6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6348 E. 2023/6414 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakimin reddi borçtan kurtulma teminat mektubunun nakde çevrilmesi takibin durdurulması istirdat davası davanın konusu teminat mektubu depo kararı ara karar ihtiyati tedbir mirasçılık kötü niyet tazminatı bono istirdat kötü niyet feragat haciz iflas karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi menfi tespit karar verilmesine yer olmadığına teminat teslim kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 30.04.2014 tarih, 2012/195 E. ve 2014/92 K. sayılı kararı ile davanın reddine, kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 15.09.2015 tarih, 2014/14122 E. ve 2015/11058 K. sayılı kararıyla hakimin reddi talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 36, 38, 40, 42 ve 44 üncü maddeleri hükümleri çerçevesinde incelenip buna ilişkin prosedür tamamlanmadan davanın esasına girilemeyeceği gözetilmeden Mahkemece ret talebinin yorumlanmasında yanılgıya düşülerek bu husustaki usulü işlemler tamamlanmadan işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek karar bozulmuş, öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu 26.09.2013 tarihli beyan başlıklı belgede davalının, davacı aleyhine aleyhine Yahyalı İcra Dairesinin 2012/288 E. ve Kayseri 8. İcra Dairesinin 2013/788 E. sayılı dosyaları üzerinden yürütülen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkin takiplerdeki alacak hakkının özünden feragat ettiğini, davacıdan bir alacağı olmadığını bildirdiğini, emsal dosyada bu beyan doğrultusunda karar verildiği, kararın onandığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; takibin durdurulması maksadıyla icra dosyası ile dava dosyasına toplam 1.000.000,00 TL bedelli teminat sunulduğunu, Mahkemenin bir ara kararla teminatları haksız yere bozdurduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin altıncı fıkrasında “Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.” düzenlemesinin bulunduğunu, Mahkemece teminatın alacaklıya verildiğini, davalının bir nevi iddia ettiği alacağını elde ettiğini, ardından icra dosyasında feragat beyanı verdiğini, bu durumun müvekkilinin borçlu olduğu anlamına gelmediğini, borcun taraflarınca kabul edilmediğini, işbu menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi gerektiğini, bu halde karar verilmesine yer olmadığına dair kararın hukuka aykırılık taşıdığını, davaya devamla zararlarının faiziyle karşılanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de, Mahkemenin 17.08.2012 tarihli tensip tutanağının 12 numaralı kararı ile dava değerinin tamamı olan 833.000,00 TL'lik kesin ve süresiz teminat mektubunun icra veznesine depo edilerek dava neticeleninceye kadar alacaklıya ödenmemesine, 07.11.2013 tarihli ara kararla takibin durdurulmasına ilişkin ara kararın kaldırılarak takibin devamına, 13.11.2013 tarihli ara kararla davacı vekilince icra veznesine depo edilen paranın davalıya ödenmemesine ilişkin talebin reddine, yine aynı tarihli ara kararla davacının 12.11.2013 tarihli dilekçesinde talep ettiği takibin durdurulmasına ve teminat mektubunun nakde çevrilerek alacaklıya ödenmemesine ilişkin talebin reddine, takibin devamına karar verilmiştir.

2. 2004 sayılı Kanun'un 72 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir (Çavdar, S.: İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, Ankara, 2007, s. 803) (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.2021 tarih ve 2017/(19)11-1644 E., 2021/1017 K. sayılı kararı)

3.Davacılar, Mahkemenin ara kararları uyarınca teminat mektubunun paraya çevrildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda Mahkemece icra dosyasının getirtilmesi, teminat mektubunun davalı tarafından paraya çevrilmiş olması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8435 E. 2013/10790 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5703 E. 2020/5827 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6348 E.  ,  2023/6414 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2016/65 Esas, 2021/327 Karar

HÜKÜM

Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının boş kağıda imza atılmış bir A-4 kağıdının alttan ve üstten kesilmesi ile oluşturulmuş, metin sonradan eklenerek bono sureti haline getirilmiş bir belgeye dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlattığını, belgenin altında ... A.Ş. kaşesinin yer aldığını, şahsen borçlanacak kişinin şirket kaşesi kullanmayacağını ileri sürerek müvekkilinin Yahyalı İcra Müdürlüğünün 2012/288 E. sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini, senedin iptalini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve diğer ortakların müvekkilinin hazırladığı projeyi uygun bulduklarını, bu hususta sözleşme yapıldığını, davacının projeyi şirketi adına teslim alıp karşılığında iki adet bonoyu düzenlediğini, takip dayanağı belgenin bono vasfını taşıdığını, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 30.04.2014 tarih, 2012/195 E. ve 2014/92 K. sayılı kararı ile davanın reddine, kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 15.09.2015 tarih, 2014/14122 E. ve 2015/11058 K. sayılı kararıyla hakimin reddi talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 36, 38, 40, 42 ve 44 üncü maddeleri hükümleri çerçevesinde incelenip buna ilişkin prosedür tamamlanmadan davanın esasına girilemeyeceği gözetilmeden Mahkemece ret talebinin yorumlanmasında yanılgıya düşülerek bu husustaki usulü işlemler tamamlanmadan işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek karar bozulmuş, öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu 26.09.2013 tarihli beyan başlıklı belgede davalının, davacı aleyhine aleyhine Yahyalı İcra Dairesinin 2012/288 E. ve Kayseri 8. İcra Dairesinin 2013/788 E. sayılı dosyaları üzerinden yürütülen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkin takiplerdeki alacak hakkının özünden feragat ettiğini, davacıdan bir alacağı olmadığını bildirdiğini, emsal dosyada bu beyan doğrultusunda karar verildiği, kararın onandığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; takibin durdurulması maksadıyla icra dosyası ile dava dosyasına toplam 1.000.000,00 TL bedelli teminat sunulduğunu, Mahkemenin bir ara kararla teminatları haksız yere bozdurduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin altıncı fıkrasında “Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.” düzenlemesinin bulunduğunu, Mahkemece teminatın alacaklıya verildiğini, davalının bir nevi iddia ettiği alacağını elde ettiğini, ardından icra dosyasında feragat beyanı verdiğini, bu durumun müvekkilinin borçlu olduğu anlamına gelmediğini, borcun taraflarınca kabul edilmediğini, işbu menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi gerektiğini, bu halde karar verilmesine yer olmadığına dair kararın hukuka aykırılık taşıdığını, davaya devamla zararlarının faiziyle karşılanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de, Mahkemenin 17.08.2012 tarihli tensip tutanağının 12 numaralı kararı ile dava değerinin tamamı olan 833.000,00 TL'lik kesin ve süresiz teminat mektubunun icra veznesine depo edilerek dava neticeleninceye kadar alacaklıya ödenmemesine, 07.11.2013 tarihli ara kararla takibin durdurulmasına ilişkin ara kararın kaldırılarak takibin devamına, 13.11.2013 tarihli ara kararla davacı vekilince icra veznesine depo edilen paranın davalıya ödenmemesine ilişkin talebin reddine, yine aynı tarihli ara kararla davacının 12.11.2013 tarihli dilekçesinde talep ettiği takibin durdurulmasına ve teminat mektubunun nakde çevrilerek alacaklıya ödenmemesine ilişkin talebin reddine, takibin devamına karar verilmiştir.

2. 2004 sayılı Kanun'un 72 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir (Çavdar, S.: İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, Ankara, 2007, s.

803) (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.2021 tarih ve 2017/(19)11-1644 E., 2021/1017 K. sayılı kararı)

3.Davacılar, Mahkemenin ara kararları uyarınca teminat mektubunun paraya çevrildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda Mahkemece icra dosyasının getirtilmesi, teminat mektubunun davalı tarafından paraya çevrilmiş olması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984797600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.