Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4246 E. 2011/17228 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akreditif↗ kur farkı↗ tmsf↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce ikinci kez bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, taraflar arasındaki akreditif sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca uygulanması gereken kur ile yapılan tahsilat arasında fark olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.05.2001 tarihindeki işlem nedeniyle 20.553,94 TL ve 18.06.2001 tarihindeki işlem nedeniyle 41.322,30 TL kur farkının davalı bankadan tahsiline, davacıya 13.06.2001 tarihli işlem nedeniyle fazla ödenen 49,43 TL’nin ise bu alacaklardan mahsubuna ve diğer davalı TMSF hakkındaki karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10861 E. 2016/7915 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4246 E. , 2011/17228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2009 tarih ve 2008/320-2009/600 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan banka arasında “2000 yılı içinde gerçekleşecek olan ithalat, ihracat ve kambiyo işlemleri ile ilgili sözleşme” nin 5 nci maddesinde belirlenen döviz kuruna göre hesap yapılması gerekirken, genel kredi sözleşmesine göre yapılan hesaplama nedeniyle müvekkilinden vadeleri 2001 yılına sarkan üç adet akreditif ödemelerinde fazla tahsilat yapıldığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 119.542,02 TL’nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, ödemelerin doğru yapıldığını savunmuştur.
Davalı TMSF vekili, yargı yolu itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce ikinci kez bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, taraflar arasındaki akreditif sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca uygulanması gereken kur ile yapılan tahsilat arasında fark olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.05.2001 tarihindeki işlem nedeniyle 20.553,94 TL ve 18.06.2001 tarihindeki işlem nedeniyle 41.322,30 TL kur farkının davalı bankadan tahsiline, davacıya 13.06.2001 tarihli işlem nedeniyle fazla ödenen 49,43 TL’nin ise bu alacaklardan mahsubuna ve diğer davalı TMSF hakkındaki karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Bankalar Kanunu’nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davalıdan harç alınmasına mahal olmadığına, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045413700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz