Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3858 E. 2023/5966 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz süreli sözleşme↗ çalışma özgürlüğü↗ kesin hükümsüzlük↗ ihbar tazminatı↗ kıdem tazminatı↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ haklı sebep↗ rekabet yasağı↗ ibraname↗ kişilik hakları↗ kısıtlılık↗ vekâlet ücreti↗ sözleşmeye aykırılık↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ istirdat↗ ihbar↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında tarihi belli olmayan rekabet etmeme taahhüdü düzenlendiği, yapılan inceleme ile imzanın davalı ...'ın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin hukuka uygun olmadığı, sözleşmede herhangi bir coğrafi bölge sınırlandırılması yapılmadığı, çalışma özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte olduğu, sürenin en az 3 yıl olduğu belirtilerek davalıyı tüm ülke genelinde kendi iş kolundaki alan dahilinde çalışmaktan alıkoymanın sosyal ve ekonomik hayatı üst düzeyde olumsuz etkileyeceğinin kabulü gerektiği, ayrıca sözleşmede taahhüt altına alınan davalının şahsi cep telefonunun işten ayrıldığında iptal ettireceğine ilişkin hükmün davalının kişilik haklarına aykırılık teşkil edeceği, yine belirtilen cezai yaptırımın hakkaniyete uygun olmadığı, davalının SGK kaydında işten çıkarılma kodunun (04) olduğu, davalıya kıdem ve ihbar tazminatının bu kapsamda ödendiği, rekabet etmeme taahhüdünde buna ilişkin bir maddenin bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin coğrafi bölge sınırlaması yapılmadığı ve sürenin fazla olduğuna dair görüşünün yerinde olmadığını, sözleşmede kesin hükümsüzlük söz konusu olmadığını, hakimin sözleşme hükümlerini yasaya uygun duruma getirilebileceğini, rekabet yasağının bütün koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması gerektiği, ibranamede davalının işten ayrılış nedeninin ''çıkarma'' olarak belirtildiği, yine davacı tarafından davalının işten ayrılış nedenin ''belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi'' olarak bildirildiği, davalıya ihbar ve kıdem tazminatının da ödendiği, bu durumda davacı, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediği için rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, tarafların ileri sürmediği iddiaların resen değerlendirilemeyeceğini, coğrafi bölge ve süre yönünden hakimin sözleşmeye müdahale edebileceğini, davalının serbest iradesi ile sözleşmeyi imzaladığını, taahhütlerine uymak zorunda olduğunu, uymaması nedeniyle cezai şarttan sorumlu olduğunu, tazminat taleplerinin fahiş olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığın giderilmesi, istirdat ve ceza-i şart istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işverence feshedildiği durumda rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve 445 inci maddesi ile 447 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3858 E. 2023/5966 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · kesin hükümsüzlük · ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · rekabet yasağı sözleşmesi · haklı sebep · rekabet yasağı · ibraname · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması gerektiği, «ibranamede» davalının işten ayrılış nedeninin ''çıkarma'' olarak belirtildiği, yine davacı tarafından davalının işten ayrılış nedenin ''belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından «haklı sebep» bildirilmeden feshi'' olarak bildirildiği, davalıya «ihbar» ve «kıdem tazminatının» da ödendiği, bu durumda davacı, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediği için rekabet yasağı sözleşmesinin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında tarihi belli olmayan rekabet etmeme «taahhüdü» düzenlendiği, yapılan inceleme ile imzanın davalı ...'ın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin hukuka uygun olmadığı, sözleşmede herhangi bir coğrafi bölge sınırlandırılması yapılmadığı, «çalışma özgürlüğünü» «kısıtlayıcı» nitelikte olduğu, sürenin en az 3 yıl olduğu belirtilerek davalıyı tüm ülke genelinde kendi iş kolundaki alan dahilinde çalışmaktan alıkoymanın sosyal ve ekonomik hayatı üst düzeyde «olumsuz» etkileyeceğinin kabulü gerektiği, ayrıca sözleşmede taahhüt altına alınan davalının şahsi cep telefonunun işten ayrıldığında iptal ettireceğine ilişkin hükmün davalının «kişilik haklarına» aykırılık teşkil edeceği, yine belirtilen cezai yaptırımın «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının SGK kaydında işten çıkarılma kodunun (04) olduğu, davalıya kıdem ve «ihbar tazminatının» bu kapsamda ödendiği, rekabet etmeme taahhüdünde buna ilişkin bir maddenin bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin coğrafi bölge sınırlaması yapılmadığı ve sürenin fazla olduğuna dair görüşünün yerinde olmadığını, sözleşmede «kesin hükümsüzlük» söz konusu olmadığını, hakimin sözleşme hükümlerini yasaya uygun duruma getirilebileceğini, «rekabet yasağının» bütün koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması gerektiği, «ibranamede» davalının işten ayrılış nedeninin ''çıkarma'' olarak belirtildiği, yine davacı tarafından davalının işten ayrılış nedenin ''belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından «haklı sebep» bildirilmeden feshi'' olarak bildirildiği, davalıya «ihbar» ve «kıdem tazminatının» da ödendiği, bu durumda davacı, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediği için rekabet yasağı sözleşmesinin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında tarihi belli olmayan rekabet etmeme «taahhüdü» düzenlendiği, yapılan inceleme ile imzanın davalı ...'ın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin hukuka uygun olmadığı, sözleşmede herhangi bir coğrafi bölge sınırlandırılması yapılmadığı, «çalışma özgürlüğünü» «kısıtlayıcı» nitelikte olduğu, sürenin en az 3 yıl olduğu belirtilerek davalıyı tüm ülke genelinde kendi iş kolundaki alan dahilinde çalışmaktan alıkoymanın sosyal ve ekonomik hayatı üst düzeyde «olumsuz» etkileyeceğinin kabulü gerektiği, ayrıca sözleşmede taahhüt altına alınan davalının şahsi cep telefonunun işten ayrıldığında iptal ettireceğine ilişkin hükmün davalının «kişilik haklarına» aykırılık teşkil edeceği, yine belirtilen cezai yaptırımın «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının SGK kaydında işten çıkarılma kodunun (04) olduğu, davalıya kıdem ve «ihbar tazminatının» bu kapsamda ödendiği, rekabet etmeme taahhüdünde buna ilişkin bir maddenin bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin coğrafi bölge sınırlaması yapılmadığı ve sürenin fazla olduğuna dair görüşünün yerinde olmadığını, sözleşmede «kesin hükümsüzlük» söz konusu olmadığını, hakimin sözleşme hükümlerini yasaya uygun duruma getirilebileceğini, «rekabet yasağının» bütün koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3526 E. 2014/7458 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar · Tazminat
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında tarihi belli olmayan rekabet etmeme «taahhüdü» düzenlendiği, yapılan inceleme ile imzanın davalı ...'ın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin hukuka uygun olmadığı, sözleşmede herhangi bir coğrafi bölge sınırlandırılması yapılmadığı, «çalışma özgürlüğünü» «kısıtlayıcı» nitelikte olduğu, sürenin en az 3 yıl olduğu belirtilerek davalıyı tüm ülke genelinde kendi iş kolundaki alan dahilinde çalışmaktan alıkoymanın sosyal ve ekonomik hayatı üst düzeyde «olumsuz» etkileyeceğinin kabulü gerektiği, ayrıca sözleşmede taahhüt altına alınan davalının şahsi cep telefonunun işten ayrıldığında iptal ettireceğine ilişkin hükmün davalının «kişilik haklarına» aykırılık teşkil edeceği, yine belirtilen cezai yaptırımın «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının SGK kaydında işten çıkarılma kodunun (04) olduğu, davalıya kıdem ve «ihbar tazminatının» bu kapsamda ödendiği, rekabet etmeme taahhüdünde buna ilişkin bir maddenin bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması gerektiği, «ibranamede» davalının işten ayrılış nedeninin ''çıkarma'' olarak belirtildiği, yine davacı tarafından davalının işten ayrılış nedenin ''belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından «haklı sebep» bildirilmeden feshi'' olarak bildirildiği, davalıya «ihbar» ve «kıdem tazminatının» da ödendiği, bu durumda davacı, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediği için rekabet yasağı sözleşmesinin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin hakkı alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından işçiye ödenen kıdem ve «ihbar tazminatı» ile feri diğer alacakların tamamının davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, işçiye ödenen «kıdem tazminatı» iş akdinin sona erdiği tarihteki «son» ücrete göre hesaplanmış olması nedeniyle davacının kıdem tazminatı olarak ödediği miktarın davalı alt işverenlerden kendi sürelerine isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere talep etme hakkı bulunmaktadır.
Bu durumda, davacının «kıdem tazminatı» ile kıdem tazminatlarına isabet eden faiz ve «yargılama giderleri» karşılığı yaptığı ödemelerin de davalı alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları sürelere isabet eden kısmının hesaplanmak suretiyle davalı alt işverenlerin kıdem ta …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · yargılama giderleri · uyuşmazlık konusu · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava dışı işçinin, asıl ve alt işveren sıfatıyla davacı ve davalılar hakkında açtığı işçilik haklarına ilişkin davanın kabul edildiği, davacı asıl işverenin icra takibi sonucu ödeme yaptığı, «son» işveren davalılardan «rücuen tahsili» yönünde işbu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin hakkı alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Dava dışı işçinin ilkönce davalı şirkete bağlı olarak daha sonra davalı ...'ye bağlı olarak çalıştığı ve en «son» davalı ... ile çalışıyorken iş akdinin sona erdiği dosya kapsamıyla sabittir.
Mahkemece, davacı tarafından işçiye ödenen kıdem ve «ihbar tazminatı» ile feri diğer alacakların tamamının davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, işçiye ödenen «kıdem tazminatı» iş akdinin sona erdiği tarihteki «son» ücrete göre hesaplanmış olması nedeniyle davacının kıdem tazminatı olarak ödediği miktarın davalı alt işverenlerden kendi sürelerine isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere talep etme hakkı bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3858 E. , 2023/5966 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Çay ilçesinde sigorta işleri yaptığını, davalının da bir süre müvekkili yanında çalıştığını, aralarında rekabet etmeme taahhüdü başlıklı sözleşme bulunduğunu, davalının 07.11.2017 tarihinde tazminatını alarak işten ayrıldığını, aynı ilçede Çay Sigorta ünvanı ile iş yeri açtığını ve müvekkilinin müşterilerine telefon mesajı gönderdiğini, rekabet etmeme taahhüdüne aykırı davrandığını ileri sürerek davalının sigorta acenteliği yapmaktan men edilmesini ve sigorta acentesi işyerinin kapatılmasına karar verilmesini, sözleşme gereği davalının kullandığı telefon aboneliğinin iptalini, davalıya ödenen tazminatın faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, zararları için 1.000.000,00 TL cezai yaptırımdan şimdilik 300.000,00 TL kısmının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin müvekkili tarafından hür iradesi ile imzalanmasının hayatın olağan şartlarına aykırı olduğunu, müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzayı kabul etmediklerini, sözleşmenin içeriğinin kesin hükümsüz olduğunu, müvekilinin iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden gösterilmeksizin ve bir kısım işçilik alacakları ödenerek feshedildiğini, bahse konu işyerinin üçüncü kişi adına kayıtlı bir işyeri olduğunu, müvekkilinin bu işyerinde sigortalı olarak çalıştığını, rekabet yasağının ihlalinin söz konusu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında tarihi belli olmayan rekabet etmeme taahhüdü düzenlendiği, yapılan inceleme ile imzanın davalı ...'ın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin hukuka uygun olmadığı, sözleşmede herhangi bir coğrafi bölge sınırlandırılması yapılmadığı, çalışma özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte olduğu, sürenin en az 3 yıl olduğu belirtilerek davalıyı tüm ülke genelinde kendi iş kolundaki alan dahilinde çalışmaktan alıkoymanın sosyal ve ekonomik hayatı üst düzeyde olumsuz etkileyeceğinin kabulü gerektiği, ayrıca sözleşmede taahhüt altına alınan davalının şahsi cep telefonunun işten ayrıldığında iptal ettireceğine ilişkin hükmün davalının kişilik haklarına aykırılık teşkil edeceği, yine belirtilen cezai yaptırımın hakkaniyete uygun olmadığı, davalının SGK kaydında işten çıkarılma kodunun (04) olduğu, davalıya kıdem ve ihbar tazminatının bu kapsamda ödendiği, rekabet etmeme taahhüdünde buna ilişkin bir maddenin bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin coğrafi bölge sınırlaması yapılmadığı ve sürenin fazla olduğuna dair görüşünün yerinde olmadığını, sözleşmede kesin hükümsüzlük söz konusu olmadığını, hakimin sözleşme hükümlerini yasaya uygun duruma getirilebileceğini, rekabet yasağının bütün koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması gerektiği, ibranamede davalının işten ayrılış nedeninin ''çıkarma'' olarak belirtildiği, yine davacı tarafından davalının işten ayrılış nedenin ''belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi'' olarak bildirildiği, davalıya ihbar ve kıdem tazminatının da ödendiği, bu durumda davacı, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediği için rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, tarafların ileri sürmediği iddiaların resen değerlendirilemeyeceğini, coğrafi bölge ve süre yönünden hakimin sözleşmeye müdahale edebileceğini, davalının serbest iradesi ile sözleşmeyi imzaladığını, taahhütlerine uymak zorunda olduğunu, uymaması nedeniyle cezai şarttan sorumlu olduğunu, tazminat taleplerinin fahiş olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığın giderilmesi, istirdat ve ceza-i şart istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işverence feshedildiği durumda rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve 445 inci maddesi ile 447 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988181200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz