Menfi tespit | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1368 E. 2024/2961 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro zinciri↗ resmi belgede sahtecilik↗ yetkili hamil↗ yemin teklifi↗ sahtecilik↗ yemin↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ iflas↗ menfi tespit↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava konusu bono nedeniyle borçlu olup olmadığını, senetteki imzanın davacıdan sadır olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4816 E. 2023/6733 K.
Ortak:bono · zamanaşımı var · Menfi tespit | Tazminat, Menfi tespit
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının dava konusu «bono» nedeniyle borçlu olup olmadığını, senetteki imzanın davacıdan sadır olup olmadığına ilişkindir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının dava konusu «bono» nedeniyle borçlu olup olmadığını, senetteki imzanın davacıdan sadır olup olmadığına ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1368 E. , 2024/2961 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2013/53 Esas, 2022/297 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu bonodaki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu imzanın davacının yetkilisine ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/794 E., 2019/868 K. sayılı kararında sanıklar ... ve... ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada, alınan bilirkişi raporu uyarınca senetteki keşideci imzasının davacıya ait olduğu tespit edildiğinden beraatlerine karar verildiği, Yargıtayca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilerek 08.02.2021 tarihinde kesinleştiği, ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda senetteki keşideci imzasının davacıya ait olduğuna ilişkin tespit nazara alındığında temyiz mahkemesince zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş olsa da esas itibarıyla dava konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu sabit olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 22.11.2023 tarihli ve 2022/4816 E. 2023/6733 K. sayılı kararıyla, mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davalı ...'yı tanımadığını, senedin gizli ortak... tarafından doldurularak ...'ya verildiğini öğrendiklerini, ancak...'nin ciro zincirinde görünmediğini, ciro zincirinde kopukluk olduğunu, davalının yetkili hamil olmadığını, davalıya yemin teklifi yapılmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava konusu bono nedeniyle borçlu olup olmadığını, senetteki imzanın davacıdan sadır olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044643000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz