Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4049 E. 2023/5068 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi↗ münfesih şirket↗ münfesihlik↗ re'sen terkin↗ ticaret sicili tescili↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, ihyası istenilen şirketin 31.07.2013 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) Geçici 7 nci maddesi ile 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca terkin edildiği, terkin işlemi yapıldıktan sonra şirket hakkında 08.07.2014 tarihinde Bursa 1. İş Mahkemesinin 2018/698 E. sayılı dosyasıyla iş kazası tespiti davası açıldığı, bu davada şirket hakkında verilecek karar doğrultusunda yapılacak işlemlerin ek tasfiye niteliğinde olması nedeniyle söz konusu şirket hakkında ihya koşulları oluştuğundan davanın kabulüne, Mintaş Müh. Ahşap İmalat ve Tic. A.Ş.'nin sicildeki terkin kaydının Bursa 1. İş Mahkemesi'nin 2018/698 E. sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına, kararın tescil ve ilanına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şirketin son yönetim kurulu başkanı Saim Anıçok'un tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; re'sen terkine ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmeyerek münfesih hale geldiği, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiğinden şirketin ihyası ile birlikte tasfiye memuru atanmasına ve usulüne uygun terkin işlemi yapmadığı belirlenen davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi, 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/91 E. 2016/4911 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinde öngörülen sürede «sermaye artırımını» gerçekleştirmeyerek «münfesih» hale geldiği, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «münfesih şirkete ihya» kararı ile birlikte «tasfiye memuru atanması» gerektiğinden şirketin ihyası ile birlikte tasfiye memuru atanmasına ve usulüne uygun «terkin» işlemi yapmadığı belirlenen davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A.Ş.'nin «sicildeki terkin» «kaydının» Bursa 1.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, «ihyası» istenilen şirketin 31.07.2013 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) Geçici 7 nci maddesi ile 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «terkin» edildiği, terkin işlemi yapıldıktan sonra şirket hakkında 08.07.2014 tarihinde Bursa 1.
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · hukuki menfaat · şirket müdürü · taraf ehliyeti · taşıyan · temsil
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3936 E. 2017/7394 K.
Ortak:münfesihlik · ticaret sicili · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · ilan
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi'nin 2018/698 E. sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın «infazı» işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı unvanla «ticaret siciline tescili» sureti ile ihyasına, kararın tescil ve «ilanına», 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şirketin «son» «yönetim kurulu» başkanı Saim Anıçok'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına, davalı aleyhine «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinde öngörülen sürede «sermaye artırımını» gerçekleştirmeyerek «münfesih» hale geldiği, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «münfesih şirkete ihya» kararı ile birlikte «tasfiye memuru atanması» gerektiğinden şirketin ihyası ile birlikte tasfiye memuru atanmasına ve usulüne uygun «terkin» işlemi yapmadığı belirlenen davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemesinin 2018/698 E. sayılı dosyasıyla iş kazası «tespiti davası» açıldığı, bu davada şirket hakkında verilecek karar doğrultusunda yapılacak işlemlerin ek «tasfiye» niteliğinde olması nedeniyle söz konusu şirket hakkında «ihya» koşulları oluştuğundan davanın kabulüne, Mintaş Müh.
Benzer bu kararda… asfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatifler’in Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ kapsamına girdiği ve halen «tasfiye» halinde bulunmakta iken 14/06/2014 tarihli «olağan genel kurul» toplantısı yapıldığı, TTK’nın 410. m. uyarınca görev süresi dolan «yönetim kurulu» üyelerinin «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkilerinin bulunduğu, Ticaret Sicil Gazetesi’nde «ilan» edilen gündem ile alınan kararlar arasında herhangi bir farklılığın olmadığı, TTK’nın geçici 7. m. uyarınca şirketin «münfesih» durumda bulunması nedeniyle tasfiye için gerekli olan «nisaba» ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı, bu kapsamda davacıya genel kurul çağrısına ilişkin yapılan «tebligatın» «sahteliğinin» araştırılmasının sonuca etkili olmadığı, genel kurulda alınan 3-4-5 ve 6 nolu kararların iptalini gerektirir bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine …
… ok hükmünde olduğunun tespiti, aksi halde iptali talep edilmiş, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda TTK’nın geçici 7. maddesine göre davalı şirketin «münfesih» durumda bulunması nedeniyle «tasfiye» için gerekli olan işlemlerde TTK’nın genel kurul kararı alınması için gerekli olan «nisaba» ilişkin hükümlerin uygulanmayacağından bahisle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK’nın geçici 7. maddesi ve geçici 7/7. maddesinde karşılığını bulan '' Bu madde hükümlerine göre yapılacak «tasfiye işlemlerinde», ilgili kanunların veya «esas sözleşmelerin» genel kurul kararı alınmasını zorunlu kılan hükümleri uygulanmaz'' hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığından, 6 nolu kararın kanunda belirtilen nis …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurulu toplantıya çağırma · ek tasfiye işlemleri · karar nisabı · sahtelik · esas sözleşme · olağanüstü genel kurul · tebligat
Benzer bu kararda… asfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatifler’in Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ kapsamına girdiği ve halen «tasfiye» halinde bulunmakta iken 14/06/2014 tarihli «olağan genel kurul» toplantısı yapıldığı, TTK’nın 410. m. uyarınca görev süresi dolan «yönetim kurulu» üyelerinin «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkilerinin bulunduğu, Ticaret Sicil Gazetesi’nde «ilan» edilen gündem ile alınan kararlar arasında herhangi bir farklılığın olmadığı, TTK’nın geçici 7. m. uyarınca şirketin «münfesih» durumda bulunması nedeniyle tasfiye için gerekli olan «nisaba» ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı, bu kapsamda davacıya genel kurul çağrısına ilişkin yapılan «tebligatın» «sahteliğinin» araştırılmasının sonuca etkili olmadığı, genel kurulda alınan 3-4-5 ve 6 nolu kararların iptalini gerektirir bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine …
Ancak, TTK’nın geçici 7. maddesi ve geçici 7/7. maddesinde karşılığını bulan '' Bu madde hükümlerine göre yapılacak «tasfiye işlemlerinde», ilgili kanunların veya «esas sözleşmelerin» genel kurul kararı alınmasını zorunlu kılan hükümleri uygulanmaz'' hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığından, 6 nolu kararın kanunda belirtilen nis …
… ok hükmünde olduğunun tespiti, aksi halde iptali talep edilmiş, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda TTK’nın geçici 7. maddesine göre davalı şirketin «münfesih» durumda bulunması nedeniyle «tasfiye» için gerekli olan işlemlerde TTK’nın genel kurul kararı alınması için gerekli olan «nisaba» ilişkin hükümlerin uygulanmayacağından bahisle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4049 E. , 2023/5068 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ihyası istenilen Mintaş Müh. Ahşap İmalat ve Tic. A.Ş. arasında Bursa 1. İş Mahkemesi'nin 2018/698 E. sayılı dosyası ile iş kazası tespiti davası bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında ... tarafından ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, mahkemece söz konusu şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, Mintaş Mühendislik Ahşap İmalat ve Ticaret A.Ş.'nin ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, ihyası istenilen şirketin 31.07.2013 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) Geçici 7 nci maddesi ile 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca terkin edildiği, terkin işlemi yapıldıktan sonra şirket hakkında 08.07.2014 tarihinde Bursa 1. İş Mahkemesinin 2018/698 E. sayılı dosyasıyla iş kazası tespiti davası açıldığı, bu davada şirket hakkında verilecek karar doğrultusunda yapılacak işlemlerin ek tasfiye niteliğinde olması nedeniyle söz konusu şirket hakkında ihya koşulları oluştuğundan davanın kabulüne, Mintaş Müh.
Ahşap İmalat ve Tic. A.Ş.'nin sicildeki terkin kaydının Bursa 1. İş Mahkemesi'nin 2018/698 E. sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına, kararın tescil ve ilanına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şirketin son yönetim kurulu başkanı Saim Anıçok'un tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; re'sen terkine ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmeyerek münfesih hale geldiği, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiğinden şirketin ihyası ile birlikte tasfiye memuru atanmasına ve usulüne uygun terkin işlemi yapmadığı belirlenen davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi, 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988738100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz