YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3344 E. 2020/543 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yeniden tescil↗ müktesep hak↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacının itirazına mesnet 2006/43853 nolu "Next&NextStar" ve 2006/24956 nolu "Nextstar" ibareli markaları ile davalının "NEXT" ibareli başvuru markası arasında görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, markalar arasında benzerlik olduğu kabul edilse dahi başvuru markasına konu "NEXT" ibaresi yönünden davalı yanın önceye dayalı müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca işaretlerin benzer olup olmadıkları hususunda değerlendirme yapılırken, marka işaretlerinin baskın unsurlarıyla birlikte tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınacak olup, davacı markalarında "Next" ibaresinin ön planda ve esaslı unsur olarak yer alması nedeniyle, taraf markaları arasında tescil kapsamlarında yer alan emtialar yönünden görsel, sesçil ve kavramsal olarak tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesi oluşturabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunun kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı yönündeki değerlendirme yerinde değildir.
Öte yandan, Dairemizin 19.09.2008 tarih, 2007/7547 E., 2008/10251 K. sayılı "ECE LADY/ECE TOFF" kararında da zikredildiği üzere marka sahibinin uzun yıllardır kullandığı markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesi kazanılmış hakların korunması ilkesinin bir gereği olarak görülmektedir. Ancak başvuru sahibinin bu yöndeki kazanılmış hakkının varlığından bahsedilebilmesi için müktesep hakkına dayanak teşkil eden önceki tarihli markasının hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması, önceki marka ile sonraki markanın ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir markaya yanaşmaması ve son olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli müktesep hak iddiasına dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olması gereklidir.
Şu halde mahkemece, başvuru ve YİDK karar tarihi itibariyle tescilli olmasına rağmen daha sonra iptal ve sicilden terkinine karar verilen 2004/13750 sayılı "NEXT" esas unsurlu markanın davalı taraf lehine müktesep hak teşkil ettiği kabul edilmişse de; anılan markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığının Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden de geçerek kesinleşen İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/145 E., 2015/165 K. sayılı kararlarıyla sabit olduğu anlaşılmakla, kullanılmayan markaların sahibi lehine müktesep hak teşkil etmesi mümkün olmadığı halde yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.04.2018 tarih 2016/9483 E., 2018/2611 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/627 E. 2020/544 K.
Ortak:yeniden tescil · müktesep hak · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… nraki markanın ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir markaya yanaşmaması ve «son» olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle «yeniden tescil» ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli «müktesep hak» iddiasına dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olması gereklidir.
… unsur olarak yer alması nedeniyle, taraf markaları arasında tescil kapsamlarında yer alan emtialar yönünden görsel, sesçil ve kavramsal olarak tüketiciler nezdinde «iltibas» tehlikesi oluşturabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunun kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı yönündeki değerl …
Öte yandan, Dairemizin 19.09.2008 tarih, 2007/7547 E., 2008/10251 K. sayılı "ECE LADY/ECE TOFF" kararında da zikredildiği üzere marka sahibinin uzun yıllardır kullandığı markasını yeni bir görünümle «yeniden tescil» ettirmek istemesi kazanılmış hakların korunması ilkesinin bir gereği olarak görülmektedir.
Benzer bu kararda… nraki markanın ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir markaya yanaşmaması ve «son» olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle «yeniden tescil» ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli «müktesep hak» iddiasına dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olması gereklidir.
… sonra gelen kelimeleri niteleyebilecek vasıfta bir kelime olmakla ayırt edici gücünün zayıf olduğu, ayırt edici gücü zayıf olan ibarelerden oluşan markalarla ilgili «iltibas» değerlendirmesi yapılırken, karşılaştırmaya konu markadaki küçük değişikliklerle dahi «ayırt ediciliğin» sağlanabileceği, buna göre davacının yukarıda anılan "NEXT" ibareli markalarında "NEXT" unsurunun ayırt edici karakterinin zayıf olması nedeniyle başvuru markası ve mesnet markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğunun kabulünün gerektiği, nitekim Dairemizin 11.04.2018 tarih, …
… arının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince isabetli şekilde taraf markaları arasında tüketiciler nezdinde «iltibas» oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu takdir edilmişse de davalının 2004/13750 sayılı markası nedeniyle müktesep hakkının olduğu ve bu nedenle TPMK YİDK kararın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · ortalama tüketici · ayırt edicilik · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… sonra gelen kelimeleri niteleyebilecek vasıfta bir kelime olmakla ayırt edici gücünün zayıf olduğu, ayırt edici gücü zayıf olan ibarelerden oluşan markalarla ilgili «iltibas» değerlendirmesi yapılırken, karşılaştırmaya konu markadaki küçük değişikliklerle dahi «ayırt ediciliğin» sağlanabileceği, buna göre davacının yukarıda anılan "NEXT" ibareli markalarında "NEXT" unsurunun ayırt edici karakterinin zayıf olması nedeniyle başvuru markası ve mesnet markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğunun kabulünün gerektiği, nitekim Dairemizin 11.04.2018 tarih, …
… cil edilmek istendiği 34.sınıf ile davacının tanınmışlığını ispatladığı alanların birbirlerinden oldukça farklı olması, benzer şekilde hitap edilen tüketici kesimi, «dağıtım» kanalları gibi nedenlerle, davaya konu marka başvurusunun 34.sınıfta tescil edilmesi durumunda, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleşm …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3344 E. , 2020/543 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24/02/2016 gün ve 2013/284 - 2016/52 sayılı kararı onayan Daire'nin 11/04/2018 gün ve 2016/9483 - 2018/2611 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin "NEXT" ibareli tescilli markalarının olduğunu, davalı şirketin "NEXT" ibareli 34. sınıftaki ürünleri içeren marka tescil başvurularında bulunduğunu, 2011/25680 ve 2011/32549 kod numarası verilen başvuruların yayımlanması üzerine ticaret unvanına tecavüz, kötüniyet, tanınmışlık ve iltibas vakıalarına dayanarak gerçekleştirdikleri itirazların önce Markalar Dairesi ve nihai olarak da TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK kararlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı başvurusunun tesciline dair YİDK'nın 2013-M-6417 ve 2013-M-5617 kararlarının iptali ile tescil olunan markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacının itirazına mesnet 2006/43853 nolu "Next&NextStar" ve 2006/24956 nolu "Nextstar" ibareli markaları ile davalının "NEXT" ibareli başvuru markası arasında görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, markalar arasında benzerlik olduğu kabul edilse dahi başvuru markasına konu "NEXT" ibaresi yönünden davalı yanın önceye dayalı müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca işaretlerin benzer olup olmadıkları hususunda değerlendirme yapılırken, marka işaretlerinin baskın unsurlarıyla birlikte tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınacak olup, davacı markalarında "Next" ibaresinin ön planda ve esaslı unsur olarak yer alması nedeniyle, taraf markaları arasında tescil kapsamlarında yer alan emtialar yönünden görsel, sesçil ve kavramsal olarak tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesi oluşturabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunun kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı yönündeki değerlendirme yerinde değildir.
Öte yandan, Dairemizin 19.09.2008 tarih, 2007/7547 E., 2008/10251 K. sayılı "ECE LADY/ECE TOFF" kararında da zikredildiği üzere marka sahibinin uzun yıllardır kullandığı markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesi kazanılmış hakların korunması ilkesinin bir gereği olarak görülmektedir. Ancak başvuru sahibinin bu yöndeki kazanılmış hakkının varlığından bahsedilebilmesi için müktesep hakkına dayanak teşkil eden önceki tarihli markasının hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması, önceki marka ile sonraki markanın ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir markaya yanaşmaması ve son olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli müktesep hak iddiasına dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olması gereklidir.
Şu halde mahkemece, başvuru ve YİDK karar tarihi itibariyle tescilli olmasına rağmen daha sonra iptal ve sicilden terkinine karar verilen 2004/13750 sayılı "NEXT" esas unsurlu markanın davalı taraf lehine müktesep hak teşkil ettiği kabul edilmişse de; anılan markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığının Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden de geçerek kesinleşen İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/145 E., 2015/165 K. sayılı kararlarıyla sabit olduğu anlaşılmakla, kullanılmayan markaların sahibi lehine müktesep hak teşkil etmesi mümkün olmadığı halde yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.04.2018 tarih 2016/9483 E., 2018/2611 K.
sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.04.2018 tarih 2016/9483 Esas 2018/2611 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587201600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz