6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı hakem kararının tenfizinde teminat ve New York Sözleşmesi şartları

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/684 E. 2022/1011 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tanıma ve tenfizistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)Tanıma-tenfiz usulü

Davacının nitelemesi: Yabancı Hakem Kararının Tenfizi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yabancı hakem kararının tenfizi talebinde, davacının tabi olduğu devlet ile Türkiye arasında teminat konusunda fiili karşılıklılık bulunduğunun ilgili bakanlık yazılarıyla tespit edilmesi halinde MÖHUK m.48 kapsamındaki teminat yükümlülüğü uygulanmaz. New York Sözleşmesi'ne taraf devletler arasında verilen hakem kararlarının tenfizinde, tahkim kurallarına uygun bildirim yapıldığının ve davalı tarafın savunma hakkının kısıtlandığı iddiasını ispatlayamadığının anlaşılması, uyuşmazlığın tahkime elverişli olması ve kararın kamu düzenine aykırı olmaması halinde tenfiz koşulları gerçekleşmiş sayılır.

Ele alınan sorunlar

Tenfiz davasında yabancı davacının teminat gösterme yükümlülüğü → ret

İddia: Davalılar vekili, davacının MÖHUK gereğince teminat göstermekle yükümlü olduğunu, ancak yatırılan herhangi bir teminat bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: MÖHUK m.48 uyarınca Türk mahkemesinde dava açan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere teminat göstermekle yükümlüdür; bu yükümlülüğün istisnası, alacaklının tabi olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık esasına göre çok taraflı veya ikili anlaşmalarla yahut fiili mütekabiliyet esasına göre bir muafiyetin bulunmasıdır (MÖHUK m.48/2). Tenfiz talep eden şirket Amerika Birleşik Devletleri uyruklu olup, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün yazısı ve ekindeki Dış İşleri Bakanlığı yazılarından, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ve Türkiye'de tescilli tüzel kişilerin ABD'de dava açmaları halinde teminat göstermeye veya ek yükümlülüğe tabi olmadığı, ABD'de yabancılara dava açma konusunda ABD vatandaşlarından farklı bir prosedür uygulanmadığı anlaşıldığından, teminat konusunda fiili karşılıklılığın bulunduğu kabul edilmiş ve teminata yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hakem kararının tenfizinde savunma hakkının kısıtlanması ve usulüne uygun bildirim yapılıp yapılmadığı → ret

İddia: Davalılar vekili, New York Sözleşmesi m.5/2'de yer alan aleyhine karar verilen tarafın usulüne uygun tahkim bildirimi almaması veya davada hazır bulunmaması şartının gerçekleştiğini, müvekkilinin yokluğunda yapılan tahkim yargılaması sonucunda verilen kararın MÖHUK m.54/1-ç'ye açıkça aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri New York Sözleşmesi'ne taraf olduğundan hakem kararının tenfizi bakımından New York Sözleşmesi hükümleri uygulanır. Sözleşmenin V. maddesinde düzenlenen tenfiz engellerinden bir kısmı mahkemece re'sen (uyuşmazlığın tahkime elverişliliği ve kamu düzenine aykırılık), bir kısmı ise tarafların iddia ve ispatına bağlı olarak (ehliyetsizlik/geçersizlik, usulen haberdar edilmeme veya savunma imkanından mahrum bırakılma, tahkim anlaşması sınırlarının aşılması, hakem seçiminde usule aykırılık, kararın kesinleşmemiş olması) değerlendirilir. Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Tahkim Kuralları'nın 10. maddesinde bildirimlerin posta, kurye, faks veya elektronik yollarla yapılabileceği düzenlenmiş olup, hakem kararında da belirtildiği üzere tahkim yargılaması sırasında taraflara usulüne uygun olarak tüm bildirimlerin yapıldığı anlaşılmakta, davalı vekili savunma hakkı tanınmadığı iddiasını kanıtlayamamıştır. Tarafların sözleşmeyle kararlaştırdığı usule göre yargılama yapıldığı, tahkime konu ticari ilişkinin Türk hukukuna göre tahkim yoluyla çözümü mümkün bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu, kararın Türk kamu düzenine aykırı olmadığı ve Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Uluslararası Tahkim Kuralları'nın 30. maddesi gereğince kararın nihai ve bağlayıcı nitelikte olup itiraz veya temyiz yolunun bulunmadığı anlaşıldığından, New York Sözleşmesi'nin V. maddesinde düzenlenen tenfiz koşullarının gerçekleştiği sonucuna varılmış ve davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, ABD ile Türkiye arasında teminat konusunda fiili mütekabiliyetin bulunduğuna ilişkin tespiti ve New York Sözleşmesi V. maddesindeki tenfiz koşullarının değerlendirilme yöntemine ilişkin gerekçesi, benzer yabancı hakem kararı tenfiz davalarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Yabancı davacının teminat gösterme yükümlülüğü (MÖHUK m.48) - fiili karşılıklılık nedeniyle uygulanmadığı tespit edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma ve tenfiz yabancı hakem kararı New York Sözleşmesi teminat yükümlülüğü fiili karşılıklılık (mütekabiliyet) MÖHUK tahkim anlaşması kamu düzeni savunma hakkı

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — MÖHUK 48MÖHUK 48/2MÖHUK 54/1-ç · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 84 · New York Sözleşmesi — New York Sözleşmesi VNew York Sözleşmesi V/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/684

KARAR NO 2022/1011

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/02/2022

NUMARASI 2020/267 Esas - 2022/69 Karar

DAVA

Tanıma Ve Tenfiz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/06/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 28/08/2014 tarihli Distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, davalı şahısların da sözleşmeyi imzaladığını,davalı şirkete gönderilen faturaların,ihtarlara rağmen ödenmediğini, sözleşmede; sözleşmeyle ilgili bir ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağının, hakem sayısının üç olacağının, tahkimin yerinin Atlanta, olacağının, tahkimin İngilizce dilinde yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin alacağını tahsil edememesi üzerine 10/01/2018 tarihinde Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu nezdinde, davalılara karşı tahkim başvurusunda bulunulduğunu,davalıların usulüne uygun tahkim yargılamasına davet edildiğini ve yargılamanın da usulüne uygun olarak yapıldığını, Amerikan Tahkim Kurulu'nun ...

numaralı dosyası nezdinde yürütülen tahkim yargılaması neticesinde, hakem heyetinin nihai kararını 03/01/2019 tarihinde verdiğini, hakem heyetinin sözleşmeye dayalı alacak miktarı olarak 358.367,95-USD, vekalet ücreti ve masraflar için 29.648,70-USD ve yargı giderleri için 36.617,83-USD olmak üzere toplam 424.634,48-USD'nin davalılar tarafından ödenmesine karar verdiğini, kararın nihai nitelikte olduğunu ve karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz başvuru yolu mevcut olmadığını, ayrıca duruşma davetiyesi ve nihai hakem kararının, bu yönde bir hukuki gereklilik olmamasına rağmen Lahey Sözleşmesi uyarınca davalılara tebliğ edildiğini belirterek Amerikan Tahkim Kurulu'nun ... numaralı dosyası kapsamında yürütülen tahkim yargılaması neticesinde verilen 03/01/2019 tarihli nihai hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya davaya cevap vermemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,taraflar arasında düzenlenen 30/01/2015 tarihinde tadil edilen 28/08/2014 tarihli sözleşmenin 18. maddesi ile,sözleşmeyle ilgili olarak ortaya çıkan ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağının, hakem sayısının üç , tahkimin yerinin Atlanta olacağının, tahkimin İngilizce dilinde yürütüleceğinin ve karara bağlanacağının kararlaştırıldığı, tahkim yargılaması sırasında taraflara usulüne uygun olarak tüm tebligatların yapıldığı, savunma hakkını kısıtlayacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığı, kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tahkim yargılamasında, tarafların sözleşme ile kararlaştırılmış olan usulüne uygun olarak yargılama yapıldığı, tahkime konu ticari ilişki dikkate alındığında verilen kararın ülkemiz hukukuna göre tahkim yoluyla çözümü mümkün bir uyuşmazlığa ilişkin bulunduğu, kararın kamu düzenine aykırı olmadığı gibi, ülkemiz mahkemelerinden verilen ve kesinleşen hususlara aykırı olması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Uluslararası Tahkim Kuralları'nın 30.

maddesi gereğince tahkim kararının kesin nitelikte olduğu, karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolunun mevcut olmadığı, davalılarca da tahkim kararının tenfizinin mümkün olmadığına ilişkin herhangi bir itiraz veya savunmada bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu'nun 03/01/2019 tarih ve ... sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; davacıların MÖHUK gereğince teminat göstermekle yükümlü olduğunu, davacı tarafından yatırılan herhangi bir teminat bulunmadığını, New York Sözleşmesinin m.5/2 de yer alan aleyhine karar verilen tarafın usulüne uygun olarak tahkim bildirimi almaması veya davada hazır bulunmaması şartının gerçekleşmediğini, yine müvekkilinin yokluğunda yapılan tahkim yargılaması sonucunda verilen kararın MÖHUK m.54/1-ç maddesinde yer alan düzenlemeye açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu'nun 03/01/2019 tarih ve ... sayılı kararının tenfizi istemine ilişkindir. 5718 sayılı MÖHUK'un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. HMK'nun 84. maddesi hükmünde teminat gösterilecek hususlar düzenlenmiştir. Yabancı alacaklının Türkiye'de icra takibi yapabilmesi için teminat gösterme yükümlülüğünün istisnası MÖHUK'un 48/2. maddesinde belirtildiği üzere, alacaklının tabiyetinde bulunduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık esasına göre çok taraflı veya ikili anlaşmalarla yahut fiili mütekabiliyet esasına göre bir muafiyet bulunmasıdır.

Somut olayda tenfiz talep eden şirket Amerika Birleşik Devletleri uyruklu olup, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün 30/06/2020 tarihli yazısı ve ekinde Dış İşleri Bakanlığı'nın 20/10/2011, 04/02/2014 ve 29/01/2018 tarihli yazılarından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ve Türkiye'de tescilli tüzel kişilerin ABD'de dava açmaları halinde teminat göstermeye veya herhangi bir ek yükümlülüğe tabi olmadığı, ABD'de yabancılara dava açma konusunda ABD vatandaşlarından farklı bir prosedür uygulanmadığı, böylelikle teminat konusunda fiili karşılıklılığın bulunduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin teminata yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Taraf şirketler bakımından Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri New York Sözleşmesine taraf olduğundan, hakem kararının tenfizi bakımından New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekir.

Tenfizi engelleyen haller New York Sözleşmesinin V. maddesinde düzenlenmiştir. Şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi kendiliğinden dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir. Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır:

1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır. Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise 1- Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, 2- Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, 3- Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, 4- Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, 5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır (Nuray Ekşi, Yargıtay Kararları Işığında ICC Hakem Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi, 25.11.2008 tarihinde İTO'nda yapılan ICC Tahkimine İlişkin sunulan tebliğ) Somut olayda davacının tenfiz talep eden şirket, karşı tarafının ise davalılar olduğu 03/01/2019 tarihli hakem kararının tenfizi talep edilmektedir.

New York Sözleşmesi’ne ülkemiz ve Amerika Birleşik Devletleri taraf olduklarından dava konusu hakem heyeti kararının diğer yasal koşulları içermesi halinde ülkemizde tenfiz edilebilmesi mümkündür. Taraflar arasında düzenlenen 30/01/2015 tarihinde tadil edilen 28/08/2014 tarihli Münhasır Distribütörlük Sözleşmesi'nin 18. maddesi ile,sözleşmeyle ilgili olarak ortaya çıkan herhangi bir talep veya ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağı, hakem sayısının üç olacağı, tahkimin yerinin Atlanta, Georgia ABD olacağı, tahkimin İngilizce dilinde yürütüleceği ve karara bağlanacağı kararlaştırılmıştır. Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Tahkim Kuralları'nın 10.

Maddesinde bildirimlerin posta, kurye, faks veya başkaca elektronik yollarla yapılabileceği düzenlenmiş olup, anılan hakem kararında da belirtildiği üzere tahkim yargılaması sırasında taraflara usulüne uygun olarak tüm bildirimlerin yapıldığı, savunma hakkını kullanmadıkları, davalı vekilinin savunma hakkı tanınmadığı iddialarını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Tahkim yargılamasında, tarafların sözleşme ile kararlaştırılan usule göre yargılama yapıldığı, tahkime konu ticari ilişki dikkate alındığında verilen kararın Türk hukukuna göre tahkim yoluyla çözümü mümkün bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu, tenfizi istenen hakem kararının Türk kamu düzenine aykırı olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun dışında Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Uluslararası Tahkim Kuralları'nın 30.

maddesi gereğince tahkim kararının nihai ve bağlayıcı nitelikte olduğu, karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolunun mevcut olmadığı, New York Sözleşmesinin V. Maddesinde düzenlenen tenfiz koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan 130,5-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/98210 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5986 E. 2024/2257 K. · Bozuldu

Tenfizde hakem kararının kesinleşmesi re'sen araştırılacak dava şartıdır

Gerekçe özeti

Yabancı hakem kararının tenfizine ancak karar kesinleşmiş, icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı hâle gelmişse hükmedilebilir; bu husus dava şartı olduğundan mahkemece re'sen araştırılır. Tahkim merkezi kurallarında kararın 'nihai' olduğunun belirtilmesiyle yetinilerek kesinleşme kabul edilemez; gerekirse ilgili tahkim merkezi kuralları konusunda yetkin bir bilirkişiden rapor alınarak kesinleşme ve icra kabiliyeti şüpheye yer bırakmayacak biçimde aydınlatılmalı, ondan sonra karar verilmelidir.

Emsal değeri

Tenfiz davasında hakem kararının kesinleşmiş/icra kabiliyeti kazanmış olmasının dava şartı olarak re'sen araştırılması ve tahkim kurallarındaki 'nihailik' ifadesiyle yetinilemeyeceği yönündeki tespit bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: yabancı hakem kararının tenfizi kesinleşme ve icra kabiliyeti dava şartı re'sen araştırma tahkim merkezi kuralları bilirkişi incelemesi karşılıklılık ve teminat

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/5986 E.  ,  2024/2257 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/684 Esas, 2022/1011 Karar

DAVALILAR 1. ...

2. Sk Konsept Dekorasyon Dış Ticaret Ltd. Şti.

3. ... vekilleri Avukat ...

HÜKÜM

Başvurunun Esastan Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/267 E., 2022/69 K.

Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 28.08.2014 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, davalı şahısların da sözleşmeyi imzaladığını, davalı şirkete gönderilen faturaların, ihtarlara rağmen ödenmediğini, sözleşmede; sözleşmeyle ilgili bir ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağının, hakem sayısının üç olacağının, tahkimin yerinin Atlanta olacağının, tahkimin İngilizce dilinde yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin alacağını tahsil edememesi üzerine 10.01.2018 tarihinde Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu nezdinde, davalılara karşı tahkim başvurusunda bulunduğunu, davalıların usulüne uygun tahkim yargılamasına davet edildiğini ve yargılamanın da usulüne uygun olarak yapıldığını, Amerikan Tahkim Kurulu'nun 01-18-0000-1845 numaralı dosyası nezdinde yürütülen tahkim yargılaması neticesinde, hakem heyetinin 03.01.2019 tarihinde dayalı alacak miktarı olarak 358.367,95 USD, vekalet ücreti ve masraflar için 29.648,70 USD ve yargı giderleri için 36.617,83 USD olmak üzere toplam 424.634,48 USD'nin davalılar tarafından ödenmesine karar verdiğini, kararın nihai nitelikte olduğunu ve karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz başvuru yolu mevcut olmadığını, ayrıca duruşma davetiyesi ve nihai hakem kararının, bu yönde bir hukuki gereklilik olmamasına rağmen Lahey Sözleşmesi uyarınca davalılara tebliğ edildiğini belirterek Amerikan Tahkim Kurulu'nun 01-18-0000-1845 numaralı dosyası kapsamında yürütülen tahkim yargılaması neticesinde verilen 03.01.2019 tarihli nihai hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 30.01.2015 tarihinde tadil edilen 28.08.2014 tarihli sözleşmenin 18 inci maddesi ile sözleşmeyle ilgili olarak ortaya çıkan ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağının, hakem sayısının üç, tahkimin yerinin Atlanta olacağının, tahkimin İngilizce dilinde yürütüleceğinin ve karara bağlanacağının kararlaştırıldığı, tahkim yargılaması sırasında taraflara usulüne uygun olarak tüm tebligatların yapıldığı, savunma hakkını kısıtlayacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığı, kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tahkim yargılamasında, tarafların sözleşme ile kararlaştırılmış olan usulüne uygun olarak yargılama yapıldığı, tahkime konu ticari ilişki dikkate alındığında verilen kararın ülkemiz hukukuna göre tahkim yoluyla çözümü mümkün bir uyuşmazlığa ilişkin bulunduğu, kararın kamu düzenine aykırı olmadığı gibi, ülkemiz mahkemelerinden verilen ve kesinleşen hususlara aykırı olması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Uluslararası Tahkim Kuralları'nın 30 uncu maddesi gereğince tahkim kararının kesin nitelikte olduğu, karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolunun mevcut olmadığı, davalılarca da tahkim kararının tenfizinin mümkün olmadığına ilişkin herhangi bir itiraz veya savunmada bulunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu'nun 03.01.2019 tarih ve 01-18-0000-1845 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) gereğince teminat göstermekle yükümlü olduğunu, ancak davacı tarafından yatırılan herhangi bir teminat bulunmadığını, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi (New York Sözleşmesi) V inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, aleyhine karar verilen tarafın usulüne uygun olarak tahkim bildirimi almaması veya davada hazır bulunmaması şartının gerçekleşmediğini, yine müvekkilinin yokluğunda yapılan tahkim yargılaması sonucunda verilen kararın 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan düzenlemeye açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve tenfiz talep edenin Amerika Birleşik Devletleri uyruklu şirket olduğu Amerika Birleşik Devletleri'nde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ve Türkiye'de tescilli tüzel kişilerin dava açmaları halinde teminat göstermeye veya herhangi bir ek yükümlülüğe tabi olmadığı, yabancılara dava açma konusunda kendi vatandaşlarından farklı bir prosedür uygulanmadığı, teminat konusunda fiili karşılıklılığın bulunduğu, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri'nin New York Sözleşmesine taraf olduğu, hakem kararının tenfizi bakımından New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, tenfizi engelleyen hallerin New York Sözleşmesinin V inci maddesinde düzenlendiği, bu şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesince re'sen dikkate alınması gerektiği, diğer şartların ise taraflarca iddia ve ispatının gerektiği, hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması ve hakem kararının kamu düzenine aykırı olmamasının re'sen;

tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, hakem kararının tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması halinin ise taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri olduğu, somut olayda 03.01.2019 tarihli hakem kararının tenfizinin talep edildiği, taraflar arasında düzenlenen 30.01.2015 tarihinde tadil edilen 28.08.2014 tarihli "Münhasır Distribütörlük Sözleşmesi'nin" 18 inci maddesinde, sözleşmeyle ilgili olarak ortaya çıkacak herhangi bir talep veya ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağının, hakem sayısının üç, tahkim yerinin Atlanta Georgia ABD olacağının, tahkimin İngilizce dilinde yürütülerek karara bağlanacağının kararlaştırıldığı, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Tahkim Kuralları'nın 10 uncu maddesinde bildirimlerin posta, kurye, faks veya başkaca elektronik yollarla yapılabileceğinin düzenlendiği, anılan hakem kararında da belirtildiği üzere tahkim yargılaması sırasında taraflara usulüne uygun olarak tüm bildirimlerin yapıldığı ancak savunma hakkını kullanmadıkları, davalı vekilinin savunma hakkı tanınmadığı iddialarını kanıtlayamadığı, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları usule göre yargılama yapıldığı, tahkime konu ticari ilişki dikkate alındığında verilen kararın Türk hukukuna göre tahkim yoluyla çözümü mümkün bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu, tenfizi istenen hakem kararının kamu düzenine aykırı olmadığı, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Uluslararası Tahkim Kuralları'nın 30 uncu maddesi gereğince tahkim kararının nihai ve bağlayıcı nitelikte olduğu, karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolunun mevcut olmadığı, New York Sözleşmesinin V inci maddesinde düzenlenen tenfiz koşullarının gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu'nun 03.01.2019 tarih ve 01-18-0000-1845 sayılı kararının tenfizinin mümkün olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile 60 ila 63 üncü maddeleri.

3. New York Sözleşmesi'nin V inci maddesi.

3. Değerlendirme

Yabancı hakem kararları ve mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.

Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkin olup, 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, ancak kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları hakkında tenfiz kararı verilmesi mümkündür. Anılan Kanun'un “Dilekçe ve İnceleme Usulü” başlığını taşıyan 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde tenfiz isteyen tarafın hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslı veya usulüne göre onanmış örneğini de dilekçesine eklemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı hakem kararının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, Mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.

Hal böyle olmakla birlikte, Mahkemece tenfizi istenen Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu kurallarında verilen kararın nihai mahiyette olduğunun belirtilmiş olduğuyla yetinilerek kararın kesin olduğuna kanaat edilmiş ise de tenfizi istenen kararın Kanun'un aradı anlamda kesin olduğundan mutlak bir şekilde bahsedebilmek eldeki veriler ışığında mümkün değildir. Şu halde Mahkemece gerekirse tenfizi istenen kararın verildiği tahkim merkezi kuralları hususunda yetkinliğe sahip bir bilirkişiden rapor da alınarak, tenfizi istenen hakem kararının kesin ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış olduğu hususu şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde doğrudan tenfize karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.