6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tapu iptali ve tescili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4920 E. 2023/6454 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmelerin nisbiliği ilkesi sözleşmenin nisbiliği iddianın genişletilmesi yasağı yolsuz tescil müşterek temsilci yetkisiz temsil ana sözleşme değişikliği açık muvafakat yönetim kurulu üyeliği anonim şirket yönetim kurulu tapu iptali ve tescil ön inceleme aşaması sözleşmenin iptali aktif husumet ehliyeti malvarlığına ilişkin dava ihbar olunan muvazaa olağanüstü genel kurul aktif husumet iyiniyet husumet ehliyeti ara karar oy yasağı muvafakat uyuşmazlık konusu kaldırma ve yeniden hüküm anonim şirket taraf ehliyeti ihbar bilirkişi incelemesi hukuki yarar yetki ıslah yönetim kurulu kararı yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması dava sebebi cy/cy kaydı yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 555

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2014/972 E., 2019/11 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve ihbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ...,... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili şirketin 1.350.000,00 TL sermayeli ... Akaryakıt Nakliye Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.’ye 1.198.000,00 TL ile ortak olduğunu, dava dışı şirkete maliki olduğu taşınmazın şirketin ana sözleşmesinde gayrimenkul satma yetkisi olmadığı halde yasaya aykırı olarak satıldığını, şirketin yönetim kurulu üyelerinin ..., ... ve ... olduğunu, yönetim kurulu üyeleri yaptıkları toplantıda, yönetim kurulu başkanlığına ...’u, başkan yadımcılığına ...’u ve yönetim kurulu üyeliğine ...’u seçtiklerini, aynı toplantıda ... ve ...’un şirketi temsile yetkili kılındıklarını ve şirketin ana sözleşmesinde gayrimenkul satma yetkili olmadığı halde ana sözleşmeye aykırı olarak şirketin gayrimenkulünü satma yetkisi verildiğini, taşınmazın ... ve ...’un babası ve yönetim kurulu üyesi olan ...’a 13.01.2011 tarihinde satıldığını bu satışın yok hükmünde olduğunu, taşınmazı yasaya aykırı olarak alan ...’un taşınmazı köylüsü ...’a 20.05.2014 tarihinde, ...’ın da 04.06.2014 tarihinde ...’a sattığını, ilk satış yok hükmünde olduğundan sonraki satışların da yok hükmünde olup iyiniyetin ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile ... Akaryakıt Nakliye Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını,taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu, satışın zorunluluk nedeniyle yapılan satış olduğunu, şirketin mutad giderlerini dahi karşılayamadığı için bir kısım taşınmazların satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını, taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını, taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı parasını vermek suretiyle satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

5.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında, ...’un köylüsü olduğunu, kendisinin işlerini yürüttüğünü, dava konusu taşınmazı almadığını, kimseye de satmadığını, bu nedenle davanın kendi yönünden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, davaya konu taşınmazın satış suretiyle devrini yapan şirketin ortağı olup, davayı açmakta hukuki yararı ve taraf sıfatı bulunduğu, somut davada, davacı tarafın şirket yetkililerinin taşınmaz satışına yetkileri olmadığı halde taşınmaz satılmasından dolayı taşınmaz satışının yolsuz tescile dayandığını iddia ettiği, bilirkişi ve bilirkişi kurulundan alınan raporlarda da, davaya konu taşınmazın satış tarihi itibariyle ihbar olunan şirket yetkililerince taşınmaz satışı yapmaya yetkili olduğunun belirtildiği, nitekim hukuki niteliği itibariyle yapılan incelemede şirket yetkililerinin satış yapmaya yetkili olduğu bu hali ile yetkisiz temsile satıştan bahsedilemeyeceği, nitekim satış anında ticaret odasından da şirket yetkililerinin satış yapmaya yetkili olduklarının Tapu Müdürlüğüne bildirildiği, davacı tarafın muvazaa iddiasını ise ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra ileri sürdüğü, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından iddianın genişletilmesi ön incelemeden sonra ancak davalı tarafın açık muvafakatine bağlı olup, davalı vekilinin muvazaa iddiasına, iddianın genişletilmesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile muvafakat vermediği, dolayısı ile muvazaa iddiasının bu dava kapsamında dinlenilmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, gayrimenkulün satışı gayrimenkul satışı yapmaya yetkili şirket yetkilileri tarafından yapıldığı sabit olmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ihbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin ana sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı 3 üncü maddesinin 4-a no.lu bendine göre şirketin taşınmaz alma yetkisi var ise de satma yetkisinin bulunmadığını, şirketin 26.03.2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev ve yetki taksimine ilişkin 26.03.2010 tarih ve 13 sayılı kararına "...gayrimenkuller almaya, satmaya" ibaresini ana sözleşmesinin 3 üncü maddesinin 4-a bendine aykırı olarak ilave ederek yönetim kurulunun görev yetki kararını tescil ettirdiklerini, şirket ana sözleşmesinde değişikliğin ancak genel kurulca yapılabileceğini, yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olan satışın yok hükmünde olduğunu, bu nedenle bilirkişilerin satışı yapan eski yöneticilerin gayrimenkul satmaya yetkili olduğu yolundaki tespitlerinin yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğundan yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, 16.06.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu taşınmazın ilk satış açısından muvazaalı satış olduğuna ilişkin emarenin bulunduğu, ancak daha sonraki satışların art arda yapılması sebebiyle muvazaa açısından takdirin mahkemeye ait olduğunun tespiti ve davalılardan ...'ın 07.05.2015 tarihli celsede "...'un köylüsü olurum kendisinin işlerini ben yürütmekteydim, davaya konu taşınmazı ben satın almadım, kimseye de satmadım" beyanı karşısında davanın reddinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu raporda şirketin faaliyet konusu olan hayvancılık ve tarım işlerini yapmak için satın almış olduğu gayrimenkulün şirketin borçlarını ödemek için satıldığı yolundaki tespitin gerçeği yansıtmadığını, davalılar tarafından .....A.Ş.'nin borçlu olduğunun kanıtlanmadığını, taşınmazın satış bedeli 60.000,00 TL'den şirketin otomatik ödeme talimatı üzerine Tedaş tarafından 5.203,00 TL'sinden sonra kalan 54.801,53 TL'nin ...'a ödenmesinin şirketin borcunun olmadığının ve muvazaanın açık bir kanıtı olduğunu, müvekkilinin muvazaa iddiası mahkemece iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı değerlendirilmiş ise de bir kısım davalılar tarafından iddianın genişletildiği yolundaki itirazın süresinde yapılmadığını, bu nedenle mahkemenin iddianın genişletildiği yolundaki gerekçesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. İhbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; muvazaa iddiasının genişletildiği yolundaki bir kısım davalılar vekilinin talebinin yerinde olmayıp Mahkemece bu iddianın kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin gayrimenkulünün ...'a satışının ana sözleşmenin 3 üncü maddesinin 4-a bendine açıkça aykırı olduğunu, bu maddede şirketin gayrimenkul satacağının yazılı olmadığını, yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olan satışın yok hükmünde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça "muvazaa" ibaresini kullanmadığı, ne var ki taşınmazı satın alan ilk malik davalıların murisi ...'un müvekkilinin ortağı olduğu şirketin yönetim kurulu üyesi, ondan sonra alan davalı malik ...'ın ilk malik ...'un köylüsü, en son satın alan ve dava tarihi itibarıyla malik olan davalı ...'ın ise davalıların murisi ...'un iş hanında büfe sahibi olduğunu, dolayısıyla satın alan maliklerin iyi niyetli olmadıklarını ileri sürmek suretiyle esasen muvazaayı kast ettiğinin kabulü gerektiği, aksi yöndeki mahkeme gerekçesinin yerinde görülmediği, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği kural olarak sözleşmenin tarafları sözleşmenin iptalini talep edebilir ise de muvazaalı işlem iddiasında ilgili herkesin dava açmasının mümkün olduğu, dava dilekçesinde dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 555 inci maddesi (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 309 uncu maddesi) gereği tapunun şirkete verilmesi şeklinde bir talepte bulunulmuş olduğuna göre davacı ortağın artık bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabul edildiği, ihbar olunan anonim şirkete ait dava konusu taşınmazın ilk satışının anonim şirketin yönetim kurulunun yetkisi dahilinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yönünde yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın davacının ortağı olduğu ..... A.Ş 'ye ait iken 13.01.2011 tarihinde ilk olarak davalıların murisi, satış tarihinde taşınmaz maliki şirketin yönetim kurulu üyesi olan ...'a 60.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, ... Noterliğince düzenlenen 05.05.2009 tarihli anonim şirket ana sözleşmesinin 4/a maddesine göre şirketin iştigal konusu ile ilgili her türlü menkul ve gayrimenkulü alabileceği düzenlenmiş ise de taşınmaz satışına yer verilmediği, ihbar olunan anonim şirketin 26.03.2010 tarihinde şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının yapılarak toplanan şirket yönetim kurulu başkanlığına üç yıl süre ile ..., başkan yardımcılığına ..., muhasip üyeliğe ...’un seçildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısında alınan karar ile yönetim kuruluna şirket adına menkul ve gayri menkul mal alıp satmaya yetkili kılındığı, yönetim kurulu başkanına ve yardımcısına şirketi müştereken temsil etme yetkisi verildiği, şirketin anılan temsilcileri tarafından birlikte verilen vekâletnameye istinaden taşınmazın ... tarafından şirket yönetim kurulu üyesi ...'a satıldığı, gerek taşınmaz satışının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun'un 137 nci maddesine göre gerekse davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 374 üncü maddesine göre yönetim kurulunun şirket konusunu gerçekleştirmek amacıyla genel kurulun yetkisine girmeyen her türlü işlemi yapabileceği dikkate alındığında anonim şirketin yönetim kurulu temsilcilerinin taşınmazı satmaya yetkili olduklarının kabul edildiği, taşınmaz satışının muvazaalı olup olmadığına yönelik iddia yönünden yapılan incelemede, ihbar olunan ... A.Ş.'ye ait olan taşınmazın ilk olarak davalıların murisi aynı zamanda taşınmaz maliki anonim şirketin satış tarihinde yönetim kurulu üyesi olan ...'a 13.01.2011 tarihinde 60.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, dosyadaki banka hesap hareketine göre şirket hesabına aynı tarihte ... tarafından yatırılan satım bedelinden Tedaş'a otomatik ödeme talimatı üzerine ödenen 5.203,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 54.803,51 TL'nin 26.01.2011 tarihinde alıcı ... hesabına iade edilmiş olduğu, bu durumda taşınmazın oldukça düşük bir bedelle 5.198,47 TL'ye satıldığı, İlk Derece Mahkemesince taşınmazın bulunduğu mahalde keşfen inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda taşınmazın arsa ve üzerindeki bina ve müştemilatı ile birlikte satış tarihindeki değerinin 189.015,00 TL olarak belirlendiği, dolayısıyla taşınmazın gerçek satış değerinin çok altında bir fiyata satıldığı anlaşılmış olmakla, bu durumda ilk satışın muvazaalı olduğu, davalıların murisi ... tarafından taşınmazın satın alındığı 13.01.2011 tarihinden 3 yıl sonra taşınmazı 76.544,00 TL satım bedeli üzerinden satın alan 2. malik davalı ...'ın yargılama sırasında 07.05.2015 tarihli celsede; "...'un köylüsü olduğunu, kendisinin işlerini yürüttüğünü, davaya konu taşınmazı kendisinin almadığını kimseye de satmadığını"na yönelik imzalı beyanı karşısında artık 2. satışın ve davalı ... tarafından taşınmaz satın alındıktan 15 gün sonra 04.06.2014 tarihinde bu defa davalı ... adına ilk satışı şirket adına vekâleten gerçekleştiren ... tarafından vekâleten satılmış olduğu gözetildiğinde davalıların murisi ... ile diğer maliklerin işbirliği içinde kötü niyetle taşınmazı devraldıkları, eş anlatımla sonraki satışların da muvazaalı olarak yapıldığının değerlendirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca, ihbar olunan ... Akaryakıt Nakliye Tarım ve Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. tarafından da her ne kadar istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle ihbar olunan şirketin istinaf başvuru dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ...,... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalılar ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz satışının muvazaalı olduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte, davacı şirketin muvazaa iddiasını ön inceleme aşamasına kadar ve sonrasında da ileri sürmediğini, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından ve davanın diğer taraflarınca bu konuda muvafakat gösterilmediği takdirde ön inceleme aşamasından sonra dilekçesinde yer vermediği iddiasına dayanmasının mümkün olmadığını, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında, davacı tarafın dilekçesinde dayanmadığı muvazaalı işlem vakıasına ilişkin olarak, açıkça muvazaa ibaresini kullanmadığını ancak davacı tarafın aslında buna dayanmak istediğini belirterek hukuka ve yasaya aykırı olarak karar verdiğini, davacının talebi dışında bir karar verildiğini, somut olayda mahkeme işin esasına girmeksizin ve uyuşmazlığı irdelemeksizin, davacının kendi dilekçesinde dahi talep etmediği uyuşmazlığı çözmeyen bir karar verdiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan, taraf beyanları ve yetersiz belge ve bilgilere dayanarak esas hakkında karar verdiğini, müvekkillerinin satış işlemini gerçekleştirirken şirket ana sözleşmesine aykırı hareket etmediklerini, şirketin yararına yapılan satışlar olduğunu, şirketin mutad giderlerini karşılayamadığı için taşınmazın zorunluluktan dolayı satıldığını,

bu sebeple taşınmazın satışında kanuna aykırılık söz konusu olmadığını, dava dışı şirketin birçok malvarlığı olmasına rağmen yalnızca dava konusu taşınmazın satışına gidildiğini, bu durumun satışın kötü niyetli ve muvazaalı olmadığını gösterdiğini, taşınmazın satışında, satışın nedeninin şirketin mutad giderlerini karşılayamaması olduğundan, haklı ve makul bir sebebe dayandığını, muvazaa tespit edilirken mahkemece gerekli araştırma yapılmadan işlemin muvazaalı olduğunu kanaatine varılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, davacı tarafından talep edilmeyen konuda karar verildiğini, davacının muvazaa iddiasını ön inceleme aşamasına kadar ve sonrasında ileri süremediğini, ıslah ve muvafakat olmadan iddianın genişletilemeyeceğini, uyuşmazlık konusu taşınmazın maliki olan ve davada ihbar edilen şirket yetkililerinin satış işlemini gerçekleştirirken şirket ana sözleşmesine aykırı hareket etmediklerinin bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, taşınmazın ...'a satışının usul ve yasaya uygun olup bu satış işleminden 3 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra 2. ara malik olan kişiden satın aldığı taşınmazın muvazaa nedeniyle satışının iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ihbar olunan anonim şirkete ait taşınmazın satışı sebebiyle yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... vekili ve davalı ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hisse devrinin tespit ve tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17754 E. 2015/12494 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4920 E.  ,  2023/6454 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1048 Esas, 2021/442 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2014/972 E., 2019/11 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve ihbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ...,... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili şirketin 1.350.000,00 TL sermayeli ... Akaryakıt Nakliye Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.’ye 1.198.000,00 TL ile ortak olduğunu, dava dışı şirkete maliki olduğu taşınmazın şirketin ana sözleşmesinde gayrimenkul satma yetkisi olmadığı halde yasaya aykırı olarak satıldığını, şirketin yönetim kurulu üyelerinin ..., ... ve ... olduğunu, yönetim kurulu üyeleri yaptıkları toplantıda, yönetim kurulu başkanlığına ...’u, başkan yadımcılığına ...’u ve yönetim kurulu üyeliğine ...’u seçtiklerini, aynı toplantıda ... ve ...’un şirketi temsile yetkili kılındıklarını ve şirketin ana sözleşmesinde gayrimenkul satma yetkili olmadığı halde ana sözleşmeye aykırı olarak şirketin gayrimenkulünü satma yetkisi verildiğini, taşınmazın ...

ve ...’un babası ve yönetim kurulu üyesi olan ...’a 13.01.2011 tarihinde satıldığını bu satışın yok hükmünde olduğunu, taşınmazı yasaya aykırı olarak alan ...’un taşınmazı köylüsü ...’a 20.05.2014 tarihinde, ...’ın da 04.06.2014 tarihinde ...’a sattığını, ilk satış yok hükmünde olduğundan sonraki satışların da yok hükmünde olup iyiniyetin ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile ... Akaryakıt Nakliye Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını,taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu, satışın zorunluluk nedeniyle yapılan satış olduğunu, şirketin mutad giderlerini dahi karşılayamadığı için bir kısım taşınmazların satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını, taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını, taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı parasını vermek suretiyle satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

5.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında, ...’un köylüsü olduğunu, kendisinin işlerini yürüttüğünü, dava konusu taşınmazı almadığını, kimseye de satmadığını, bu nedenle davanın kendi yönünden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, davaya konu taşınmazın satış suretiyle devrini yapan şirketin ortağı olup, davayı açmakta hukuki yararı ve taraf sıfatı bulunduğu, somut davada, davacı tarafın şirket yetkililerinin taşınmaz satışına yetkileri olmadığı halde taşınmaz satılmasından dolayı taşınmaz satışının yolsuz tescile dayandığını iddia ettiği, bilirkişi ve bilirkişi kurulundan alınan raporlarda da, davaya konu taşınmazın satış tarihi itibariyle ihbar olunan şirket yetkililerince taşınmaz satışı yapmaya yetkili olduğunun belirtildiği, nitekim hukuki niteliği itibariyle yapılan incelemede şirket yetkililerinin satış yapmaya yetkili olduğu bu hali ile yetkisiz temsile satıştan bahsedilemeyeceği, nitekim satış anında ticaret odasından da şirket yetkililerinin satış yapmaya yetkili olduklarının Tapu Müdürlüğüne bildirildiği, davacı tarafın muvazaa iddiasını ise ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra ileri sürdüğü, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından iddianın genişletilmesi ön incelemeden sonra ancak davalı tarafın açık muvafakatine bağlı olup, davalı vekilinin muvazaa iddiasına, iddianın genişletilmesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile muvafakat vermediği, dolayısı ile muvazaa iddiasının bu dava kapsamında dinlenilmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, gayrimenkulün satışı gayrimenkul satışı yapmaya yetkili şirket yetkilileri tarafından yapıldığı sabit olmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ihbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin ana sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı 3 üncü maddesinin 4-a no.lu bendine göre şirketin taşınmaz alma yetkisi var ise de satma yetkisinin bulunmadığını, şirketin 26.03.2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev ve yetki taksimine ilişkin 26.03.2010 tarih ve 13 sayılı kararına "...gayrimenkuller almaya, satmaya" ibaresini ana sözleşmesinin 3 üncü maddesinin 4-a bendine aykırı olarak ilave ederek yönetim kurulunun görev yetki kararını tescil ettirdiklerini, şirket ana sözleşmesinde değişikliğin ancak genel kurulca yapılabileceğini, yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olan satışın yok hükmünde olduğunu, bu nedenle bilirkişilerin satışı yapan eski yöneticilerin gayrimenkul satmaya yetkili olduğu yolundaki tespitlerinin yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğundan yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, 16.06.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda;

dava konusu taşınmazın ilk satış açısından muvazaalı satış olduğuna ilişkin emarenin bulunduğu, ancak daha sonraki satışların art arda yapılması sebebiyle muvazaa açısından takdirin mahkemeye ait olduğunun tespiti ve davalılardan ...'ın 07.05.2015 tarihli celsede "...'un köylüsü olurum kendisinin işlerini ben yürütmekteydim, davaya konu taşınmazı ben satın almadım, kimseye de satmadım" beyanı karşısında davanın reddinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu raporda şirketin faaliyet konusu olan hayvancılık ve tarım işlerini yapmak için satın almış olduğu gayrimenkulün şirketin borçlarını ödemek için satıldığı yolundaki tespitin gerçeği yansıtmadığını, davalılar tarafından .....A.Ş.'nin borçlu olduğunun kanıtlanmadığını, taşınmazın satış bedeli 60.000,00 TL'den şirketin otomatik ödeme talimatı üzerine Tedaş tarafından 5.203,00 TL'sinden sonra kalan 54.801,53 TL'nin ...'a ödenmesinin şirketin borcunun olmadığının ve muvazaanın açık bir kanıtı olduğunu, müvekkilinin muvazaa iddiası mahkemece iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı değerlendirilmiş ise de bir kısım davalılar tarafından iddianın genişletildiği yolundaki itirazın süresinde yapılmadığını, bu nedenle mahkemenin iddianın genişletildiği yolundaki gerekçesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. İhbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; muvazaa iddiasının genişletildiği yolundaki bir kısım davalılar vekilinin talebinin yerinde olmayıp Mahkemece bu iddianın kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin gayrimenkulünün ...'a satışının ana sözleşmenin 3 üncü maddesinin 4-a bendine açıkça aykırı olduğunu, bu maddede şirketin gayrimenkul satacağının yazılı olmadığını, yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olan satışın yok hükmünde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça "muvazaa" ibaresini kullanmadığı, ne var ki taşınmazı satın alan ilk malik davalıların murisi ...'un müvekkilinin ortağı olduğu şirketin yönetim kurulu üyesi, ondan sonra alan davalı malik ...'ın ilk malik ...'un köylüsü, en son satın alan ve dava tarihi itibarıyla malik olan davalı ...'ın ise davalıların murisi ...'un iş hanında büfe sahibi olduğunu, dolayısıyla satın alan maliklerin iyi niyetli olmadıklarını ileri sürmek suretiyle esasen muvazaayı kast ettiğinin kabulü gerektiği, aksi yöndeki mahkeme gerekçesinin yerinde görülmediği, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği kural olarak sözleşmenin tarafları sözleşmenin iptalini talep edebilir ise de muvazaalı işlem iddiasında ilgili herkesin dava açmasının mümkün olduğu, dava dilekçesinde dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 555 inci maddesi (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 309 uncu maddesi) gereği tapunun şirkete verilmesi şeklinde bir talepte bulunulmuş olduğuna göre davacı ortağın artık bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabul edildiği, ihbar olunan anonim şirkete ait dava konusu taşınmazın ilk satışının anonim şirketin yönetim kurulunun yetkisi dahilinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yönünde yapılan incelemede;

dava konusu taşınmazın davacının ortağı olduğu ..... A.Ş 'ye ait iken 13.01.2011 tarihinde ilk olarak davalıların murisi, satış tarihinde taşınmaz maliki şirketin yönetim kurulu üyesi olan ...'a 60.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, ... Noterliğince düzenlenen 05.05.2009 tarihli anonim şirket ana sözleşmesinin 4/a maddesine göre şirketin iştigal konusu ile ilgili her türlü menkul ve gayrimenkulü alabileceği düzenlenmiş ise de taşınmaz satışına yer verilmediği, ihbar olunan anonim şirketin 26.03.2010 tarihinde şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının yapılarak toplanan şirket yönetim kurulu başkanlığına üç yıl süre ile ..., başkan yardımcılığına ..., muhasip üyeliğe ...’un seçildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısında alınan karar ile yönetim kuruluna şirket adına menkul ve gayri menkul mal alıp satmaya yetkili kılındığı, yönetim kurulu başkanına ve yardımcısına şirketi müştereken temsil etme yetkisi verildiği, şirketin anılan temsilcileri tarafından birlikte verilen vekâletnameye istinaden taşınmazın ...

tarafından şirket yönetim kurulu üyesi ...'a satıldığı, gerek taşınmaz satışının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun'un 137 nci maddesine göre gerekse davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 374 üncü maddesine göre yönetim kurulunun şirket konusunu gerçekleştirmek amacıyla genel kurulun yetkisine girmeyen her türlü işlemi yapabileceği dikkate alındığında anonim şirketin yönetim kurulu temsilcilerinin taşınmazı satmaya yetkili olduklarının kabul edildiği, taşınmaz satışının muvazaalı olup olmadığına yönelik iddia yönünden yapılan incelemede, ihbar olunan ... A.Ş.'ye ait olan taşınmazın ilk olarak davalıların murisi aynı zamanda taşınmaz maliki anonim şirketin satış tarihinde yönetim kurulu üyesi olan ...'a 13.01.2011 tarihinde 60.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, dosyadaki banka hesap hareketine göre şirket hesabına aynı tarihte ...

tarafından yatırılan satım bedelinden Tedaş'a otomatik ödeme talimatı üzerine ödenen 5.203,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 54.803,51 TL'nin 26.01.2011 tarihinde alıcı ... hesabına iade edilmiş olduğu, bu durumda taşınmazın oldukça düşük bir bedelle 5.198,47 TL'ye satıldığı, İlk Derece Mahkemesince taşınmazın bulunduğu mahalde keşfen inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda taşınmazın arsa ve üzerindeki bina ve müştemilatı ile birlikte satış tarihindeki değerinin 189.015,00 TL olarak belirlendiği, dolayısıyla taşınmazın gerçek satış değerinin çok altında bir fiyata satıldığı anlaşılmış olmakla, bu durumda ilk satışın muvazaalı olduğu, davalıların murisi ... tarafından taşınmazın satın alındığı 13.01.2011 tarihinden 3 yıl sonra taşınmazı 76.544,00 TL satım bedeli üzerinden satın alan 2.

malik davalı ...'ın yargılama sırasında 07.05.2015 tarihli celsede; "...'un köylüsü olduğunu, kendisinin işlerini yürüttüğünü, davaya konu taşınmazı kendisinin almadığını kimseye de satmadığını"na yönelik imzalı beyanı karşısında artık 2. satışın ve davalı ... tarafından taşınmaz satın alındıktan 15 gün sonra 04.06.2014 tarihinde bu defa davalı ... adına ilk satışı şirket adına vekâleten gerçekleştiren ... tarafından vekâleten satılmış olduğu gözetildiğinde davalıların murisi ... ile diğer maliklerin işbirliği içinde kötü niyetle taşınmazı devraldıkları, eş anlatımla sonraki satışların da muvazaalı olarak yapıldığının değerlendirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca, ihbar olunan ...

Akaryakıt Nakliye Tarım ve Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. tarafından da her ne kadar istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle ihbar olunan şirketin istinaf başvuru dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ...,... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalılar ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz satışının muvazaalı olduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte, davacı şirketin muvazaa iddiasını ön inceleme aşamasına kadar ve sonrasında da ileri sürmediğini, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından ve davanın diğer taraflarınca bu konuda muvafakat gösterilmediği takdirde ön inceleme aşamasından sonra dilekçesinde yer vermediği iddiasına dayanmasının mümkün olmadığını, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında, davacı tarafın dilekçesinde dayanmadığı muvazaalı işlem vakıasına ilişkin olarak, açıkça muvazaa ibaresini kullanmadığını ancak davacı tarafın aslında buna dayanmak istediğini belirterek hukuka ve yasaya aykırı olarak karar verdiğini, davacının talebi dışında bir karar verildiğini, somut olayda mahkeme işin esasına girmeksizin ve uyuşmazlığı irdelemeksizin, davacının kendi dilekçesinde dahi talep etmediği uyuşmazlığı çözmeyen bir karar verdiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan, taraf beyanları ve yetersiz belge ve bilgilere dayanarak esas hakkında karar verdiğini, müvekkillerinin satış işlemini gerçekleştirirken şirket ana sözleşmesine aykırı hareket etmediklerini, şirketin yararına yapılan satışlar olduğunu, şirketin mutad giderlerini karşılayamadığı için taşınmazın zorunluluktan dolayı satıldığını,

bu sebeple taşınmazın satışında kanuna aykırılık söz konusu olmadığını, dava dışı şirketin birçok malvarlığı olmasına rağmen yalnızca dava konusu taşınmazın satışına gidildiğini, bu durumun satışın kötü niyetli ve muvazaalı olmadığını gösterdiğini, taşınmazın satışında, satışın nedeninin şirketin mutad giderlerini karşılayamaması olduğundan, haklı ve makul bir sebebe dayandığını, muvazaa tespit edilirken mahkemece gerekli araştırma yapılmadan işlemin muvazaalı olduğunu kanaatine varılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, davacı tarafından talep edilmeyen konuda karar verildiğini, davacının muvazaa iddiasını ön inceleme aşamasına kadar ve sonrasında ileri süremediğini, ıslah ve muvafakat olmadan iddianın genişletilemeyeceğini, uyuşmazlık konusu taşınmazın maliki olan ve davada ihbar edilen şirket yetkililerinin satış işlemini gerçekleştirirken şirket ana sözleşmesine aykırı hareket etmediklerinin bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, taşınmazın ...'a satışının usul ve yasaya uygun olup bu satış işleminden 3 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra 2. ara malik olan kişiden satın aldığı taşınmazın muvazaa nedeniyle satışının iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ihbar olunan anonim şirkete ait taşınmazın satışı sebebiyle yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... vekili ve davalı ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987313600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.