Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6522 E. 2023/6023 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlu olunmadığının tespiti↗ bedelsizlik↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ kötü niyet↗ geçersizlik↗ iflas↗ sulh↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.03.2013 tarih, 2012/368 E. ve 2013/135 K. sayılı kararı ile iddiasını yazılı belge ile ispatlayamayan davacının, menfi tespit talebinin reddine, davalının tazminat isteminin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.04.2015 tarih, 2015/1779 E. ve 2015/5306 K. sayılı kararıyla dava konusu senetle ilgili olarak davalı ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1070 E. sayısında kayıtlı ceza davasının yargılaması sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, ancak kararın temyiz edilmiş olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı, 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararları hukuk hakimini bağlayacağından Mahkemece belirtilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sanık olarak yargılandığı 03.11.2021 tarihinde kesinleşen Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/196 E. sayılı dosyasında dava konusu senedin başlık parası olarak verildiğinin belirtildiği, ceza dosyasında tespit edilen maddi olayların hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte olduğu, ahlaka ve adaba aykırı bir hususun gerçekleşmesi için verilen bononun geçersiz olduğu gerekçesiyle davacının bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, davalının takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılaması sonucunda davalının beraat ettiğini, beraat kararının kesinleştiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
2.6098 sayılı Kanun'un 19 ve 20 nci maddesi ile 74 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3422 E. 2015/12267 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · dosya masrafı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve OGS «kaydının» A, T. kayıtlı olmasına, bozma ilamında bu hususun davacının kızı olarak belirtilmesinin «maddi hataya» yönelik olup esasa etkili bulunmamasına göre, davalı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, şirkete ait araçların davalının kızı ve eşine tahsis edilip «masrafların» şirket tarafından karşılandığı yönünde yeterli delil olmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararı davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/419 E. 2024/4154 K.
Ortak:bedelsizlik · bono · geçersizlik · menfi tespit · teminat
İncelediğiniz kararda… tildiği, ceza dosyasında tespit edilen maddi olayların hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte olduğu, ahlaka ve adaba aykırı bir hususun gerçekleşmesi için verilen «bononun» «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davacının bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, davalının takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 21.03.2013 tarih, 2012/368 E. ve 2013/135 K. sayılı kararı ile iddiasını yazılı belge ile ispatlayamayan davacının, «menfi tespit» talebinin reddine, davalının tazminat isteminin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 13.04.2015 tarih, 2015/1779 E. ve 2015/5306 K. sayılı kararıyla dava konusu senetle ilgili olarak davalı ... hakkında «bedelsiz» senedi kullanma suçundan Afyonkarahisar 1.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu «bononun» "«nakden" kaydını» içerdiği, bu kayıt karşısında «bedelsizlik» bakımından açılan «menfi tespit» davasında da «ispat yükünün» davacı borçluda olduğu, davalı tarafça gerek ceza soruşturması sırasındaki beyanında ve gerekse bu dosyanın yargılaması esnasındaki 24.12.2019 tarihli duruşmadaki beyanında, davalı ...'ın oğlu hakkında yürüyen ceza kovuşturmasında karşı tarafın, sanığın daha az ceza alması ya da hiç ceza almamasını sağlayacak davranışlarda bulunmasını ve tarafların çocuklarının evlenmesini teminen davalı tarafından davacıya verildiği beyan edilen paranın «teminatı» olarak dava konusu senedin davacı tarafından imzalanarak davalıya verildiğinin beyan edildiği, bu beyanın mahkeme içi «ikrar» niteliğinde olduğu, bu belirlemeler ışığında dava konusu olan bononun ahlaka ve adaba aykırı bir durumun gerçekleşmesini teminen verildiği, ahlaka ve adaba aykırı bir durumun gerçekleşmesini teminen verilen bononun da «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğünün 2014/6231 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olarak görünen şahsa herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu takibe konu «bonoda» müvekkilinin imzası bulunduğundan bahisle müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin takip alacaklısı olarak gösterilen ...’dan borç almasının söz konusu olmadığını, doğalgaz yetkilisi olduğunu söyleyen şahıs tarafından kapısına gelinerek «hile» ile imzasının alındığını, alınan imzanın bu şekilde kullanılmış olabileceğini, zira her şeyden evvel müvekkili ile ... arasında 2012 yılından bu yana süren Elazığ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senetle ispat kuralı · nakden kaydı · senetle ispat · hile · şikayet · ikrar · ispat yükü · vade
Benzer bu kararda… sürülen vakıaların birbirleriyle çeliştiğini, davacı tarafın bir taraftan takibe konu senedin doğalgaz firması yetkilisi olduğunu söyleyen bir kişi tarafından kurum «defteri» imzalatma adı altında imzalattırıldığını beyan ettiğini, bir taraftan da sadece müvekkilinin savcılık beyanından yola çıkarak senedin konusunun imkansız olduğunu iddia ettiğini, davacının «şikayetten» vazgeçmek için senet düzenlediğini ve para aldığını hiçbir aşamada kabul etmediğini, yazılı bir belgeye veya senede bağlanan bir alacağın «senetle ispat kuralı» gereği aksinin ancak yazılı bir belge ile ispat edilebileceğini, davacının duruşmalardaki beyanlarında şikayetten vazgeçme için düzenlendiği iddiasından bir anlamda vazgeçerek sadece takibe konu senedin doğalgaz firması yetkilisi olduğunu söyleyen bir kişi tarafından kurum defteri imzalatma adı altında «hile» ile imzalattırıldığı iddiasına dayandığını, yine kabul etmemekle birlikte Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyada davacının şikayetinden vazgeçmesi için davacıya para ver …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu «bononun» "«nakden" kaydını» içerdiği, bu kayıt karşısında «bedelsizlik» bakımından açılan «menfi tespit» davasında da «ispat yükünün» davacı borçluda olduğu, davalı tarafça gerek ceza soruşturması sırasındaki beyanında ve gerekse bu dosyanın yargılaması esnasındaki 24.12.2019 tarihli duruşmadaki beyanında, davalı ...'ın oğlu hakkında yürüyen ceza kovuşturmasında karşı tarafın, sanığın daha az ceza alması ya da hiç ceza almamasını sağlayacak davranışlarda bulunmasını ve tarafların çocuklarının evlenmesini teminen davalı tarafından davacıya verildiği beyan edilen paranın «teminatı» olarak dava konusu senedin davacı tarafından imzalanarak davalıya verildiğinin beyan edildiği, bu beyanın mahkeme içi «ikrar» niteliğinde olduğu, bu belirlemeler ışığında dava konusu olan bononun ahlaka ve adaba aykırı bir durumun gerçekleşmesini teminen verildiği, ahlaka ve adaba aykırı bir durumun gerçekleşmesini teminen verilen bononun da «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… 2014 tarihinde alınan ifadesinde davacıya 115.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemeyi oğlunun daha az ceza alması ve hiç ceza almaması için verdiğini ve yapılan ödeme ve «şikayetten» vazgeçme karşılığında senet doldurduğunu beyan ettiği, kambiyo senetlerinin asıl ilişkiden bağımsız olduğu, davalının beyanları ile senedin «sebebe» bağlı hale geldiği, senedin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 27 nci ve 81 inci maddeleri uyarınca hukuka ve ahlaka aykırı olduğu, senedin hukuka ve ahlaka aykırı bir amaç için verildiği ve senede itibar edilmeyeceği, hukuka ve ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeyin geri istenemeyeceği, yine davalının tevil yollu «ikrarı» ile ispat yükünü üzerine aldığı, davalının davacıya 115.000,00 TL nakit para verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu Elazığ …
… lüğünün 2014/6231 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olarak görünen şahsa herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu takibe konu «bonoda» müvekkilinin imzası bulunduğundan bahisle müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin takip alacaklısı olarak gösterilen ...’dan borç almasının söz konusu olmadığını, doğalgaz yetkilisi olduğunu söyleyen şahıs tarafından kapısına gelinerek «hile» ile imzasının alındığını, alınan imzanın bu şekilde kullanılmış olabileceğini, zira her şeyden evvel müvekkili ile ... arasında 2012 yılından bu yana süren Elazığ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6522 E. , 2023/6023 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin oğlu ile davalının kızının evlilik birliğinin gerçekleşmesi için davalının talebi ile müvekkilinin 25.000,00 TL bedelli senedi teminat olarak davalıya verdiğini, davacının oğlu ile davalının kızı anlaşamayınca, davalının kızının, davalı babasının evine döndüğünü, davalının da söz konusu senedi kambiyo senetlerine özgü takibe konu yaptığını, senedin genel ahlak ve adaba aykırı bir maksadı temin amacı ile davalıya verilmesi nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 ve 20 nci maddelerine göre batıl olduğunu ileri sürerek senedin iptaline ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının borcu ödememek için ileri sürülmüş gerçeklikten uzak iddialar olduğunu, iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.03.2013 tarih, 2012/368 E. ve 2013/135 K. sayılı kararı ile iddiasını yazılı belge ile ispatlayamayan davacının, menfi tespit talebinin reddine, davalının tazminat isteminin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.04.2015 tarih, 2015/1779 E. ve 2015/5306 K. sayılı kararıyla dava konusu senetle ilgili olarak davalı ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1070 E. sayısında kayıtlı ceza davasının yargılaması sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, ancak kararın temyiz edilmiş olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı, 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararları hukuk hakimini bağlayacağından Mahkemece belirtilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sanık olarak yargılandığı 03.11.2021 tarihinde kesinleşen Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/196 E. sayılı dosyasında dava konusu senedin başlık parası olarak verildiğinin belirtildiği, ceza dosyasında tespit edilen maddi olayların hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte olduğu, ahlaka ve adaba aykırı bir hususun gerçekleşmesi için verilen bononun geçersiz olduğu gerekçesiyle davacının bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, davalının takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılaması sonucunda davalının beraat ettiğini, beraat kararının kesinleştiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
2.6098 sayılı Kanun'un 19 ve 20 nci maddesi ile 74 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981895900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz