Marka Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/527 E. 2023/3706 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irsaliye↗ tespit davası↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ marka hakkına tecavüz↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/147 E., 2020/137 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri Türkiye'de kalorifer radyatörü üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, 2005/06703 numaralı "OCTET BY KORLE" markasının da tescilli sahibi olduğunu, davalıların ise, müvekkilinin rakibi olan AEON LTD. ŞTİ.'nin Anadolu Yakası bayiliğini yaptığını, söz konusu firmanın www.aeon.com.tr isimli internet sitesinde "OCTET" markası ile radyatör ürünleri sattığını, bu durumun bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespiti, durdurulması ve men'i ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin firma ortağı, diğer davalı ...'ün ise firma çalışanı olduğunu, ...'nin aynı zamanda yurt dışında AEON UK LTD ve PITACS LTD isimli şirketlerin de ortağı olduğunu, müvekkilinin "OCTET" markasını sadece yurt dışı satışlarda kullandığını, yurt içinde ise "ALIEN" markası ile satış yaptığını, müvekkillerinin davacının marka hakkına tecavüzde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalıların işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturanın bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden, ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyeri kaşesinin bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "OCTET BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11 inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığının anlaşıldığı, ortalama tüketicilerin her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinde tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilânına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı Aeon Ltd. Şti.'nin faturaları ile davalılara sorumluluk yüklemeye çalıştığını, davacı tarafından dava dışı Aeon Ltd. Şti.'ne karşı da tazminat davaları açıldığını, aynı hususta sadece ortağı olduğu için ...'ye ve kardeşi aynı zamanda çalışanı ...'e de işbu tazminat davasının açıldığını, temyize konu karar ile aynı delillerle, aynı markalarla ve aynı zaman dilimi için tekrar tazminat ödemek zorunda kalınacağını, bilirkişi raporunda davalılar tarafından satılan ürünlerin fotoğrafı üzerinden tespit yapıldığını, tespit dosyasında fotoğrafı olan ürünlerin Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında dava dışı Aeon firması adına tescilli olduğunu, bilirkişi raporuna konu tespitlerde davaya konu OCTET BY KORLE markasını içeren faturanın ele geçmediğini, AEON sitesindeki "OCTET" ibaresi ile ilgili Aeon firmasının tazminat ödediğini, müvekkilleri tarafından markanın kullanımı olup olmadığının araştırılmadığını, dava konusu markanın davalı şirket tarafından ilk defa ihdas edilip öncelikli olarak kullanıldığını, müvekkillerinin hiçbir zaman taklit amacının olmadığını, manevi tazminat için kusur ve zarar şartının gerçekleşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların, davacı adına tescilli markasının asıl unsuru olan ''OCTET'' ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında davalıların işyerinde ele geçirilen kataloglarda ve gerekse ''www.aeon.com.tr'' isimli internet sitesinde kullandığı, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince "markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından" davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, davalı tarafın öncelikli hak sahibi olduğuna yönelik iddiasının Yargıtay 11. H.D.'nin 29.04.2021 tarih, 2020/728 E., 2021/524 K. sayılı ilamı karşısında dinlenemeyeceği, ayrıca davalı ...'ün gerek iş yerinde yapılan arama sırasında, gerekse ceza mahkemesindeki beyanında, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporuyla ortalama tüketicilerin söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu ve 61 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/517 E. 2023/4477 K.
Ortak:irsaliye · denetime elverişlilik · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · kusur · iltibas
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalıların işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet «irsaliyeli» faturanın bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden, ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyeri kaşesinin bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "OCTET BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11 inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığının anlaşıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinde tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilânına karar verilmiştir.
… lan arama sırasında, gerekse ceza mahkemesindeki beyanında, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, mahkemece «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla «ortalama tüketicilerin» söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği ned …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el «koyma» tutanağından arama sırasında davalı ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalılara ait işyerinde davaya konu "PAGODA" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, yine asıl davada davalının, davacının tescilli markasının asıl unsuru "PAGODA" ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde kullanıldığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, birleşen davada her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı adına tescilli 2005/06695 numaralı "PAGODA BY KORLE" markasını" www.aeon.com.tr" alan adlı internet sitesindeki ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinden "PAGODA" ibarelerinin çıkarılmasına, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davada, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline hükmün ilânına karar verilmiştir.
… dosyalarıyla da sabit olduğu, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamıyla dava konusu marka üzerindeki gerçek hak sahipliğinin davalıya ait bulunduğu, davalının «kötü niyetinin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleşmiştiği, davalıların, davacı adına tescilli markasının asıl unsuru olan ''PAGODA'' ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında olmak üzere gerek birleşen davalıların işyerinde ele geçirilen kataloglarda ve gerekse ''www.aeon.com.tr'' isimli internet sitesinde kullandığı, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, davalı tarafın öncelikli hak sahibi olduğuna yönelik iddiasının yukarıda içeriği belirtilen Yargıtay ilamı karşısında dinlenemeyeceği, «denetime elverişli» bilirkişi raporuna göre, «ortalama tüketicilerin» söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği nedeniyle …
… edildiğini, davalının kullandığı ibare ile müvekkilinin tescilli markasının aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu fiilinin, müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ederek «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek davalının davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde "PAGODA" ibarelerinin çıkartılmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanını» talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · şikayet · kötü niyet · fatura · kötüniyet · yasal faiz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… edildiğini, davalının kullandığı ibare ile müvekkilinin tescilli markasının aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu fiilinin, müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ederek «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek davalının davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde "PAGODA" ibarelerinin çıkartılmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanını» talep etmiştir.
… u "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde "aeon mağaza" olarak tanıtımı yapılan anılan şirketin bayiliğini yaptığını, davalılara ait iş yerinde yapılan arama el «koyma» işlemi esnasında ele geçirilen kataloglarda müvekkili adına tescilli markaların taklit edilerek radyatör ürünlerinin satıldığının tespit edildiğini, davalıların müvekkilinin tescilli markasıyla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer ibare altında taklit ürünleri satışa arz etmesi ve müvekkilinin tescilli markasıyla «iltibas» yaratacak derecede benzer ibareleri kullanmasının müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» ileri sürerek davalıların tecavüzünün durdurulmasına ve men'ine, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini …
Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el «koyma» tutanağından arama sırasında davalı ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalılara ait işyerinde davaya konu "PAGODA" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, yine asıl davada davalının, davacının tescilli markasının asıl unsuru "PAGODA" ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinde kullanıldığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, birleşen davada her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı adına tescilli 2005/06695 numaralı "PAGODA BY KORLE" markasını" www.aeon.com.tr" alan adlı internet sitesindeki ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, "www.aeon.com.tr" isimli internet sitesinden "PAGODA" ibarelerinin çıkarılmasına, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davada, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline hükmün ilânına karar verilmiştir.
… i adına tescil ettirmişse de, söz konusu markanın sadece Türkiye' de davacı adına tescilli olduğunu, nitekim davacının ürünlerinin İtalya'da bir fuarda müvekkilinin «şikayeti» üzerine toplatıldığını, diğer yandan söz konusu internet sitesi üzerinden yurtiçine satış yapılmadığını ve davacının zararının söz konusu olmadığını savunarak dava …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/930 E. 2023/5317 K.
Ortak:irsaliye · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · kusur · iltibas · Marka Hakkına Tecavüz
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalıların işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet «irsaliyeli» faturanın bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden, ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyeri kaşesinin bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "OCTET BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11 inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığının anlaşıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinde tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilânına karar verilmiştir.
… lan arama sırasında, gerekse ceza mahkemesindeki beyanında, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, mahkemece «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla «ortalama tüketicilerin» söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği ned …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el «koyma» tutanağından; arama sırasında ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2010/492 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sırasında verdiği ifadesinde; "...'nin işyeri sahibi olduğu, ücretli olarak bu işyerinde çalıştığı, diğer sanığın İngiltere'de yaşadığı, işyerinde AEON markalı ürünlerin satıldığı, arama esnasında ürünün mevcut olmadığını, sadece kataloglar olduğunu, yurt dışına götürmek için ağabeyinin getirdiğini, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edildiğini" beyan ettiği, ...'nin savunmasında da; "1987 yılından beri İngiltere'de yaşadığını, İngiliz firmalarında şirket ortağı olduğunu, adresin Türkiye'de bağlantılı işyeri adresli olduğunu" belirttiği, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden; ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu, davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "IMPULSE BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırt edici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11.sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında gerekse ceza mahkemesindeki beyanında ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» giderilmesi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… pıldığının tespit edildiğini belirterek, davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve menine, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «masrafının» davalılardan alınmak suretiyle Türkiye'de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · şikayet · tazminat davası · dosya masrafı · yasal faiz · husumet
Benzer bu karardaSulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el «koyma» tutanağından; arama sırasında ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2010/492 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sırasında verdiği ifadesinde; "...'nin işyeri sahibi olduğu, ücretli olarak bu işyerinde çalıştığı, diğer sanığın İngiltere'de yaşadığı, işyerinde AEON markalı ürünlerin satıldığı, arama esnasında ürünün mevcut olmadığını, sadece kataloglar olduğunu, yurt dışına götürmek için ağabeyinin getirdiğini, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edildiğini" beyan ettiği, ...'nin savunmasında da; "1987 yılından beri İngiltere'de yaşadığını, İngiliz firmalarında şirket ortağı olduğunu, adresin Türkiye'de bağlantılı işyeri adresli olduğunu" belirttiği, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen «irsaliyeli» faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden; ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu, davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "IMPULSE BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırt edici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11.sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında gerekse ceza mahkemesindeki beyanında ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin firma ortağı olup, diğer davalı ...' ün firma çalışanı olduğu, bu sebeple ...'e «husumet» yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'nin aynı zamanda yurt dışında Aeon UK LTD ve ayıca PITACS LTD isimli şirketlerin ortaklarından olduğu, söz konusu şirketlerin yurtdışında "IMPULSE" markasının sahibi olduğunu, davacı her ne kadar ihtilafa konu markayı Türkiye' de kendi adına tescil ettirmişse de, söz konusu markanın sadece Türkiye' de davacı adına tescilli olduğunu, nitekim davacının ürünlerinin İtalya'da bir fuarda müvekkilinin «şikayeti» üzerine toplatıldığını, diğer yandan söz konusu internet sitesi üzerinden yurtiçine satış yapılmadığını ve davacının zararının söz konusu olmadığını belirterek dav …
… ları ile davalılara sorumluluk yüklemeye çalıştığını, davacı tarafından dava dışı şirkete sadece ortağı olduğu için ...’ye ve kardeşi aynı zamanda çalışanı ...'e de «tazminat davası» açtığını, AEON şirketi tarafından tazminat ödendiğini ve aynı marka için aynı delillerle tekrar tazminat ödemek zorunda kalacağından sadece ortağı olma sıfatıyla işbu dava için delil olamayacağından haklı tespiti ile davalının ve çalışanın aleyhine açılan işbu davanın kısmen kabulünün usul ve yasa’ya aykırı olduğunu, dava konusu markanın, davalı şirketin de içinde bulunduğu grup tarafından ilk defa ihdas ve öncelikli olarak kullanılmış ve tanıtılmış olduğunu, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının ve «kusurun» olması gerektiğini, marka taklit amacının olmadığını, manevi zararın oluşmadığını, eylem sonucunda oluşmuş bir zarar söz konusu olmadığından davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın kabule yönelik bölümünün kaldırılarak davanın reddi ile yargılama «masrafları» ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
… pıldığının tespit edildiğini belirterek, davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve menine, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «masrafının» davalılardan alınmak suretiyle Türkiye'de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/597 E. 2023/3782 K.
Ortak:reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · kusur · iltibas
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalıların işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet «irsaliyeli» faturanın bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden, ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyeri kaşesinin bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "OCTET BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11 inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığının anlaşıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinde tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilânına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ldiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu eyleminin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespiti, durdurulması ve men'i ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıla …
Benzer bu kararda… dildiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespitine, durdurulmasına ve men'ine, www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesine», 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
… davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinde davacının 2005/06703 tescil numaralı "OCTET BY KORLE" markası ile «iltibas» yaratacak kadar benzer olan "OCTET" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, «marka hakkına tecavüzün» ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinden OCTET ibaresinin kaldırılmasına, 3.500,00 TL manevi t …
Davacı vekili «katılma yoluyla istinaf» dilekçesinde özetle, davalının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil eden bu fiillerinin Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/3 D.İş sayılı dosyasıyla tespit edildiğini, dosya üzerinden yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalının www.aeon.com.trinternet sayfasında yapmış olduğu yayın ve açıklamaların müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiiller olduğunun tespit edildiğini, benzer nitelikte davaların mahkemelerce kabul edilerek onandığını, dava dilekçesinde 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemenin kısmen kabul kararı vererek 3.500,00 TL manevi tazminat davalı şirketten tahsiline …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun usulden reddi · katılma yoluyla istinaf · erişimin engellenmesi · el koyma · haksız fiil sorumluluğu · hakkın kötüye kullanılması · kesinlik sınırı · istinaf incelemesi
Benzer bu kararda… ayısı belirtilen kararı ile mahkemece kısa kararda, davacı vekilinin faiz talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda faiz talebi hakkında olumlu «olumsuz» hüküm kurulmadığı, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olduğundan davacı vekilinin katılmalı istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekili hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi bakımından «istinaf incelemesi» dava değerinin «kesinlik sınırının» altında kaldığından «istinaf başvurusunun usulden reddine», diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığına, ancak mahkemece yargılama sırasında alınan rapor tarihinde internet üzerinde yapılan incelemede, internet sitesindeki kataloglarda, davaya konu OCTET markasının kullanılmadığı belirtilmesine ve internet sitesi içeriğinden bu markanın kullanımına ilişkin görsellerin çıkartılmasına yönelik talebin konusuz kalmasına rağmen bu talebin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı vekilinin faize ilişkin istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinden OCTET ibaresinin kaldırılmasına, yönelik talep konusuz kalmakla, bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına karar verilmiştir.
… n İngiltere ve OHIM nezdinde tescil edildiğini ve kullanıldığını, müvekkilinin OCTET markası altında ürettikleri ürünün dizaynının tasarım tesciline sahip olduğunu, «haksız fiil sorumluluğu» için «kusur» ve zarar koşulunun arandığını, davacının zararının bulunmadığını. manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “kusurun” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin kendisine ait olan ve yıllardır üretip sattığı markayı satmak amacı ile hareket ettiğini, gerçek hak sahipliği ve tescillere dayandığını, marka üzerindeki hakların çekişmeli olduğunu, davacının markalarını tescil ettirdiği tarihinden dava tarihine kadar sessiz kalıp daha sonra dava açmasının dava açma «hakkının kötüye kullanılması» niteliğinde bulunduğunu. davacının marka başvurularının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… dildiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespitine, durdurulmasına ve men'ine, www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesine», 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili «katılma yoluyla istinaf» dilekçesinde özetle, davalının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil eden bu fiillerinin Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/3 D.İş sayılı dosyasıyla tespit edildiğini, dosya üzerinden yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalının www.aeon.com.trinternet sayfasında yapmış olduğu yayın ve açıklamaların müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiiller olduğunun tespit edildiğini, benzer nitelikte davaların mahkemelerce kabul edilerek onandığını, dava dilekçesinde 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemenin kısmen kabul kararı vererek 3.500,00 TL manevi tazminat davalı şirketten tahsiline …
1 benzer karar daha
-
Marka hakkına tecavüz | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6834 E. 2023/7119 K.
Ortak:irsaliye · reeskont faizi · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalıların işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet «irsaliyeli» faturanın bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden, ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyeri kaşesinin bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "OCTET BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11 inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığının anlaşıldığı, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinde tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilânına karar verilmiştir.
… lan arama sırasında, gerekse ceza mahkemesindeki beyanında, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, mahkemece «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla «ortalama tüketicilerin» söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği ned …
Benzer bu kararda… ozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında ürün katalogları ve 35 adet «irsaliyeli fatura» bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "ZEPHYR BY KORLE" ibaresinin de kataloglarda ve irsaliyeli faturalarda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir ve davacının markasının tescilli olduğu 11. sınıftaki radyatör emtiası bakımından kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında, gerekse Ceza Mahkemesindeki beyanında ürünlerin ...'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irsaliyeli fatura · fatura
Benzer bu kararda… ozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında ürün katalogları ve 35 adet «irsaliyeli fatura» bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "ZEPHYR BY KORLE" ibaresinin de kataloglarda ve irsaliyeli faturalarda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir ve davacının markasının tescilli olduğu 11. sınıftaki radyatör emtiası bakımından kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında, gerekse Ceza Mahkemesindeki beyanında ürünlerin ...'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, «ortalama tüketicilerin» her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/527 E. , 2023/3706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/2597 Esas, 2021/1489 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2010/147 E., 2020/137 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri Türkiye'de kalorifer radyatörü üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, 2005/06703 numaralı "OCTET BY KORLE" markasının da tescilli sahibi olduğunu, davalıların ise, müvekkilinin rakibi olan AEON LTD. ŞTİ.'nin Anadolu Yakası bayiliğini yaptığını, söz konusu firmanın www.aeon.com.tr isimli internet sitesinde "OCTET" markası ile radyatör ürünleri sattığını, bu durumun bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespiti, durdurulması ve men'i ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin firma ortağı, diğer davalı ...'ün ise firma çalışanı olduğunu, ...'nin aynı zamanda yurt dışında AEON UK LTD ve PITACS LTD isimli şirketlerin de ortağı olduğunu, müvekkilinin "OCTET" markasını sadece yurt dışı satışlarda kullandığını, yurt içinde ise "ALIEN" markası ile satış yaptığını, müvekkillerinin davacının marka hakkına tecavüzde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalıların işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturanın bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden, ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyeri kaşesinin bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "OCTET BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11 inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığının anlaşıldığı, ortalama tüketicilerin her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinde tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilânına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı Aeon Ltd. Şti.'nin faturaları ile davalılara sorumluluk yüklemeye çalıştığını, davacı tarafından dava dışı Aeon Ltd. Şti.'ne karşı da tazminat davaları açıldığını, aynı hususta sadece ortağı olduğu için ...'ye ve kardeşi aynı zamanda çalışanı ...'e de işbu tazminat davasının açıldığını, temyize konu karar ile aynı delillerle, aynı markalarla ve aynı zaman dilimi için tekrar tazminat ödemek zorunda kalınacağını, bilirkişi raporunda davalılar tarafından satılan ürünlerin fotoğrafı üzerinden tespit yapıldığını, tespit dosyasında fotoğrafı olan ürünlerin Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında dava dışı Aeon firması adına tescilli olduğunu, bilirkişi raporuna konu tespitlerde davaya konu OCTET BY KORLE markasını içeren faturanın ele geçmediğini, AEON sitesindeki "OCTET" ibaresi ile ilgili Aeon firmasının tazminat ödediğini, müvekkilleri tarafından markanın kullanımı olup olmadığının araştırılmadığını, dava konusu markanın davalı şirket tarafından ilk defa ihdas edilip öncelikli olarak kullanıldığını, müvekkillerinin hiçbir zaman taklit amacının olmadığını, manevi tazminat için kusur ve zarar şartının gerçekleşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların, davacı adına tescilli markasının asıl unsuru olan ''OCTET'' ibaresini markanın tescilli olduğu 11 inci sınıfta kayıtlı radyatörler emtiasının tanıtımında davalıların işyerinde ele geçirilen kataloglarda ve gerekse ''www.aeon.com.tr'' isimli internet sitesinde kullandığı, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince "markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından" davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği, davalı tarafın öncelikli hak sahibi olduğuna yönelik iddiasının Yargıtay 11.
H.D.'nin 29.04.2021 tarih, 2020/728 E., 2021/524 K. sayılı ilamı karşısında dinlenemeyeceği, ayrıca davalı ...'ün gerek iş yerinde yapılan arama sırasında, gerekse ceza mahkemesindeki beyanında, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporuyla ortalama tüketicilerin söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, ceza mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu ve 61 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933624600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz