İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı | İtirazın iptali | İstirdat | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3835 E. 2023/5968 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma↗ teminat senedi↗ şahsi sorumluluk↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ yetki itirazı↗ usuli kazanılmış hak↗ bedelsizlik↗ müteselsil kefil↗ cy/cy şerhi↗ ipotek↗ kazanılmış hak↗ genel kredi sözleşmesi↗ bono↗ kefil↗ istirdat↗ yetki↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 12.03.2015 tarih, 2013/197 E. ve 2015/749 K. sayılı kararı ile ...'nın 30.01.2009 tarihli sözleşmede imzası olmadığı, bu sözleşmenin 2006 tarihli sözleşmenin devamı olduğu yönünde delil bulunmadığı, ...'nın takipe konu edilen borçlardan sorumlu olmadığı, yapılan tahsilatların haksız olduğu gerekçesiyle birleşen dava yönünden davanın kabulüne, ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tazminat talebinin reddine; asıl dava yönünden diğer davalıların borcun ödendiğini ispatlayamadıkları gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı/ birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.02.2016 tarih, 2015/9545 E. ve 2016/2172 K. sayılı kararıyla, yerel mahkeme kararı, davacı bankanın asıl borçlu şirketten alacaklı olduğu miktarın belirlenip teminat bonosundan belirlenen miktar yönünden alacağın tahsiline imkan sağlanacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bononun asıl borçlu şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı amacıyla verildiği, bilirkişi raporlarına göre bedelsiz kalmadığının anlaşıldığı ve bozma ilamına uyulduğu için davalı banka lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada alacaklı banka vekilinin alacağın tahsil edildiği ve konusuz kalma yönünde karar verilmesi şeklindeki ilk talebi dikkate alındığında itirazın iptali davasının konusuz kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı ... vekili; müvekkilinin 2005 tarihli kredi borcuna kefil olduğunu, borcun sona ermesi ile sorumluluğunda sona erdiğini, teminat bonosunun bu krediye ilişkin olarak verildiğini, 2009 tarihli kredi borcunun tahsili için bononun takibe konu edildiğini, icra baskısı altında müvekkilinin dosyaya ödeme yapmak zorunda kaldığını, istirdat davasının kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu teminat senedinin hangi kredi borcuna karşılık verildiğine ve takibe konu edilmesinin haksız olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci ve 72 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı/birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı | İtirazın iptali | İstirdat | İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3835 E. 2023/5968 K.
Ortak:konusuz kalma · teminat senedi · usuli kazanılmış hak · bedelsizlik · kazanılmış hak · bono · kefil · istirdat · yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı, İtirazın iptali | İstirdat, İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bononun» asıl borçlu şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin «teminatı» amacıyla verildiği, bilirkişi raporlarına göre «bedelsiz» kalmadığının anlaşıldığı ve bozma ilamına uyulduğu için davalı banka lehine «usuli kazanılmış hak» doğduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada alacaklı banka vekilinin alacağın tahsil edildiği ve «konusuz kalma» yönünde karar verilmesi şeklindeki ilk talebi dikkate alındığında itirazın iptali davasının konusuz kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı ... vekili; müvekkilinin 2005 tarihli kredi borcuna «kefil» olduğunu, borcun sona ermesi ile sorumluluğunda sona erdiğini, «teminat» bonosunun bu krediye ilişkin olarak verildiğini, 2009 tarihli kredi borcunun tahsili için «bononun» takibe konu edildiğini, icra baskısı altında müvekkilinin dosyaya ödeme yapmak zorunda kaldığını, «istirdat» davasının kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibe konu «teminat senedinin» hangi kredi borcuna karşılık verildiğine ve takibe konu edilmesinin haksız olup olmadığına ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bononun» asıl borçlu şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin «teminatı» amacıyla verildiği, bilirkişi raporlarına göre «bedelsiz» kalmadığının anlaşıldığı ve bozma ilamına uyulduğu için davalı banka lehine «usuli kazanılmış hak» doğduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada alacaklı banka vekilinin alacağın tahsil edildiği ve «konusuz kalma» yönünde karar verilmesi şeklindeki ilk talebi dikkate alındığında itirazın iptali davasının konusuz kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı ... vekili; müvekkilinin 2005 tarihli kredi borcuna «kefil» olduğunu, borcun sona ermesi ile sorumluluğunda sona erdiğini, «teminat» bonosunun bu krediye ilişkin olarak verildiğini, 2009 tarihli kredi borcunun tahsili için «bononun» takibe konu edildiğini, icra baskısı altında müvekkilinin dosyaya ödeme yapmak zorunda kaldığını, «istirdat» davasının kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibe konu «teminat senedinin» hangi kredi borcuna karşılık verildiğine ve takibe konu edilmesinin haksız olup olmadığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12608 E. 2012/17707 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bononun» asıl borçlu şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin «teminatı» amacıyla verildiği, bilirkişi raporlarına göre «bedelsiz» kalmadığının anlaşıldığı ve bozma ilamına uyulduğu için davalı banka lehine «usuli kazanılmış hak» doğduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada alacaklı banka vekilinin alacağın tahsil edildiği ve «konusuz kalma» yönünde karar verilmesi şeklindeki ilk talebi dikkate alındığında itirazın iptali davasının konusuz kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı-karşı davacının «ticaret unvanının» tescili her ne kadar davacı-karşı davalıya nazaran daha eski ise de, davacı-karşı davalının “Altınkapı+Logo” biçimindeki markasını 1987 yılında tescil ettirdiği, marka tescilinin asli unsurunun “ALTINKAPI” ibaresi olduğu, davacı-karşı davalının anılan ibare üzerinde davalı-karşı davacıya nazaran öncelikli ve üstün bir hakka sahip bulunduğu, davalı-karşı davacının kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, bu yönde bir kanıt bulunmadığı, ticaret unvanını olduğu gibi kullanan davalı-karşı davacının eyleminin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının ticaret unvanında yer alan “Altın Kapı” ibaresinin ticaret unvanından terkinine, bu unvanı işletme adı olarak kullanmaktan meni’ne, «hükmün kesinleşmesini» müteakip «ilanına», sair taleplerin ve karşı davanın ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/11318 E, 2009/319 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davacı tarafından 11 yıl süreyle sessiz kalındıktan sonra dava açmasının TMK'nun 2.maddesi gereğince «iyiniyetli» olmayıp, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine,karşı dava hakkında verilen red kararının bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · iyiniyet · ticaret unvanı · kâr kaybı · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı-karşı davacının «ticaret unvanının» tescili her ne kadar davacı-karşı davalıya nazaran daha eski ise de, davacı-karşı davalının “Altınkapı+Logo” biçimindeki markasını 1987 yılında tescil ettirdiği, marka tescilinin asli unsurunun “ALTINKAPI” ibaresi olduğu, davacı-karşı davalının anılan ibare üzerinde davalı-karşı davacıya nazaran öncelikli ve üstün bir hakka sahip bulunduğu, davalı-karşı davacının kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, bu yönde bir kanıt bulunmadığı, ticaret unvanını olduğu gibi kullanan davalı-karşı davacının eyleminin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının ticaret unvanında yer alan “Altın Kapı” ibaresinin ticaret unvanından terkinine, bu unvanı işletme adı olarak kullanmaktan meni’ne, «hükmün kesinleşmesini» müteakip «ilanına», sair taleplerin ve karşı davanın ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/11318 E, 2009/319 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davacı tarafından 11 yıl süreyle sessiz kalındıktan sonra dava açmasının TMK'nun 2.maddesi gereğince «iyiniyetli» olmayıp, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine,karşı dava hakkında verilen red kararının bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2136 E. 2012/3719 K.
Ortak:bono · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bononun» asıl borçlu şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin «teminatı» amacıyla verildiği, bilirkişi raporlarına göre «bedelsiz» kalmadığının anlaşıldığı ve bozma ilamına uyulduğu için davalı banka lehine «usuli kazanılmış hak» doğduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada alacaklı banka vekilinin alacağın tahsil edildiği ve «konusuz kalma» yönünde karar verilmesi şeklindeki ilk talebi dikkate alındığında itirazın iptali davasının konusuz kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı ... vekili; müvekkilinin 2005 tarihli kredi borcuna «kefil» olduğunu, borcun sona ermesi ile sorumluluğunda sona erdiğini, «teminat» bonosunun bu krediye ilişkin olarak verildiğini, 2009 tarihli kredi borcunun tahsili için «bononun» takibe konu edildiğini, icra baskısı altında müvekkilinin dosyaya ödeme yapmak zorunda kaldığını, «istirdat» davasının kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 11.02.2016 tarih, 2015/9545 E. ve 2016/2172 K. sayılı kararıyla, yerel mahkeme kararı, davacı bankanın asıl borçlu şirketten alacaklı olduğu miktarın belirlenip «teminat» bonosundan belirlenen miktar yönünden alacağın tahsiline imkan sağlanacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden bozulmuştur.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın 31.07.2007 tarihli «fatura» bedelinin tahsiline yönelik olduğu kabul edilip söz konusu «bononun» da taşıma ilişkisinin tamamına «teminat» teşkil ettiği nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacak davasının 11.01.2007 tarihli taşıma işine dayandırıldığı, dava konusu bonoyu imzalayan ... şirket yetkilisi olmadığından «bono» bedelinden sorumlu tutulamayacağı, anılan tarihteki taşıma işinin ücretinin de ödendiği, 21.03.2007 ve 22.03.2007 tarihli taşımaların ücretinin ödenmediği iddia olunmuş ise de, bunun alacak davasına konu olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumetten», davalı şirket yönünden ise esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklanmakta olup, dava dilekçesi içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere davacı 31.03.2007 tarihli «fatura» bedelinin ödenmediğini belirterek bu bedelin tahsilini istemiş ve alacağına dayanak olarak da anılan fatura ile taşıma ilişkisinin tamamına «teminat» olduğu anlaşılan teminat bonosuna dayanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fatura · husumet
Benzer bu kararda… savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacak davasının 11.01.2007 tarihli taşıma işine dayandırıldığı, dava konusu bonoyu imzalayan ... şirket yetkilisi olmadığından «bono» bedelinden sorumlu tutulamayacağı, anılan tarihteki taşıma işinin ücretinin de ödendiği, 21.03.2007 ve 22.03.2007 tarihli taşımaların ücretinin ödenmediği iddia olunmuş ise de, bunun alacak davasına konu olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumetten», davalı şirket yönünden ise esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklanmakta olup, dava dilekçesi içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere davacı 31.03.2007 tarihli «fatura» bedelinin ödenmediğini belirterek bu bedelin tahsilini istemiş ve alacağına dayanak olarak da anılan fatura ile taşıma ilişkisinin tamamına «teminat» olduğu anlaşılan teminat bonosuna dayanmıştır.
Bu durumda mahkemece, davanın 31.07.2007 tarihli «fatura» bedelinin tahsiline yönelik olduğu kabul edilip söz konusu «bononun» da taşıma ilişkisinin tamamına «teminat» teşkil ettiği nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3123 E. 2017/5431 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet · eş rızası · usulden reddi · maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece davalıya «aktif husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Buna karşın, huzurdaki davada yine RTÜK'ten gelen cevabi yazıda dava dışı Altınkanal Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş'nin kanal sahibi olarak belirtilmesine ve davalının da taraf değişikliğine «rıza» vermemesi nedeniyle davacının taraf değişikliği isteminin reddi ile davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, sinema eseri üzerindeki mali haklara tecavüzün tespiti ve tecavüzden kaynaklı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Belirtilen dosyada RTÜK'ten gelen cevabi yazıda kanal sahibi olarak huzurdaki davanın davalısı ve dava dışı Altınkanal Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. belirtilmesine istinaden işbu dava, davalı tarafa «husumet» yöneltilmek suretiyle açılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3835 E. , 2023/5968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve istirdat istemli davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.04.2022 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü;
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların dava dışı Altınkaya Ltd. Şti'nin müvekkili banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu oldukları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2005 tarihli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, ayrıca kendi taşınmazını da ipotek gösterdiğini ve teminat için bono verildiğini, bu borcun kapatılması üzerine ipotek şerhinin kaldırıldığını, Altınkaya Ltd. Şti.'nin 2009 yılında kullandırılan başka bir kredi borcunun ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, ilk kredinin teminatı için verilen bononun takibe konu edildiğini, icra tehdidi altında takip dosyalarının borcunun ödendiğini, müvekkilinin takibe konu bedeller nedeniyle sorumlu olmadığını ileri sürerek ödenen bedelin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekilleri aracılığı ile yetki itirazında bulunmuşlar, yetkili mahkemede yapılan yargılamada cevap dilekçesi sunmamışlardır.
2.Birleşen dosyada davalı TEB A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin 2009 yılında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredi borcunun ödenmediğini, davacının şahsi sorumluluğunun devam ettiğini, borcun tahsili için bononun takibe konu edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 12.03.2015 tarih, 2013/197 E. ve 2015/749 K. sayılı kararı ile ...'nın 30.01.2009 tarihli sözleşmede imzası olmadığı, bu sözleşmenin 2006 tarihli sözleşmenin devamı olduğu yönünde delil bulunmadığı, ...'nın takipe konu edilen borçlardan sorumlu olmadığı, yapılan tahsilatların haksız olduğu gerekçesiyle birleşen dava yönünden davanın kabulüne, ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tazminat talebinin reddine; asıl dava yönünden diğer davalıların borcun ödendiğini ispatlayamadıkları gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı/ birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.02.2016 tarih, 2015/9545 E. ve 2016/2172 K. sayılı kararıyla, yerel mahkeme kararı, davacı bankanın asıl borçlu şirketten alacaklı olduğu miktarın belirlenip teminat bonosundan belirlenen miktar yönünden alacağın tahsiline imkan sağlanacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bononun asıl borçlu şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı amacıyla verildiği, bilirkişi raporlarına göre bedelsiz kalmadığının anlaşıldığı ve bozma ilamına uyulduğu için davalı banka lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada alacaklı banka vekilinin alacağın tahsil edildiği ve konusuz kalma yönünde karar verilmesi şeklindeki ilk talebi dikkate alındığında itirazın iptali davasının konusuz kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı ... vekili; müvekkilinin 2005 tarihli kredi borcuna kefil olduğunu, borcun sona ermesi ile sorumluluğunda sona erdiğini, teminat bonosunun bu krediye ilişkin olarak verildiğini, 2009 tarihli kredi borcunun tahsili için bononun takibe konu edildiğini, icra baskısı altında müvekkilinin dosyaya ödeme yapmak zorunda kaldığını, istirdat davasının kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu teminat senedinin hangi kredi borcuna karşılık verildiğine ve takibe konu edilmesinin haksız olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci ve 72 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı/birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı/birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-birleşen davada davacı ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988189200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz