Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2749 E. 2023/6543 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekile tebligat↗ karşılıksız çek↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ yemin teklifi↗ vekile tebliğ↗ yemin delili↗ yemin↗ ara karar↗ kesin süre↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ tebligat↗ çek↗ taşıyan↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/293 E., 2018/314 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında var olan ticari ilişki nedeniyle birbirlerine karşılıklı çek keşide ettiklerini, bu kapsamda müvekkilinin davalı lehine 4 adet toplamda 161.000,00 TL çek keşide ettiğini, bu çeklerden dolayı borçlu olmadığını, bu çeklerin karşılığında mal almadığını beyanla davalılara borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının menfi tespit davasında ileriye sürdüğü iddiaları yazılı bir belge ile kanıtlayamadığı, yemin deliline başvurduğu, davalının yemin teklifini kabul ederek, davacının mal tesliminden kaynaklı borcu olduğunu, çeklerin davacı tarafınca verildiğini ve borcu olduğuna dair yemin ettiğini, Medeni Usul Hukuku'muzda yemin delili kesin delil niteliğinde olduğunu, yeminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 225 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini, HMK 225 inci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan olayları teşkil ettiğini, davacının usulüne uygun yemin teklifinin kabulü ve yemin eda edilmesi nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığını, müvekkilinin dava konusunda iddiaların ispatı hususunda yemin dışında bilirkişi deliline dayandığını, dava konusu çeklerin gerçekte mal teslimi karşılığı verilip verilmediğinin incelenmesi sonucunda netlik kazanacağını, müvekkilinin şirket süresi içerisinde elinde olmayan nedenlerden dolayı bilirkişi incelemesini sunamadığını, bu nedenle bilirkişi incelemesinden vazgeçildiğini, müvekkilinin haklı davasını ispatlayamadığını, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için kararın kaldırılmasını talep istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin iddiasını yazılı belge ile ispatlayamaması sebebiyle yemin deliline başvurulduğunu ancak davacının aynı zamanda bilirkişi incelemesine dayandığı, 12.01.2017 tarihli duruşmada bilirkişi incelemesine esas olmak üzere müvekkiline ticari defterlerini sunması için iki hafta kesin süre verildiği, bu hususta şirket vekiline tebligat düzenlendiği, ancak önceki şirket vekiline tebligat yapıldığına dair mazbatanın bulunmadığını, ara karar gereği tanzim edilen ihtarlı davetiyenin şirket vekiline tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, edilmemiş ise bilirkişi incelemesi yaptırılması için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının toplam bedeli 161.000,00 TL olan dört adet çekten borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 225 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4384 E. 2010/11464 K.
Ortak:kesin delil · yemin teklifi · yemin delili · yemin · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «menfi tespit» davasında ileriye sürdüğü iddiaları yazılı bir belge ile kanıtlayamadığı, «yemin deliline» başvurduğu, davalının «yemin teklifini» kabul ederek, davacının mal «tesliminden» kaynaklı borcu olduğunu, çeklerin davacı tarafınca verildiğini ve borcu olduğuna dair yemin ettiğini, Medeni Usul Hukuku'muzda yemin delili «kesin delil niteliğinde» olduğunu, yeminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 225 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini, HMK 225 inci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem «taşıyan», çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan olayları teşkil ettiğini, davacının usulüne uygun yemin teklifinin kabulü ve yemin eda edilmesi nedeniyle ispatl …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin iddiasını yazılı belge ile ispatlayamaması sebebiyle «yemin deliline» başvurulduğunu ancak davacının aynı zamanda «bilirkişi incelemesine» dayandığı, 12.01.2017 tarihli duruşmada bilirkişi incelemesine esas olmak üzere müvekkiline «ticari defterlerini» sunması için iki hafta «kesin süre» verildiği, bu hususta şirket «vekiline tebligat» düzenlendiği, ancak önceki şirket vekiline tebligat yapıldığına dair mazbatanın bulunmadığını, «ara» karar gereği tanzim edilen ihtarlı davetiyenin şirket «vekiline tebliğ» edilip edilmediğinin araştırılması, edilmemiş ise bilirkişi incelemesi yaptırılması için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
… vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığını, müvekkilinin dava konusunda iddiaların ispatı hususunda «yemin» dışında bilirkişi deliline dayandığını, dava konusu çeklerin gerçekte mal «teslimi» karşılığı verilip verilmediğinin incelenmesi sonucunda netlik kazanacağını, müvekkilinin şirket süresi içerisinde elinde olmayan nedenlerden dolayı «bilirkişi incelemesini» sunamadığını, bu nedenle bilirkişi incelemesinden vazgeçildiğini, müvekkilinin haklı davasını ispatlayamadığını, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için karar …
Benzer bu kararda… na göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın «yemin teklifinin» davalı «temsilcisince» kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin «kesin delil» olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını «yemin delili» ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı tarafa «yemin teklif» etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu «temsilci», «yemin» konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, «yemin teklif» edildiği zamandaki temsilcidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · temsil
Benzer bu kararda… na göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın «yemin teklifinin» davalı «temsilcisince» kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin «kesin delil» olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını «yemin delili» ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı kooperatife yapılan ödemenin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen «yemin», tüzel kişinin yetkili «temsilcisi» tarafından eda edilir.
Bu «temsilci», «yemin» konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, «yemin teklif» edildiği zamandaki temsilcidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4834 E. 2011/7748 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece davalı lehine nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen davalar için belirlenen «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2749 E. , 2023/6543 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/664 Esas, 2022/302 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/293 E., 2018/314 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında var olan ticari ilişki nedeniyle birbirlerine karşılıklı çek keşide ettiklerini, bu kapsamda müvekkilinin davalı lehine 4 adet toplamda 161.000,00 TL çek keşide ettiğini, bu çeklerden dolayı borçlu olmadığını, bu çeklerin karşılığında mal almadığını beyanla davalılara borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının menfi tespit davasında ileriye sürdüğü iddiaları yazılı bir belge ile kanıtlayamadığı, yemin deliline başvurduğu, davalının yemin teklifini kabul ederek, davacının mal tesliminden kaynaklı borcu olduğunu, çeklerin davacı tarafınca verildiğini ve borcu olduğuna dair yemin ettiğini, Medeni Usul Hukuku'muzda yemin delili kesin delil niteliğinde olduğunu, yeminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 225 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini, HMK 225 inci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan olayları teşkil ettiğini, davacının usulüne uygun yemin teklifinin kabulü ve yemin eda edilmesi nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığını, müvekkilinin dava konusunda iddiaların ispatı hususunda yemin dışında bilirkişi deliline dayandığını, dava konusu çeklerin gerçekte mal teslimi karşılığı verilip verilmediğinin incelenmesi sonucunda netlik kazanacağını, müvekkilinin şirket süresi içerisinde elinde olmayan nedenlerden dolayı bilirkişi incelemesini sunamadığını, bu nedenle bilirkişi incelemesinden vazgeçildiğini, müvekkilinin haklı davasını ispatlayamadığını, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için kararın kaldırılmasını talep istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin iddiasını yazılı belge ile ispatlayamaması sebebiyle yemin deliline başvurulduğunu ancak davacının aynı zamanda bilirkişi incelemesine dayandığı, 12.01.2017 tarihli duruşmada bilirkişi incelemesine esas olmak üzere müvekkiline ticari defterlerini sunması için iki hafta kesin süre verildiği, bu hususta şirket vekiline tebligat düzenlendiği, ancak önceki şirket vekiline tebligat yapıldığına dair mazbatanın bulunmadığını, ara karar gereği tanzim edilen ihtarlı davetiyenin şirket vekiline tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, edilmemiş ise bilirkişi incelemesi yaptırılması için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının toplam bedeli 161.000,00 TL olan dört adet çekten borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 225 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/986978300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz