Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5087 E. 2023/5981 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ara karar↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, AK-SA Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Bakırköy 22. İş Mahkemesinin 2018/285 E. sayılı dosyasındaki işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, karar kesinleştiğinde ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, tasfiye sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, mahkeme tarafından davacıya ihya davası açması için süre verilmesi gerekirken böyle bir ara karar tesis edilmeden dava açıldığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve tasfiye işlemlerin sorunsuz neticelendirildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu verilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, tasfiye sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, mahkeme tarafından davacıya ihya davası açması için süre verilmesi gerekirken böyle bir ara karar tesis edilmeden dava açıldığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve tasfiye işlemlerin sorunsuz neticelendirildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu verilerek davanın reddine karar verilmesini kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin ihyası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5087 E. 2023/5981 K.
Ortak:ek tasfiye işlemleri · ihya davası · şirketin ihyası · ara karar · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, «tasfiye» sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, mahkeme tarafından davacıya «ihya davası» açması için süre verilmesi gerekirken böyle bir «ara» karar tesis edilmeden dava açıldığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve «tasfiye işlemlerin» sorunsuz neticelendirildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu verilerek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, «tasfiye» sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, mahkeme tarafından davacıya «ihya davası» açması için süre verilmesi gerekirken böyle bir «ara» karar tesis edilmeden dava açıldığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve «tasfiye işlemlerin» sorunsuz neticelendirildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu verilerek davanın reddine karar verilmesini kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden «tasfiye» nedeniyle «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, «tasfiye» sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, mahkeme tarafından davacıya «ihya davası» açması için süre verilmesi gerekirken böyle bir «ara» karar tesis edilmeden dava açıldığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve «tasfiye işlemlerin» sorunsuz neticelendirildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu verilerek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, «tasfiye» sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, mahkeme tarafından davacıya «ihya davası» açması için süre verilmesi gerekirken böyle bir «ara» karar tesis edilmeden dava açıldığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve «tasfiye işlemlerin» sorunsuz neticelendirildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu verilerek davanın reddine karar verilmesini kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden «tasfiye» nedeniyle «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10802 E. 2011/3632 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, «cezai şartın» ödenmesi gerektiğinden bahisle 6.663,50 TL'nın tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, Devlet memurunun devleti yükümlülük altına sokacak sözleşme imzalamaya yetkili olmadığı, bu durumda davacı ile davalı arasında cezai şart ödemeye ilişkin hükümler «taşıyan» sözleşmenin geçerli olmayacağı gerekçesiyle sadece davalı yararına bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5087 E. , 2023/5981 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ak-Sa Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş. aleyhine işçi alacağı sebebiyle dava açtığını, şirketin terkin edildiğinin tespit edilmesi üzerine mahkemece ihya davasının açılması için süre verildiğini belirterek şirketin ihyasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mevzuata uygun işlem yaptığını, açılan davaların kurumca bilinmesinin mümkün olmadığını, tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının tasfiye memurunun sorumluluğunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, tasfiye sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve tasfiye işlemlerin sorunsuz neticelendirildiğini, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, AK-SA Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Bakırköy 22. İş Mahkemesinin 2018/285 E. sayılı dosyasındaki işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, karar kesinleştiğinde ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, tasfiye sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, mahkeme tarafından davacıya ihya davası açması için süre verilmesi gerekirken böyle bir ara karar tesis edilmeden dava açıldığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve tasfiye işlemlerin sorunsuz neticelendirildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu verilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketten kesinleşmiş alacakları olduğuna dair müvekkile davacı tarafından başvurulmadığını, tasfiye sürecinde müvekkilini borç altına sokacak kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığını, mahkeme tarafından davacıya ihya davası açması için süre verilmesi gerekirken böyle bir ara karar tesis edilmeden dava açıldığını, Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından usulsüzlük tespit edilmediği ve tasfiye işlemlerin sorunsuz neticelendirildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu verilerek davanın reddine karar verilmesini kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988201000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz