YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1246 E. 2023/5049 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konusu başvurunun "CHOCOLABS CHOCOLATE &COFFEE+şekil" ibaresinden oluştuğu, kapsamında dava konusunu oluşturan çekişmeli 30, 35, 43. sınıftaki kararda sayılı mal ve hizmetlerin bulunduğu, redde dayanak markanın ise "COCOLAB" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 30, 43. sınıflardaki mal ve hizmetlerin bulunduğu, başvuru kapsamındaki çekişmeli 30, 35, ve 43. sınıftaki malların ve hizmetlerin, redde dayanak marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, çekişmeli başvurunun standart karekterle yazılmış "CHOCOLABS CHOCOLATE &COFFEE+şekil" ibaresinden oluştuğu, itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı "COCOLAB COFFEE demleme yeri" ibaresinden oluştuğu, önceki markanın esaslı unsurunun “chocolabs” başvurunun esaslı unsurunun ise “cocolab” olduğu, önceki markanın başındaki choco ibaresinin çikolatanın, başvurunun başındaki “coco” ibaresinin ise hindistancevizinin kısaltması olması nedeniyle markalar arasında anlamsal farklılık varsa da özellikle choco/coco ibaresinin yazım olarak da farklı olması yanında bu ibarelere eklenen “labs/lab” ibarelerinin de ayırt edilemeyecek kadar benzer olması unsurları bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında ortalama düzeyde benzerlik olduğu, markaların benzerliği, önceki markanın ayırt ediciliği, markaların potansiyel müşterisinin dikkat ve özenini, markaların aynı emtiayı kapsıyor oluşu gibi ilgili bütün faktörler bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma olasılığı ortaya çıkabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığını, itirazların dikkate alınmadığını, hükme esas bilirkişi raporunda markaların şekil unsurlarının benzerlik incelemesinde dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda markaların kelime unsuru incelenirken bütüncül yaklaşım uygulanmadığını, bir markada birden fazla unsurun bulunması durumunda önceki markalarla ayniyet veya benzerlik açısından yapılan değerlendirme, bu unsurların tümünün birlikte yarattığı görünüm, ses veya anlam çerçevesindeki izlenim doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin “chocolabs” markasının sahibi olup, markayı uzun yıllardır ciddi biçimde aktif ve başarılı kullanımı ile çikolata ürünleri/kahve ve cafe sektöründe bir marka seviyesine ulaştırdığını, müvekkilin marka başvurusu, davalı markası ile benzerlik taşımadığını, taraf markalarında esaslı unsur olarak belirtilen "lab/labs" ibaresinin laboratuvarın kısaltması olduğunu ve anonim bir ibare olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının başvurusunun kapsamındaki malların ve hizmetlerin, redde dayanak markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacının başvurusu "CHOCOLABS CHOCOLATE &COFFEE+şekil" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın "COCOLAB COFFEE demleme yeri" ibaresinden oluştuğu, önceki markanın esaslı unsuru “chocolabs”, başvurunun esaslı unsurunun ise “cocolab” olduğu, esaslı unsurlar arasında anlamsal farklılık varsa da markalar arasında işitsel ve görsel benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında anlamsal benzerlik bulunmadığının kabulüne rağmen görsel, işitsel benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığını, markaların bütün değerlendirilmesi gerektiğini, birden fazla unsuru içeren markalarda incelemenin markanın bütünüyle bıraktığı izlenime göre yapılması gerektiğini, taraf markalarının ibarelerinin ve görsellerinin farklı olduğunu, markaların Türkçe telaffuzlarının işitsel olarak farklı olduğunu, hükme esas alınan tek bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, taraf markalarındaki esaslı unsurlar farklı olmasına rağmen, markalarda ortak yer alan lab/labs ibarelerinin esaslı unsur kabul edilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda yer verilen emsal kararların dava konusu olaya emsal olamayacağını, markaların muhatabının ortalama tüketici değil, nitelikli tüketici olduğunu ve markalar arasındaki ayrımı fark edebileceğini, davalı markasının tanınmış olmadığını, karıştırılma ihtimalinin dar yorumlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı marka başvurusunun, davalı itiraz üzerine kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3136 E. 2024/5420 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… dilemeyecek kadar benzer olması unsurları bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında ortalama düzeyde benzerlik olduğu, markaların benzerliği, önceki markanın «ayırt ediciliği», markaların potansiyel müşterisinin dikkat ve özenini, markaların aynı emtiayı kapsıyor oluşu gibi ilgili bütün faktörler bir arada değerlendirildiğinde markalar a …
… lerinin esaslı unsur kabul edilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda yer verilen emsal kararların dava konusu olaya emsal olamayacağını, markaların muhatabının «ortalama tüketici» değil, nitelikli tüketici olduğunu ve markalar arasındaki ayrımı fark edebileceğini, davalı markasının tanınmış olmadığını, karıştırılma ihtimalinin dar yorumlanma …
Benzer bu kararda… ni ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, dava konusu başvurunun da müvekkil adına tescilli ve «ayırt edicilik» kazanmış “fit” ibaresini doğrudan içerdiğini, bu benzerliğin markalar arasında «iltibasa» yol açacağını, dava konusu başvuruda yer verilen “CHOCOLATE&COCOA” ibarelerinin, İngilizce kelimeler olduğunu ve dilimizde “ÇİKOLATA&KAKAO” anlamlarına geldiğini, …
… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu y …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurlarının «iltibasa» neden olacağının daha önce de «kesin» hükümle hüküm altına alındığından aksi yönde verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, markalar arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, markaların tescil sınıflarının aynı olduğu tespitine rağmen iltibas bulunmadığına karar verilmesinin açık bir hata olduğunu, yerel mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin adeta yok sayıldığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını, yerel mahkeme kararının daha önce "FİT" markası hakkında verilen em …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · uyuşmazlık konusu · iltibas · kesin hüküm
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmadığı, bir bütün olarak "Fitto Cio" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, "FİT" ibaresinin sağlıklı, zinde, «formda», uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük düzeyde olduğu, buna göre «uyuşmazlık konusu» gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, marka işaretleri benzer olmadığından, davacını …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurlarının «iltibasa» neden olacağının daha önce de «kesin» hükümle hüküm altına alındığından aksi yönde verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, markalar arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, markaların tescil sınıflarının aynı olduğu tespitine rağmen iltibas bulunmadığına karar verilmesinin açık bir hata olduğunu, yerel mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin adeta yok sayıldığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını, yerel mahkeme kararının daha önce "FİT" markası hakkında verilen em …
… ni ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, dava konusu başvurunun da müvekkil adına tescilli ve «ayırt edicilik» kazanmış “fit” ibaresini doğrudan içerdiğini, bu benzerliğin markalar arasında «iltibasa» yol açacağını, dava konusu başvuruda yer verilen “CHOCOLATE&COCOA” ibarelerinin, İngilizce kelimeler olduğunu ve dilimizde “ÇİKOLATA&KAKAO” anlamlarına geldiğini, …
II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markalar arasında bir ayniyet veya benzerliğin bulunmadığını, "FİT" kelimesinin «formda», zinde anlamlarını taşıdığını, bu kelimenin kullanıldığı markaya ait ürünlerin şeker oranı düşük ürünler olması ve diyet ya da perhiz yapan kimseler tarafından ter …
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6279 E. 2024/2664 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · tavzih · müktesep hak · dürüstlük kuralı · kötü niyet · havale · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… runun reddi gerektiğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu tevsik eden belgeler sunulduğunu, mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesinin bulunmadığını, «kötü niyetin» mahkemece belirlenmesi gerektiğini, «ticari dürüstlük kuralına» aykırı olarak tanınmış marka olsun veya olmasın başkasının markasını ele geçirmeye ve haksız yararlanmaya yönelik yapılan tescillerin kötü niyetli tescil olduğunu, davalının müvekkilinin hareketlerini takip ederek marka başvurularında bulunduğunu, dosyaya sunulan maddi olguların irdelenmediğini, davalının müvekkilinin markasından habersiz olduğunun düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı da olduğunu, bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayandığını, müvekkilinin markasının 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için tanınmış nitelikte bulunduğunu, bu yönde de bir belirleme yapılmadı …
Sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' yönünden sesçil ve görsel olarak ortalama (hedef) tüketicileri «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 43. sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' davacının itirazına mesnet markası kapsamında aynen yer almasa da, davacının markalarının kapsamında bulunan 30. sınıftaki malların aynı zamanda yiyecek ve içecek şeklinde gıda ürünleri olup, davalının markasının kapsamındaki "Yiyecek ve İçecek hizmetleri" ile ilişkili ve bağlantılı olduğu, tescil başvurusu sırasında «kötü niyetin» başlı başına bir itiraz «sebebi» olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesinin de mümkün bulunduğu, ancak dosya kapsamında bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda belirlendiği üzere dava konusu marka açısından kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı, diğer yönden davalının önceki tescilli markası (2012/91278) ile davaya konu başvuru markası aynı olmadığından «müktesep hak» koşullarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin asıl karara yönelik, davacı vekilinin ayrıca ek karara yönelik istinaf başvurularının e …
Davacı vekili 27.08.2020 «havale» tarihli dilekçesinde müvekkili şirketin markasının tanınmış marka olduğunun ileri sürülmesine rağmen mahkemece verilen kararda tanınmışlığı ile ilgili herhangi bir tespit ve karar verilmediğini belirterek konu ile ilgili olarak ek karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 02.09.2020 tarihli ek kararla davacı vekilinin «tavzihen» düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
… scil edildiğini, davacının 3 üncü başvurusunun da tümden reddedildiğini, davacının 2010 yılında kurulan Alman merkezli bir şirket olduğunu, davacının tanınmış marka «kaydı» olmadığını, Türkiye’de yaşayan herhangi bir kimsenin iddia edildiği gibi Almanya’da yer alan yerel bir işletmenin gelişiminin Türkiye’ye sirayet edeceği gibi bir t …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1246 E. , 2023/5049 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/21337 sayılı "CHOCOLABS CHOCOLATE&COFFEE+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının 2016/42078 sayılı ve "COCOLAB" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itiraz kabul edilerek başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, yeniden inceleme taleplerinin de YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, markalar arasında benzerlik olmadığını, tasviri unsurların tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, “coco” ibaresinin “hindistancevizi” anlamına gelen “coconut”un kısaltması olduğunu ve tasviri özellik göstermesi nedeniyle başka teşebbüslerce de kullanılabileceğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığını ileri sürerek TPMK YİDK'in 2019-M-778 sayılı kararının iptaline, 2018/21337 başvuru numaralı "CHOCOLABS CHOCOLATE &COFFEE+şekil" markasının tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı başvurusu ile müvekkilinin itiraza mesnet markasının benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtmali olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konusu başvurunun "CHOCOLABS CHOCOLATE &COFFEE+şekil" ibaresinden oluştuğu, kapsamında dava konusunu oluşturan çekişmeli 30, 35, 43. sınıftaki kararda sayılı mal ve hizmetlerin bulunduğu, redde dayanak markanın ise "COCOLAB" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 30, 43. sınıflardaki mal ve hizmetlerin bulunduğu, başvuru kapsamındaki çekişmeli 30, 35, ve 43. sınıftaki malların ve hizmetlerin, redde dayanak marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, çekişmeli başvurunun standart karekterle yazılmış "CHOCOLABS CHOCOLATE &COFFEE+şekil" ibaresinden oluştuğu, itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı "COCOLAB COFFEE demleme yeri" ibaresinden oluştuğu, önceki markanın esaslı unsurunun “chocolabs” başvurunun esaslı unsurunun ise “cocolab” olduğu, önceki markanın başındaki choco ibaresinin çikolatanın, başvurunun başındaki “coco” ibaresinin ise hindistancevizinin kısaltması olması nedeniyle markalar arasında anlamsal farklılık varsa da özellikle choco/coco ibaresinin yazım olarak da farklı olması yanında bu ibarelere eklenen “labs/lab” ibarelerinin de ayırt edilemeyecek kadar benzer olması unsurları bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında ortalama düzeyde benzerlik olduğu, markaların benzerliği, önceki markanın ayırt ediciliği, markaların potansiyel müşterisinin dikkat ve özenini, markaların aynı emtiayı kapsıyor oluşu gibi ilgili bütün faktörler bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma olasılığı ortaya çıkabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığını, itirazların dikkate alınmadığını, hükme esas bilirkişi raporunda markaların şekil unsurlarının benzerlik incelemesinde dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda markaların kelime unsuru incelenirken bütüncül yaklaşım uygulanmadığını, bir markada birden fazla unsurun bulunması durumunda önceki markalarla ayniyet veya benzerlik açısından yapılan değerlendirme, bu unsurların tümünün birlikte yarattığı görünüm, ses veya anlam çerçevesindeki izlenim doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin “chocolabs” markasının sahibi olup, markayı uzun yıllardır ciddi biçimde aktif ve başarılı kullanımı ile çikolata ürünleri/kahve ve cafe sektöründe bir marka seviyesine ulaştırdığını, müvekkilin marka başvurusu, davalı markası ile benzerlik taşımadığını, taraf markalarında esaslı unsur olarak belirtilen "lab/labs" ibaresinin laboratuvarın kısaltması olduğunu ve anonim bir ibare olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının başvurusunun kapsamındaki malların ve hizmetlerin, redde dayanak markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacının başvurusu "CHOCOLABS CHOCOLATE &COFFEE+şekil" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın "COCOLAB COFFEE demleme yeri" ibaresinden oluştuğu, önceki markanın esaslı unsuru “chocolabs”, başvurunun esaslı unsurunun ise “cocolab” olduğu, esaslı unsurlar arasında anlamsal farklılık varsa da markalar arasında işitsel ve görsel benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında anlamsal benzerlik bulunmadığının kabulüne rağmen görsel, işitsel benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığını, markaların bütün değerlendirilmesi gerektiğini, birden fazla unsuru içeren markalarda incelemenin markanın bütünüyle bıraktığı izlenime göre yapılması gerektiğini, taraf markalarının ibarelerinin ve görsellerinin farklı olduğunu, markaların Türkçe telaffuzlarının işitsel olarak farklı olduğunu, hükme esas alınan tek bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, taraf markalarındaki esaslı unsurlar farklı olmasına rağmen, markalarda ortak yer alan lab/labs ibarelerinin esaslı unsur kabul edilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda yer verilen emsal kararların dava konusu olaya emsal olamayacağını, markaların muhatabının ortalama tüketici değil, nitelikli tüketici olduğunu ve markalar arasındaki ayrımı fark edebileceğini, davalı markasının tanınmış olmadığını, karıştırılma ihtimalinin dar yorumlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı marka başvurusunun, davalı itiraz üzerine kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988737200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz