6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/108 E. 2022/1614 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki ipoteğin paraya çevrilmesi nispi vekalet ücreti kötüniyet tazminatı ipotek kötü niyet tazminatı muvafakat kötü niyet kötüniyet menfi tespit vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davalı tarafından kötüniyetle takibin başlatılmış olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ve davacı taraf lehine nispi vekalet ücretine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip nedeniyle açılmış menfi tespit davasıdır.

Davalının, dosyada aslı mevcut olan 11.04.2009 tarihli muvafakatnameye göre ipotekli taşınmaz maliki davacı tarafından 80.000.-TL ödeme yapması üzerine ipoteğin fekkine muvafakat ettiği ve bu belgeye ilişkin bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının alacaklı olmadığını bilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta kötüniyetli olduğu kabul edilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İpoteğin fekki

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2032 E. 2017/5121 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İpoteğin Kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13829 E. 2014/19903 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/108 E.  ,  2022/1614 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.10.2020 tarih ve 2020/74 E. - 2020/601 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının taşınmazı üzerinde dava dışı Özel Millet Hastanesi Ltd. Şti.'nin dava dışı bankadan kullandığı kredi sözleşmesine istinaden ipotek tesis edildiğini, davacının bankaya yaptığı ödemeden dolayı ipoteğin fekkine ilişkin talebine davalı tarafından muvafakat edildiğini, ipoteğin fekkine dair yazının davacıya verildiğini, buna rağmen davalı tarafından aynı taşınmaz üzerinde alacağın temliki nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takip konusu taşınmaz üzerindeki ipotek hakkının davalının alacağına mahsuben dava dışı bankadan temlik alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı vekili, yargılama aşamasında dava konusu takipten feragat edildiğini bildirmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davalı tarafından kötüniyetle takibin başlatılmış olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ve davacı taraf lehine nispi vekalet ücretine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip nedeniyle açılmış menfi tespit davasıdır.

Davalının, dosyada aslı mevcut olan 11.04.2009 tarihli muvafakatnameye göre ipotekli taşınmaz maliki davacı tarafından 80.000.-TL ödeme yapması üzerine ipoteğin fekkine muvafakat ettiği ve bu belgeye ilişkin bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının alacaklı olmadığını bilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmakta kötüniyetli olduğu kabul edilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı taraf lehine BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,

08/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/766154400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.