6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Tazminat | Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4816 E. 2023/6733 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi belgede sahtecilik ciro silsilesi yetkili hamil lehdar tahkikat sahtecilik bedelsizlik vekâlet ücreti ciro hamil keşideci bono vade iflas yetkisizlik kararı menfi tespit cy/cy kaydı eksik inceleme yükleten (shipper) zamanaşımı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının dava konusu bono nedeniyle borçlu olup olmadığını, senetteki imzanın davacıdan sadır olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit | Tazminat | Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1368 E. 2024/2961 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Menfi tespit | Tazminat, Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4816 E.  ,  2023/6733 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2013/53 Esas, 2022/297 Karar

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu bonodaki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, dava konusu imzanın davacının yetkilisine ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 20.12.2011 tarih, 2010/261 E. ve 2011/205 K. sayılı kararı ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığı, ceza dosyasından alınan raporun yeterli görüldüğü gerekesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05.12.2012 tarih, 2012/13127 E. ve 2012/18466 K. sayılı kararıyla Mahkemece hükme esas alınan Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/332 E. sayılı dosyasında savcılıkca yürütülen tahkikat sırasında aldırılan 04.07.2011 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu senedin katlanma yerinde oluşan yırtık nedeniyle zarar görmüş olduğundan yeterince sağlıklı değerlendirilememekle birlikte mevcut şartlarda yapılan değerlendirmede bono üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olduğunun saptanamadığının belirtildiği, yargılama aşamasında anılan rapora itiraz edildiği, ceza mahkemesince bu konuda değerlendirme yapılmak üzere en son duruşmanın ertelendiği ve yargılamanın devam ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda, ceza davasının sonucu beklenmeden ve bono üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/794 E., 2019/868 K. sayılı kararında sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada, alınan bilirkişi raporu uyarınca senetteki keşideci imzasının davacıya ait olduğu tespit edildiğinden beraatlerine karar verildiği, Yargıtayca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilerek 08.02.2021 tarihinde kesinleştiği, ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda senetteki keşideci imzasının davacıya ait olduğuna ilişkin tespit nazara alındığında temyiz mahkemesince zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş olsa da esas itibarıyla dava konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu sabit olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bononun tanzim tarihi 25.04.2006 olup ceza mahkemesinde ...'in bonoyu, sattığı ev karşılığında aldığını beyan ettiğini, ceza mahkemesinde sanıklarca dinletilen tanıkların da aynı hususu belirttiklerini, tapu kaydına bakıldığında evin satış tarihi 24.10.2005 olup ev satıldıktan 6 ay sonra ev satımına dair bono verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bononun karşılığı bulunmadığını, davalının savcılıkta ve ceza mahkemesinde verdiği ifadesinde senedin vade, isim, tarih ve adres kısımlarını ...'in doldurarak kendisine verdiğini belirttiğini, ...'in de benzer şekilde beyanda bulunduğunu, bu beyanların bononun bedelsiz olduğunu, senedin sonradan lehdarın ve ...'in iradesine göre doldurulduğunu gösterdiğini, aslında yetkili hamil ...

olup senedi ciro etmeden davalıya verdiği için ciro silsilesinde kopukluk bulunduğunu, davalı ile ... arasında bono devrini kanıtlayacak herhangi bir alışveriş olmadığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını ve taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, davalının yetkisiz hamil olup bononun bedelsiz olduğunu ileri sürerek ve re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının dava konusu bono nedeniyle borçlu olup olmadığını, senetteki imzanın davacıdan sadır olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981701400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.