Temerrüt anında geçerli faiz oranının uygulanması ve talep aşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1423 E. 2023/5062 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İcra takibine dayalı alacakta temerrüt faizi, temerrüdün oluştuğu (takip) tarihte geçerli orandan hesaplanır; alacaklı takip talebinde belli bir oranı esas alarak faiz istemişse, sonradan bununla çelişecek şekilde daha yüksek oranda faiz talep etmesinin dayanağı bulunmaz.
Ele alınan sorunlar
Temerrüt faizi oranının belirlenmesi → ret
İddia: Davacı banka, genel kredi sözleşmesinde faiz oranı belirtilmese de kendi yönetim kurulu kararıyla yabancı para işlemlerinde temerrüt faizinin %10 belirlendiğini, bu nedenle %5 yerine %10 oranına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Temerrüt, icra takibinin başlatıldığı tarihte meydana gelmiş ve o tarihte geçerli faiz oranı ile davacı bankanın takipte talep ettiği işlemiş faiz oranı aynıdır. Davacının, kendi hesaplamasına ve takip talebine aykırı biçimde daha yüksek oranda faiz işletilmesi talebinin dayanağı bulunmadığından, takip sonrası faize takip tarihinde geçerli oran üzerinden hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi gerekçesi.)
Emsal değeri
Temerrüt faizinin takip tarihindeki orandan hesaplanması ve takipte talep edilenle çelişen yüksek faiz istenememesi bakımından yol gösterici.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ temerrüt faizi↗ teminat mektubu komisyonu↗ müteselsil kefil↗ taleple bağlılık↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5094 E. 2019/4358 K.
Ortak:temerrüt faizi
İncelediğiniz kararda… erin ödenmesinin talep edildiğini, fakat mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen takipten sonra yıllık %5 oranında faiz uygulanmasına karar verildiğini, «genel kredi sözleşmesinde» faiz oranı belirtilmemiş olsa bile müvekkili bankanın uygulamalarına göre tespit edilmesi gerektiğini, Yönetim Kurulu kararı ile yabancı para işlemlerinde «temerrüt faizinin» %10 olarak belirlendiğini, bu oranların genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan oranlardan düşük olduğunu ileri sürerek takipten itibaren %5 temerrüt faizinin %1 …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bayındır Holding A.Ş. ile Kentbank A.Ş. arasında «genel kredi sözleşmeleri» düzenlendiğini, davalıların ise genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıklarını, doğmuş «komisyon» borçları, bunların «temerrüt faizi» ve fer’i alacaklarıyla birlikte tahsili talebiyle icra takibi başlattıklarını ,mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmişse de hüküm kısmında ‘‘...asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %5 oranında faizi ve ile bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle’’ denilmiş olup faiz oranının %5 olarak belirlenmesinin müvekkil banka aleyhine bir durum oluşturduğunu, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmiş olduğundan takip talebinde talep edilen faiz oranı olan %10 oranından karar verilmesi gerektiğini, zira %5 oranından karar verilmesi davanın kabulü olmayıp kısmen kabulüne karar verilmiş sonucunu doğurduğunu, bu durum çelişki oluşturduğundan bu hususun düzeltilmesi için karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğini, müvekkil bankanın işleyen komisyonlar ile faiz ve «masraflarını» talep etme hakkı ve ayrıntılarının genel kredi sözleşmelerinin ilgili maddelerinde düzenlendiğini, genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizi belirtilmemiş olduğu du …
Benzer bu kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · reeskont faizi · iş bölümü · infaz · temerrüt
Benzer bu karardaDavacının, hesaba yatırılan miktarları esas alarak tahsil hükmü kurulması talep ettiği nazara alındığında, mahkemece davacıya yapılan ödemelerin bulunduğu da tespit edilmesine rağmen, davanın tam kabulü yönünde hüküm tesis etmesi doğru olmadığı gibi, alacak miktarına yönelik hüküm «bölümü» de «infazda tereddüt» yaratacak niteliktedir.
… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Hüküm açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4080 E. 2020/1024 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1423 E. , 2023/5062 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2223 Esas, 2021/1972 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/190 E., 2021/33 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka bünyesinde birleşen Kentbank A.Ş.'nin Ankara Şubesi ile davalılar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden Bayındır Holding A.Ş.'nin lehdarı olduğu teminat mektuplarından doğan risklerin karşılığının depo edilmesi için borçlular aleyhine ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl borçlu şirket ile birlikte müteselsil kefil olan davalıların kefalet limit tutarları altında kalan teminat mektuplarının komisyon bedellerinden kaynaklanan kredi borçlarına yönelik davacı bankaya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2013/11944 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 57.750,00 USD asıl alacak, 2.887,50 USD komisyon BMV, 60.638,65 USD gecikme faizi ve 3.031,93 USD BSMV olmak üzere toplam 124.308,08 USD üzerinden; asıl alacağa (57.750,00 USD) takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %5 oranında faizi ile bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, %20'si oranında olan 44.452,56 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %10 faiz ve diğer ferilerin ödenmesinin talep edildiğini, fakat mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen takipten sonra yıllık %5 oranında faiz uygulanmasına karar verildiğini, genel kredi sözleşmesinde faiz oranı belirtilmemiş olsa bile müvekkili bankanın uygulamalarına göre tespit edilmesi gerektiğini, Yönetim Kurulu kararı ile yabancı para işlemlerinde temerrüt faizinin %10 olarak belirlendiğini, bu oranların genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan oranlardan düşük olduğunu ileri sürerek takipten itibaren %5 temerrüt faizinin %10 olarak düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda temerrüdün icra takibinin başlatıldığı 10.05.2013 tarihinde meydana geldiği, icra takibinin başlatıldığı 10.05.2013 tarihinde geçerli faiz oranı %5 olduğu gibi davacı banka tarafından da işlemiş faiz %5 oranından hesaplanarak icra takibinde talep edildiği, davacının kendi yaptığı hesaplamaya aykırı biçimde takipten itibaren %10 faiz işletilmesi talebinin hiçbir dayanağı bulunmadığı, takip sonrası faize davacı tarafından icra takibinin başlatıldığı 10.05.2013 tarihinde geçerli %5 oranı üzerinden hüküm verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bayındır Holding A.Ş. ile Kentbank A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, davalıların ise genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, doğmuş komisyon borçları, bunların temerrüt faizi ve fer’i alacaklarıyla birlikte tahsili talebiyle icra takibi başlattıklarını ,mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmişse de hüküm kısmında ‘‘...asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %5 oranında faizi ve ile bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle’’ denilmiş olup faiz oranının %5 olarak belirlenmesinin müvekkil banka aleyhine bir durum oluşturduğunu, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmiş olduğundan takip talebinde talep edilen faiz oranı olan %10 oranından karar verilmesi gerektiğini, zira %5 oranından karar verilmesi davanın kabulü olmayıp kısmen kabulüne karar verilmiş sonucunu doğurduğunu, bu durum çelişki oluşturduğundan bu hususun düzeltilmesi için karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğini, müvekkil bankanın işleyen komisyonlar ile faiz ve masraflarını talep etme hakkı ve ayrıntılarının genel kredi sözleşmelerinin ilgili maddelerinde düzenlendiğini, genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizi belirtilmemiş olduğu durumlarda müvekkil bankanın genel uygulamalarına göre tespit edilmesi gerektiğini, alınan Yönetim Kurulu kararı ile yabancı para işlemlerinde %10 temerrüt faizi uygulanmasına karar verildiğini, temerrüt faizi oranı taleplerinin icra takipleri ile uyuşmakta olup İstinaf Mahkemesinin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bu kapsamda müvekkil banka uygulamaları hukuka uygun olup hüküm kısmında davanın kabulüne karar verilerek faiz oranına talepleri gibi hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ve çelişkinin düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin 10.05.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna ilişkin beyan dilekçesinde, raporda ‘‘davacı bankanın tüm davalılardan takip tarihi olan 10.05.2013 tarihi itibariyle talebi gibi 57.750,00 USD asıl alacak ve 2.887,50 USD komisyonun BMV’si, 60.638,65 USD işlemiş faiz ve 3.031,93 USD işlemiş faizin gider vergisi olmak üzere toplam 124.308,08 USD alacaklı olduğu, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 57.750,00 USD matrah üzerinden %5 faiz ile bunun %5’i gider vergisi istenebileceği’’ sonuç ve kanaatine varıldığı, yapılan hesaplamada müvekkili bankanın haklılığının ispatlandığı, bilirkişi ek raporundaki hususlara bir itirazlarının olmadığının belirtilmiş olmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/983985900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz