6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6192 E. 2023/5733 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtecilik iddiası açığa imza usulden red tereke temsilcisi mazeret dilekçesi tereke mal kaçırma sahte imza kovuşturmaya yer olmadığına dair karar dosyanın gönderilmesi mazeret savunma hakkının kısıtlanması takipsizlik kararı imza incelemesi savunma hakkı uyap sahtecilik muvazaa kısıtlılık lehtar mirasçılık kesin süre muvafakat keşideci bono sulh hukuk mahkemesi usulden reddi ihtar haciz iflas sulh harç menfi tespit dava sebebi temsil kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık takip konusu bononun davacıların murisi tarafından tanzim edilip edilmediği, öyleyse mirasçılardan mal kaçırmak için muvazaalı düzenlenip düzenlenmediği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 211 inci maddesi

3. Değerlendirme

1.Dava, keşidecisi tarafların ortak murisi ..., lehtarı davalı olan ve davalı tarafından ... mirasçıları aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilen bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

2.Mahkemece, Halfeti Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/421 E. numaralı soruşturma dosyası kapsamında alınan Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 26.03.2013 tarihli raporuyla, davaya konu bonoda yer alan imzanın murisin eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 11.03.2015 tarihli 2014/6761 E. ve 2015/3412 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere takipsizlik kararı ile sonuçlanan hazırlık soruşturması sırasında alınan ve hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Bu hale göre, Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde gösterildiği şekilde, murise ait imza incelemesine esas belge asılları dosyaya kazandırılarak davaya konu sahtecilik iddiası bakımından yeni bir bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3.Kabule göre de Mahkemece, davanın muris ... terekesi adına takip edildiği gözetilerek muris ... terekesinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı olduğu şekilde, davacılar ... ve ...'nun davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, Mahkemenin kabul şekline göre de hükmün ... terekesi lehine bozulması gerekmiştir .

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Hacize İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15021 E. 2017/320 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tereke idare memuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9451 E. 2018/1978 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6192 E.  ,  2023/5733 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Davanın kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili ve tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davaya ve takibe konu senetteki imzanın tarafların murisi ...'a ait olmadığını, kaldı ki 82 yaşında birinin kendi oğluna 150.000,00 TL borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla senedin muvazaalı olarak mirastan mal kaçırmak amacı ile düzenlendiğini ileri sürerek başlatılan takip nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin Dairemiz bozma ilamına uyarak verdiği 13.09.2017 tarih, 2016/390 E. ve 2017/191 K. sayılı kararı ile 19.06.2017 tarihli duruşmada, davacılar vekiline, diğer mirasçıların davaya muvafakatlerini sağlamak ya da terekeye temsilci atanmasını talep etmek üzere gelecek celseye kadar kesin süre verildiği, süresi içerisinde diğer mirasçıların davaya muvafakatlerinin sağlanmaması yahut terekeye temsilci atanması için başvurulmaması durumunda davanın usulden red edileceği ihtarının yapıldığı, dosyanın 12.09.2017 tarihinde mesai saatleri içerisinde yapılan incelemesinde davacılar vekili tarafından dosyaya gönderilen herhangi bir belgenin bulunmadığı, duruşma günü davacı vekilinin 12.09.2017 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderdiği mazeret dilekçesinin ekindeki Halfeti Sulh Hukuk Mahkemesinde 12.09.2017 tarihinde 17:49'da açılan davaya ilişkin sunulan belgenin sehven görülemediği, davacı vekilinin kendisine verilen kesin süreye rağmen taraf teşkilini sağlamak üzere gerekli işlemleri yapmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (kapatılan) 19.Hukuk Dairesinin 16.12.2019 tarih, 2018/3052 E. ve 2019/5571 K. sayılı kararı ile "davacılar vekilince verilen kesin süre içerisinde terekeye temsilci atanmasına yönelik olarak dava açıldığı halde yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı vekilinin mazereti kabul edildiği halde savunma hakkını kısıtlayacak şekilde adı geçenin yokluğunda karar verilmesinin de doğru olmadığı" hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda muris ... terekesine temsilci atandığı, tereke temsilcisinin yargılamaya iştirak ederek davanın kabulünü istediği, davacılar tarafından davaya konu senedi sahte imza ile tanzim ettiğinden bahisle davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, Halfeti Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/421 E. numaralı dosyası üzerinden yapılan soruşturmada, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden davaya konu senette yer alan imzanın muristen sadır olup olmadığı hususunda rapor alındığı, anılan Kurum tarafından verilen 27.12.2012 tarihli raporda, senette yer alan imzanın murisin eli ürünü olmadığının mütalaa edildiği, senette yer alan imzanın murise ait olmadığının anlaşılması karşısında senede dayalı olarak başlatılan takibin dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu senedin ve senede dayalı olarak başlatılan takibin iptaline ve davacılar ...

ve ...'nun davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, her ne kadar ceza soruşturması dosyasında yer alan Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de Savcılık tarafından, bu rapora yönelik olarak yapmış oldukları itirazlar üzerine Jandarma Adli Kriminal Laboratuvarına da imza incelemesi yaptırıldığını ve anılan ve Kurum tarafından davaya konu senette yer alan murise ait olduğunun mütala edildiğini, Savcılığın bu raporla da yetinmeyerek bir de Adli Tıp Kurumuna imza incelemesi yaptırdığını, anılan Kurum tarafından da senette yer alan imzanın murise ait olduğunun tesvik edildiğini, bunun üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve soruşturma dosyasının bu suretle kesinleştiğini, bu hususu Mahkemeye bildirmelerine rağmen dikkate alınmadığını, davacı yanın, senedin açığa imzanın kötüye kullanılması suretiyle anlaşmaya aykırı doldurulduğunu da ispatlayamadığını, tüm bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulünün doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın ... terekesi adına yürütüldüğünü, bu nedenle Mahkemece, terekenin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken sadece davacılara yönelik menfi tespit hükmü kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık takip konusu bononun davacıların murisi tarafından tanzim edilip edilmediği, öyleyse mirasçılardan mal kaçırmak için muvazaalı düzenlenip düzenlenmediği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 211 inci maddesi

3. Değerlendirme

1.Dava, keşidecisi tarafların ortak murisi ..., lehtarı davalı olan ve davalı tarafından ... mirasçıları aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilen bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

2.Mahkemece, Halfeti Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/421 E. numaralı soruşturma dosyası kapsamında alınan Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 26.03.2013 tarihli raporuyla, davaya konu bonoda yer alan imzanın murisin eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 11.03.2015 tarihli 2014/6761 E. ve 2015/3412 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere takipsizlik kararı ile sonuçlanan hazırlık soruşturması sırasında alınan ve hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Bu hale göre, Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde gösterildiği şekilde, murise ait imza incelemesine esas belge asılları dosyaya kazandırılarak davaya konu sahtecilik iddiası bakımından yeni bir bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3.Kabule göre de Mahkemece, davanın muris ... terekesi adına takip edildiği gözetilerek muris ... terekesinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı olduğu şekilde, davacılar ... ve ...'nun davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, Mahkemenin kabul şekline göre de hükmün ... terekesi lehine bozulması gerekmiştir .

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin ve tereke temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.10. 2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987945100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.