Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5887 E. 2023/6977 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ rücu↗ tüzel kişilik↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/77 E., 2021/562 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket aleyhine Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/389 E. sayılı dosyası ile açtığı davada şirketin re'sen terk edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek davalı şirketin ihyasını istemiştir. Davacı vekili, 06.12.2020 tarihli dilekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi uyarınca husumetin ... ve Babaeski Tasfiye Memurluğuna yöneltilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...; ilgili şirkete ait tescil edilmiş bir tasfiye kararına rastlanmadığını, şirketin sicilde faal olduğunu bildirmiştir.
2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin terkininin ve tasfiyeye girişinin yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında rücu'en tazminat davasının devam ettiğini, Babaeski Ticaret Sicil Müdürlüğün'nün yazısında şirketin 04.12.2015 tarihinde iş merkezinin faaliyetinin olmamasından dolayı re'sen terkin işlemi yapıldığının bildirildiği, gerekli inceleme yapılmadan davanın reddinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ne şekilde terkin edildiğine ilişkin bir açıklama yapılmadan yasal hasım olan sicil müdürlüğünün yanı sıra esasen terkin ile tüzel kişiliği sona erdiği belirtilen şirketin davada hasım olarak gösterildiği, İlk Derece Mahkemesince, terkine ilişkin kayıt ve belgelerin ilgili sicil müdürlüğünden istendiği, Müdürlüğün 29.02.2020 tarih ve 2020/47 sayılı cevabi yazısında, şirkete ait tescil edilmiş bir tasfiye kararı bulunmadığı ve şirketin faal olduğunun bildirildiği, aynı Müdürlüğün 04.06.2020 tarih ve 2020/118 sayılı cevabi yazısında ise, Vergi Dairesinin 11.11.2015 tarihli yazısı ile 04.12.2014 tarihinde şirketin faaliyette bulunduğu iş merkezinde yapılan denetimde faaliyetinin bulunmaması nedeniyle re'sen terk işlemi yapıldığının bildirildiğini, oysa sicil kaydında terkin kaydı bulunmadığın bildirilerek şirketin muamele merkezi ile temsil ve ilzama yetkili kişilerin adreslerinin bildirildiğinin görüldüğü, davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci ve geçici 7 nci maddesi anlamında ihyasını gerektirir bir terkin kaydı bulunmadığı, şirketin ticari faaliyetinin bulunmaması nedeniyle vergi açısından terkin edilmiş olmasının, tüzel kişiliğinin sona erdiği anlamına gelmeyeceği, şirketin tüzel kişiliğinin bulunduğundan, tebligat yapılamaması veya şirketin sicilde kayıtlı adresinde fiilen ticari faaliyetini devam ettirmemesi ihya nedeni olarak kabul edilemeyeceği, ticaret şirketlerine ne şekilde tebligat yapılacağı ve tebliğin sonuçsuz kalması halinde izlenecek yolun yasada düzenlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/389 E. sayılı rücu'en tazminat davasının devam ettiğini, Babaeski Ticaret Sicil Müdürlüğünden cevap verilen yazıda şirketin 04.12.2015 tarihinde iş merkezinin faaliyetinin olmamasından dolayı re'sen terkin işlemi yapıldığının bildirildiği, gerekli inceleme yapılmadan davanın reddinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve geçici 7 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13339 E. 2012/18900 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:itirazın iptali davası · iptal davası · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nde takipte bulunduğu, itiraz sonrası Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesinde «itirazın iptali davası» açtığı, mahkemece «yetkisizlik» kararı verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, itirazın iptali davası açılmasının koşullarından birisinin geçerli bir icra takibi bulunması olduğu, Ba …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/392 E. 2012/7664 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · itirazın iptali davası · iptal davası · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nde takipte bulunduğu, itiraz sonrası Kadıköy ATM'de «itirazın iptali davası» açtığı, mahkemece «yetkisizlik» kararı verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, itirazın iptali davası açılmasının koşullarından birisinin geçerli bir icra takibi bulunması olduğu, Ba …
1-Dava, taşımadan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yetki» sınırları içerisinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
ATM tarafından da Babaeski AHM’ne «yetkisizlik» kararı verilerek, kesinleşme sonrası dosya mahkemeye gönderilmiştir.
Bu durumda, yetkiye yönelik husus kesinleşmiş olup, ayrıca itirazın iptaline ilişkin davada mahkemenin yetkili olması için «yargı çevresi» içinde yapılmış bir icra takibi bulunması da zorunlu değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/392 E. 2012/7664 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · itirazın iptali davası · iptal davası · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nde takipte bulunduğu, itiraz sonrası Kadıköy ATM'de «itirazın iptali davası» açtığı, mahkemece «yetkisizlik» kararı verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, itirazın iptali davası açılmasının koşullarından birisinin geçerli bir icra takibi bulunması olduğu, Ba …
1-Dava, taşımadan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yetki» sınırları içerisinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
ATM tarafından da Babaeski AHM’ne «yetkisizlik» kararı verilerek, kesinleşme sonrası dosya mahkemeye gönderilmiştir.
Bu durumda, yetkiye yönelik husus kesinleşmiş olup, ayrıca itirazın iptaline ilişkin davada mahkemenin yetkili olması için «yargı çevresi» içinde yapılmış bir icra takibi bulunması da zorunlu değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:yasal hasım · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ne şekilde «terkin» edildiğine ilişkin bir açıklama yapılmadan «yasal hasım» olan sicil müdürlüğünün yanı sıra esasen terkin ile «tüzel kişiliği» sona erdiği belirtilen şirketin davada hasım olarak gösterildiği, İlk Derece Mahkemesince, terkine ilişkin kayıt ve belgelerin ilgili sicil müdürlüğünden istendiği, Müdürlüğün 29.02.2020 tarih ve 2020/47 sayılı cevabi yazısında, şirkete ait tescil edilmiş bir «tasfiye» kararı bulunmadığı ve şirketin faal olduğunun bildirildiği, aynı Müdürlüğün 04.06.2020 tarih ve 2020/118 sayılı cevabi yazısında ise, Vergi Dairesinin 11.11.2015 tarihli yazısı ile 04.12.2014 tarihinde şirketin faaliyette bulunduğu iş merkezinde yapılan denetimde faaliyetinin bulunmaması nedeniyle re'«sen terk» işlemi yapıldığının bildirildiğini, oysa sicil kaydında terkin «kaydı» bulunmadığın bildirilerek şirketin muamele merkezi ile «temsil» ve ilzama yetkili kişilerin adreslerinin bildirildiğinin görüldüğü, davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci ve geçici 7 nci maddesi anlamında ihyasını gerektirir bir terkin kaydı bulunmadığı, şirketin ticari faaliyetinin bulunmaması nedeniyle vergi açısından terkin edilmiş olmasının, tüzel kişiliğinin sona erdiği anlamına gelmeyeceği, şirketin tüzel kişiliğinin bulunduğundan, «tebligat» yapılamaması veya şirketin sicilde kayıtlı adresinde fiilen ticari faaliyetini devam ettirmemesi «ihya» nedeni olarak kabul edilemeyeceği, ticaret şirketlerine ne şekilde tebligat yapılacağı ve tebliğin sonuçsuz kalması halinde izlenecek yolun yasada düzenlendiği ger …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket aleyhine Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/389 E. sayılı dosyası ile açtığı davada şirketin re'«sen terk» edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek davalı şirketin ihyasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı ...; ilgili şirkete ait tescil edilmiş bir «tasfiye» kararına rastlanmadığını, şirketin sicilde faal olduğunu bildirmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik · tasfiye memuru · fesih · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5887 E. , 2023/6977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/783 Esas, 2023/1422 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/77 E., 2021/562 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket aleyhine Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/389 E. sayılı dosyası ile açtığı davada şirketin re'sen terk edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek davalı şirketin ihyasını istemiştir. Davacı vekili, 06.12.2020 tarihli dilekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi uyarınca husumetin ... ve Babaeski Tasfiye Memurluğuna yöneltilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...; ilgili şirkete ait tescil edilmiş bir tasfiye kararına rastlanmadığını, şirketin sicilde faal olduğunu bildirmiştir.
2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin terkininin ve tasfiyeye girişinin yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında rücu'en tazminat davasının devam ettiğini, Babaeski Ticaret Sicil Müdürlüğün'nün yazısında şirketin 04.12.2015 tarihinde iş merkezinin faaliyetinin olmamasından dolayı re'sen terkin işlemi yapıldığının bildirildiği, gerekli inceleme yapılmadan davanın reddinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ne şekilde terkin edildiğine ilişkin bir açıklama yapılmadan yasal hasım olan sicil müdürlüğünün yanı sıra esasen terkin ile tüzel kişiliği sona erdiği belirtilen şirketin davada hasım olarak gösterildiği, İlk Derece Mahkemesince, terkine ilişkin kayıt ve belgelerin ilgili sicil müdürlüğünden istendiği, Müdürlüğün 29.02.2020 tarih ve 2020/47 sayılı cevabi yazısında, şirkete ait tescil edilmiş bir tasfiye kararı bulunmadığı ve şirketin faal olduğunun bildirildiği, aynı Müdürlüğün 04.06.2020 tarih ve 2020/118 sayılı cevabi yazısında ise, Vergi Dairesinin 11.11.2015 tarihli yazısı ile 04.12.2014 tarihinde şirketin faaliyette bulunduğu iş merkezinde yapılan denetimde faaliyetinin bulunmaması nedeniyle re'sen terk işlemi yapıldığının bildirildiğini, oysa sicil kaydında terkin kaydı bulunmadığın bildirilerek şirketin muamele merkezi ile temsil ve ilzama yetkili kişilerin adreslerinin bildirildiğinin görüldüğü, davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci ve geçici 7 nci maddesi anlamında ihyasını gerektirir bir terkin kaydı bulunmadığı, şirketin ticari faaliyetinin bulunmaması nedeniyle vergi açısından terkin edilmiş olmasının, tüzel kişiliğinin sona erdiği anlamına gelmeyeceği, şirketin tüzel kişiliğinin bulunduğundan, tebligat yapılamaması veya şirketin sicilde kayıtlı adresinde fiilen ticari faaliyetini devam ettirmemesi ihya nedeni olarak kabul edilemeyeceği, ticaret şirketlerine ne şekilde tebligat yapılacağı ve tebliğin sonuçsuz kalması halinde izlenecek yolun yasada düzenlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/389 E. sayılı rücu'en tazminat davasının devam ettiğini, Babaeski Ticaret Sicil Müdürlüğünden cevap verilen yazıda şirketin 04.12.2015 tarihinde iş merkezinin faaliyetinin olmamasından dolayı re'sen terkin işlemi yapıldığının bildirildiği, gerekli inceleme yapılmadan davanın reddinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve geçici 7 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987307000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz