Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4722 E. 2023/5335 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtarat↗ münfesihlik↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ticaret sicili tescili↗ tasfiye memuru atanması↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumca, terkin sürecinde şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişilere ihtarat yapılmadığı bu nedenle terkin işleminin hatalı olduğu, davacı yanca, her ne kadar şirketin tam olarak ihyasına karar verilmesi talep edilmiş ise de şirketin, sermayesini asgari tutara yükseltmemesi sebebiyle münfesih kabul edilerek terkin edildiği, münfesihlik durumunun halen ortadan kalkmadığı, bu nedenle şirketin tamamıyla ihyasına ilişkin talep yerinde değil ise de çoğun içerisinde az da bulunur kuralı gereğince terkinden itibaren 10 yıllık sürenin de geçmediği gözetilerek şirketin sadece üzerine kayıtlı olan araç ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve davacı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği, terkin işlemini usulsüz yapan davalı Kurum'un haksız çıktığı nispette yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Şaro Medikal... Ltd. Şti.'nin üzerine kayıtlı araç ile ilgili sınırlı olmak üzere ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ihya kararının ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkilince yapılan terkin işleminin usul ve yasaya uygun olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacının ihya istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı ve ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1368 E. 2022/2224 K.
Ortak:ihtarat · münfesihlik · yargılama giderlerinden sorumluluk · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumca, «terkin» sürecinde şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olan kişilere «ihtarat» yapılmadığı bu nedenle terkin işleminin hatalı olduğu, davacı yanca, her ne kadar şirketin tam olarak ihyasına karar verilmesi talep edilmiş ise de şirketin, sermayesini asgari tutara yükseltmemesi sebebiyle «münfesih» kabul edilerek terkin edildiği, münfesihlik durumunun halen ortadan kalkmadığı, bu nedenle şirketin tamamıyla ihyasına ilişkin talep yerinde değil ise de çoğun içerisinde az da bulunur kuralı gereğince terkinden itibaren 10 yıllık sürenin de geçmediği gözetilerek şirketin sadece üzerine kayıtlı olan araç ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve davacı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar vermek gerektiği, terkin işlemini usulsüz yapan davalı Kurum'un haksız çıktığı nispette «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Şaro Medikal...
İstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, müvekkilince yapılan «terkin» işleminin usul ve yasaya uygun olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şti.'nin üzerine kayıtlı araç ile ilgili sınırlı olmak üzere ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına, «ihya» kararının «ticaret siciline tesciline» ve Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince «ihya» edilen şirkete ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve «ilanına», davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden «vekalet ücretinin» davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · hukuki menfaat · sermaye artırımı · şirketin ihyası · sicilden terkin · yargılama gideri
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir. (1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca «sicilden terkin» tarihinden itibaren beş yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 8.12.2020 tarihinde «ihya davası» açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı «temsilcisinin» sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1368 E. 2022/2224 K.
Ortak:ihtarat · münfesihlik · yargılama giderlerinden sorumluluk · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumca, «terkin» sürecinde şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olan kişilere «ihtarat» yapılmadığı bu nedenle terkin işleminin hatalı olduğu, davacı yanca, her ne kadar şirketin tam olarak ihyasına karar verilmesi talep edilmiş ise de şirketin, sermayesini asgari tutara yükseltmemesi sebebiyle «münfesih» kabul edilerek terkin edildiği, münfesihlik durumunun halen ortadan kalkmadığı, bu nedenle şirketin tamamıyla ihyasına ilişkin talep yerinde değil ise de çoğun içerisinde az da bulunur kuralı gereğince terkinden itibaren 10 yıllık sürenin de geçmediği gözetilerek şirketin sadece üzerine kayıtlı olan araç ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve davacı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar vermek gerektiği, terkin işlemini usulsüz yapan davalı Kurum'un haksız çıktığı nispette «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Şaro Medikal...
İstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, müvekkilince yapılan «terkin» işleminin usul ve yasaya uygun olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şti.'nin üzerine kayıtlı araç ile ilgili sınırlı olmak üzere ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına, «ihya» kararının «ticaret siciline tesciline» ve Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince «ihya» edilen şirkete ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve «ilanına», davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden «vekalet ücretinin» davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · hukuki menfaat · sermaye artırımı · şirketin ihyası · sicilden terkin · yargılama gideri
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir. (1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca «sicilden terkin» tarihinden itibaren beş yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 8.12.2020 tarihinde «ihya davası» açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı «temsilcisinin» sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4722 E. , 2023/5335 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Şaro Medikal...Ltd. Şti.'nin davalı Kurum tarafından resen ticaret sicilden terkin edildiğini ancak terkin işlemi usulüne uygun yapılmadığı gibi şirkete ait bir araç bulunduğunu, söz konusu araca ilişkin ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğini ileri sürerek Şaro Medikal...Ltd. Şti.'nin şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; müvekkilince yapılan terkin işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu ve yasal hasım konumunda olan Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumca, terkin sürecinde şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişilere ihtarat yapılmadığı bu nedenle terkin işleminin hatalı olduğu, davacı yanca, her ne kadar şirketin tam olarak ihyasına karar verilmesi talep edilmiş ise de şirketin, sermayesini asgari tutara yükseltmemesi sebebiyle münfesih kabul edilerek terkin edildiği, münfesihlik durumunun halen ortadan kalkmadığı, bu nedenle şirketin tamamıyla ihyasına ilişkin talep yerinde değil ise de çoğun içerisinde az da bulunur kuralı gereğince terkinden itibaren 10 yıllık sürenin de geçmediği gözetilerek şirketin sadece üzerine kayıtlı olan araç ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve davacı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği, terkin işlemini usulsüz yapan davalı Kurum'un haksız çıktığı nispette yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Şaro Medikal...
Ltd. Şti.'nin üzerine kayıtlı araç ile ilgili sınırlı olmak üzere ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ihya kararının ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkilince yapılan terkin işleminin usul ve yasaya uygun olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacının ihya istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı ve ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988772000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz