6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konut finansman kredisinin sözleşmelerin nispiliği gereği alıcıya ödenmesi ve bankanın sorumsuzluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2932 E. 2023/6802 K. · · İlk derece: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Konut finansman kredisinde, kredi sözleşmesinde ödemenin taşınmaz satıcısına yapılacağı kararlaştırılmamışsa, banka sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği krediyi tarafı olan alıcıya öder ve satıcıya ödeme yapılmamasından ötürü satıcıya karşı sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Konut finansman kredisinin alıcıya ödenmesinden bankanın satıcıya karşı sorumluluğu → ret

İddia: Davacı satıcı, kredi bedelinin kendisine ödenmesi gerekirken dava dışı alıcıya ödenmesi nedeniyle bankanın kusurlu olduğunu ve maddi-manevi zararının tazminini talep etmiştir.

Gerekçe: Sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca edim ve yükümlülükler yalnız tarafları bağlar; kredi veren banka ile kredi alan arasındaki sözleşmede ödemenin taşınmaz satıcısına yapılacağı, kredinin satıcı hesabına aktarılacağı veya blokaj konulacağı kararlaştırılmadığından, bankanın kredi bedelini kendi müşterisi olan alıcıya ödemesi yasal sorumluluğu gereğidir; bu nedenle satıcı davacıya karşı sorumluluğu doğmaz. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

Kredi sözleşmesinde satıcıya ödeme kararlaştırılmadıkça bankanın krediyi alıcıya ödemesinin sözleşmelerin nispiliği gereği olduğuna ve satıcıya karşı sorumluluk doğurmadığına ilişkindir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmelerin nispiliği konut finansman kredisi haksız fiil sorumluluğu illiyet bağı

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5209 E. 2012/4721 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2932 E.  ,  2023/6802 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1173 Esas, 2021/1671 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/974 E., 2019/69 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kendisine ait tapulu taşınmazı dava dışı ... isimli şahsa bu şahsın Üsküdar Denizbank Şubesinden aldığı 90.000,00 TL konut kredisi karşılığında sattığını, bu paranın bankanın Alibeyköy Şubesine havale edildiği, davacı ile dava dışı bina müteahhidi ve dava dışı alıcı ...'nin Eyüp Tapu Müdürlüğünden birlikte Denizbank Alibeyköy Şubesine gittikleri ancak işlemlerinin uzayacak olması sebebiyle davacının pastanede beklemesini istediklerini, bankanın 90.000,00 TL konut kredisini satıcı davacıya ödemeyip alıcı dava dışı Serkan’a ödediğini, paranın davacıya ödenmesi gerektiğini, davacı tarafından üçüncü şahıslara tahsil yetkisi verilmediğini, davacının dolandırılarak mağdur edildiğini, davalıya göderilen ihtarnameyle parasının ödenmesinin talep edildiği halde halen ödenmediğini ileri sürerek 90.000,00 TL maddi tazminat, 785,00 TL işlemiş faiz ve 30.000,00 TL manevi tazminat olmak olmak üzere toplam 120.785,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın Üsküdar Şube müşterisi dava dışı ...’ye konut kredisi kullandırıldığını, kullanılan kredi için ilgili taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek kurulduğu, kredi tutarının “konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen hesap sahibi tarafından çekilen” açıklaması ile satıcıya (davacıya) ödenmek üzere dava dışı ...’ye ödendiğini, davanın parayı teslim alana karşı açılması gerektiği, davalı bankanın davacıya ödeme yapma taahhüdünün bulunmadığı, bankanın davacı ile bir sözleşme de yapmadığını, davalı bankanın müşterisine kredi bedelini ödeyerek sözleşmesel ilişkiden doğan edimini yerine getirdiği, davacının resmi satış senedinde taşınmazın 62.000,00 TL karşılığında sattığını ve satış bedelini nakden aldığını beyan ettiğini, satış bedelini almayan bir kimsenin banka şubesinde bulunmayıp dışarıda beklemesinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını, davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilse bile tazminatın kusur oranına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat isteminin soyut beyanlara dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka taşınmazın alıcısının dava dışı ... olduğunu bilmesine rağmen "konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen" açıklamasını düşerek satıcıya değil aksine alıcıya ödeme yaptığı, oysa satıcıya ödeme şerhi düşülüyorsa bedelin banka memuru tarafından satıcıya ödenmesi gerektiği, ortada yazılı delil bulunmaktayken bankacılık teamül veya uygulamalarına gidilerek somut davanın çözümlenmesi mümkün olmadığı, ...'ye ödenen 90.000,00 TL bedelin davacıya ödenmemesi davalı bankanın kusurlu ve hatalı işleminden kaynaklandığı, davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bir fiil bulunmadığından manevi tazminat talebinin uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 90.000,00 TL asıl alacak ve 785,00 TL işlemiş faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından konut kredi bedelinin kredi borçlusu müşterisi ...'ye ödenmesinin hukuka uygun olduğunu, hukuka uygun fiil nedeniyle zarar tazmini talep edilemeyeceğini, maddi tazminat taleplerinin unsurlarından olan illiyet bağı ve kusur da oluşmadığını bu itibarla talebin reddedilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince ödeme dekontunda yer alan "satıcıya ödenen" ibaresinin hükme dayanak olarak gösterildiğini, müvekkili bankanın satıcıya ödeme taahhüdü bulunmadığını, davacının taşınmazı sattığını ve bedelini alamadığını beyan ettiği dava dışı üçüncü kişiye husumet yöneltilmeksizin uğranıldığı iddia olunan zararın müvekkili bankadan tazmin talebinin kötü niyetin ispatı olduğunu, davacının müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, davacının satış bedeli olduğunu resmi senette beyan ettiği 62.000,00 TL üzerini talep hakkının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın davacı satıcı tarafından dava dışı alıcıya 62.000,00 TL bedelle, bedeli nakden ve tamamen alınarak 23.06.2016 tarihinde satıldığı, davalı tarafından alıcıya mezkur taşınmazı satın alması amacıyla 22.06.2016 tarihinde konut finansman kredisi verdiği, bu krediyi teminen alıcının mevduat hesabına 174.242,42 TL bedelli rehin konulduğu, 23.06.2016 tarihinde konut finansman kredisinin alıcının hesabına aktarıldığı, ''konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen hesap sahibi tarafından çekilen'' kaydı ile 23.06.2016 tarihinde alıcı hesabından 90.000,00 TL tutarlı olarak Alibeyköy Şubesi tarafından alıcıya ödendiği, sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülükler taraflar yönünden bağlayıcı olduğu, taraflar birbirlerine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu, sözleşmenin üçüncü kişiyi bağlamayacağı somut olayda, davalı Banka tarafından onaylanan konut finansman kredisi ödemesinin, kredi sözleşmesinin tarafı olan dava dışı taşınmaz alıcısı ...'ye yapılması sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği olduğu, kredi veren davalı Banka ile kredi alan dava dışı ...

kredi ödemesinin taşınmaz satıcısı olan davacıya yapılacağını kararlaştırılmadığı, konut finansman kredisi sözleşmesi onaylandıktan sonra ödemenin taşınmaz satıcısına yapılacağı, kredinin satıcı hesabına aktarılacağı, satım işlemi ile krediye blokaj konulacağı gibi hususların da kararlaştırılmadığı, bu durumda davalı bankanın kredi alana ödemede bulunması yasal sorumluluğu gereği olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın konut kredisini alıcıya peşin ödemediğini, bankanın avukatı, alıcı ve satıcı Eyüp Tapu Müdürlüğüne birlikte giderek satış işlemini gerçekleştirdiklerini, davalının satış işlemi gerçekleşmeden, satın alınan taşınmaz üzerine banka lehine ipotek tesis edilmeden alıcıya ve satıcıya ödeme yapmadığını, tapudaki işlem bitince, alınan yazıyla davalı bankanın şubesine gidildiğini, burada banka şubesi müdürü hatalı bir şekilde parayı satıcıya ödemesi gerekirken ödemeyerek, davacıyı mağdur ettiğini, tapu dairesinde banka kredisi ile ilgili satışlarda alıcının banka kredisini peşin alamadığı ve fakat satış tutarını aldığına dair beyanının tapu kaydına işlendiği, satışın yapıldığını bankaya bildirilerek satıcıya ödenme yapıldığını, uygulamanın bu yönde olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı banka tarafından taşınmaz alıcısı dava dışı ...' ye kullandırılan konut kredi tutarının davacı satıcıya ödenmesi gerektiği halde dava dışı alıcıya ödenmesi nedeniyle, satıcı davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987285700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1173 E. 2021/1671 K.

Konut kredisinin satıcıya değil alıcıya ödenmesinde banka sorumluluğu

Gerekçe özeti

Konut finansman kredisinin bankaca, kredi sözleşmesine imza atan alıcıya ödenmesi, sözleşmede satıcıya ödeme yapılacağına ilişkin bir kayıt bulunmadığı sürece, sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca bankanın taşınmaz satıcısına karşı sorumluluğunu doğurmaz; ödeme havalesinde 'satıcıya ödenen, hesap sahibi tarafından çekilen' şerhi bulunması da bu sonucu değiştirmez ve bankanın sorumluluğu sözleşme gereği ödeme yaptığı kişiye karşı sınırlıdır.

Emsal değeri

Konut kredisi ödemelerinde bankanın, kredi sözleşmesine taraf olan alıcıya yaptığı ödemenin, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, taşınmaz satıcısına karşı bir sorumluluk doğurmayacağına ilişkin değerlendirme, sözleşmenin nispiliği ilkesinin banka-tüketici kredi ilişkilerinde uygulanmasına örnek oluşturması nedeniyle bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: sözleşmelerin nispiliği ilkesi husumet konut finansman kredisi ticari dava tüketici işlemi maddi tazminat manevi tazminat

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1173

KARAR NO 2021/1671

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/02/2019

NUMARASI 2016/974 Esas - 2019/69 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/11/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının kendisine ait tapulu taşınmazı alıcı ... isimli şahsa bu şahsın Üsküdar ... Şubesinden aldığı 90.000-TL banka konut kredisi karşılığında sattığı, bu paranın bankanın Alibeyköy Şubesine Üsküdar Şubesi tarafından havale edildiği, davacı ile dava dışı bina müteahhidi ve dava dışı alıcı...’ın Eyüp Tapusundan hep birlikte ... Alibeyköy Şubesine gittikleri ancak işlemlerinin uzayacak olması sebebiyle şahısların tapunun yanındaki pastanede beklemesini istediklerini, bankanın 90.000-TL konut kredisini satıcı davacıya ödemeyip alıcı dava dışı ...’a ödediği, davacının çağrılarak paranın davacıya ödenmesi gerektiği, davacı tarafından üçüncü şahıslara tahsil yetkisi verilmediğini, davacının dolandırılarak mağdur edildiği, davacının daha sonra da paranın verilmesi bakımından oyalandığı iddia edilerek 90.000- TL maddi tazminat, 785- TL işlemiş faiz ve 30.000-TL manevi tazminat olmak olmak üzere toplam 120.785- TL'nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili;davalı bankanın Üsküdar Şube müşterisi ...’ye konut kredisi kullandırıldığı, kullanılan kredi için ilgili taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek kurulduğu, kredi tutarının “konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen hesap sahibi tarafından çekilen” açıklaması ile satıcıya (davacıya) ödenmek üzere ...’ye ödendiği, davanın parayı teslim alana karşı açılması gerektiği, davalı bankanın davacıya ödeme yapma taahhüdünün bulunmadığı, keza bankanın davacı ile bir sözleşme de yapmadığı, davalı bankanın müşterisine kredi bedelini ödeyerek sözleşmesel ilişkiden doğan edimini yerine getirdiği,resmi satış senedinde taşınmazın 62.000-TL karşılığında sattığını ve satış bedelini nakden aldığını beyan ettiği, satış bedelini almayan bir kimsenin banka şubesinde beklemeyip dışarıda restoranda oturmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı,davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilse bile tazminatın kusur oranına göre değerlendirilmesi gerektiğini beyanla maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, aksi kanaatte olunması halinde ise ispatlanan zarar ölçüsünde tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Davalı banka alıcının ... olduğunu bilmesine rağmen "konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen" açıklamasını düşerek satıcıya değil aksine alıcıya ödeme yaptığını, oysa satıcıya ödeme şerhi düşülüyorsa bedelin banka memuru tarafından satıcıya ödenmesi gerektiğini, ortada yazılı delil bulunmaktayken bankacılık teamül veya uygulamalarına gidilerek somut davanın çözümlenmesi mümkün olmayıp ...'ye ödenen 90.000- TL bedelin davacıya ödenmemesi davalı bankanın kusurlu ve hatalı işleminden kaynaklandığı,maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ;

90. 000-TL asıl alacak ve 785-TL işlemiş faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline, davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bir fiil bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalılar vekili; müvekkili banka tarafından konut kredi bedelinin kredi borçlusu müşterisi ...'ye ödenmesinin hukuka uygun olduğunu, hukuka uygun fiil nedeniyle zarar tazmini talep edilemeyeceğini, maddi tazminat taleplerinin unsurlarından olan illiyet bağı ve kusur da oluşmadığını bu itibarla talebin reddedilmesi gerektiğini, mahkemece ödeme dekontunda yer alan "satıcıya ödenen" ibaresinin hükme dayanak olarak gösterildiğini müvekkili bankanın satıcıya ödeme taahhüdü bulunmadığını, davacının taşınmazı sattığını ve bedelini alamadığını beyan ettiği dava dışı üçüncü kişiye husumet yöneltilmeksizin uğranıldığı iddia olunan zararın müvekkili bankadan tazmin talebinin kötü niyetin ispatı olduğunu,davacının müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, davacının satış bedeli olduğunu resmi senette beyan ettiği 62.000-TL üzerini talep hakkının bulunmadığını,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;davalı bankanın Üsküdar Şubesi tarafından alıcı ...'ye kullandırılan 90.000-TL konut kredisinin davalı bankanın Alibeyköy Şubesi tarafından kredi kullanan ...'ye ödendiği,konut kredi tutarının davacı satıcıya ödenmesi gerektiği halde dava dışı alıcıya ödenmesi nedeniyle,satıcı davacının uğradığı zarar tutarı 90.000-TL konut kredi bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Dava miktar ve değeri ve dava tarihi itibariyle ; dava açıldığı tarihte yazılı yargılama usulüne tabi bulunduğu,sözlü yargılama talebinin reddine karar verilmesi usulü bir hata ise de hükümden sonra 22.07.2020 tarihi itibariyle 500.000-TL yi geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanacağından sonuca etkili görülmemiştir.

Davacının taşınmaz satıcısı olarak bankacılık işlemi yapmadığı bu durumda tüketici olmadığı ancak dava dışı taşınmaz alıcısı konut finansman kredisi kullanan tüketici ile banka arasında bankacılık işlemi olan dava dışı tüketici taşınmaz alıcısına banka tarafından yapılan ödeme sonucu zarar gördüğü iddiasında bulunduğu nazara alındığında davanın ticari dava olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda davalı bankaya husumet yöneltilmesi mümkün görülmüştür. Taşınmazın davacı satıcı tarafından dava dışı alıcıya 62.000-TL bedelle bedeli nakden ve tamamen alınarak 23.06.2016 tarihinde satıldığı anlaşılmaktadır. Davalı Bankanın Üsküdar Şubesi tarafından alıcıya mezkur taşınmazı satın alması amacıyla dava dışı alıcı lehine 22.06.2016 tarihinde konut finansman kredisi verdiği, bu krediyi teminen alıcının mevduat hesabına 174.242,42-TL bedelli rehin konulduğu, 23.06.2016 tarihinde konut finansman kredisinin alıcının Alibeyköy hesabına aktarıldığı, ''konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen hesap sahibi tarafından çekilen'' kaydı ile 23.06.2016 tarihinde alıcı hesabından 90.000- TL tutarlı olarak Alibeyköy Şubesi tarafından alıcıya ödendiği anlaşılmaktadır.

Sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülükler taraflar yönünden bağlayıcıdır, taraflar birbirlerine karşı sözleşme gereği sorumlu olup, sözleşme üçüncü kişiyi bağlamaz. Somut olayda, davalı Banka tarafından onaylanan konut finansman kredisi ödemesinin, kredi sözleşmesine imza atan kimse olan dava dışı- kredi alan- taşınmaz alıcısı- tüketici ...'ye yapılması sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği asıl olandır. Kredi veren davalı Banka ile kredi alan dava dışı ... kredi ödemesinin taşınmaz satıcısı olan davacıya yapılacağını kararlaştırmamıştır. Konut finansman kredisi sözleşmesi onaylandıktan sonra ödemenin taşınmaz satıcısına yapılacağı, kredinin satıcı hesabına verileceği, satım işlemi ile krediye blokaj konulacağı ...vb de kararlaştırılmamıştır.

Bu durumda davalı bankanın kredi alana ödemede bulunması yasal sorumluluğu gereğidir. Kredi alana,ödemenin yapılmasına ilişkin havale işleminde, tam olarak '' konut kredisi bedeli olarak satıcıya ödenen hesap sahibi tarafından çekilen '' ibaresi şerh düşülmüş olup satıcıya bedelin ödendiği, hesap sahibi tarafından çekildiği yazılmış olduğundan bu şerh nedeniyle de davalı bankanın davacı satıcıya karşı sorumluluğu doğmayacaktır. Açıklanan nedenlerle ; hükmü istinaf eden davalı bankanın sözleşme gereği sorumlu olduğu kişiye yaptığı ödeme nedeniyle davacı satıcıya karşı sorumluluğu bulunmadığından davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve maddi tazminat isteminin reddine , manevi tazminat isteminin reddine ilişkin hüküm taraflarca istinaf edilmemekle kesinleştiği anlaşılmakla aynen tekrar edilerek manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.02.2019 Tarih 2016/974 Esas 2019/69 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1- Davacının maddi tazminat davasının reddine, 2- Davacının manevi tazminat davasının reddine,'' İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Davacıdan alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcının yatırılan 2.062,71-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.003,41-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 57-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya öden mesine, Davalı vekili için maddi tazminat yönünden AAÜT uyarınca takdir olunan 12.574,58-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davalı vekili için manevi tazminat yönünden AAÜT uyarınca takdir olunan 3.600-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafça yatırılan 1.550,38-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/11/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.