6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3099 E. 2023/6743 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa uğruna edim temel borç ilişkisi kambiyo vasfı tanık delili ilamsız takip borç ikrarı yazılı delil başlangıcı temel ilişki delil başlangıcı temlik sözleşmesi tanık beyanı ciranta icra inkâr tazminatı yazılı delil lehtar kambiyo senedi ikrar icra takibine itiraz ispat yükü ifa hamil sebepsiz zenginleşme keşideci bono temlik vade iflas yükleten (shipper) zamanaşımı teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · HMK · TTK — TTK 732

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/323 E., 2020/372 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalılardan olan alacağı için icra takibi başlattığını, takip konusu 03.11.2010 düzenleme tarihi 42.000,00 TL bedelli ve yine 02.11.2010 düzenleme tarihli 80.000,00 TL'lik toplam 122.000,00 TL'lik senetleri cirantalardan ...'den alacağına mahsuben 25.09.2017 tarihli temlik sözleşmesi ile teslim aldığını, icra takibine konu olan alacağın zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek davalının takibe yaptığı itirazının iptali ile % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili ... Klubü Derneği vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak yazılı belgelerin, vade tarihleri 2011 yılına ait olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, iddia edilen temlik sözleşmesinin varlığının ispatlanması gerektiğini, Ahmet Birben isimli şahısla davacı arasında doğan alacak borç ilişkisinin varlığının neye dayandığı da gerekçelendirilmesi gerektiğini, ispat yükünün davacı ait olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından temlik alınan alacağın dayanağı olan bonolar için davalı aleyhine ilamsız takip başlattığı, bonoların vade tarihinden 3 yıl geçtiği, kambiyo vasfını kaybettiği, temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, temel borç ilişkisinin varlığının tanık delili ile ispatlanabileceği, dinlenilen tanık beyanlarının da borç ilişkisinin varlığını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu senetlerin borç ikrarını havi senetler olduğunu, bir borç için kambiyo senedinin düzenlenmesinin ifa uğruna edim niteliğinde olduğunu ve temel borç ilişkisinden doğan talep hakkını sona erdirmeyeceğini, bu durumda kambiyo senedine dayalı talep hakkını ileri sürme imkanını kaybeden hamilin, temel ilişkiden kaynaklanan talep haklarından faydalanabileceğini, bu halde bonoya dayalı bir kambiyo talep hakkının ileri sürülmesi söz konusu olmadığından, zamanaşımı hakkında asıl borç ilişkisinin tabi olduğu zamanaşımı sürelerinin uygulama alanı bulacağını, bu sebeple bonoya ilişkin üç yıllık zamanaşımı süresinin dolması, temel ilişkiye dayalı talep hakkının ileri sürülmesine engel oluşturmayacağını, Mahkemece bu hususun gözetilmeden hüküm kurulduğunu, 25.09.2017 tarihli temlik sözleşmesinin dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; davalıların ödeme yaptıklarına dair hiçbir belge ve kayıt bulunmadığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bonoların takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradıklarının anlaşıldığı, davanın 6102 sayılı Türk Ticare Kanunu'nun 732 nci maddesinde kambiyo senetlerine özgü sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılmış bir dava olmadığından, alacaklı olduğunu ileri süren davacının alacağını ispat etmesi gerektiği, zamanaşımına uğrayan bono delil başlangıcı niteliğinde olduğundan tek başına alacağın varlığını ispata elverişli olmadığından davacının alacağı ispat için başka deliller de sunması gerektiği, oysa, davalı keşideci ve davalı lehtar ile davacı arasında temel ilişki olduğu ispat edilemediği gibi, dinlenen tanıkların da davacı ile davalılar arasında temel ilişkiden kaynaklı bir alacak borç ilişkisi olduğuna ilişkin bir beyanda bulunmadıkları, diğer yandan davacı ile temlik eden arasında bir alacak borç ilişkisi olmasının davacının temlik eden dışında bonoda imzası olan diğer kişilerden bonodan kaynaklı bir alacağı olduğunu ispat için yeterli olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış bonolara dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3099 E.  ,  2023/6743 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/952 Esas, 2022/447 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/323 E., 2020/372 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalılardan olan alacağı için icra takibi başlattığını, takip konusu 03.11.2010 düzenleme tarihi 42.000,00 TL bedelli ve yine 02.11.2010 düzenleme tarihli 80.000,00 TL'lik toplam 122.000,00 TL'lik senetleri cirantalardan ...'den alacağına mahsuben 25.09.2017 tarihli temlik sözleşmesi ile teslim aldığını, icra takibine konu olan alacağın zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek davalının takibe yaptığı itirazının iptali ile % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili ... Klubü Derneği vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak yazılı belgelerin, vade tarihleri 2011 yılına ait olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, iddia edilen temlik sözleşmesinin varlığının ispatlanması gerektiğini, Ahmet Birben isimli şahısla davacı arasında doğan alacak borç ilişkisinin varlığının neye dayandığı da gerekçelendirilmesi gerektiğini, ispat yükünün davacı ait olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından temlik alınan alacağın dayanağı olan bonolar için davalı aleyhine ilamsız takip başlattığı, bonoların vade tarihinden 3 yıl geçtiği, kambiyo vasfını kaybettiği, temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, temel borç ilişkisinin varlığının tanık delili ile ispatlanabileceği, dinlenilen tanık beyanlarının da borç ilişkisinin varlığını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu senetlerin borç ikrarını havi senetler olduğunu, bir borç için kambiyo senedinin düzenlenmesinin ifa uğruna edim niteliğinde olduğunu ve temel borç ilişkisinden doğan talep hakkını sona erdirmeyeceğini, bu durumda kambiyo senedine dayalı talep hakkını ileri sürme imkanını kaybeden hamilin, temel ilişkiden kaynaklanan talep haklarından faydalanabileceğini, bu halde bonoya dayalı bir kambiyo talep hakkının ileri sürülmesi söz konusu olmadığından, zamanaşımı hakkında asıl borç ilişkisinin tabi olduğu zamanaşımı sürelerinin uygulama alanı bulacağını, bu sebeple bonoya ilişkin üç yıllık zamanaşımı süresinin dolması, temel ilişkiye dayalı talep hakkının ileri sürülmesine engel oluşturmayacağını, Mahkemece bu hususun gözetilmeden hüküm kurulduğunu, 25.09.2017 tarihli temlik sözleşmesinin dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu;

davalıların ödeme yaptıklarına dair hiçbir belge ve kayıt bulunmadığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bonoların takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradıklarının anlaşıldığı, davanın 6102 sayılı Türk Ticare Kanunu'nun 732 nci maddesinde kambiyo senetlerine özgü sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılmış bir dava olmadığından, alacaklı olduğunu ileri süren davacının alacağını ispat etmesi gerektiği, zamanaşımına uğrayan bono delil başlangıcı niteliğinde olduğundan tek başına alacağın varlığını ispata elverişli olmadığından davacının alacağı ispat için başka deliller de sunması gerektiği, oysa, davalı keşideci ve davalı lehtar ile davacı arasında temel ilişki olduğu ispat edilemediği gibi, dinlenen tanıkların da davacı ile davalılar arasında temel ilişkiden kaynaklı bir alacak borç ilişkisi olduğuna ilişkin bir beyanda bulunmadıkları, diğer yandan davacı ile temlik eden arasında bir alacak borç ilişkisi olmasının davacının temlik eden dışında bonoda imzası olan diğer kişilerden bonodan kaynaklı bir alacağı olduğunu ispat için yeterli olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış bonolara dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984486900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.