YİDK kararının iptali | Marka başvurusunun reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6295 E. 2024/2763 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/14 E., 2017/320 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... esas unsurlu markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin Mitrekit ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka kapsamında bırakılan mallar bakımından da iltibas bulunduğunu, davalı Şirketin kurucusunun müvekkili şirketin eski ortaklarından ve müvekkil şirketin sahibinin kardeşi olduğunu, davacı markalarından haberdar bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığını bildiğini, davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 03.11.2014 tarih ve 2014-M-14520 sayılı kararının iptalini ve marka tescil talebinin reddini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru üzerinde önceki markaları nedeniyle müktesep haklarının bulunduğunu, anılan ibare üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2012/88289 sayılı Mitrekit ibareli dava konusu başvuru ile davacının ... ibareli markalarının benzer bulunduğu ve “17/01 Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. 17/02 Yalıtım (izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler dahil).” emtiası bakımından markalarının emtia listelerinin benzer ve ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de 17/01, 02 alt grupları bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali ve davalı markası yönünden tescil engeli bulunduğu ancak davalının bahsi geçen 17. sınıftaki mallar yönünden 2004/20061 sayılı önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının olduğu, davacının dayanak markalarının tanınmış olduğunun ve kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin
ibareli markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkilinin ağırlıklı olarak 1 ve 17. sınıf yönünden faaliyette bulunduğu da gözetildiğinde dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkilinin markasından haberdar olan davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu, davalının müktesep hakkı bulunmadığını, müvekkilinin davalı yararına müktesep hak teşkil eden markadan önce tescilli markalarının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Mitrekit ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markaları arasında başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar yönünden iltibas tehlikesi bulunmakla birlikte davalı Şirket adına tescilli 2004/20061 sayılı... ibareli markanın dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil ettiği, zira 2004/20061 sayılı marka ile dava konusu başvurunun asli unsurlarının aynı bulunduğu, başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar ile 2004/20061 sayılı markanın kapsamında yer alan malların da aynı tür olduğu, dava konusu başvuru sahibi davalının davacının itirazına mesnet markalarına yanaşma kastının da bulunmadığı, davalı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğu, ayrıca kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka başvurusunun reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. (Mülga) 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/462 E. 2024/4090 K.
Ortak:kötü niyet · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda17/02 Yalıtım (izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler «dahil»).” emtiası bakımından markalarının emtia listelerinin benzer ve ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de 17/01, 02 alt grupları bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali ve davalı markası yönünden tescil engeli bulunduğu ancak davalının bahsi geçen 17. sınıftaki mallar yönünden 2004/20061 sayılı önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının olduğu, davacının dayanak markalarının tanınmış olduğunun ve «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Mitrekit ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markaları arasında başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar yönünden «iltibas» tehlikesi bulunmakla birlikte davalı Şirket adına tescilli 2004/20061 sayılı... ibareli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil ettiği, zira 2004/20061 sayılı marka ile dava konusu başvurunun asli unsurlarının aynı bulunduğu, başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar ile 2004/20061 sayılı markanın kapsamında yer alan malların da aynı tür olduğu, dava konusu başvuru sahibi davalının davacının itirazına mesnet markalarına yanaşma kastının da bulunmadığı, davalı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğu, ayrıca «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… n dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka kapsamında bırakılan mallar bakımından da «iltibas» bulunduğunu, davalı Şirketin kurucusunun müvekkili şirketin eski ortaklarından ve müvekkil şirketin sahibinin kardeşi olduğunu, davacı markalarından haberdar bulun …
Benzer bu karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." emtiaları bakımından YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, 17. sınıf içerisinde yer alan "taşıtlar için sentetik malzemeden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtiaları açısından da «iltibasın» oluştuğunu, söz konusu emtiaların da benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · istinaf incelemesi · feragat · yargılama gideri · ayırt edicilik · kusur · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, başvurunun tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlük davasının reddinin gerektiğini, markanın alınmasından vazgeçildiğini, müvekkilinin davadan haberdar olunca davacı ile iletişime geçerek «davadan feragat» edilmesi halinde «yargılama gideri» talep etmeyeceklerini bildirdiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalı şirket vekili, YİDK kararının iptali talepli davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkiline hükümsüzlük davası yönünden «husumet» yöneltilebileceğini, davacının her iki talebi yönünden müvekkili şirket aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini, hükümsüzlük davasının davacı tarafın kendi «kusuru» ile açıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." emtiaları bakımından YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/462 E. 2024/4090 K.
Ortak:kötü niyet · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda17/02 Yalıtım (izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler «dahil»).” emtiası bakımından markalarının emtia listelerinin benzer ve ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de 17/01, 02 alt grupları bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali ve davalı markası yönünden tescil engeli bulunduğu ancak davalının bahsi geçen 17. sınıftaki mallar yönünden 2004/20061 sayılı önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının olduğu, davacının dayanak markalarının tanınmış olduğunun ve «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Mitrekit ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markaları arasında başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar yönünden «iltibas» tehlikesi bulunmakla birlikte davalı Şirket adına tescilli 2004/20061 sayılı... ibareli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil ettiği, zira 2004/20061 sayılı marka ile dava konusu başvurunun asli unsurlarının aynı bulunduğu, başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar ile 2004/20061 sayılı markanın kapsamında yer alan malların da aynı tür olduğu, dava konusu başvuru sahibi davalının davacının itirazına mesnet markalarına yanaşma kastının da bulunmadığı, davalı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğu, ayrıca «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… n dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka kapsamında bırakılan mallar bakımından da «iltibas» bulunduğunu, davalı Şirketin kurucusunun müvekkili şirketin eski ortaklarından ve müvekkil şirketin sahibinin kardeşi olduğunu, davacı markalarından haberdar bulun …
Benzer bu karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." emtiaları bakımından YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, 17. sınıf içerisinde yer alan "taşıtlar için sentetik malzemeden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtiaları açısından da «iltibasın» oluştuğunu, söz konusu emtiaların da benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · istinaf incelemesi · feragat · yargılama gideri · ayırt edicilik · kusur · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, başvurunun tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlük davasının reddinin gerektiğini, markanın alınmasından vazgeçildiğini, müvekkilinin davadan haberdar olunca davacı ile iletişime geçerek «davadan feragat» edilmesi halinde «yargılama gideri» talep etmeyeceklerini bildirdiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalı şirket vekili, YİDK kararının iptali talepli davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkiline hükümsüzlük davası yönünden «husumet» yöneltilebileceğini, davacının her iki talebi yönünden müvekkili şirket aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini, hükümsüzlük davasının davacı tarafın kendi «kusuru» ile açıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." emtiaları bakımından YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1620 E. 2023/5723 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… n dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka kapsamında bırakılan mallar bakımından da «iltibas» bulunduğunu, davalı Şirketin kurucusunun müvekkili şirketin eski ortaklarından ve müvekkil şirketin sahibinin kardeşi olduğunu, davacı markalarından haberdar bulun …
17/02 Yalıtım (izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler «dahil»).” emtiası bakımından markalarının emtia listelerinin benzer ve ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de 17/01, 02 alt grupları bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali ve davalı markası yönünden tescil engeli bulunduğu ancak davalının bahsi geçen 17. sınıftaki mallar yönünden 2004/20061 sayılı önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının olduğu, davacının dayanak markalarının tanınmış olduğunun ve «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Mitrekit ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markaları arasında başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar yönünden «iltibas» tehlikesi bulunmakla birlikte davalı Şirket adına tescilli 2004/20061 sayılı... ibareli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil ettiği, zira 2004/20061 sayılı marka ile dava konusu başvurunun asli unsurlarının aynı bulunduğu, başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar ile 2004/20061 sayılı markanın kapsamında yer alan malların da aynı tür olduğu, dava konusu başvuru sahibi davalının davacının itirazına mesnet markalarına yanaşma kastının da bulunmadığı, davalı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğu, ayrıca «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).
… hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” emtiaları yönünden «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu, davacının sair markaları ile dava konusu marka arasında, sair bazı emtialar bakımından benzerlik olsa da, söz konusu markaların hiçbiri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente · istinaf incelemesi · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · fatura · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… iyaçları giderip gidermediğinin, birbirlerinin yerine ikame edilebilme ve vekalet etme olanaklarının ve birinin diğerini tamamlama imkanının bulunup bulunmadığının, «dağıtım» kanallarının, kullanım yöntemlerinin ve amaçlarının ortak olup olmadığı ölçütlerinin, hedeflenen halk kesimleri dikkate alınarak incelenmesinin ve değerlendirilmesinin gerektiğini, somut olayda da bu nedenle tüm mal ve hizmet sınıflarını kapsar şekilde davanın tamamen kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin "SARAY" ibareli markasının tanınmış markalar siciline «kaydının» yapıldığını, mahkemenin bu tanınmışlığın faaliyetleri ile benzer görülmeyen emtialara sirayet edecek nitelikte olmadığının söylenmesinin doğru bulunmadığını, marka başvurusu yapan davalı tarafın, müvekkili şirketin markaları ile karışıklık yaratarak kazanç sağlamak amacıyla kötü niyetli hareket etmekte olduğunu, benzer bir davalarda «uyuşmazlık konusu» bütün markalar ve bütün mallar yönünden «iltibas» tehlikesinin oluştuğu nedeni ile davaların kabulüne karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "İstanbul" ve "panel" ibarelerinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6. ve 19. sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan ve yukarıda anılan 17. sınıftaki mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine başvuru kapsamında kalan 17. sınıftaki "Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)." mallarının ise davacının markaları benzer olmadığının, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan ve aralarında inşaat mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyeti raporunda açıkça belirtildiği, ayrıca davacının markalarının sektörel bir tanınmışlığa sahip olsa da, bu tanınmışlığın benzerlik tespit edilen emtianın ötesine geçecek mahiyette olmadığının da aynı bilirkişi raporunda bildirildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, dairece bu konuda yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına da gerek görülmediği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat «acente» hizmetleri, geçici personel «görevlendirme» (başkası adına «fatura» yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.
… ul Sarayline" ibareli marka başvurusu ile davacının "SARAY" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verildiğini, inşaat sektörünün çok kapsamlı bir alan olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sektör uzmanı bilirkişinin görüşü alınmadan hazırlanan bilirkişi raporunun yetersiz bulunduğunu, “saray” ve "istanbul" esas unsurunu içeren binlerce marka başvuru «kaydının» yer aldığını, dava konusu olayda da markaların farklı sınıflarda bulunmasına rağmen, inşaat alanındaki faaliyetler olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin, müvekkilinin mülkiyet hakkının özüne müdahale niteliğinde bulunduğunu belirterek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6295 E. , 2024/2763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1427 Esas, 2022/634 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/14 E., 2017/320 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... esas unsurlu markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin Mitrekit ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka kapsamında bırakılan mallar bakımından da iltibas bulunduğunu, davalı Şirketin kurucusunun müvekkili şirketin eski ortaklarından ve müvekkil şirketin sahibinin kardeşi olduğunu, davacı markalarından haberdar bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığını bildiğini, davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 03.11.2014 tarih ve 2014-M-14520 sayılı kararının iptalini ve marka tescil talebinin reddini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru üzerinde önceki markaları nedeniyle müktesep haklarının bulunduğunu, anılan ibare üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2012/88289 sayılı Mitrekit ibareli dava konusu başvuru ile davacının ... ibareli markalarının benzer bulunduğu ve “17/01 Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. 17/02 Yalıtım (izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolguları, contalar, o-ringler dahil).” emtiası bakımından markalarının emtia listelerinin benzer ve ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de 17/01, 02 alt grupları bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali ve davalı markası yönünden tescil engeli bulunduğu ancak davalının bahsi geçen 17. sınıftaki mallar yönünden 2004/20061 sayılı önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının olduğu, davacının dayanak markalarının tanınmış olduğunun ve kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin
ibareli markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkilinin ağırlıklı olarak 1 ve 17. sınıf yönünden faaliyette bulunduğu da gözetildiğinde dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkilinin markasından haberdar olan davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu, davalının müktesep hakkı bulunmadığını, müvekkilinin davalı yararına müktesep hak teşkil eden markadan önce tescilli markalarının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Mitrekit ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... ibareli markaları arasında başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar yönünden iltibas tehlikesi bulunmakla birlikte davalı Şirket adına tescilli 2004/20061 sayılı... ibareli markanın dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil ettiği, zira 2004/20061 sayılı marka ile dava konusu başvurunun asli unsurlarının aynı bulunduğu, başvuru kapsamında 17. sınıfın 1. ve 2. alt grubunda yer alan mallar ile 2004/20061 sayılı markanın kapsamında yer alan malların da aynı tür olduğu, dava konusu başvuru sahibi davalının davacının itirazına mesnet markalarına yanaşma kastının da bulunmadığı, davalı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğu, ayrıca kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka başvurusunun reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. (Mülga) 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038552500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz