6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5209 E. 2012/4721 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek uyuşmazlık konusu havale kredi sözleşmesi ihtarname eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taşınmazını 25.07.2007 tarihinde dava dışı ...’a devrettiği, anılan kişinin davalıyla konut kredi sözleşmesi imzaladığı, taşınmaz üzerine 05.11.2007 tarihinde davalı yararına ipotek tesis edildiği, aksine talimat olmadığı takdirde kredi bedelinin dava dışı kredi alacaklısı dava dışı ...’a ödenmesinin gerektiği, 05.11.2007 tarihinde de ödemenin yapıldığı, hukuka aykırılık olmadığı, esasen, davacının dayandığı davalı iç tamiminde de müşteriden alınan havale talimatı veya nakit ödeme talimatı doğrultusunda satıcıya ödeneceğinin belirtildiği, dava dışı alıcı tarafından verilmiş bir talimatın dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait taşınmazın davalıdan kullanılan konut kredisi karşılığı satıldığı, kredi tutarının satıcıya ödenmesi gerekirken, alıcıya ödendiği iddiasına dayalı, alacak istemine ilişkindir.

Davacının niteliklerini dilekçesinde açıkladığı taşınmazını 05.11.2007 tarihinde dava dışı ...’a sattığı, aynı gün dava dışı bu alıcının davalı bankadan konut kredisi kullandığı ve satışı yapılan taşınmaz üzerinde lehine ipotek tesis ettirdiği, yine aynı gün kredi bedelinin davalı tarafından alıcıya ödendiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı satıcının, alıcıya ödenen konut kredisi bedelinin taşınmaz satış bedeli olarak kendisine ödenmesi yönünde 07.07.2008 tarihinde davalıya ihtarname keşide ettiği ve eldeki davasını 25.05.2009 tarihinde açtığı yönleri de dosya kapsamıyla sabittir. Davacı taraf, sattığı taşınmazın alıcısının satış bedelini davalıdan kullandığı konut kredisiyle ödeyeceğini, satış, kredi kullanımı ve davalı lehine taşınmaz üzerinde ipotek tesisinin aynı gün gerçekleştiğini, davalının, konut kredisi ve bankacılık uygulamalarına göre, taşınmazın devrinden ve lehine ipotek tesisinden sonra kredi tutarını taşınmazın satıcısı olarak kendisine ödemesi gerekirken alıcıya ödediğini ileri sürmüştür. Başka bir anlatımla, taşınmazın geçerli şekilde devrine rağmen satım bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir. Böyle bir davanın satım akdinin tarafı olan ve davalının konut kredi tutarını ödemiş olduğu dava dışı alıcının hukuki durumunu etkileyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, konut kredisi uygulamasında kredi kullananlara ödemenin nasıl yapılacağı yönünde Merkez Bankası veya Bankalar Birliği’nin bankalara yönelik bir talimatının bulunup bulunmadığı, bankacılık uygulamasının hangi yönde olduğu hususunun da tespiti gerekmektedir.

Bu durum karşısında, mahkemece davacı vekiline dava dışı alıcıya karşı da dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi, tüm kanıtların toplanması sonrasında konut kredisinin ödenmesi bakımından Merkez Bankası veya Bankalar Birliği’nce bankalar için belirlenmiş bir talimatın olup olmadığının araştırılması, bu yöndeki bankacılık uygulamasının ne olduğu yönünde gerektiğinde uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması, satış tarihinden yaklaşık 9 ay sonra ihtarname çekilmesi ile davanın açıldığı tarih de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5209 E.  ,  2012/4721 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2009 tarih ve 2009/387 - 2009/793 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.03.2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av.... ve Av.... Bora ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazının satışı konusunda dava dışı kişi ile anlaştığını, bu kişinin davalıdan konut kredisi kullandığını, taşınmazın devrinin sağlandığını, davalı tarafından üzerinde ipotek tesis edildiğini, uygulamaya göre devrin tamamlanarak ipotek tesis edilmesi sonrası kredinin satıcıya ödenmesi gerektiğini, yapılan ihtara müşterinin bilgilerinin verilmeyeceği gerekçesiyle olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek, 110.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, kredinin dava dışı kişiye kullandırıldığını, anılan taşınmazın üzerine de teminat amaçlı ipotek tesis edildiğini, davacı ile müvekkilinin bir ilişkisinin olmadığını, kredi ilişkisinin davacının taşınmazı satışından sonra kurulduğunu, ödemenin taşınmazı alan kişiye yapıldığını, kredi kullanılmasından yaklaşık 9 ay sonra ihtar çekilmesinin ve 1,5 yıl sonra dava açılmasının da iyiniyetle bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taşınmazını 25.07.2007 tarihinde dava dışı ...’a devrettiği, anılan kişinin davalıyla konut kredi sözleşmesi imzaladığı, taşınmaz üzerine 05.11.2007 tarihinde davalı yararına ipotek tesis edildiği, aksine talimat olmadığı takdirde kredi bedelinin dava dışı kredi alacaklısı dava dışı ...’a ödenmesinin gerektiği, 05.11.2007 tarihinde de ödemenin yapıldığı, hukuka aykırılık olmadığı, esasen, davacının dayandığı davalı iç tamiminde de müşteriden alınan havale talimatı veya nakit ödeme talimatı doğrultusunda satıcıya ödeneceğinin belirtildiği, dava dışı alıcı tarafından verilmiş bir talimatın dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait taşınmazın davalıdan kullanılan konut kredisi karşılığı satıldığı, kredi tutarının satıcıya ödenmesi gerekirken, alıcıya ödendiği iddiasına dayalı, alacak istemine ilişkindir.

Davacının niteliklerini dilekçesinde açıkladığı taşınmazını 05.11.2007 tarihinde dava dışı ...’a sattığı, aynı gün dava dışı bu alıcının davalı bankadan konut kredisi kullandığı ve satışı yapılan taşınmaz üzerinde lehine ipotek tesis ettirdiği, yine aynı gün kredi bedelinin davalı tarafından alıcıya ödendiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı satıcının, alıcıya ödenen konut kredisi bedelinin taşınmaz satış bedeli olarak kendisine ödenmesi yönünde 07.07.2008 tarihinde davalıya ihtarname keşide ettiği ve eldeki davasını 25.05.2009 tarihinde açtığı yönleri de dosya kapsamıyla sabittir. Davacı taraf, sattığı taşınmazın alıcısının satış bedelini davalıdan kullandığı konut kredisiyle ödeyeceğini, satış, kredi kullanımı ve davalı lehine taşınmaz üzerinde ipotek tesisinin aynı gün gerçekleştiğini, davalının, konut kredisi ve bankacılık uygulamalarına göre, taşınmazın devrinden ve lehine ipotek tesisinden sonra kredi tutarını taşınmazın satıcısı olarak kendisine ödemesi gerekirken alıcıya ödediğini ileri sürmüştür.

Başka bir anlatımla, taşınmazın geçerli şekilde devrine rağmen satım bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir. Böyle bir davanın satım akdinin tarafı olan ve davalının konut kredi tutarını ödemiş olduğu dava dışı alıcının hukuki durumunu etkileyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, konut kredisi uygulamasında kredi kullananlara ödemenin nasıl yapılacağı yönünde Merkez Bankası veya Bankalar Birliği’nin bankalara yönelik bir talimatının bulunup bulunmadığı, bankacılık uygulamasının hangi yönde olduğu hususunun da tespiti gerekmektedir.

Bu durum karşısında, mahkemece davacı vekiline dava dışı alıcıya karşı da dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi, tüm kanıtların toplanması sonrasında konut kredisinin ödenmesi bakımından Merkez Bankası veya Bankalar Birliği’nce bankalar için belirlenmiş bir talimatın olup olmadığının araştırılması, bu yöndeki bankacılık uygulamasının ne olduğu yönünde gerektiğinde uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması, satış tarihinden yaklaşık 9 ay sonra ihtarname çekilmesi ile davanın açıldığı tarih de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048804200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.