Marka hakkına tecavüz | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5329 E. 2023/5952 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvurusunun usulden reddi↗ istinaf kanun yolu↗ usul ekonomisi↗ istinaf sebebi↗ para alacağı↗ irsaliye↗ kanun yolu↗ kesinlik sınırı↗ reeskont faizi↗ usulden reddi↗ ortalama tüketici↗ dosya masrafı↗ ilan↗ kusur↗ dava sebebi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...'ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen irsaliyeli faturalarda da davalı ...'ün imzasının olduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinde ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu ve davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "CENTURİON BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, ortalama tüketicilerin her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespit edildiğinden davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı adına tescilli 2005/06714 numaralı CENTURİON BY KORLE markasını ürün kataloglarında ürün kataloglarında ve satışını yaptıkları ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde Türkiye' de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK'nın 6 ncı maddesi ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edilileceği hükmünün düzenlendiğini, aynı mahkemede, aynı özelliklerdeki 2011/14 E. 2013/88 K. sayılı dosyasında davanın reddedildiğini ve bu kararın, 27.03.2014 tarih 2013/16098 E., 2014/6022 K. sayılı ile onandığını, davacının karar düzeltmeye gitmediğini, kararın kesinleştiğini,“CENTURION” markasının müvekkili şirketler grubuna ait olduğunu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığını, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “kusurun” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zaman olmadığını, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişi haklarına yapılan bir saldırı nedeniyle manevi acı duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan ya da yok olan kimsenin manevi zarar uğramış olması gerektiğini, somut olayda bu koşulların oluşmadığını, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne ilişkin hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı dikkate alındığında 2019 yılı için 4.400,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine, markaya tecavüze yönelik istinaf sebepleri ise markaya tecavüz fiilinin oluşması yönünden kusur şartı aranmadığı, PTICS LTD ve AEON UK LTD şirketlerinin Kamail Orhan Karagülle'ye karşı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü davasının mahkemenin 29.01.2015 tarihli 2012/241 E., 2015/19 K. sayılı kararla reddedildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.11.2015 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, “CENTURION” markasının, davalıların şirketler grubuna ait olduğu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiş, davalılar tarafından, “CENTURION” markasının, davacının markasının tescilli olduğu kalorifer emtiasının, işyerindeki kataloglar vasıtasıyla, markanın kapsadığı ürünlerin satışının teklif, tanıtımı ve satışa arz edilmesinde kullanıldığı, davalı markasının asli unsurunu “CENTURION” ibaresi oluşturmakla markaya tecavüz teşkil ettiği (bkz. Benzer mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2020 tarihli, 2019/2485 E., 2020/577 K. sayılı onama kararı) gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesiyle düzenleme altına alınan davaların yığılması durumu söz konusu olup, davaların yığılmasının usul ekonomisine ve çelişkili kararlar verilmesini engellemeye hizmet ettiği kabul edilmektedir. Davacının aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik-ferilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesine davaların yığılması denir. Bu dava çeşidinde taleplerin tümü birbirinden bağımsız, eş değer ve aynı derecede öneme sahiptir. Her bir talep farklı edimlerin gerçekleştirilmesine yönelmiştir. Davaların yığılması söz konusu olduğunda, görünüşte tek dava, gerçekte ise talep sayısınca dava mevcuttur. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani anılan Kanun'un 110 uncu maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da aynı Kanun'un 166 ncı maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğunda, işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın manevi tazminat miktarı bakımından dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçe kısmında manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği belirtildiği halde hüküm kısmında istinaf isteminin esastan reddi kararı kendi içerisinde çelişki içermesi ve bu husus usulen bozma sebebi sayıldığı gibi aynı davada markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat talep edildiğine göre davaların yığılması nedeniyle istinaf kanun yolu açık olduğundan sırf manevi tazminat miktarı nazara alınarak manevi tazminat yönünden istinaf isteminin reddi gerekçesi de doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/517 E. 2023/4477 K.
Ortak:irsaliye · reeskont faizi · ortalama tüketici · ilan · kusur · iltibas
İncelediğiniz kararda… dığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...'ün imzasının olduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinde ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu ve davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "CENTURİON BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespit edildiğinden davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı adına tescilli 2005/06714 numaralı CENTURİON BY KORLE markasını ürün kataloglarında ürün kataloglarında ve satışını yaptıkları ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin «masrafı» davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde Türkiye' de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… ait olduğunu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığını, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “«kusurun»” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zama …
… ekilinin hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen «kesinlik sınırı» dikkate alındığında 2019 yılı için 4.400,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik «istinaf başvurusunun usulden reddine», markaya tecavüze yönelik istinaf sebepleri ise markaya tecavüz fiilinin oluşması yönünden «kusur» şartı aranmadığı, PTICS LTD ve AEON UK LTD şirketlerinin Kamail Orhan Karagülle'ye karşı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü davasının mahkemenin 29.01.2015 tarihli …
Benzer bu karardaSulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el «koyma» tutanağından arama sırasında davalı ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalılara ait işyerinde davaya konu "PAGODA" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, yine asıl davada davalının, davacının tescilli markasının asıl unsuru "PAGODA" ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde kullanıldığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, birleşen davada her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı adına tescilli 2005/06695 numaralı "PAGODA BY KORLE" markasını" www.aeon.com.tr" alan adlı internet sitesindeki ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinden "PAGODA" ibarelerinin çıkarılmasına, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davada, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline hükmün ilânına karar verilmiştir.
… edildiğini, davalının kullandığı ibare ile müvekkilinin tescilli markasının aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu fiilinin, müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ederek «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek davalının davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde "PAGODA" ibarelerinin çıkartılmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanını» talep etmiştir.
… dosyalarıyla da sabit olduğu, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamıyla dava konusu marka üzerindeki gerçek hak sahipliğinin davalıya ait bulunduğu, davalının «kötü niyetinin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleşmiştiği, davalıların, davacı adına tescilli markasının asıl unsuru olan ''PAGODA'' ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında olmak üzere gerek birleşen davalıların işyerinde ele geçirilen kataloglarda ve gerekse ''www.aeon.com.tr'' isimli internet sitesinde kullandığı, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, davalı tarafın öncelikli hak sahibi olduğuna yönelik iddiasının yukarıda içeriği belirtilen Yargıtay ilamı karşısında dinlenemeyeceği, «denetime elverişli» bilirkişi raporuna göre, «ortalama tüketicilerin» söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği nedeniyle …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · şikayet · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · kötü niyet · fatura · kötüniyet · yasal faiz
Benzer bu kararda… u "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde "aeon mağaza" olarak tanıtımı yapılan anılan şirketin bayiliğini yaptığını, davalılara ait iş yerinde yapılan arama el «koyma» işlemi esnasında ele geçirilen kataloglarda müvekkili adına tescilli markaların taklit edilerek radyatör ürünlerinin satıldığının tespit edildiğini, davalıların müvekkilinin tescilli markasıyla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer ibare altında taklit ürünleri satışa arz etmesi ve müvekkilinin tescilli markasıyla «iltibas» yaratacak derecede benzer ibareleri kullanmasının müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» ileri sürerek davalıların tecavüzünün durdurulmasına ve men'ine, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini …
Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el «koyma» tutanağından arama sırasında davalı ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalılara ait işyerinde davaya konu "PAGODA" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, yine asıl davada davalının, davacının tescilli markasının asıl unsuru "PAGODA" ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde kullanıldığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, birleşen davada her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı adına tescilli 2005/06695 numaralı "PAGODA BY KORLE" markasını" www.aeon.com.tr" alan adlı internet sitesindeki ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinden "PAGODA" ibarelerinin çıkarılmasına, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davada, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline hükmün ilânına karar verilmiştir.
… dosyalarıyla da sabit olduğu, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamıyla dava konusu marka üzerindeki gerçek hak sahipliğinin davalıya ait bulunduğu, davalının «kötü niyetinin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleşmiştiği, davalıların, davacı adına tescilli markasının asıl unsuru olan ''PAGODA'' ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında olmak üzere gerek birleşen davalıların işyerinde ele geçirilen kataloglarda ve gerekse ''www.aeon.com.tr'' isimli internet sitesinde kullandığı, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, davalı tarafın öncelikli hak sahibi olduğuna yönelik iddiasının yukarıda içeriği belirtilen Yargıtay ilamı karşısında dinlenemeyeceği, «denetime elverişli» bilirkişi raporuna göre, «ortalama tüketicilerin» söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği nedeniyle …
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen «marka hakkına tecavüzün» durdurulması, men'i ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/527 E. 2023/3706 K.
Ortak:irsaliye · reeskont faizi · ortalama tüketici · kusur · iltibas
İncelediğiniz kararda… dığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...'ün imzasının olduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinde ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu ve davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "CENTURİON BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespit edildiğinden davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı adına tescilli 2005/06714 numaralı CENTURİON BY KORLE markasını ürün kataloglarında ürün kataloglarında ve satışını yaptıkları ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin «masrafı» davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde Türkiye' de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… ait olduğunu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığını, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “«kusurun»” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zama …
… ekilinin hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen «kesinlik sınırı» dikkate alındığında 2019 yılı için 4.400,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik «istinaf başvurusunun usulden reddine», markaya tecavüze yönelik istinaf sebepleri ise markaya tecavüz fiilinin oluşması yönünden «kusur» şartı aranmadığı, PTICS LTD ve AEON UK LTD şirketlerinin Kamail Orhan Karagülle'ye karşı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü davasının mahkemenin 29.01.2015 tarihli …
Benzer bu kararda… sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalıların işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet «irsaliyeli» faturanın bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden, ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyeri kaşesinin bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "OCTET BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11 inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığının anlaşıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinde tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilânına karar verilmiştir.
… lan arama sırasında, gerekse ceza mahkemesindeki beyanında, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, mahkemece «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla «ortalama tüketicilerin» söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği ned …
… ldığını, tespit dosyasında fotoğrafı olan ürünlerin Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında dava dışı Aeon firması adına tescilli olduğunu, bilirkişi raporuna konu «tespitlerde davaya» konu OCTET BY KORLE markasını içeren faturanın ele geçmediğini, AEON sitesindeki "OCTET" ibaresi ile ilgili Aeon firmasının tazminat ödediğini, müvekkilleri tarafından markanın kullanımı olup olmadığının araştırılmadığını, dava konusu markanın davalı şirket tarafından ilk defa ihdas edilip öncelikli olarak kullanıldığını, müvekkillerinin hiçbir zaman taklit amacının olmadığını, manevi tazminat için «kusur» ve zarar şartının gerçekleşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tespit davası · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ldiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu eyleminin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespiti, durdurulması ve men'i ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıla …
… ğı olduğunu, müvekkilinin "OCTET" markasını sadece yurt dışı satışlarda kullandığını, yurt içinde ise "ALIEN" markası ile satış yaptığını, müvekkillerinin davacının «marka hakkına tecavüzde» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ldığını, tespit dosyasında fotoğrafı olan ürünlerin Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında dava dışı Aeon firması adına tescilli olduğunu, bilirkişi raporuna konu «tespitlerde davaya» konu OCTET BY KORLE markasını içeren faturanın ele geçmediğini, AEON sitesindeki "OCTET" ibaresi ile ilgili Aeon firmasının tazminat ödediğini, müvekkilleri tarafından markanın kullanımı olup olmadığının araştırılmadığını, dava konusu markanın davalı şirket tarafından ilk defa ihdas edilip öncelikli olarak kullanıldığını, müvekkillerinin hiçbir zaman taklit amacının olmadığını, manevi tazminat için «kusur» ve zarar şartının gerçekleşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Marka hakkına tecavüz | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6834 E. 2023/7119 K.
Ortak:irsaliye · reeskont faizi · ortalama tüketici · ilan · iltibas · Marka hakkına tecavüz | Tazminat
İncelediğiniz kararda… dığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...'ün imzasının olduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinde ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu ve davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "CENTURİON BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespit edildiğinden davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı adına tescilli 2005/06714 numaralı CENTURİON BY KORLE markasını ürün kataloglarında ürün kataloglarında ve satışını yaptıkları ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin «masrafı» davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde Türkiye' de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında ürün katalogları ve 35 adet «irsaliyeli fatura» bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "ZEPHYR BY KORLE" ibaresinin de kataloglarda ve irsaliyeli faturalarda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir ve davacının markasının tescilli olduğu 11. sınıftaki radyatör emtiası bakımından kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında, gerekse Ceza Mahkemesindeki beyanında ürünlerin ...'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:irsaliyeli fatura · fatura
Benzer bu kararda… ozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında ürün katalogları ve 35 adet «irsaliyeli fatura» bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "ZEPHYR BY KORLE" ibaresinin de kataloglarda ve irsaliyeli faturalarda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir ve davacının markasının tescilli olduğu 11. sınıftaki radyatör emtiası bakımından kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında, gerekse Ceza Mahkemesindeki beyanında ürünlerin ...'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/597 E. 2023/3782 K.
Ortak:istinaf başvurusunun usulden reddi · kesinlik sınırı · reeskont faizi · usulden reddi · kusur · iltibas
İncelediğiniz kararda… ekilinin hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen «kesinlik sınırı» dikkate alındığında 2019 yılı için 4.400,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik «istinaf başvurusunun usulden reddine», markaya tecavüze yönelik istinaf sebepleri ise markaya tecavüz fiilinin oluşması yönünden «kusur» şartı aranmadığı, PTICS LTD ve AEON UK LTD şirketlerinin Kamail Orhan Karagülle'ye karşı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü davasının mahkemenin 29.01.2015 tarihli …
Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar «para alacağına», bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani anılan Kanun'un 110 uncu maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da aynı Kanun'un 166 ncı maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğunda, işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın manevi tazminat miktarı bakımından dava değerinin «kesinlik sınırının» altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik «istinaf başvurusunun usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamıştır.
… dığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...'ün imzasının olduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinde ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu ve davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "CENTURİON BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespit edildiğinden davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı adına tescilli 2005/06714 numaralı CENTURİON BY KORLE markasını ürün kataloglarında ürün kataloglarında ve satışını yaptıkları ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin «masrafı» davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde Türkiye' de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ayısı belirtilen kararı ile mahkemece kısa kararda, davacı vekilinin faiz talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda faiz talebi hakkında olumlu «olumsuz» hüküm kurulmadığı, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olduğundan davacı vekilinin katılmalı istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekili hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi bakımından «istinaf incelemesi» dava değerinin «kesinlik sınırının» altında kaldığından «istinaf başvurusunun usulden reddine», diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığına, ancak mahkemece yargılama sırasında alınan rapor tarihinde internet üzerinde yapılan incelemede, internet sitesindeki kataloglarda, davaya konu OCTET markasının kullanılmadığı belirtilmesine ve internet sitesi içeriğinden bu markanın kullanımına ilişkin görsellerin çıkartılmasına yönelik talebin konusuz kalmasına rağmen bu talebin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı vekilinin faize ilişkin istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinden OCTET ibaresinin kaldırılmasına, yönelik talep konusuz kalmakla, bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına karar verilmiştir.
… dildiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespitine, durdurulmasına ve men'ine, www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesine», 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
… davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinde davacının 2005/06703 tescil numaralı "OCTET BY KORLE" markası ile «iltibas» yaratacak kadar benzer olan "OCTET" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, «marka hakkına tecavüzün» ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinden OCTET ibaresinin kaldırılmasına, 3.500,00 TL manevi t …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:katılma yoluyla istinaf · erişimin engellenmesi · el koyma · haksız fiil sorumluluğu · hakkın kötüye kullanılması · istinaf incelemesi · olumsuz oy · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… dildiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespitine, durdurulmasına ve men'ine, www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesine», 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili «katılma yoluyla istinaf» dilekçesinde özetle, davalının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil eden bu fiillerinin Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/3 D.İş sayılı dosyasıyla tespit edildiğini, dosya üzerinden yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalının www.aeon.com.trinternet sayfasında yapmış olduğu yayın ve açıklamaların müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiiller olduğunun tespit edildiğini, benzer nitelikte davaların mahkemelerce kabul edilerek onandığını, dava dilekçesinde 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemenin kısmen kabul kararı vererek 3.500,00 TL manevi tazminat davalı şirketten tahsiline …
… n İngiltere ve OHIM nezdinde tescil edildiğini ve kullanıldığını, müvekkilinin OCTET markası altında ürettikleri ürünün dizaynının tasarım tesciline sahip olduğunu, «haksız fiil sorumluluğu» için «kusur» ve zarar koşulunun arandığını, davacının zararının bulunmadığını. manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “kusurun” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin kendisine ait olan ve yıllardır üretip sattığı markayı satmak amacı ile hareket ettiğini, gerçek hak sahipliği ve tescillere dayandığını, marka üzerindeki hakların çekişmeli olduğunu, davacının markalarını tescil ettirdiği tarihinden dava tarihine kadar sessiz kalıp daha sonra dava açmasının dava açma «hakkının kötüye kullanılması» niteliğinde bulunduğunu. davacının marka başvurularının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ayısı belirtilen kararı ile mahkemece kısa kararda, davacı vekilinin faiz talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda faiz talebi hakkında olumlu «olumsuz» hüküm kurulmadığı, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olduğundan davacı vekilinin katılmalı istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekili hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi bakımından «istinaf incelemesi» dava değerinin «kesinlik sınırının» altında kaldığından «istinaf başvurusunun usulden reddine», diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığına, ancak mahkemece yargılama sırasında alınan rapor tarihinde internet üzerinde yapılan incelemede, internet sitesindeki kataloglarda, davaya konu OCTET markasının kullanılmadığı belirtilmesine ve internet sitesi içeriğinden bu markanın kullanımına ilişkin görsellerin çıkartılmasına yönelik talebin konusuz kalmasına rağmen bu talebin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı vekilinin faize ilişkin istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinden OCTET ibaresinin kaldırılmasına, yönelik talep konusuz kalmakla, bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/930 E. 2023/5317 K.
Ortak:irsaliye · reeskont faizi · ortalama tüketici · dosya masrafı · kusur · iltibas
İncelediğiniz kararda… dığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...'ün imzasının olduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinde ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu ve davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "CENTURİON BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespit edildiğinden davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı adına tescilli 2005/06714 numaralı CENTURİON BY KORLE markasını ürün kataloglarında ürün kataloglarında ve satışını yaptıkları ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin «masrafı» davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde Türkiye' de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… ait olduğunu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığını, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “«kusurun»” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zama …
… ekilinin hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen «kesinlik sınırı» dikkate alındığında 2019 yılı için 4.400,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik «istinaf başvurusunun usulden reddine», markaya tecavüze yönelik istinaf sebepleri ise markaya tecavüz fiilinin oluşması yönünden «kusur» şartı aranmadığı, PTICS LTD ve AEON UK LTD şirketlerinin Kamail Orhan Karagülle'ye karşı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü davasının mahkemenin 29.01.2015 tarihli …
Benzer bu karardaSulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el «koyma» tutanağından; arama sırasında ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2010/492 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sırasında verdiği ifadesinde; "...'nin işyeri sahibi olduğu, ücretli olarak bu işyerinde çalıştığı, diğer sanığın İngiltere'de yaşadığı, işyerinde AEON markalı ürünlerin satıldığı, arama esnasında ürünün mevcut olmadığını, sadece kataloglar olduğunu, yurt dışına götürmek için ağabeyinin getirdiğini, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edildiğini" beyan ettiği, ...'nin savunmasında da; "1987 yılından beri İngiltere'de yaşadığını, İngiliz firmalarında şirket ortağı olduğunu, adresin Türkiye'de bağlantılı işyeri adresli olduğunu" belirttiği, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden; ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu, davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "IMPULSE BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırt edici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11.sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında gerekse ceza mahkemesindeki beyanında ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.
… pıldığının tespit edildiğini belirterek, davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve menine, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «masrafının» davalılardan alınmak suretiyle Türkiye'de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ları ile davalılara sorumluluk yüklemeye çalıştığını, davacı tarafından dava dışı şirkete sadece ortağı olduğu için ...’ye ve kardeşi aynı zamanda çalışanı ...'e de «tazminat davası» açtığını, AEON şirketi tarafından tazminat ödendiğini ve aynı marka için aynı delillerle tekrar tazminat ödemek zorunda kalacağından sadece ortağı olma sıfatıyla işbu dava için delil olamayacağından haklı tespiti ile davalının ve çalışanın aleyhine açılan işbu davanın kısmen kabulünün usul ve yasa’ya aykırı olduğunu, dava konusu markanın, davalı şirketin de içinde bulunduğu grup tarafından ilk defa ihdas ve öncelikli olarak kullanılmış ve tanıtılmış olduğunu, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının ve «kusurun» olması gerektiğini, marka taklit amacının olmadığını, manevi zararın oluşmadığını, eylem sonucunda oluşmuş bir zarar söz konusu olmadığından davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın kabule yönelik bölümünün kaldırılarak davanın reddi ile yargılama «masrafları» ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · şikayet · tazminat davası · marka hakkına tecavüz · yasal faiz · husumet
Benzer bu karardaSulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el «koyma» tutanağından; arama sırasında ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2010/492 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sırasında verdiği ifadesinde; "...'nin işyeri sahibi olduğu, ücretli olarak bu işyerinde çalıştığı, diğer sanığın İngiltere'de yaşadığı, işyerinde AEON markalı ürünlerin satıldığı, arama esnasında ürünün mevcut olmadığını, sadece kataloglar olduğunu, yurt dışına götürmek için ağabeyinin getirdiğini, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edildiğini" beyan ettiği, ...'nin savunmasında da; "1987 yılından beri İngiltere'de yaşadığını, İngiliz firmalarında şirket ortağı olduğunu, adresin Türkiye'de bağlantılı işyeri adresli olduğunu" belirttiği, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden; ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu, davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "IMPULSE BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırt edici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11.sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında gerekse ceza mahkemesindeki beyanında ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin firma ortağı olup, diğer davalı ...' ün firma çalışanı olduğu, bu sebeple ...'e «husumet» yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'nin aynı zamanda yurt dışında Aeon UK LTD ve ayıca PITACS LTD isimli şirketlerin ortaklarından olduğu, söz konusu şirketlerin yurtdışında "IMPULSE" markasının sahibi olduğunu, davacı her ne kadar ihtilafa konu markayı Türkiye' de kendi adına tescil ettirmişse de, söz konusu markanın sadece Türkiye' de davacı adına tescilli olduğunu, nitekim davacının ürünlerinin İtalya'da bir fuarda müvekkilinin «şikayeti» üzerine toplatıldığını, diğer yandan söz konusu internet sitesi üzerinden yurtiçine satış yapılmadığını ve davacının zararının söz konusu olmadığını belirterek dav …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» giderilmesi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ları ile davalılara sorumluluk yüklemeye çalıştığını, davacı tarafından dava dışı şirkete sadece ortağı olduğu için ...’ye ve kardeşi aynı zamanda çalışanı ...'e de «tazminat davası» açtığını, AEON şirketi tarafından tazminat ödendiğini ve aynı marka için aynı delillerle tekrar tazminat ödemek zorunda kalacağından sadece ortağı olma sıfatıyla işbu dava için delil olamayacağından haklı tespiti ile davalının ve çalışanın aleyhine açılan işbu davanın kısmen kabulünün usul ve yasa’ya aykırı olduğunu, dava konusu markanın, davalı şirketin de içinde bulunduğu grup tarafından ilk defa ihdas ve öncelikli olarak kullanılmış ve tanıtılmış olduğunu, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının ve «kusurun» olması gerektiğini, marka taklit amacının olmadığını, manevi zararın oluşmadığını, eylem sonucunda oluşmuş bir zarar söz konusu olmadığından davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın kabule yönelik bölümünün kaldırılarak davanın reddi ile yargılama «masrafları» ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5329 E. , 2023/5952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2005/06714 numaralı "CENTURİON BY KORLE" markasının sahibi olduğunu, davalıların ise Aeon Metalart Sanayi İç ve Dış Ticaret Nak. Tır. Ltd. Şti.'nin kullanmış olduğu www.aeon.com.tr isimli web sayfasında "aeon mağaza" olarak tanıtım yapılan Aeon Ltd. Şti.'nin Anadolu Yakası Bayiiliğini yaptıklarını, 10.02.2010 tarihli aramada "L.A. Modern Isı Çözümleri" isimli iş yerinde ele geçirilen kataloglarda davacının markasına tecavüz teşkil edecek şekilde markasının kullanılarak radyatör tanıtımının yapıldığının tespit edildiğini belirterek, davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve menine, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin masrafının davalılardan alınmak suretiyle Türkiye'de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez yayınlanmasına karar verilmesi karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin firma ortağı olup, diğer davalı ...'ün firma çalışanı olduğunu, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'nin aynı zamanda yurt dışında AEON UK LTD ve ayrıca PITACS LTD isimli şirketlerin ortaklarından olduğunu, söz konusu şirketlerin yurtdışında "CENTURION" markasının sahibi olduğunu, davacının her ne kadar ihtilafa konu markayı Türkiye' de kendi adına tescil ettirmişse de, söz konusu markanın sadece Türkiye'de davacı adına tescilli olduğunu, nitekim davacının ürünlerinin İtalya'da bir fuarda müvekkilinin şikayeti üzerine toplatıldığını, diğer yandan söz konusu internet sitesi üzerinden yurtiçine satış yapılmadığını ve davacının zararının söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...'ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen irsaliyeli faturalarda da davalı ...'ün imzasının olduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinde ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu ve davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "CENTURİON BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, ortalama tüketicilerin her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespit edildiğinden davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı adına tescilli 2005/06714 numaralı CENTURİON BY KORLE markasını ürün kataloglarında ürün kataloglarında ve satışını yaptıkları ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde Türkiye' de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK'nın 6 ncı maddesi ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edilileceği hükmünün düzenlendiğini, aynı mahkemede, aynı özelliklerdeki 2011/14 E. 2013/88 K. sayılı dosyasında davanın reddedildiğini ve bu kararın, 27.03.2014 tarih 2013/16098 E., 2014/6022 K. sayılı ile onandığını, davacının karar düzeltmeye gitmediğini, kararın kesinleştiğini,“CENTURION” markasının müvekkili şirketler grubuna ait olduğunu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığını, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “kusurun” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zaman olmadığını, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişi haklarına yapılan bir saldırı nedeniyle manevi acı duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan ya da yok olan kimsenin manevi zarar uğramış olması gerektiğini, somut olayda bu koşulların oluşmadığını, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne ilişkin hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı dikkate alındığında 2019 yılı için 4.400,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine, markaya tecavüze yönelik istinaf sebepleri ise markaya tecavüz fiilinin oluşması yönünden kusur şartı aranmadığı, PTICS LTD ve AEON UK LTD şirketlerinin Kamail Orhan Karagülle'ye karşı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü davasının mahkemenin 29.01.2015 tarihli 2012/241 E., 2015/19 K.
sayılı kararla reddedildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.11.2015 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, “CENTURION” markasının, davalıların şirketler grubuna ait olduğu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiş, davalılar tarafından, “CENTURION” markasının, davacının markasının tescilli olduğu kalorifer emtiasının, işyerindeki kataloglar vasıtasıyla, markanın kapsadığı ürünlerin satışının teklif, tanıtımı ve satışa arz edilmesinde kullanıldığı, davalı markasının asli unsurunu “CENTURION” ibaresi oluşturmakla markaya tecavüz teşkil ettiği (bkz. Benzer mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2020 tarihli, 2019/2485 E., 2020/577 K. sayılı onama kararı) gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesiyle düzenleme altına alınan davaların yığılması durumu söz konusu olup, davaların yığılmasının usul ekonomisine ve çelişkili kararlar verilmesini engellemeye hizmet ettiği kabul edilmektedir. Davacının aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik-ferilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesine davaların yığılması denir. Bu dava çeşidinde taleplerin tümü birbirinden bağımsız, eş değer ve aynı derecede öneme sahiptir. Her bir talep farklı edimlerin gerçekleştirilmesine yönelmiştir.
Davaların yığılması söz konusu olduğunda, görünüşte tek dava, gerçekte ise talep sayısınca dava mevcuttur. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani anılan Kanun'un 110 uncu maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da aynı Kanun'un 166 ncı maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğunda, işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın manevi tazminat miktarı bakımından dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçe kısmında manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği belirtildiği halde hüküm kısmında istinaf isteminin esastan reddi kararı kendi içerisinde çelişki içermesi ve bu husus usulen bozma sebebi sayıldığı gibi aynı davada markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat talep edildiğine göre davaların yığılması nedeniyle istinaf kanun yolu açık olduğundan sırf manevi tazminat miktarı nazara alınarak manevi tazminat yönünden istinaf isteminin reddi gerekçesi de doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981925400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz