Kararın kaldırılması | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3190 E. 2023/6965 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ imzaya itiraz↗ imza incelemesi↗ muhtıra↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ikrar↗ bono↗ ihtar↗ esastan ret↗ iflas↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/122 E., 2021/668 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibine dayanak bonoda yer alan imzaların müvekkillerine ait olmadığını ileri sürerek icra dosyası ve senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; imzaya itirazın davayı uzatmaya yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılara mahkeme huzurunda yazı ve imza örneklerinin alınması için isticvap davetiyesi gönderildiği, gelmemeleri halinde senetteki imzayı ikrar etmiş sayılacakları hususunun ihtar edildiği, davacıların duruşmaya katılmadıkları, davacılar vekili tarafından müvekkillerine ait ıslak imzaların bulunduğu belgeler üzerinden imza incelemesi yapılabileceği ve duruşmaya katılmamaya imza ikrarı sonucunun bağlanamayacağı ifade edilmiş ise de; 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay tarafından anılan Kanun'un 309 ncü maddesinin üçüncü fıkrası nedeniyle hakim önünde yazı yazdırılması, imza attırılması (istiktap) yoluna gidilebilmesi için elde karşılaştırmaya (mukayese) elverişli belge bulunmaması gerektiğinin içtihat edildiği, Yargıtay'ın bu içtihadının 6100 sayılı Kanun'da anılan hükme paralel bir düzenleme bulunmaması sebebiyle olanak bulunmadığı gerekçesi ile senetteki imzaların ikrarı sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinde düzenlendiği, imza incelemesinin özel kanunda gösterilen usul uyarınca yapılması gerekirken, 6100 sayılı Kanun uyarınca usule aykırı şekilde gönderilen muhtıra doğrultusunda isticvaba cevap verilmediğinden bahisle senet altındaki imzaların müvekkillerine ait olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, dosyadaki tatbike medar imzaların bulunduğu belgelerin incelenmesi gerektiğini, muhtıraların muhataplarına ve yetkililerine bizzat teslim edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek, ayrıca müvekkillerinden Hürrem'in yatalak olduğu, muhtıranın usulüne uygun şekilde tebliği halinde dahi duruşmaya gelemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, senede dayalı icra takibinde takip ve senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, yazı ve imza örneklerinin alınması için meşruhatlı davetiye ile duruşmaya davet edilen davacılara gönderilen davetiyenin ve tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı, usulüne uygun olduğunun kabulü halinde ise davete icabet edilmemesine imza ikrarı sonucunun bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)169 uncu maddesi, 211 inci maddesi,
369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5275 E. 2021/651 K.
Ortak:isticvap · imzaya itiraz · imza incelemesi
İncelediğiniz kararda… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılara mahkeme huzurunda yazı ve imza örneklerinin alınması için «isticvap» davetiyesi gönderildiği, gelmemeleri halinde senetteki imzayı «ikrar» etmiş sayılacakları hususunun «ihtar» edildiği, davacıların duruşmaya katılmadıkları, davacılar vekili tarafından müvekkillerine ait ıslak imzaların bulunduğu belgeler üzerinden «imza incelemesi» yapılabileceği ve duruşmaya katılmamaya imza ikrarı sonucunun bağlanamayacağı ifade edilmiş ise de; 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay tarafın …
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; «menfi tespit» davasının 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinde düzenlendiği, «imza incelemesinin» özel kanunda gösterilen usul uyarınca yapılması gerekirken, 6100 sayılı Kanun uyarınca usule aykırı şekilde gönderilen «muhtıra» doğrultusunda «isticvaba» cevap verilmediğinden bahisle senet altındaki imzaların müvekkillerine ait olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, dosyadaki tatbike medar imzaların bulunduğu belgelerin incelenmesi gerektiğini, muhtıraların muhataplarına ve yetkililerine bizzat «teslim» edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «imzaya itirazın» davayı uzatmaya yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca «imza incelemesi» için mahkemede hazır bulunması için «isticvap» davetiyesi çıkarılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... yönünden, davalının ihtarlı davetiyeye rağmen talimat duruşmasına katılmadığı, mahkemece «imzaya itirazdan» vazgeçtiğinin kabul edildiği, Antalya 10.
Ancak HMK’nın 171. maddesinde «isticvap» olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, «sahteliği» iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek «ihtaratlı» isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap dav …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · sahtelik · vekalet ücreti takdiri · kötüniyet tazminatı · kefalet · genel kredi sözleşmesi · işlemiş faiz · temerrüt faizi
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2011/7249 esas sayılı takip dosyasında, 5.240,00 TL asıl alacağa, 148,47 TL işlemiş «temerrüt faizine», 7,42 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.395,89 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davalı ... yönünden ise aleyhine açılan itirazın iptali davasında, «kredi sözleşmesindeki» imzanın davalının eli ürünü olduğu ispatlanamadığından bu davalı yönünden davanın reddine ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca «imza incelemesi» için mahkemede hazır bulunması için «isticvap» davetiyesi çıkarılmıştır.
Ancak HMK’nın 171. maddesinde «isticvap» olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, «sahteliği» iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek «ihtaratlı» isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap dav …
İcra Müdürlüğü'nün 2011/7248 esas sayılı takip dosyasında, 5.418,71 TL asıl alacağa, 487,47 TL «işlemiş faize», 29,12 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.930,55 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiş; davalının Antalya 10.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3190 E. , 2023/6965 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/373 E., 2022/419 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/122 E., 2021/668 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibine dayanak bonoda yer alan imzaların müvekkillerine ait olmadığını ileri sürerek icra dosyası ve senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; imzaya itirazın davayı uzatmaya yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılara mahkeme huzurunda yazı ve imza örneklerinin alınması için isticvap davetiyesi gönderildiği, gelmemeleri halinde senetteki imzayı ikrar etmiş sayılacakları hususunun ihtar edildiği, davacıların duruşmaya katılmadıkları, davacılar vekili tarafından müvekkillerine ait ıslak imzaların bulunduğu belgeler üzerinden imza incelemesi yapılabileceği ve duruşmaya katılmamaya imza ikrarı sonucunun bağlanamayacağı ifade edilmiş ise de; 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay tarafından anılan Kanun'un 309 ncü maddesinin üçüncü fıkrası nedeniyle hakim önünde yazı yazdırılması, imza attırılması (istiktap) yoluna gidilebilmesi için elde karşılaştırmaya (mukayese) elverişli belge bulunmaması gerektiğinin içtihat edildiği, Yargıtay'ın bu içtihadının 6100 sayılı Kanun'da anılan hükme paralel bir düzenleme bulunmaması sebebiyle olanak bulunmadığı gerekçesi ile senetteki imzaların ikrarı sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinde düzenlendiği, imza incelemesinin özel kanunda gösterilen usul uyarınca yapılması gerekirken, 6100 sayılı Kanun uyarınca usule aykırı şekilde gönderilen muhtıra doğrultusunda isticvaba cevap verilmediğinden bahisle senet altındaki imzaların müvekkillerine ait olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, dosyadaki tatbike medar imzaların bulunduğu belgelerin incelenmesi gerektiğini, muhtıraların muhataplarına ve yetkililerine bizzat teslim edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek, ayrıca müvekkillerinden Hürrem'in yatalak olduğu, muhtıranın usulüne uygun şekilde tebliği halinde dahi duruşmaya gelemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, senede dayalı icra takibinde takip ve senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, yazı ve imza örneklerinin alınması için meşruhatlı davetiye ile duruşmaya davet edilen davacılara gönderilen davetiyenin ve tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı, usulüne uygun olduğunun kabulü halinde ise davete icabet edilmemesine imza ikrarı sonucunun bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)169 uncu maddesi, 211 inci maddesi,
369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984547400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz