini, davalının savcılık beyanına göre senedin ihdas nedeni talil edilerek, ispat yükü davalı tarafa geçmesine ispat yükü müvekkilindeymiş gibi yemin deliline göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 225 ve devamı maddeler, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4043 E. 2021/3823 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1092 E. 2019/7739 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit | Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2468 E. 2023/6191 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3294 E.  ,  2023/7046 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/181 Esas, 2022/397 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/349 E., 2021/896 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine toplamı 330.000,00 TL olan yedi adet bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisi bulunmadığı gibi takibe konu bonolardan dolayı da herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip dayanağı belgelerden dolayı yapılan suç duyurusunda, davalının savcılıkta 18.10.2017 tarihinde alınan ifadesinde, "Sözkonusu olan 7 bonoyu müşteki kendi aramızdaki arazi alım-satımından doğmuştur...Sözkonusu senetler belirttiğim gibi şirket ile ilgisi olmayan tamamen müşteki ile kendi aramızdaki şahsi alışverişten kaynaklanan senetlerdir" şeklindeki beyanı ile nakden ibaresi olan bonolardaki ihdas nedenini talil ettiğini, dava konusu yedi adet bononun nakden bedel kaydını içerdiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ispat yükünün davalı tarafta olduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibine dayanak yedi adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının daha evvel Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/91 esasına kayden açtığı davada, senetlerin teminat olarak verildiğini ileri sürdüğünü, bahsekonu dava hakkında verilen görevsizlik kararı uyarınca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi yerine açılmamış sayılması kararına dayanarak açtğı bu davada farklı iddialar ileri sürdüğünü, bonolarda nakden bedel kaydının olduğunu, müvekkilinin soruşturma dosyasında ... olduğu ifadesinin bono üzerinde bulunan nakden kaydını tasdikler nitelikte olduğunu, ancak davacının kötü niyetli olarak müvekkilinin beyanını kendi lehine çarpıttığını, müvekkilinin senetlerdeki nakden bedel kaydının aksini iddia etmediğini, müvekkilinin bahsettiği arazi alım satımının taraflar arasında karşılıklı olarak değil müvekkilinin verdiği para ile olan arazi alım satımı olduğunu, yani müvekkilinin davacıya borç verdiğini, davacının da bu para ile 3 üncü kişilerden arazi arzi aldığını, davacı tarafça açılan ilk menfi tespit davasında bu tarz arazi alım satımına ilişkin bir kısım belgelerin sunulduğunu, bu belgelerden de işbu davanın tarafları arasında arazi alım satımına dair bir ilişkinin olmadığının görüldüğünü savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2019 tarihli ve 2018/50 E., 2019/143 K. sayılı kararının tarafların istinafı üzerine kaldırılması üzerine, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/91 esasına kayden açılan davada verilen kararın 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, davacı taraf delilerinin toplandığı, davalı asilin 21.10.2021 tarihli celsede, davaya konu 330.000,00 TL bedelli yedi adet bonodan dolayı davacı ...'dan alacaklı olduğunu ve bu bonoların taşınmaz alım satımından kaynaklı olarak düzenlenmediği, bu bonolardan kaynaklı bedelin nakden borç olarak verdiği hususunda yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçeden ve hukuki dayanaktan yoksun olup Yargıtay içtihatlarına da aykırı olduğunu, davalının 18.10.2017 tarihinde savcılık ifadesinde ... olduğu beyanıyla bononun ihdas nedenini talil ederek ispat yükünü üzerine almasına rağmen yemin delili ile karar verildiğini, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğunu resmi belge ve kesin delillerle ispat edemediğini, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanlarının, vekilin müvekkili aleyhine beyanda bulunmama yasağı karşısında müvekkilini borçtan kurtarmaya yönelik ... dışı beyan olduğunu, nitekim savcılık aşamasında bu yönde bir hususun olmadığını, dava açıldıktan sonra dile getirilen bu hususun ispat yükünden kurtulmaya yönelik olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aynı taleple açtığı davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/91 E., 2017/345 K. sayılı kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10.01.2018 tarihinde açıldığı, bu durumda derdestlik söz konusu olmadığı, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafta olduğu, ancak, "malen" ya da "nakten" kaydı senede yazılmışsa, bu kayıtların aksinin savunulmasının senedin ta'lili anlamına geldiği, ispat yükünün yer değiştirdiği, senedi ta'lil edenin iddiasını ispatla yükümlü hale geldiği, somut olayda dava konusu senette "nakten" kaydı bulunduğu, davacı vekilinin, davalının, savcılık ifadesinde senetlerin mal alım satımına karşılık verildiğini ikrar ederek senedi talil ettiğini, ispat yükünün yer değiştirdiğini beyan ettiği, davalının savcılıktaki beyanının " Söz konusu yedi bonoyu müşteki kendi aramızdaki arazi alım satımından doğmuştur.

" şeklinde olduğu ancak bu beyanın, davalının senetlerin mal karşılığı verildiğini kabul ettiği biçiminde yorumlanamayacağı, kaldı ki davalı vekilinin, talil iddiasını kabul etmediği gibi senetlerin davacıya verilen borca karşılık alındığını, borçlunun da bu borç parayla arazi aldığını belirttiği, bu durumda davalının talil konusunda açık bir kabulü bulunmadığı, öte yandan davacının, aynı bonolar için açtığı Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/91 E. sayılı dosyasında, senetlerin davalının babası Liveran Türkcan'ın işlerinin büyümesi ve daha verimli hale gelmesi için teminat senedi olarak verildiğini beyan ettiği, buna göre senet metnindeki kaydın talil edildiğinden ve dolayısıyla ispat yükünün davalıya geçtiğinden söz etmek mümkün olmadığı, Mahkemece davacı tarafça gösterilen delillerin toplandığı, davalıya teklif edilen yeminin eda edildiği, hal böyle olunca ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından ispat olunamayan davanın reddine ilişkin mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf mahkemesi kararında, "davalı asilin beyanlarının senetlerin mal karşılığı verildiğini kabul ettiği biçiminde yorumlanamayacağı" şeklindeki gerekçenin, müvekkili aleyhine beyanda bulunma yasağı olan davalı vekilinin beyanlarına dayandırıldığını, ancak davalı vekilinin müvekkili aleyhine beyanda bulunmama yasağı dikkate alınmaksızın davalı vekilinin talili kabul etmediği gerekçesine dayanılamayacağını, davalı asilin savcılıkta müdafiisi huzurunda alınan ve imzalanan beyanı ile işbu davada vekilinin savunmalarının çeliştiğini, bu hususun ceza mevzuatı kapsamında da suç teşkil ettiğini, davalının savcılık beyanına göre senedin ihdas nedeni talil edilerek, ispat yükü davalı tarafa geçmesine ispat yükü müvekkilindeymiş gibi yemin deliline göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 225 ve devamı maddeler, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989616200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.