6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2178 E. 2023/5892 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhalefet şerhi cy/cy şerhi ilk derece kararının kaldırılması iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, aynı maddenin beşinci fıkrası şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli gerekçe gösterilmeden bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarının tanınmış ve seri markalar olduğunu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kavramsal, işitsel ve görsel açılardan karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, aynı taraflar arasında davalının işbu dava konusu başvuru ile benzer nitelikteki "... Level" asıl unsurlu başvuruları için verilen emsal kararların da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, aynı maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları

2. Dairemizin 20.01.2020 tarih, 2019/627 E., 2020/544 K., 20.01.2020 tarih, 2018/3344 E., 2020/543 K. sayılı kararları

3. Değerlendirme

Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığı bu nedenle TPMK YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de taraf markaları arasında tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacak derecede görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzerliğin bulunmadığı, aynı taraflar arasında davalının bu dava konusu başvuru ile benzer nitelikteki "... Level" asıl unsurlu başvuruları için verilen emsal kararların da bu yönde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacının itirazına mesnet 2006/17433 nolu "...", 2009/37839 nolu "...", 2011/64263 nolu ''...'', 2003/21955 nolu ''...'', 2006/24956 nolu ''NEXTSTAR'', 2006/43853 nolu'' ...&NEXTSTAR'', 2011/32622 nolu "NEXTWAVE", 2012/102484 nolu "... HOME" ibareli markaları ile davalının "... LİFE" ibareli başvuru markası arasında görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkarısının (b) bendi uyarınca işaretlerin benzer olup olmadıkları hususunda değerlendirme yapılırken, marka işaretlerinin baskın unsurlarıyla birlikte tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınacak olup, davacı markalarında "..." ibaresinin ön planda ve esaslı unsur olarak yer alması nedeniyle, taraf markaları arasında tescil kapsamlarında yer alan emtialar yönünden görsel, sesçil ve kavramsal olarak tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesi oluşturabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunun kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı yönündeki değerlendirme yerinde görülmemiş ve kararın davacı taraf yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2178 E. 2023/5892 K.

    Ortak: · dava şartı · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü, Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/627 E. 2020/544 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3344 E. 2020/543 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2178 E.  ,  2023/5892 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “...” esas unsurlu tanınmış seri markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 2015/79115 başvuru numaralı "... LİFE" ibareli marka tescil başvurusunun, bu markalarla ayırt edilemeyecek kadar aynısı ve/veya benzeri olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, davaya konu markalar arasında iltibasın bulunduğunu, ayrıca mezkur markanın davalı yan adına tescil edilerek kullanılması halinde de işletmesel anlamda iltibasın olacağını, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının TPMK YİDK 05.10.2016 tarih ve 2016-M-9324 numaralı kararı ile usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu “... LIFE” markasının "... LEVEL" projesinin seri markalarından birisi olduğunu, müvekkilinin bu şekilde müşterilerine şimdiye kadar alışılmış olan konut tarzının dışında seçenekler sunup iyi bir lokasyonda sakin bir yaşam için projeler ürettiğini, bu nedenle söz konusu markanın müvekkili şirketin proje ve ürünleriyle uyumlu, özgün niteliğe sahip olduğunu, birbirinden çok farklı sektörlerde faaliyet göstermekte olan iki şirketin markaları arasında iltibasın oluşamayacağını, uyuşmazlığa konu markaların görünüm, fonetik, tasarım açısından incelendiğinde de aralarında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, aynı maddenin beşinci fıkrası şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli gerekçe gösterilmeden bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarının tanınmış ve seri markalar olduğunu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kavramsal, işitsel ve görsel açılardan karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, aynı taraflar arasında davalının işbu dava konusu başvuru ile benzer nitelikteki "... Level" asıl unsurlu başvuruları için verilen emsal kararların da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, aynı maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları

2. Dairemizin 20.01.2020 tarih, 2019/627 E., 2020/544 K., 20.01.2020 tarih, 2018/3344 E., 2020/543 K. sayılı kararları

3. Değerlendirme

Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığı bu nedenle TPMK YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de taraf markaları arasında tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacak derecede görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzerliğin bulunmadığı, aynı taraflar arasında davalının bu dava konusu başvuru ile benzer nitelikteki "... Level" asıl unsurlu başvuruları için verilen emsal kararların da bu yönde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacının itirazına mesnet 2006/17433 nolu "...", 2009/37839 nolu "...", 2011/64263 nolu ''...'', 2003/21955 nolu ''...'', 2006/24956 nolu ''NEXTSTAR'', 2006/43853 nolu'' ...&NEXTSTAR'', 2011/32622 nolu "NEXTWAVE", 2012/102484 nolu "... HOME" ibareli markaları ile davalının "... LİFE" ibareli başvuru markası arasında görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkarısının (b) bendi uyarınca işaretlerin benzer olup olmadıkları hususunda değerlendirme yapılırken, marka işaretlerinin baskın unsurlarıyla birlikte tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınacak olup, davacı markalarında "..." ibaresinin ön planda ve esaslı unsur olarak yer alması nedeniyle, taraf markaları arasında tescil kapsamlarında yer alan emtialar yönünden görsel, sesçil ve kavramsal olarak tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesi oluşturabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunun kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı yönündeki değerlendirme yerinde görülmemiş ve kararın davacı taraf yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere, Dairemizin 16.02.2019 tarih, 2019/1592 E., 2019/8171 K. ve 15.01.2020 tarih, 2019/2225 E., 2020/444 K. sayılı kararlarında da kabul edildiği üzere davalının başvuru markaları ile itiraza mesnet davacı markaları arasında tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesi oluşturabilecek düzeyde benzerlik bulunmadığından usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmesi gerekirken bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988163500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.