Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3167 E. 2023/6688 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amir banka↗ iskonto kredisi↗ akreditif↗ kur farkı↗ iskonto↗ ek mehil↗ alacağın temliki↗ temerrüt tarihi↗ cari hesap↗ kesinlik sınırı↗ denetime elverişlilik↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ temlik↗ vade↗ ihtar↗ havale↗ esastan ret↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/404 E., 2021/260 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda, temyize konu edilen toplam miktar 11.075,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin müşterisi olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya 03.11.2017 tarihinde 2.782.455,18 USD tutarında ihracat akreditifi açıldığını, ihracatçı davalı firmanın ihracatını 9 adet sevkiyatta gerçekleştirdiğini, bu sevkiyatlardan 6 tanesi gerçekleştikten sonra, ihracat akreditifi sözleşmesinde amir banka konumundaki dava dışı banka tarafından vadesinde ödenecek tutarların davalı tarafından vadesinden önce iskonto ettirilerek iskonto kredisi kullanıldığını, bu kapsamda davalıdan iskonto talep edilen alacaklarına ilişkin olarak gayri kabili rücu ve şartsız olarak müvekkiline devrine ilişkin temliknameler alındığını, bu temliknamelere istinaden vadesinde yapılan tahsilatlar sonucunda davalıya ödemeler yapıldığını, ancak dövizde yaşanan kur artışı uluslararası akreditif kuralları ile bankacılık kuralları gereğince müvekkiline ait olması gerekirken kur farkının da sehven davalıya ödendiğini, davalıdan temlik alınan alacağın döviz cinsinden olduğunu, bu nedenle kur farkının müvekkiline temlik edildiğini, bu kapsamda davalıya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek sehven ödenen 180.915,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2018 tarihinden itibarin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu temliknamelerde müvekkilinin davacı banka tarafından ödeme tarihinde kendisine ödenen TL kredi bedeli ile ilgili temlikte bulunduğunu, buna göre dava dışı amir banka ödeme tarihinde vesaik bedelini ödediğinde davacı bankanın TL olarak kullandırdığı krediyi temlikname gereğince tahsil edeceğini, temliknamelerde temlik edilen alacağın TL cinsinden müvekkiline ödenen tutar olduğunu, bunun dışında kalan kur farkının müvekkiline ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın mahkemece yeniden ele alındığı, 3 kişilik bilirkişi heyetinden dosya kapsamında Bölge adliye mahkemesi kaldırma kararına uygun olarak rapor düzenlenmesi istenildiği, hazırlanan raporda 29.01.2018 ve 08.02.2018 tarihli temliknamelere konu alacaklara ilişkin olarak kullanılan iskonto kredisinin, kredinin kullandırıldığı tarih itibariyle davacı bankanın döviz satış kuru üzerinden TL karşılığı ilk temlik alınan alacağın vade tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası(TCMB) efektif kuru üzerinden TL karşılığı arasındaki farkın hesaplandığı, yapılan hesaplamaya göre 29.01.2018 tarihli temliknameye istinaden kullandırılan krediden oluşan kur farkının 57.525,00 TL olduğu, 02.08.2018 tarihli temliknameye istinaden kullandırılan krediden oluşan kur farkının ise 112.315,00 TL olup davalıya ödendiğinin tespit edildiği, raporun denetime elverişli ve gerekçeli olarak Bölge adliye mahkemesi kaldırma kararına uygun hazırlandığı, bu nedenle mahkemece hükme esas alındığı, toplam 169.840,00 TL kur farkının dosya içerisinde bulunan ihtarnamenin tebliğ tebliği olan 05.07.2018 tarihine mehil süresi eklendiğinde 13.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, davacının 28.12.2017 tarihli temliknameye konu kur alacağı talebine yönelik ise döviz cinsinden bir temlik bulunmadığı, temlik edilen alacağın TL cinsinden ve 942.300,00 TL ile sınırlı olduğu sonucuna varıldığı, kur farkının temlik eden davalıya ait olacağının anlaşıldığıı, bu talep yönünden davanın kısmen reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 169.840,00 TL'nin 13.07.2018 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebi reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan cari hesap, havale emri, işletme kredisi işlemleri taahütnamesinin 2.5.7 maddesi uyarınca oluşan kur farkının müvekkiline ait olmasına karşın davanın tam kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince davalıya verilen temliknamelerde davacı tarafından yapılan ödeme tarihinde müvekkiline yapılan TL cinsinden kredi bedeli ile ilgili olarak temlikname verildiğini, temliknamelerde temlik edilen alacağın TL cinsinden müvekkiline yapılan ödeme kadar olduğunu, döviz kurunda düşme olması halinde davacının eksikliği müvekkilinin hesabından tahsil edeceğini, bu nedenle kur farkının müvekkiline ait olduğunu, dava dışı amir banka olan Vakıflar Bankası'nın davacı ... Bankasına gönderdiği 03.11.2017 tarihli mesajdan ve temliknamelerden bu durumun anlaşıldığını, mahkemece bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın ihtilafın dava konusu temliknameler üzerinden hareketle çözüme kavuşturulması gerektiği dava konusu 28.12.2017 tarihli temliknamede açıkça TL cinsinden 942.300,00 TL'nin temlik edildiği, bu temlikname uyarınca davacı banka, amir banka tarafından vade tarihinde yapılacak ödemeden temlik aldığı 942.300,00 TL ve masraflar dışında kalan tüm miktarı davalıya ödemekle yükümlü olduğu, bu durum karşısında bu temlikname uyarınca davalıya fazladan ödeme yapılmadığından buna ilişkin talebin yerinde görülmediği, bununla birlikte 29.01.2018 ve 08.02.2018 tarihli temliknamelerde temlik alınan alacak döviz cinsinden olup davacı banka tarafından vade tarihinde yapılacak ödemeden döviz cinsinden temlik aldığı alacağın vade tarihindeki kur karşılığını masraflar ile birlikte tahsil edip bakiye kısmı davalıya ödemekle yükümlü olduğu, ne var ki davalı banka tarafından bahsi geçen 29.01.2018 ve 08.02.2018 tarihli iki temlikname uyarınca döviz cinsinden alacağın temlik alındığı gözetilmeksizin davalının hesabına fazladan ödeme yapıldığı alınan bilirkişi raporuyla sabit görüldüğü, bu nedenle anılan temliknameler uyarınca fazladan yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsilini istemekte davalının haklı olduğu sonucuna varıldığı, buna göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredinin kullandırıldığı tarih ile vade tarihindeki döviz kuru arasında oluşacak farkın kime ait olacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10861 E. 2016/7915 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16989 E. 2014/4903 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın ihtilafın dava konusu «temliknameler» üzerinden hareketle çözüme kavuşturulması gerektiği dava konusu 28.12.2017 tarihli temliknamede açıkça TL cinsinden 942.300,00 TL'nin temlik edildiği, bu temlikname uyarınca davacı banka, «amir banka» tarafından «vade» tarihinde yapılacak ödemeden temlik aldığı 942.300,00 TL ve «masraflar» dışında kalan tüm miktarı davalıya ödemekle yükümlü olduğu, bu durum karşısında bu temlikname uyarınca davalıya fazladan ödeme yapılmadığından buna ilişkin talebin yerinde görülmediği, bununla birlikte 29.01.2018 ve 08.02.2018 tarihli temliknamelerde temlik alınan alacak döviz cinsinden olup davacı banka tarafından vade tarihinde yapılacak ödemeden döviz cinsinden temlik aldığı alacağın vade tarihindeki kur karşılığını masraflar ile birlikte tahsil edip bakiye kısmı davalıya ödemekle yükümlü olduğu, ne var ki davalı banka tarafından bahsi geçen 29.01.2018 ve 08.02.2018 tarihli iki temlikname uyarınca döviz cinsinden «alacağın temlik» alındığı gözetilmeksizin davalının hesabına fazladan ödeme yapıldığı alınan bilirkişi raporuyla sabit görüldüğü, bu nedenle anılan temliknameler uyarınca fazladan yapılan ödemenin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca davalıdan tahsilini istemekte davalının haklı olduğu sonucuna varıldığı, buna göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ih …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşme «geçersiz» olup, davacı şirkete ortak yapılmadığı gibi davacıdan alınan 150.000 Euro'nun da kendisine iade edilmediği, bu durumda davalı şirketin davacı yararına «sebepsiz zenginleştiği», diğer davalıların da gerek davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olmaları gerekse «hisse devri» konusunda «üçüncü kişinin» fiilini «taahhüt» ederek, davacıya güven vermek suretiyle sebepsiz zenginleşmeden dolaylı yoldan yararlandıkları anlaşıldığından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe yaptıkları itirazlarının kısmen iptali ile takibin 150.000 Euro «asıl alacak» ve 15.110,45 Euro «işlemiş faiz» üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa tahsil tarihine kadar yıllık % 6 oran uygulanmak suretiyle tahsil tarihindeki TL karşılığı ile koşulları …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para borcu · para borcu · hisse devri · üçüncü kişi · işlemiş faiz · geçersizlik · taahhütname · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşme «geçersiz» olup, davacı şirkete ortak yapılmadığı gibi davacıdan alınan 150.000 Euro'nun da kendisine iade edilmediği, bu durumda davalı şirketin davacı yararına «sebepsiz zenginleştiği», diğer davalıların da gerek davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olmaları gerekse «hisse devri» konusunda «üçüncü kişinin» fiilini «taahhüt» ederek, davacıya güven vermek suretiyle sebepsiz zenginleşmeden dolaylı yoldan yararlandıkları anlaşıldığından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe yaptıkları itirazlarının kısmen iptali ile takibin 150.000 Euro «asıl alacak» ve 15.110,45 Euro «işlemiş faiz» üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa tahsil tarihine kadar yıllık % 6 oran uygulanmak suretiyle tahsil tarihindeki TL karşılığı ile koşulları …
2- Mahkemece, yasal koşulları oluştuğundan davalılar aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilerek «asıl alacak» miktarı 150.000 Euro'nun % 40'ı olan 60.000 Euro karşılığı icra inkar tazminatına karar verilmiş ise de, İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3 numaralı bendine göre alacağın, yabancı para cinsinden olması halinde hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, bu takibe yapılacak itiraz halinde takibe konu borç «yabancı para borcu» olsa bile hüküm altına alınacak icra inkar tazminatının TL cinsinden hükmedilmesi gerektiğinden mahkemece, yabancı para üzerinden kabul edilen asıl alacağın takip …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6914 E. 2016/3506 K.
Ortak:akreditif · Alacak
İncelediğiniz kararda… n müvekkilinin müşterisi olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya 03.11.2017 tarihinde 2.782.455,18 USD tutarında ihracat «akreditifi» açıldığını, ihracatçı davalı firmanın ihracatını 9 adet sevkiyatta gerçekleştirdiğini, bu sevkiyatlardan 6 tanesi gerçekleştikten sonra, ihracat akreditifi sözleşmesinde «amir banka» konumundaki dava dışı banka tarafından vadesinde ödenecek tutarların davalı tarafından vadesinden önce «iskonto» ettirilerek «iskonto kredisi» kullanıldığını, bu kapsamda davalıdan iskonto talep edilen alacaklarına ilişkin olarak gayri kabili «rücu» ve şartsız olarak müvekkiline devrine ilişkin «temliknameler» alındığını, bu temliknamelere istinaden vadesinde yapılan tahsilatlar sonucunda davalıya ödemeler yapıldığını, ancak dövizde yaşanan kur artışı uluslararası akreditif kuralları ile bankacılık kuralları gereğince müvekkiline ait olması gerekirken «kur farkının» da sehven davalıya ödendiğini, davalıdan temlik alınan alacağın döviz cinsinden olduğunu, bu nedenle kur farkının müvekkiline temlik edildiğini, bu kapsamda davalıya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kaldığını ileri sürerek sehven ödenen 180.915,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 13.07.2018 tarihinden itibarin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
Şirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · mutabakat · lehtar · taşıyıcı · cy/cy kaydı · ibraz · teslim
Benzer bu karardaŞirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4246 E. 2011/17228 K.
Ortak:akreditif · kur farkı · Alacak
İncelediğiniz kararda… n müvekkilinin müşterisi olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya 03.11.2017 tarihinde 2.782.455,18 USD tutarında ihracat «akreditifi» açıldığını, ihracatçı davalı firmanın ihracatını 9 adet sevkiyatta gerçekleştirdiğini, bu sevkiyatlardan 6 tanesi gerçekleştikten sonra, ihracat akreditifi sözleşmesinde «amir banka» konumundaki dava dışı banka tarafından vadesinde ödenecek tutarların davalı tarafından vadesinden önce «iskonto» ettirilerek «iskonto kredisi» kullanıldığını, bu kapsamda davalıdan iskonto talep edilen alacaklarına ilişkin olarak gayri kabili «rücu» ve şartsız olarak müvekkiline devrine ilişkin «temliknameler» alındığını, bu temliknamelere istinaden vadesinde yapılan tahsilatlar sonucunda davalıya ödemeler yapıldığını, ancak dövizde yaşanan kur artışı uluslararası akreditif kuralları ile bankacılık kuralları gereğince müvekkiline ait olması gerekirken «kur farkının» da sehven davalıya ödendiğini, davalıdan temlik alınan alacağın döviz cinsinden olduğunu, bu nedenle kur farkının müvekkiline temlik edildiğini, bu kapsamda davalıya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kaldığını ileri sürerek sehven ödenen 180.915,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 13.07.2018 tarihinden itibarin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu «temliknamelerde» müvekkilinin davacı banka tarafından ödeme tarihinde kendisine ödenen TL kredi bedeli ile ilgili temlikte bulunduğunu, buna göre dava dışı «amir banka» ödeme tarihinde vesaik bedelini ödediğinde davacı bankanın TL olarak kullandırdığı krediyi temlikname gereğince tahsil edeceğini, temliknamelerde temlik edilen alacağın TL cinsinden müvekkiline ödenen tutar olduğunu, bunun dışında kalan «kur farkının» müvekkiline ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Bankası(TCMB) efektif kuru üzerinden TL karşılığı arasındaki farkın hesaplandığı, yapılan hesaplamaya göre 29.01.2018 tarihli «temliknameye» istinaden kullandırılan krediden oluşan «kur farkının» 57.525,00 TL olduğu, 02.08.2018 tarihli temliknameye istinaden kullandırılan krediden oluşan kur farkının ise 112.315,00 TL olup davalıya ödendiğinin tespit edildiği, raporun «denetime elverişli» ve gerekçeli olarak Bölge adliye mahkemesi kaldırma kararına uygun hazırlandığı, bu nedenle mahkemece hükme esas alındığı, toplam 169.840,00 TL kur farkının dosya içerisinde bulunan «ihtarnamenin» tebliğ tebliği olan 05.07.2018 tarihine «mehil» süresi eklendiğinde 13.07.2018 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, davacının 28.12.2017 tarihli temliknameye konu kur alacağı talebine yönelik ise döviz cinsinden bir te …
Benzer bu kararda… lüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce ikinci kez bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, taraflar arasındaki «akreditif» sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca uygulanması gereken kur ile yapılan tahsilat arasında fark olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.05.2001 tarihindeki işlem nedeniyle 20.553,94 TL ve 18.06.2001 tarihindeki işlem nedeniyle 41.322,30 TL «kur farkının» davalı bankadan tahsiline, davacıya 13.06.2001 tarihli işlem nedeniyle fazla ödenen 49,43 TL’nin ise bu alacaklardan mahsubuna ve diğer davalı TMSF hakkındaki kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3167 E. , 2023/6688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2061 Esas, 2022/425 Karar
HÜKÜM
Esastan ret; davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/404 E., 2021/260 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda, temyize konu edilen toplam miktar 11.075,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin müşterisi olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya 03.11.2017 tarihinde 2.782.455,18 USD tutarında ihracat akreditifi açıldığını, ihracatçı davalı firmanın ihracatını 9 adet sevkiyatta gerçekleştirdiğini, bu sevkiyatlardan 6 tanesi gerçekleştikten sonra, ihracat akreditifi sözleşmesinde amir banka konumundaki dava dışı banka tarafından vadesinde ödenecek tutarların davalı tarafından vadesinden önce iskonto ettirilerek iskonto kredisi kullanıldığını, bu kapsamda davalıdan iskonto talep edilen alacaklarına ilişkin olarak gayri kabili rücu ve şartsız olarak müvekkiline devrine ilişkin temliknameler alındığını, bu temliknamelere istinaden vadesinde yapılan tahsilatlar sonucunda davalıya ödemeler yapıldığını, ancak dövizde yaşanan kur artışı uluslararası akreditif kuralları ile bankacılık kuralları gereğince müvekkiline ait olması gerekirken kur farkının da sehven davalıya ödendiğini, davalıdan temlik alınan alacağın döviz cinsinden olduğunu, bu nedenle kur farkının müvekkiline temlik edildiğini, bu kapsamda davalıya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek sehven ödenen 180.915,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2018 tarihinden itibarin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu temliknamelerde müvekkilinin davacı banka tarafından ödeme tarihinde kendisine ödenen TL kredi bedeli ile ilgili temlikte bulunduğunu, buna göre dava dışı amir banka ödeme tarihinde vesaik bedelini ödediğinde davacı bankanın TL olarak kullandırdığı krediyi temlikname gereğince tahsil edeceğini, temliknamelerde temlik edilen alacağın TL cinsinden müvekkiline ödenen tutar olduğunu, bunun dışında kalan kur farkının müvekkiline ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın mahkemece yeniden ele alındığı, 3 kişilik bilirkişi heyetinden dosya kapsamında Bölge adliye mahkemesi kaldırma kararına uygun olarak rapor düzenlenmesi istenildiği, hazırlanan raporda 29.01.2018 ve 08.02.2018 tarihli temliknamelere konu alacaklara ilişkin olarak kullanılan iskonto kredisinin, kredinin kullandırıldığı tarih itibariyle davacı bankanın döviz satış kuru üzerinden TL karşılığı ilk temlik alınan alacağın vade tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası(TCMB) efektif kuru üzerinden TL karşılığı arasındaki farkın hesaplandığı, yapılan hesaplamaya göre 29.01.2018 tarihli temliknameye istinaden kullandırılan krediden oluşan kur farkının 57.525,00 TL olduğu, 02.08.2018 tarihli temliknameye istinaden kullandırılan krediden oluşan kur farkının ise 112.315,00 TL olup davalıya ödendiğinin tespit edildiği, raporun denetime elverişli ve gerekçeli olarak Bölge adliye mahkemesi kaldırma kararına uygun hazırlandığı, bu nedenle mahkemece hükme esas alındığı, toplam 169.840,00 TL kur farkının dosya içerisinde bulunan ihtarnamenin tebliğ tebliği olan 05.07.2018 tarihine mehil süresi eklendiğinde 13.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, davacının 28.12.2017 tarihli temliknameye konu kur alacağı talebine yönelik ise döviz cinsinden bir temlik bulunmadığı, temlik edilen alacağın TL cinsinden ve 942.300,00 TL ile sınırlı olduğu sonucuna varıldığı, kur farkının temlik eden davalıya ait olacağının anlaşıldığıı, bu talep yönünden davanın kısmen reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 169.840,00 TL'nin 13.07.2018 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebi reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan cari hesap, havale emri, işletme kredisi işlemleri taahütnamesinin 2.5.7 maddesi uyarınca oluşan kur farkının müvekkiline ait olmasına karşın davanın tam kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince davalıya verilen temliknamelerde davacı tarafından yapılan ödeme tarihinde müvekkiline yapılan TL cinsinden kredi bedeli ile ilgili olarak temlikname verildiğini, temliknamelerde temlik edilen alacağın TL cinsinden müvekkiline yapılan ödeme kadar olduğunu, döviz kurunda düşme olması halinde davacının eksikliği müvekkilinin hesabından tahsil edeceğini, bu nedenle kur farkının müvekkiline ait olduğunu, dava dışı amir banka olan Vakıflar Bankası'nın davacı ... Bankasına gönderdiği 03.11.2017 tarihli mesajdan ve temliknamelerden bu durumun anlaşıldığını, mahkemece bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın ihtilafın dava konusu temliknameler üzerinden hareketle çözüme kavuşturulması gerektiği dava konusu 28.12.2017 tarihli temliknamede açıkça TL cinsinden 942.300,00 TL'nin temlik edildiği, bu temlikname uyarınca davacı banka, amir banka tarafından vade tarihinde yapılacak ödemeden temlik aldığı 942.300,00 TL ve masraflar dışında kalan tüm miktarı davalıya ödemekle yükümlü olduğu, bu durum karşısında bu temlikname uyarınca davalıya fazladan ödeme yapılmadığından buna ilişkin talebin yerinde görülmediği, bununla birlikte 29.01.2018 ve 08.02.2018 tarihli temliknamelerde temlik alınan alacak döviz cinsinden olup davacı banka tarafından vade tarihinde yapılacak ödemeden döviz cinsinden temlik aldığı alacağın vade tarihindeki kur karşılığını masraflar ile birlikte tahsil edip bakiye kısmı davalıya ödemekle yükümlü olduğu, ne var ki davalı banka tarafından bahsi geçen 29.01.2018 ve 08.02.2018 tarihli iki temlikname uyarınca döviz cinsinden alacağın temlik alındığı gözetilmeksizin davalının hesabına fazladan ödeme yapıldığı alınan bilirkişi raporuyla sabit görüldüğü, bu nedenle anılan temliknameler uyarınca fazladan yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsilini istemekte davalının haklı olduğu sonucuna varıldığı, buna göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredinin kullandırıldığı tarih ile vade tarihindeki döviz kuru arasında oluşacak farkın kime ait olacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984472400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz