YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3136 E. 2024/5420 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba formu↗ uyuşmazlık konusu↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/439 E., 2020/7 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "FITTO CIO CHOCOLATE&COCOA" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili adına tescilli "FİT" ibareli tanınmış markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin "FİT" ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, dava konusu başvurunun da müvekkil adına tescilli ve ayırt edicilik kazanmış “fit” ibaresini doğrudan içerdiğini, bu benzerliğin markalar arasında iltibasa yol açacağını, dava konusu başvuruda yer verilen “CHOCOLATE&COCOA” ibarelerinin, İngilizce kelimeler olduğunu ve dilimizde “ÇİKOLATA&KAKAO” anlamlarına geldiğini, dolayısıyla bu ibarelerin dava konusu başvurunun kapsamındaki 29. ve 30. sınıf mallar için ayırt ediciliklerinin zayıf olduğunu, yine “CIO” ibaresinin de hiçbir anlam ihtiva etmediğini, buna göre iltibas değerlendirmesinin “FITTO” ibaresi ile “FIT” markaları arasında yapılması gerektiğini, öte yandan dava konusu markanın tescili için başvurusu yapılan 29. ve 30. sınıfta yer alan malların müvekkili markalarının kapsamlarında aynen yer aldıklarını, tüketicilerin davalı ile müvekkili arasında idari iktisadi bağ olduğunu düşünmeleri ihtimalinin bulunduğunu, davalı Kurumun verdiği kararın daha önce verilmiş mahkeme kararlarıyla da çeliştiğini, davalı şirketin müvekkiline ait FİT ibareleri markaları gayet iyi bildiğini ancak müvekkilinin bu tanımışlığından yararlanabilmek adına sürekli müvekkili markası ile iltibas içinde olan marka başvuruları yaptığını ileri sürerek 2018-M-7653 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markalar arasında bir ayniyet veya benzerliğin bulunmadığını, "FİT" kelimesinin formda, zinde anlamlarını taşıdığını, bu kelimenin kullanıldığı markaya ait ürünlerin şeker oranı düşük ürünler olması ve diyet ya da perhiz yapan kimseler tarafından tercih edileceğini, yerleşik Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere markalarda sadece "FİT" ibarelerinin benzer olmasından kaynaklanacak parçalandırılmış benzerliğin değil, markaların bir bütün olarak bırakacakları genel izlenimin değerlendirilmesi gerektiğini, davacının "FİT" markalarının tanınmışlık vasfına haiz olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari veya ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 4 ve 5 inci fıkralarındaki tanınmışlık koşullarının da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurlarının iltibasa neden olacağının daha önce de kesin hükümle hüküm altına alındığından aksi yönde verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, markalar arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, markaların tescil sınıflarının aynı olduğu tespitine rağmen iltibas bulunmadığına karar verilmesinin açık bir hata olduğunu, yerel mahkemece iltibas incelemesi yapılırken ortalama tüketici kriterinin adeta yok sayıldığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını, yerel mahkeme kararının daha önce "FİT" markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına da aykırı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmadığı, bir bütün olarak "Fitto Cio" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, "FİT" ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1500 E. 2024/4727 K.
Ortak:ba formu · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmadığı, bir bütün olarak "Fitto Cio" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, "FİT" ibaresinin sağlıklı, zinde, «formda», uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük düzeyde olduğu, buna göre «uyuşmazlık konusu» gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, marka işaretleri benzer olmadığından, davacını …
… ni ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, dava konusu başvurunun da müvekkil adına tescilli ve «ayırt edicilik» kazanmış “fit” ibaresini doğrudan içerdiğini, bu benzerliğin markalar arasında «iltibasa» yol açacağını, dava konusu başvuruda yer verilen “CHOCOLATE&COCOA” ibarelerinin, İngilizce kelimeler olduğunu ve dilimizde “ÇİKOLATA&KAKAO” anlamlarına geldiğini, …
… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu y …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "FİT" ibareli markalarının «ayırt ediciliğinin» düşük olmadığını, taraf markalarının asli unsurunun aynı ibareden oluştuğunu bu nedenle benzer bulunduklarını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarının içine sızarak müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, taraf markalarının tescil kapsamlarının aynı olduğunun tespitine rağmen markaların benzer bulunmadığı yönündeki mahkemenin kabulünün hatalı bulunduğunu, mahkemece «iltibas» incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin dikkate alınmadığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının daha önce "fit" ibareli markaları hakkında verilen emsal mahkeme …
… y2fit" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunda yer alan "fit" ibaresinin markanın bütünlüğü kapsamında bakıldığında baskın olarak yer almadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, «kötüniyet» iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi'nin 26.09.2022 tarihli, 2021/1685-2022/6319 E/K sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Fit" ibaresinin sağlıklı, zinde, «formda», uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük düzeyde olduğu, buna göre 30. sınıf gıda maddeleri yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · kötüniyet
Benzer bu kararda… y2fit" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunda yer alan "fit" ibaresinin markanın bütünlüğü kapsamında bakıldığında baskın olarak yer almadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, «kötüniyet» iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre " "Ready2fit" " ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "FİT" asıl unsurlu m …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3685 E. 2024/5903 K.
Ortak:ba formu · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmadığı, bir bütün olarak "Fitto Cio" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, "FİT" ibaresinin sağlıklı, zinde, «formda», uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük düzeyde olduğu, buna göre «uyuşmazlık konusu» gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, marka işaretleri benzer olmadığından, davacını …
… ni ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, dava konusu başvurunun da müvekkil adına tescilli ve «ayırt edicilik» kazanmış “fit” ibaresini doğrudan içerdiğini, bu benzerliğin markalar arasında «iltibasa» yol açacağını, dava konusu başvuruda yer verilen “CHOCOLATE&COCOA” ibarelerinin, İngilizce kelimeler olduğunu ve dilimizde “ÇİKOLATA&KAKAO” anlamlarına geldiğini, …
… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu y …
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira davalı marka başvurusunda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmadığı, markanın bir bütün olarak "FITCHOY" şeklinde algılandığı gibi "fit" ibaresinin sağlıklı, zinde, «formda», uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük düzeyde olduğu, buna göre «uyuşmazlık konusu» gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulünün gerektiği, marka işaretleri benzer olmadığından, davac …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "FİT" ibaresinin zayıf marka olarak kabul edilmesinin yerleşik yüksek mahkeme içtihatlarına aykırı olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» yaratacak ölçüde benzerlik bulunduğunu, tescil sınıflarının benzerliğinin iltibas artıracağını, «ortalama tüketici» kriterinin yok sayıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aktarlara toptan ürün veren bir firması olduğunu, taraf markaları arasında işitsel, görsel ve genel izlenim itibariyle hiçbir benzerlik veya «iltibasa» neden olacak unsur bulunmadığını, markaların aynı ürünleri içermediğini, tüketici kitlesinin de farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3136 E. , 2024/5420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/309 Esas, 2023/251 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/439 E., 2020/7 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "FITTO CIO CHOCOLATE&COCOA" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili adına tescilli "FİT" ibareli tanınmış markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin "FİT" ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını, dava konusu başvurunun da müvekkil adına tescilli ve ayırt edicilik kazanmış “fit” ibaresini doğrudan içerdiğini, bu benzerliğin markalar arasında iltibasa yol açacağını, dava konusu başvuruda yer verilen “CHOCOLATE&COCOA” ibarelerinin, İngilizce kelimeler olduğunu ve dilimizde “ÇİKOLATA&KAKAO” anlamlarına geldiğini, dolayısıyla bu ibarelerin dava konusu başvurunun kapsamındaki 29.
ve 30. sınıf mallar için ayırt ediciliklerinin zayıf olduğunu, yine “CIO” ibaresinin de hiçbir anlam ihtiva etmediğini, buna göre iltibas değerlendirmesinin “FITTO” ibaresi ile “FIT” markaları arasında yapılması gerektiğini, öte yandan dava konusu markanın tescili için başvurusu yapılan 29. ve 30. sınıfta yer alan malların müvekkili markalarının kapsamlarında aynen yer aldıklarını, tüketicilerin davalı ile müvekkili arasında idari iktisadi bağ olduğunu düşünmeleri ihtimalinin bulunduğunu, davalı Kurumun verdiği kararın daha önce verilmiş mahkeme kararlarıyla da çeliştiğini, davalı şirketin müvekkiline ait FİT ibareleri markaları gayet iyi bildiğini ancak müvekkilinin bu tanımışlığından yararlanabilmek adına sürekli müvekkili markası ile iltibas içinde olan marka başvuruları yaptığını ileri sürerek 2018-M-7653 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markalar arasında bir ayniyet veya benzerliğin bulunmadığını, "FİT" kelimesinin formda, zinde anlamlarını taşıdığını, bu kelimenin kullanıldığı markaya ait ürünlerin şeker oranı düşük ürünler olması ve diyet ya da perhiz yapan kimseler tarafından tercih edileceğini, yerleşik Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere markalarda sadece "FİT" ibarelerinin benzer olmasından kaynaklanacak parçalandırılmış benzerliğin değil, markaların bir bütün olarak bırakacakları genel izlenimin değerlendirilmesi gerektiğini, davacının "FİT" markalarının tanınmışlık vasfına haiz olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari veya ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 4 ve 5 inci fıkralarındaki tanınmışlık koşullarının da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurlarının iltibasa neden olacağının daha önce de kesin hükümle hüküm altına alındığından aksi yönde verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, markalar arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, markaların tescil sınıflarının aynı olduğu tespitine rağmen iltibas bulunmadığına karar verilmesinin açık bir hata olduğunu, yerel mahkemece iltibas incelemesi yapılırken ortalama tüketici kriterinin adeta yok sayıldığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını, yerel mahkeme kararının daha önce "FİT" markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına da aykırı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmadığı, bir bütün olarak "Fitto Cio" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, "FİT" ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063878100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz