İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3337 E. 2019/4793 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki dinlenilme hakkı↗ adil yargılanma hakkı↗ sözlü yargılama↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ tahkikat↗ yokluk↗ savunma hakkı↗ ön inceleme duruşması↗ ilamsız icra takibi↗ kısıtlılık↗ taşıma sözleşmesi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı Yasa’nın 184. maddesine göre, hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Tahkikatın bittiğinin tefhiminden sonra, sözlü yargılama aşamasına geçileceği konusunda şüphe yoktur. Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Sözlü yargılama 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 186. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, "Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir." hükmünü amirdir.
Bu maddede, taraflara davetiye çıkarılacağı belirtilmiş ise de, HMK'nın 184. maddesine uygun olarak, tarafların tamamının hazır olduğu yargılama sırasında, hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verip, tarafların bütün tahkikat hakkındaki açıklamalarını dinleyip, tahkikatı gerektiren bir hususun kalmadığını belirledikten sonra, yüzlerine karşı tahkikatın bittiğini tefhim etmişse, sözlü yargılama hakkında da görüşlerini sorması gerekir.
Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, taraflardan bir kısmının hazır olmaması veya hazır olan taraflardan biri ya da tamamının, mahkemeden sözlü yargılama için duruşma günü tayin edilmesini istemeleri halinde, sözlü yargılama için HMK'nın 186. maddesine uygun olarak duruşma günü belirlenmesi ve bu durumun duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesi gerekir.
Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, tarafların tamamının hazır ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verilmesini istemediklerini beyan etmeleri halinde, bu husus duruşma tutanağına yazıldıktan sonra, sözlü yargılamaya geçilir, taraflara HMK'nın 186/2. maddesine göre son sözleri sorulur, son sözleri dinlendikten sonra, mahkeme hükmünü verir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, hükmün tefhim edildiği 29/03/2018 tarihli celsede, tahkikatın bittiği ve sözlü yargılamaya geçildiği bildirilmeden, taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının, şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Çek İptali Kararının İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10394 E. 2016/5178 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece, 01.06.2015 tarihli celsede davalı vekilinin «mazereti» reddedildikten sonra «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal · mazeret · çek iptali · zayi · çek · kesin hüküm
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2013/27934 sayılı takip dosyasıyla takibe konulduğu ve «zayii» olmadığının anlaşıldığı, «çek iptali» kararının maddi hukuk anlamında «kesin» hüküm teşkil etmeyeceği, bu durumda iptaline karar verilen çekin ortaya çıkmış olması sebebiyle iptal kararının iptalinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu çekin «zayii nedeniyle iptaline» dair ......
1- Dava, «zayii» nedeniyle verilen «çek iptali» kararının iptali istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince «zayii nedeniyle iptaline» karar verildiği, ancak iptaline karar verilen çekin davacı tarafından İstanbul 18.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, 01.06.2015 tarihli celsede davalı vekilinin «mazereti» reddedildikten sonra «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10013 E. 2016/747 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Benzer bu karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · kâr kaybı
Benzer bu kararda… nın çeklerinin yazılmış olduğu ve bu sebeple zarara uğradığı, hala bazı çeklerinin yazıldığına ilişkin bilgilerin ... kayıtlarında gözüktüğü, davacının maddi-manevi «kaybı» olduğu gerekçesiyle, davacının maddi zararının 270.947 TL olarak hesaplandığı ve taleple bağlı kalınarak 5.000 TL olarak kabulüne; davanın mahiyeti ve «hakkaniyet» ilkesine göre 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Rücuen Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11454 E. 2016/3096 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Benzer bu karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · acente · acentelik · taşıyıcı · teslim
Benzer bu kararda… oru ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin taşımayı üstlendiği ve taşımanın davalı tarafça gerçekleştiğini gösterir taşıma belgesinin sunulmadığını, davalının «taşıyıcı» olduğunun, ispatına yarar belgenin bulunmadığı, davalının taşıyıcının bağlantılı olduğu ve taşıma işi sonunda yükün varış yerindeki gümrük ve «teslim» işlemlerini yerine getiren bu yönde hizmet sağlayan «acentelik» faaliyeti gösteren firma olduğu, dolayısıyla «acente» konumundaki firmanın herhangi bir taşıma rolü ve faaliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, sigortalıya yapılan ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13766 E. 2018/4625 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Benzer bu karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · marka hakkına tecavüz · ihtar · yasal faiz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… aporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya dayanak markanın tescilli sahibi dava dışı ...olup, dava açılmadan önce davacının bu markanın lisansını noterde düzenlenen «münhasır» sözleşme ile aldığı, sonrasında davalıya markayı kullanmaması hususunda noter aracılığı ile «ihtar» göndermesine rağmen, davalının gerek işyerinin tabelasında, gerekse birçok materyalinde ... ibaresini markasal olarak kullandığı, marka üzerinde davalı yanın öncey …
İbareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının ... ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, ... adlı sitede ... ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti meni refi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1238 E. 2017/3744 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Benzer bu karardaBu suretle, HMK’nın 281 ile 184 vd. maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · bilirkişi raporuna itiraz · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · kusur · hasar · teminat · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait iş makinesinin davalı ... şirketine «makine kırılması sigorta sözleşmesi» ile sigortalandığı, sigortalanan iş makinesinin zamanında hidrolik yağının değiştirilmemesi nedeniyle hasarlandığı, zamanında bakım yapılmaması nedeniyle «kusurun» davacıda olduğu ve «hasarın» «sigorta poliçesinin» özel şartları gereğince «teminat» dışı kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, sigortalı iş makinesinde meydana gelen «hasar» nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın rucüen tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporu taraf vekillerine 11.07.2014 tarihli celsede «teslim» edilerek tebliğ edilmiştir.
Bilirkişi raporuna itirazlarını sunmak üzere taraf vekillerince süre talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece, «bilirkişi raporuna itiraz» hakkı tanınmadan karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3337 E. , 2019/4793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29/03/2018 tarih ve 2016/157-2018/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aracı ile, davalı şirketin Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nden almış olduğu harman tesislerinden ekim parsellerine tohumluk nakliyesi işi kapsamında 14/09/2012-07/10/2012 tarihleri arasında 24 sefer yaptığını ve davalıdan 8.496,00 TL alacağının olduğunu, işbu alacağına ilişkin 25/10/2012 tarihli faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalının da faturayı iade ettiğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız yetki ve borca itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davalı tarafın cevap dilekçesi ve temyiz dilekçesindeki KDV dahil 200,00 TL üzerinden sözlü olarak anlaştıkları beyanı ve ikrarı karşısında miktar konusundaki belirsizliğe ilişkin de davalı tarafın ikrar mahiyetteki beyanının esas alınması gerektiği gerekçesiyle davalı tarafça Polatlı 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/680 Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 3.170,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 3.170,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 634,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı Yasa’nın 184. maddesine göre, hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Tahkikatın bittiğinin tefhiminden sonra, sözlü yargılama aşamasına geçileceği konusunda şüphe yoktur. Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Sözlü yargılama 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 186. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, "Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir." hükmünü amirdir.
Bu maddede, taraflara davetiye çıkarılacağı belirtilmiş ise de, HMK'nın 184. maddesine uygun olarak, tarafların tamamının hazır olduğu yargılama sırasında, hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verip, tarafların bütün tahkikat hakkındaki açıklamalarını dinleyip, tahkikatı gerektiren bir hususun kalmadığını belirledikten sonra, yüzlerine karşı tahkikatın bittiğini tefhim etmişse, sözlü yargılama hakkında da görüşlerini sorması gerekir.
Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, taraflardan bir kısmının hazır olmaması veya hazır olan taraflardan biri ya da tamamının, mahkemeden sözlü yargılama için duruşma günü tayin edilmesini istemeleri halinde, sözlü yargılama için HMK'nın 186. maddesine uygun olarak duruşma günü belirlenmesi ve bu durumun duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesi gerekir.
Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, tarafların tamamının hazır ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verilmesini istemediklerini beyan etmeleri halinde, bu husus duruşma tutanağına yazıldıktan sonra, sözlü yargılamaya geçilir, taraflara HMK'nın 186/2. maddesine göre son sözleri sorulur, son sözleri dinlendikten sonra, mahkeme hükmünü verir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, hükmün tefhim edildiği 29/03/2018 tarihli celsede, tahkikatın bittiği ve sözlü yargılamaya geçildiği bildirilmeden, taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının, şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/06/2019 tarihinde karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517310800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz