6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/406 E. 2023/6854 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet ilkesi maktu vekâlet ücreti davanın konusuz kalması ipoteğin fekki ipoteğin paraya çevrilmesi halefiyet tahkikat alacağın temliki vekâlet ücreti dava şartı yokluğu ipotek kötü niyet tazminatı olumsuz oy muvafakat temlik kötü niyet feragat hukuki yarar yargılama gideri iflas karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kredi sözleşmesi asıl alacak menfi tespit eksik inceleme yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 09.03.2018 tarih, 2017/814 E. ve 2018/210 K. sayılı karar ile menfi tespit isteminin konusu olan icra takip dosyasının sonlandığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, maktu vekâlet ücreti ve yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarih, 2018/1880 E. ve 2019/4366 K. sayılı kararıyla, davalı alacaklı tarafından davadan sonra takipten feragat edilmiş olmasının davacının hukuki yararını ortadan kaldırmadığı ancak davayı konusuz bıraktığı bu nedenle, Mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davanın konusuz kalması halinde tahkikat tamamlanarak dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumunun saptanması, davacının haklı ve davalının takibe başlarken kötü niyetli olup olmadığı belirlenip, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takip yaptığının anlaşılması halinde, davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü gerektiği, Mahkemece davacının bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı, ayrıca, konusuz kalan davada haklılık durumuna göre taraflara nisbi vekâlet ücreti verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisinde isabet görülmediği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece 13.10.2020 tarih, 2020/74 E. ve 2020/601 K. sayılı karar ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, takibin davalı tarafından kötü niyetle başlatıldığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ve davacı taraf lehine nisbi vekâlet ücretine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

D. Bozma Kararı

Dairemizin 08.03.2022 tarih, 2021/108 E. ve 202/1614 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; davalının, dosyada aslı mevcut olan 11.04.2009 tarihli muvafakatnameye göre ipotekli taşınmaz maliki davacı tarafından 80.000,00 TL ödeme yapması üzerine ipoteğin fekkine muvafakat ettiği ve bu belgeye ilişkin bir itirazının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda Mahkemece, davalının alacaklı olmadığını bilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davacı lehine bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının alacaklı olmadığını bilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta kötü niyetli olduğuna, davacı lehine asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu ipoteğin İş Bankası tarafından tesis edildiğini, müvekkilinin ödeme yapmak suretiyle halefiyet ilkesi gereğince takip başlatıldığını, müvekkilinin halef olduğu ipoteğe ilişkin bankaya yapılan ödemenin müvekkilini ilgilendirmediğini, haberdar olmadığı ödemeden dolayı borcunun kalmadığı iddiasının hukuka aykırı olduğunu, kötü niyet tazminatına hükmedilecekse bile davacının 80.000,00 TL ödeme iddiasına rağmen tazminatın takibin tamamı üzerinden verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip nedeniyle açılmış menfi tespit davasıdır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/108 E. 2022/1614 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İpoteğin fekki

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2032 E. 2017/5121 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/406 E.  ,  2023/6854 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/471 Esas, 2022/919 Karar

HÜKÜM

Karar verilmesine yer olmadığı

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının taşınmazı üzerinde dava dışı ... Millet Hastanesi Ltd. Şti.'nin dava dışı bankadan kullandığı kredi sözleşmesine istinaden ipotek tesis edildiğini, davacının bankaya yaptığı ödemeden dolayı ipoteğin fekkine ilişkin talebine davalı tarafından muvafakat edildiğini, ipoteğin fekkine dair yazının davacıya verildiğini, buna rağmen davalı tarafından aynı taşınmaz üzerinde alacağın temliki nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını ileri sürerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip konusu taşınmaz üzerindeki ipotek hakkının davalının alacağına mahsuben dava dışı bankadan temlik alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili yargılama aşamasında dava konusu takipten feragat edildiğini bildirmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 09.03.2018 tarih, 2017/814 E. ve 2018/210 K. sayılı karar ile menfi tespit isteminin konusu olan icra takip dosyasının sonlandığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, maktu vekâlet ücreti ve yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarih, 2018/1880 E. ve 2019/4366 K. sayılı kararıyla, davalı alacaklı tarafından davadan sonra takipten feragat edilmiş olmasının davacının hukuki yararını ortadan kaldırmadığı ancak davayı konusuz bıraktığı bu nedenle, Mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davanın konusuz kalması halinde tahkikat tamamlanarak dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumunun saptanması, davacının haklı ve davalının takibe başlarken kötü niyetli olup olmadığı belirlenip, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takip yaptığının anlaşılması halinde, davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü gerektiği, Mahkemece davacının bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı, ayrıca, konusuz kalan davada haklılık durumuna göre taraflara nisbi vekâlet ücreti verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisinde isabet görülmediği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece 13.10.2020 tarih, 2020/74 E. ve 2020/601 K. sayılı karar ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, takibin davalı tarafından kötü niyetle başlatıldığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ve davacı taraf lehine nisbi vekâlet ücretine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

D. Bozma Kararı

Dairemizin 08.03.2022 tarih, 2021/108 E. ve 202/1614 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; davalının, dosyada aslı mevcut olan 11.04.2009 tarihli muvafakatnameye göre ipotekli taşınmaz maliki davacı tarafından 80.000,00 TL ödeme yapması üzerine ipoteğin fekkine muvafakat ettiği ve bu belgeye ilişkin bir itirazının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda Mahkemece, davalının alacaklı olmadığını bilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davacı lehine bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının alacaklı olmadığını bilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta kötü niyetli olduğuna, davacı lehine asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu ipoteğin İş Bankası tarafından tesis edildiğini, müvekkilinin ödeme yapmak suretiyle halefiyet ilkesi gereğince takip başlatıldığını, müvekkilinin halef olduğu ipoteğe ilişkin bankaya yapılan ödemenin müvekkilini ilgilendirmediğini, haberdar olmadığı ödemeden dolayı borcunun kalmadığı iddiasının hukuka aykırı olduğunu, kötü niyet tazminatına hükmedilecekse bile davacının 80.000,00 TL ödeme iddiasına rağmen tazminatın takibin tamamı üzerinden verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip nedeniyle açılmış menfi tespit davasıdır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981725000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.