6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen alacak | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7220 E. 2023/6338 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen alacak rücu hakkı rücuen tahsil malvarlığına ilişkin dava hisse devir sözleşmesi istinaf incelemesi kazanılmış hak rücu tüzel kişilik anonim şirket kâr dağıtımı istirdat ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) vekalet ücreti avans faizi zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TBK — TBK 73 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi) 15.11.2018 tarihli ve 2016/957 E., 2018/704 K. sayılı kararıyla sözleşme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, 24.07.2006 tarihli İDHS'nin 7 nci maddesi gereğince sözleşme öncesi dönemle ilgili davalardan doğan mali yükümlülüklerin Tedaş'a ait olduğu gerekçesiyle davacı tarafından 17.02.2009 tarihinde dava dışı 3 üncü kişiye 129.285,00 TL ödeme yapılmış ise de; rücuen alacak talebine konu olan dava işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihi olan 24.07.2006 tarihinden önce açılmış olduğundan ve davaya konu kaçak elektrik tüketim ihbarnameleri de 24.07.2006 tarihinden önce düzenlenmiş olduğundan davacının yaptığı ödeme için işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında davalıya rücu hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 129.278,08 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/430 E., 2020/1125 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 13.06.2022 tarih, 2021/357 E., ve 2022/4801 K. sayılı kararıyla "davanın, dava dışı Bayraktar ... Ltd. Şti.’den kaçak elektrik bedeli adı altında haksız yere tahsil edildiği iddia olunan paranın istirdadına ilişkin dava sonucunda Mahkemece istirdadına karar verilen paranın davacı tarafından adı geçen şirkete ödenmesi üzerine, ödenen bu paranın davalı TEDAŞ’tan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta, Aktaş Elektrik A.Ş. tarafından Bayraktar.. Ltd. Şti.’den kaçak elektrik bedeli olarak tahsil edilen paranın mahkemece istirdadına karar verilmiş olup, hükmolunan paranın hisse devir sözleşmesinden önce 17.02.2009 tarihinde davacı tarafından adı geçen şirkete ödendiği, kaçak elektrik bedelini tahsil eden Aktaş Elektrik A.Ş.'nin daha sonra unvan değişikliği ile AYEDAŞ olduğu, Mahkemece hükmolunan bedelin, tahsilatı yapan AYEDAŞ (Aktaş Elektrik A.Ş) tarafından Mahkeme kararına istinaden ilgilisine iade edildiği, davacı AYEDAŞ’ın, daha önce haksız tahsil ettiği parayı Mahkeme kararına istinaden iade etmiş olmasına göre davacının malvarlığında bir eksilmeden ve davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın, 29.05.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklandığının kabulünün de mümkün olmadığı, bu hale göre, davacının davalıya rücu koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Aktaş Elektrik A.Ş. tarafından dava dışı Bayraktar.. Ltd. Şti.’nden kaçak elektrik bedeli olarak tahsil edilen paranın Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/396 E., 2007/541 K. sayılı ilamı ile istirdadına karar verildiği, hükmolunan bedelin hisse devir sözleşmesinin imzalandığı 29.05.2013 tarihinden önce 17.02.2009 tarihinde davacı tarafından dava dışı Bayratkar... Ltd. Şti.'ne ödendiği, kaçak elektrik bedelini tahsil eden davacı Aktaş Elektrik A.Ş.'nin daha sonra unvan değişikliği ile AYEDAŞ olduğu, davaya konu bedelin tahsilatı yapan AYEDAŞ'ın (Aktaş Elektrik A.Ş) anılan Mahkeme kararına istinaden daha önce haksız olarak tahsil ettiği bedeli dava dışı şirkete iade ettiği, bu nedenle davacının malvarlığında bir eksilmeden ve davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden ve uyuşmazlığın da 29.05.2013 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü de mümkün olmadığından somut uyuşmazlıkta davacının davalıya rücu koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Aktaş Elektrik A.Ş.'nin daha sonrasında unvan değiştirerek AYEDAŞ olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, müvekkili şirket ile adı geçen şirketin birbiriyle hiç bir ilgisi olmayan tamamen farklı iki ayrı şirket olduğunu, tek ortak noktalarının farklı dönemlerde aynı noktalarda elektrik dağıtım hizmetleri vermeleri olduğunu, dayanak davaya konu kaçak elektrik bedelinin bizzat davalıya yapıldığını, bu durumun davalı tarafından sunulan ödeme belgeleriyle de sabit olduğunu, müvekkilince ödenen tutardan davalının sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rücuen alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( 6098 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/357 E. 2022/4801 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/746 E. 2023/816 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6131 E. 2021/4878 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/7220 E.  ,  2023/6338 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alınmasından sonra Tedaş'a ait dağıtım sisteminin 20 farklı dağıtım bölgesine ayrıldığını, her bir dağıtım bölgesi için ayrı bir anonim şirketi kurulduğunu, davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliği ve sermayesi olduğu, özelleştirme sürecinin davacı şirketin faaliyet bölgesine ait bütün hisseleri satın alması ile sonuçlandığını, davalı şirket ile 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İDHS) imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre sözleşme öncesi döneme ilişkin tüm sorumluluğun davalı Tedaş'a ait olduğunu, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen olay nedeniyle İstanbul Anadolu 13.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/396 E. sayılı dosyasıyla karar verildiği, verilen kararın temyizde onanmak suretiyle kesinleştiğini, müvekkilinin söz konusu karara istinaden icra dosyasına ödeme yaptığını, müvekkilince ödenen tutardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 129.285,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacının davaya dayanak yaptığı ödemeleri ispatlayamadığını ve Tedaş Genel Müdürlüğü'nün dağıtım ve perakende satış lisansı olmadığından bu davaların muhatabı olmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi) 15.11.2018 tarihli ve 2016/957 E., 2018/704 K. sayılı kararıyla sözleşme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, 24.07.2006 tarihli İDHS'nin 7 nci maddesi gereğince sözleşme öncesi dönemle ilgili davalardan doğan mali yükümlülüklerin Tedaş'a ait olduğu gerekçesiyle davacı tarafından 17.02.2009 tarihinde dava dışı 3 üncü kişiye 129.285,00 TL ödeme yapılmış ise de; rücuen alacak talebine konu olan dava işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihi olan 24.07.2006 tarihinden önce açılmış olduğundan ve davaya konu kaçak elektrik tüketim ihbarnameleri de 24.07.2006 tarihinden önce düzenlenmiş olduğundan davacının yaptığı ödeme için işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında davalıya rücu hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 129.278,08 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/430 E., 2020/1125 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 13.06.2022 tarih, 2021/357 E., ve 2022/4801 K. sayılı kararıyla "davanın, dava dışı Bayraktar ... Ltd. Şti.’den kaçak elektrik bedeli adı altında haksız yere tahsil edildiği iddia olunan paranın istirdadına ilişkin dava sonucunda Mahkemece istirdadına karar verilen paranın davacı tarafından adı geçen şirkete ödenmesi üzerine, ödenen bu paranın davalı TEDAŞ’tan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta, Aktaş Elektrik A.Ş. tarafından Bayraktar.. Ltd. Şti.’den kaçak elektrik bedeli olarak tahsil edilen paranın mahkemece istirdadına karar verilmiş olup, hükmolunan paranın hisse devir sözleşmesinden önce 17.02.2009 tarihinde davacı tarafından adı geçen şirkete ödendiği, kaçak elektrik bedelini tahsil eden Aktaş Elektrik A.Ş.'nin daha sonra unvan değişikliği ile AYEDAŞ olduğu, Mahkemece hükmolunan bedelin, tahsilatı yapan AYEDAŞ (Aktaş Elektrik A.Ş) tarafından Mahkeme kararına istinaden ilgilisine iade edildiği, davacı AYEDAŞ’ın, daha önce haksız tahsil ettiği parayı Mahkeme kararına istinaden iade etmiş olmasına göre davacının malvarlığında bir eksilmeden ve davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın, 29.05.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklandığının kabulünün de mümkün olmadığı, bu hale göre, davacının davalıya rücu koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Aktaş Elektrik A.Ş. tarafından dava dışı Bayraktar.. Ltd. Şti.’nden kaçak elektrik bedeli olarak tahsil edilen paranın Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/396 E., 2007/541 K. sayılı ilamı ile istirdadına karar verildiği, hükmolunan bedelin hisse devir sözleşmesinin imzalandığı 29.05.2013 tarihinden önce 17.02.2009 tarihinde davacı tarafından dava dışı Bayratkar... Ltd. Şti.'ne ödendiği, kaçak elektrik bedelini tahsil eden davacı Aktaş Elektrik A.Ş.'nin daha sonra unvan değişikliği ile AYEDAŞ olduğu, davaya konu bedelin tahsilatı yapan AYEDAŞ'ın (Aktaş Elektrik A.Ş) anılan Mahkeme kararına istinaden daha önce haksız olarak tahsil ettiği bedeli dava dışı şirkete iade ettiği, bu nedenle davacının malvarlığında bir eksilmeden ve davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden ve uyuşmazlığın da 29.05.2013 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü de mümkün olmadığından somut uyuşmazlıkta davacının davalıya rücu koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Aktaş Elektrik A.Ş.'nin daha sonrasında unvan değiştirerek AYEDAŞ olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, müvekkili şirket ile adı geçen şirketin birbiriyle hiç bir ilgisi olmayan tamamen farklı iki ayrı şirket olduğunu, tek ortak noktalarının farklı dönemlerde aynı noktalarda elektrik dağıtım hizmetleri vermeleri olduğunu, dayanak davaya konu kaçak elektrik bedelinin bizzat davalıya yapıldığını, bu durumun davalı tarafından sunulan ödeme belgeleriyle de sabit olduğunu, müvekkilince ödenen tutardan davalının sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rücuen alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( 6098 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/982056300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.