YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1202 E. 2023/4956 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kötü niyet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafça marka başvurusuna konu edilen 2015/52020 sayılı marka açısından, davacının söz konusu markayı kullandığı emtialar ve ticari faaliyetleri göz önüne alındığında, dava konusu marka kapsamındaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden, davacı yanın üstün ve gerçek hak sahipliğinin bulunduğu, başvuru kapsamındaki sair emtialar açısından ise dosyaya sunulan delillerin davacı tarafın üstün hak sahipliğini ortaya koymaya elverişli olmadığı, bununla birlikte dava konusu başvurunun, özellikle davalı tarafça daha önce 2014/30563 sayısı ile dava konusu edilen “POLYPLEX EUROPA” markasının İstanbul 4. FSHHM’nin 2016/41 E – 2017/77 K sayılı ve 16.05.2017 tarihli kararı neticesinde hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasından sadece iki gün sonra, 18.05.2017 tarihinde başvuru konusu edilmiş olması ve bilirkişi raporu kapsamında açıklanan sair nedenlerle kötü niyetli bir başvuru olarak kabul edilebileceği, böyle bir durumda ise başvurunun kapsamındaki tüm emtialar açısından hükümsüzlüğünün gerekeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK 10.10.2017 tarih 2017/M-8618 sayılı kararının iptaline, 2015/52020 sayı ile tescilli markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından itiraz sırasında "polyplex" ibaresinin Türkiye'de marka olarak kullanıldığını gösterir bilgi ve belgelerin sunulmadığını, YİDK'nın kararın verildiği tarihteki koşullara göre inceleme yapabileceğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası koşullarının davacı yararına sağlandığının ispatlanamadığını, davacı tarafça kötü niyet iddiasını destekler nitelikte yeterli delilin de sunulamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının dava konusu başvurudan yaklaşık 10 yıl öncesinde, Türkiye'de faaliyetine başladığı ve özellikle yalıtım ve kaplama alanında yaptığı tanıtımın büyüklüğü nazara alındığında, 556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca başvuru kapsamındaki bir kısım hizmetler yönünden öncelik hakkını kazandığı, "Polyplex" ibaresinin hiçbir karşılığının bulunmadığı ve yurt dışında davacının bağlı bulunduğu gurup şirketlerinin tanınmış markalarından birisi olduğu nazara alındığında, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, 2004 yılından bu yana da Türkiye'de kullanılan bu markadan haberdar olmaksızın, bu ibareyi tesadüfen seçmiş olması ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davalının davacı markasının tanınmışlığından haksız yararlanmak veya tescilini engellemek amacıyla kötü niyetle hareket ettiği anlaşılmakla, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka başvurusunun reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6295 E. 2024/2763 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz kararda… Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası koşullarının davacı yararına sağlandığının ispatlanamadığını, davacı tarafça «kötü niyet» iddiasını destekler nitelikte yeterli delilin de sunulamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda17/02 Yalıtım (izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler «dahil»).” emtiası bakımından markalarının emtia listelerinin benzer ve ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de 17/01, 02 alt grupları bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali ve davalı markası yönünden tescil engeli bulunduğu ancak davalının bahsi geçen 17. sınıftaki mallar yönünden 2004/20061 sayılı önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının olduğu, davacının dayanak markalarının tanınmış olduğunun ve «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Mitrekit ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markaları arasında başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar yönünden «iltibas» tehlikesi bulunmakla birlikte davalı Şirket adına tescilli 2004/20061 sayılı... ibareli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil ettiği, zira 2004/20061 sayılı marka ile dava konusu başvurunun asli unsurlarının aynı bulunduğu, başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar ile 2004/20061 sayılı markanın kapsamında yer alan malların da aynı tür olduğu, dava konusu başvuru sahibi davalının davacının itirazına mesnet markalarına yanaşma kastının da bulunmadığı, davalı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğu, ayrıca «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… Mitrekit ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markaları arasında başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar yönünden «iltibas» tehlikesi bulunmakla birlikte davalı Şirket adına tescilli 2004/20061 sayılı... ibareli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil ettiği, zira 2004/20061 sayılı marka ile dava konusu başvurunun asli unsurlarının aynı bulunduğu, başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar ile 2004/20061 sayılı markanın kapsamında yer alan malların da aynı tür olduğu, dava konusu başvuru sahibi davalının davacının itirazına mesnet markalarına yanaşma kastının da bulunmadığı, davalı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğu, ayrıca «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… n dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka kapsamında bırakılan mallar bakımından da «iltibas» bulunduğunu, davalı Şirketin kurucusunun müvekkili şirketin eski ortaklarından ve müvekkil şirketin sahibinin kardeşi olduğunu, davacı markalarından haberdar bulun …
17/02 Yalıtım (izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler «dahil»).” emtiası bakımından markalarının emtia listelerinin benzer ve ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de 17/01, 02 alt grupları bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali ve davalı markası yönünden tescil engeli bulunduğu ancak davalının bahsi geçen 17. sınıftaki mallar yönünden 2004/20061 sayılı önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının olduğu, davacının dayanak markalarının tanınmış olduğunun ve «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… k algılanacağını, müvekkilinin markasından haberdar olan davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu, davalının müktesep hakkı bulunmadığını, müvekkilinin davalı yararına «müktesep hak» teşkil eden markadan önce tescilli markalarının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/462 E. 2024/4090 K.
Ortak:istinaf incelemesi · kötü niyet
İncelediğiniz kararda… Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası koşullarının davacı yararına sağlandığının ispatlanamadığını, davacı tarafça «kötü niyet» iddiasını destekler nitelikte yeterli delilin de sunulamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, 17. sınıf içerisinde yer alan "taşıtlar için sentetik malzemeden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtiaları açısından da «iltibasın» oluştuğunu, söz konusu emtiaların da benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · yargılama gideri · ayırt edicilik · kusur · dahili dava · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, başvurunun tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlük davasının reddinin gerektiğini, markanın alınmasından vazgeçildiğini, müvekkilinin davadan haberdar olunca davacı ile iletişime geçerek «davadan feragat» edilmesi halinde «yargılama gideri» talep etmeyeceklerini bildirdiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." emtiaları bakımından YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
3.Diğer davalı şirket vekili, YİDK kararının iptali talepli davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkiline hükümsüzlük davası yönünden «husumet» yöneltilebileceğini, davacının her iki talebi yönünden müvekkili şirket aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini, hükümsüzlük davasının davacı tarafın kendi «kusuru» ile açıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1202 E. , 2023/4956 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, şirketin polyester film ve reçine üretimi sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, “POLYPLEX” markasının Türkiye’de ilk olarak müvekkili şirket tarafından kullanıldığını ve sektöre kazandırıldığını, aynı zamanda bu ibareyi ticaret unvanında da kullandığını, davalının müvekkiline gönderdiği noter ihtarnamesi ile müvekkilinin markasının kendi adlarına tescilli olduğunu söyledikleri “POLYPLEX EUROPA” markasına tecavüz ettiğini ileri sürdüğünü, oysa “POLYPLEX” markası üzerinde öncelikli hak sahibinin müvekkili olduğunu ve yine ticaret unvanı ile de bu ibareyi koruma altına aldığını, davalının aynı ibareyi 2015/52020 sayı ile 18.06.2015 tarihinde 35. sınıf hizmetleri kapsayacak şekilde başvuru konusu yaptığını, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazların 2017-M-8618 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, davalının bu marka gibi pek çok tanınmış markayı da kötü niyetli olarak tescil başvurusuna konu ettiğini, birebir emsal olayda, müvekkili şirketin davacı, ...’in ise davalı olduğu başka bir davada “POLYPLEX EUROPA” markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, anılan kararın kesinleşmiş olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafça marka başvurusuna konu edilen 2015/52020 sayılı marka açısından, davacının söz konusu markayı kullandığı emtialar ve ticari faaliyetleri göz önüne alındığında, dava konusu marka kapsamındaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden, davacı yanın üstün ve gerçek hak sahipliğinin bulunduğu, başvuru kapsamındaki sair emtialar açısından ise dosyaya sunulan delillerin davacı tarafın üstün hak sahipliğini ortaya koymaya elverişli olmadığı, bununla birlikte dava konusu başvurunun, özellikle davalı tarafça daha önce 2014/30563 sayısı ile dava konusu edilen “POLYPLEX EUROPA” markasının İstanbul 4. FSHHM’nin 2016/41 E – 2017/77 K sayılı ve 16.05.2017 tarihli kararı neticesinde hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasından sadece iki gün sonra, 18.05.2017 tarihinde başvuru konusu edilmiş olması ve bilirkişi raporu kapsamında açıklanan sair nedenlerle kötü niyetli bir başvuru olarak kabul edilebileceği, böyle bir durumda ise başvurunun kapsamındaki tüm emtialar açısından hükümsüzlüğünün gerekeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK 10.10.2017 tarih 2017/M-8618 sayılı kararının iptaline, 2015/52020 sayı ile tescilli markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından itiraz sırasında "polyplex" ibaresinin Türkiye'de marka olarak kullanıldığını gösterir bilgi ve belgelerin sunulmadığını, YİDK'nın kararın verildiği tarihteki koşullara göre inceleme yapabileceğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası koşullarının davacı yararına sağlandığının ispatlanamadığını, davacı tarafça kötü niyet iddiasını destekler nitelikte yeterli delilin de sunulamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının dava konusu başvurudan yaklaşık 10 yıl öncesinde, Türkiye'de faaliyetine başladığı ve özellikle yalıtım ve kaplama alanında yaptığı tanıtımın büyüklüğü nazara alındığında, 556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca başvuru kapsamındaki bir kısım hizmetler yönünden öncelik hakkını kazandığı, "Polyplex" ibaresinin hiçbir karşılığının bulunmadığı ve yurt dışında davacının bağlı bulunduğu gurup şirketlerinin tanınmış markalarından birisi olduğu nazara alındığında, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, 2004 yılından bu yana da Türkiye'de kullanılan bu markadan haberdar olmaksızın, bu ibareyi tesadüfen seçmiş olması ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davalının davacı markasının tanınmışlığından haksız yararlanmak veya tescilini engellemek amacıyla kötü niyetle hareket ettiği anlaşılmakla, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988734600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz