İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2991 E. 2023/6726 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
süresiz şikayet↗ çek sorumluluk bedeli↗ depo talebi↗ gayrinakdi kredi↗ teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ borçlunun temerrüdü↗ gayri nakdi kredi↗ hesap kat ihtarı↗ istinaf sebebi↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ bsmv↗ temerrüt tarihi↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ şikayet↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ limited şirket↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/521 E., 2019/941 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Ostim ... Ankara Şubesi ile davalı ... Gayrimenkul Yatırım inşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmeleri ... İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ...'ın müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun kat edilerek nakdi ve gayrinakdi kredi borç tutarının depo edilmesi talebiyle ihtarname tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini, davalı ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. lehine verilen 13.10.2016 tarihli 21.500,00 TL ve 05.10.2015 tarihli 238.500,00 TL tutarındaki teminat mektubunun 24.04.2018 tarihinde tazmin edildiğini, 260.000,00 TL tutarındaki depo talebi şeklindeki alacağın, nakdi alacağın tahsili talebiyle devam ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın alacak talebinin gayri nakdi kredi 1.451.220,00 TL meri teminat mektubu bedeli ve 4.230,00 TL çek yaprağı bedeli ile 1.855,32 TL nakdi alacak olduğunu, teminat mektuplarının iş tamamlandığında iade olacağı, çek bedellerinin de muaccel olmadığını, nakit tutarın ise yanlış hesaplandığı ve hatalı faiz uygulandığını, davalı kefil ...'ın şahsi bir borcu olmadığını, davalı kefillerin kefalet beyanları usule aykırı alındığından geçerli kefalet olmadığını, kefillerin kendi temerrütlerinden sorumlu olduğunu, kefillerden talep edilen tutarın haksız olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddede belirtildiği, faiz oranının fahiş olduğunun dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 17.05.2007 tarihli 2007/8243 K. sayılı kararında bu hususun belirtildiğini bildirerek davanın reddine, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bilirkişi raporunda belirtilen nakit alacağa, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle doğan nakit alacağa tüm davalıların, nakde çevrilmeyen meri teminat mektuplarının ve çek sorumluluk tutarlarının depo talebinden ise krediyi kullanan borçlu şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların 1.853,62 TL asıl alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, kabul edilen bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %22 ,10 temerrüt faizi ve faizin BSMV uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 370,72 TL inkar tazminatının davalılardan alınmasına, 21.500,00 TL'lik ve 238.500,00 TL'lik teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle 260.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 24.04.2018, 587.220,00 TL'lik teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle tazmin tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %22,10 temerrüt faizi ve faizin BSMV'si ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye meri teminat mektubu tutarı olan 608.060,00 TL'nin davalı asıl borçlu ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesine, davalı kefiller hakkında bakiye meri teminat mektubu tutarı ile ilgili depo talebinin reddine, davacının zorunlu çek bedeli yönünden talebinin kısmen kabulü ile iki çekle ilgili talep tarihindeki zorunlu ödeme tutarı olan 2.820,00 TL'nin davalı asıl borçlu ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesine, bir çek iade edildiğinden konusuz kalan bu çekle ilgili depo talebi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, çek sorumluluk tutarı ile ilgili diğer davalılar hakkındaki talebin reddine, davacının fazlaya ilişkin tüm istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesinin 2-c, 9-i, 20-e ve 24-b maddeleri gereğince kefillerinde meri teminat mektupları bedelleri ve çek sorumluluk bedellerinin depo edilmesinden sorumlu olduklarını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kefaletin geçerli olduğunun çekişme konusu olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı ... Gayrimenkul Ltd. Şti arasında 17.12.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, diğer davalıların sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefaletlerinin geçerli olduğu, davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefillere yönelik 17.01.2018 tarihli hesap kat ihtarı ile nakdi kredi borcun ödenmesi ve gayrinakdi kredi bedellerin depo edilmesi için 1 gün süre verildiği, ihtarnamenin davalıların tamamına 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaca ihtarname ile verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 18.01.2018 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olacağı, verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğu, icra takibinin erken başlatıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların istinaf dilekçesinde muacceliyet süresinin uzadığı itirazını istinaf sebebi olarak ileri sürmediğini, bu nedenle resen bu hususun gözetilemeyeceğini, emsal içtihatlarda da istinaf sebebi yapılmayan hususun resen gözetilemeyeceğine işaret edildiğini, davalıların alacağın muaccel olmadığı bakımından süresiz şikayet hakkı bulunmasına rağmen bu hususta takibin iptalini istemediğini, borcun ödemesinin halen yapılmadığını, ihtarnamenin sadece borçluları temerrüde düşürmek amacını taşıdığından sadece temerrüt tarihinin belirlenmesinde esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, davanın reddinin kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali i istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15233 E. 2016/575 K.
Ortak:gayrinakdi kredi · kat ihtarı · hesap kat · depo kararı · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil
İncelediğiniz karardaŞti arasında 17.12.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 2.500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, diğer davalıların sözleşmeleri «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, «kefaletlerinin» geçerli olduğu, davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefillere yönelik 17.01.2018 tarihli «hesap kat ihtarı» ile nakdi kredi borcun ödenmesi ve «gayrinakdi kredi» bedellerin «depo» edilmesi için 1 gün süre verildiği, «ihtarnamenin» davalıların tamamına 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaca ihtarname ile verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 18.01.2018 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olacağı, verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğu, icra takibinin erken başlatıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ve ...'ın «müteselsil kefil» olarak imzaladığını, kredi borcunun kat edilerek nakdi ve «gayrinakdi kredi» borç tutarının «depo» edilmesi talebiyle «ihtarname» tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini, davalı ...
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın alacak talebinin «gayri nakdi kredi» 1.451.220,00 TL meri «teminat mektubu» bedeli ve 4.230,00 TL «çek» yaprağı bedeli ile 1.855,32 TL nakdi alacak olduğunu, teminat mektuplarının iş tamamlandığında iade olacağı, çek bedellerinin de «muaccel» olmadığını, nakit tutarın ise yanlış hesaplandığı ve hatalı faiz uygulandığını, davalı «kefil» ...'ın şahsi bir borcu olmadığını, davalı kefillerin «kefalet» beyanları usule aykırı alındığından geçerli kefalet olmadığını, kefillerin kendi «temerrütlerinden» sorumlu olduğunu, kefillerden talep edilen tutarın haksız olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddede belirtildiği, faiz oranının fahiş olduğunu …
Benzer bu karardaAncak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Noterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, hakkında «ihtiyati haciz» istenenlerden ...'nin «kredi sözleşmesinde» kredi kullanan dava dışı borçluya, 6.000.000,00 TL artırımla 8.000.000,00 TL üzerinden «kefil» olduğu, kefil borçlulardan ...'ın ise «kefaletinin» «teminatını» teşkil etmek üzere ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · i̇i̇k 257 · ipotek · garantörlük
Benzer bu karardaNoterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
O halde, İcra İflas Kanunu'nun «257». maddesindeki şartların oluştuğu, hesabın «gayri nakit alacaklar» yönünden de katedildiği ve gayri nakit alacağa ilişkin istemin de anılan sözleşme hükümleri uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
23/10/2013 gün .....y. ile 990.000,00 TL'lik «ipotek» verdiği görülmekle, hakkında «ihtiyati haciz» istenen «kefil» borçlulara tebliğ olunan ....
Mahkemece, nakit krediden dolayı «ihtiyati haciz» talebi kabul edilmiş ve iade edilmeyen «çek» yaprakları sebebiyle bankanın «hamile» ödemekle yükümlü olduğu yasal karşılıklar, meri «teminat» mektupları ve .... kredisi nedeniyle «garanti» edilen alacaklar toplamından oluşan ve «gayrinakdi kredi» niteliğindeki alacak kalemine yönelik talep ise reddedilmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15753 E. 2015/1090 K.
Ortak:teminat mektubu · depo kararı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ihtarname · teminat
İncelediğiniz karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın dayanağı olan «genel kredi sözleşmesinin» 2-c, 9-i, 20-e ve 24-b maddeleri gereğince kefillerinde meri «teminat» mektupları bedelleri ve «çek sorumluluk bedellerinin» «depo» edilmesinden sorumlu olduklarını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şti arasında 17.12.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 2.500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, diğer davalıların sözleşmeleri «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, «kefaletlerinin» geçerli olduğu, davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefillere yönelik 17.01.2018 tarihli «hesap kat ihtarı» ile nakdi kredi borcun ödenmesi ve «gayrinakdi kredi» bedellerin «depo» edilmesi için 1 gün süre verildiği, «ihtarnamenin» davalıların tamamına 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaca ihtarname ile verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 18.01.2018 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olacağı, verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğu, icra takibinin erken başlatıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. lehine verilen 13.10.2016 tarihli 21.500,00 TL ve 05.10.2015 tarihli 238.500,00 TL tutarındaki «teminat mektubunun» 24.04.2018 tarihinde tazmin edildiğini, 260.000,00 TL tutarındaki «depo talebi» şeklindeki alacağın, nakdi alacağın tahsili talebiyle devam ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» iadesi için keşide edilen «ihtarnamenin» davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin «depo» edilmesi talep edilerek «ipoteğin paraya çevrilmesi» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesine» göre davacı banka tarafından davalı lehine 10 adet «teminat mektubu» verilmiş; daha sonra kredi sözleşmesi kat edilmiştir.
Bu durumda, kat edilen «genel kredi sözleşmesine» göre mer'i banka «teminat» mektuplarının «depo» edilmesi her zaman istenebileceğinden davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin paraya çevrilmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» iadesi için keşide edilen «ihtarnamenin» davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin «depo» edilmesi talep edilerek «ipoteğin paraya çevrilmesi» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/478 E. 2014/2300 K.
Ortak:gayrinakdi kredi · borçlunun temerrüdü · hesap kat · teminat mektubu · depo kararı · müteselsil kefil · muacceliyet · kefil
İncelediğiniz karardaŞti arasında 17.12.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 2.500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, diğer davalıların sözleşmeleri «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, «kefaletlerinin» geçerli olduğu, davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefillere yönelik 17.01.2018 tarihli «hesap kat ihtarı» ile nakdi kredi borcun ödenmesi ve «gayrinakdi kredi» bedellerin «depo» edilmesi için 1 gün süre verildiği, «ihtarnamenin» davalıların tamamına 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaca ihtarname ile verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 18.01.2018 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olacağı, verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğu, icra takibinin erken başlatıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ve ...'ın «müteselsil kefil» olarak imzaladığını, kredi borcunun kat edilerek nakdi ve «gayrinakdi kredi» borç tutarının «depo» edilmesi talebiyle «ihtarname» tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini, davalı ...
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın alacak talebinin «gayri nakdi kredi» 1.451.220,00 TL meri «teminat mektubu» bedeli ve 4.230,00 TL «çek» yaprağı bedeli ile 1.855,32 TL nakdi alacak olduğunu, teminat mektuplarının iş tamamlandığında iade olacağı, çek bedellerinin de «muaccel» olmadığını, nakit tutarın ise yanlış hesaplandığı ve hatalı faiz uygulandığını, davalı «kefil» ...'ın şahsi bir borcu olmadığını, davalı kefillerin «kefalet» beyanları usule aykırı alındığından geçerli kefalet olmadığını, kefillerin kendi «temerrütlerinden» sorumlu olduğunu, kefillerden talep edilen tutarın haksız olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddede belirtildiği, faiz oranının fahiş olduğunu …
Benzer bu karardaŞti'nin borçlu, diğer «ihtiyati hacze itiraz» edenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Şti'ye kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; icra «takip talebinin» «muaccel» hale gelmemiş, yani tazmin edilmemiş meri mektup bedellerin deposu niteliğinde olduğu gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; icra «takip talebinin» «muaccel» hale gelmemiş, yani tazmin edilmemiş meri mektup bedellerin deposu niteliğinde olduğu gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf-«ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Şti'nin borçlu, diğer «ihtiyati hacze itiraz» edenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/792 E. 2018/5939 K.
Ortak:teminat mektubu · depo kararı · kefalet · ihtarname · teminat
İncelediğiniz karardaŞti. lehine verilen 13.10.2016 tarihli 21.500,00 TL ve 05.10.2015 tarihli 238.500,00 TL tutarındaki «teminat mektubunun» 24.04.2018 tarihinde tazmin edildiğini, 260.000,00 TL tutarındaki «depo talebi» şeklindeki alacağın, nakdi alacağın tahsili talebiyle devam ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın alacak talebinin «gayri nakdi kredi» 1.451.220,00 TL meri «teminat mektubu» bedeli ve 4.230,00 TL «çek» yaprağı bedeli ile 1.855,32 TL nakdi alacak olduğunu, teminat mektuplarının iş tamamlandığında iade olacağı, çek bedellerinin de «muaccel» olmadığını, nakit tutarın ise yanlış hesaplandığı ve hatalı faiz uygulandığını, davalı «kefil» ...'ın şahsi bir borcu olmadığını, davalı kefillerin «kefalet» beyanları usule aykırı alındığından geçerli kefalet olmadığını, kefillerin kendi «temerrütlerinden» sorumlu olduğunu, kefillerden talep edilen tutarın haksız olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddede belirtildiği, faiz oranının fahiş olduğunu …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bilirkişi raporunda belirtilen nakit alacağa, «teminat» mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle doğan nakit alacağa tüm davalıların, nakde çevrilmeyen meri teminat mektuplarının ve «çek» sorumluluk tutarlarının «depo» talebinden ise krediyi kullanan borçlu şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların 1.853,62 TL asıl alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, kabul edilen bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %22 ,10 «temerrüt faizi» ve faizin BSMV uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kabul edilen «asıl alacak» miktarının %20'si oranında hesaplanan 370,72 TL «inkar tazminatının» davalılardan alınmasına, 21.500,00 TL'lik ve 238.500,00 TL'lik teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle 260.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 24.04.2018, 587.220,00 TL'lik «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle tazmin tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %22,10 temerrüt faizi ve faizin BSMV'si ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve mü …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «teminat» mektuplarından 4.165,20 TL bedelli olanının 30.12.2008 tarihine kadar süreli olduğu, davacı bankanın dava açtığı tarihte sürenin dolmuş olduğu, davacı bankanın süresi içinde bahse konu «teminat mektubu» bedeli için tazmin talebinde bulunulduğunu kanıtlayamadığı, diğer iki teminat mektubundan 3.000,00 TL bedelli olanın süresiz olduğu, davacı bankaya iade edilmediği, 4.147,00 TL bedelli olanının ise 30.10.2008 olan teminat süresinin önce 30.10.2010, daha sonra 30.10.2011 tarihine kadar uzatılmış olduğu, bu teminat mektubunun da davacı bankaya iade edilmediği, sözleşmede, bankanın doğacak riski yönünden mektup «lehtarı» yahut kefillerinden verilen mektup bedellerinin bankaya «depo» edilmesini talep edebileceğine ilişkin olarak davacı bankaya «yetki» verilmiş olduğu, bankanın söz konusu yetkiye dayanarak «ihtarname» ile davalı asıl borçlu ve kefillerinden teminat mektupları bedelinin blokesinin sağlanmasını talep ettiği, verilen sürede halen meri olan teminat mektuplarının blokesinin sağlanmadığı, teminat mektupları bedelinin banka tarafından dilediğinde depo edilmesini talebe yetki veren hükmünün uygulanmasında bankanın TMK’nın 2. maddesinde belirtilen «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı hareket ettiğinin iddia ve ispat edilmediği, teminat mektupları tutarının kefillerin «kefalet» limitleri kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.165,20 TL’lik teminat mektubu hakkındaki talebin reddine, diğer teminat mektupları hakkındak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · adli yardım talebi · iyiniyet kuralı · adli yardım · lehtar · iyiniyet · yetki · harç
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «teminat» mektuplarından 4.165,20 TL bedelli olanının 30.12.2008 tarihine kadar süreli olduğu, davacı bankanın dava açtığı tarihte sürenin dolmuş olduğu, davacı bankanın süresi içinde bahse konu «teminat mektubu» bedeli için tazmin talebinde bulunulduğunu kanıtlayamadığı, diğer iki teminat mektubundan 3.000,00 TL bedelli olanın süresiz olduğu, davacı bankaya iade edilmediği, 4.147,00 TL bedelli olanının ise 30.10.2008 olan teminat süresinin önce 30.10.2010, daha sonra 30.10.2011 tarihine kadar uzatılmış olduğu, bu teminat mektubunun da davacı bankaya iade edilmediği, sözleşmede, bankanın doğacak riski yönünden mektup «lehtarı» yahut kefillerinden verilen mektup bedellerinin bankaya «depo» edilmesini talep edebileceğine ilişkin olarak davacı bankaya «yetki» verilmiş olduğu, bankanın söz konusu yetkiye dayanarak «ihtarname» ile davalı asıl borçlu ve kefillerinden teminat mektupları bedelinin blokesinin sağlanmasını talep ettiği, verilen sürede halen meri olan teminat mektuplarının blokesinin sağlanmadığı, teminat mektupları bedelinin banka tarafından dilediğinde depo edilmesini talebe yetki veren hükmünün uygulanmasında bankanın TMK’nın 2. maddesinde belirtilen «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı hareket ettiğinin iddia ve ispat edilmediği, teminat mektupları tutarının kefillerin «kefalet» limitleri kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.165,20 TL’lik teminat mektubu hakkındaki talebin reddine, diğer teminat mektupları hakkındak …
2) Davalı ... «adli yardım talebi» ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda, dosyada mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında bu yoldaki başvurunun kabulüyle HMK'nın 334 vd. maddeleri uyarınca anılan davalının temyiz «harç» ve giderleri bakımından adli yardımdan yararlandırılmasına ve buna bağlı olarak temyiz talebinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
1) Davalı ... tarafından kanunyolu aşamasında «adli yardım» talebinde bulunulmuş olmakla, HMK’nın 336/3. maddesi uyarınca «adli yardım talebini» inceleme ve bu taleple ilgili karar vermek yetkisi asıl kararı inceleyecek olan Yargıtay Dairesine aittir.
Bu nedenle, yerel mahkemenin davalının kanunyolu başvurusu bakımından «adli yardımdan» yararlanmasına ilişkin 23.12.2016 tarihli kararının görev aşımı nedeniyle bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5125 E. 2021/878 K.
Ortak:teminat mektubu · depo kararı · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın dayanağı olan «genel kredi sözleşmesinin» 2-c, 9-i, 20-e ve 24-b maddeleri gereğince kefillerinde meri «teminat» mektupları bedelleri ve «çek sorumluluk bedellerinin» «depo» edilmesinden sorumlu olduklarını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şti arasında 17.12.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 2.500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, diğer davalıların sözleşmeleri «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, «kefaletlerinin» geçerli olduğu, davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefillere yönelik 17.01.2018 tarihli «hesap kat ihtarı» ile nakdi kredi borcun ödenmesi ve «gayrinakdi kredi» bedellerin «depo» edilmesi için 1 gün süre verildiği, «ihtarnamenin» davalıların tamamına 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaca ihtarname ile verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 18.01.2018 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olacağı, verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğu, icra takibinin erken başlatıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. lehine verilen 13.10.2016 tarihli 21.500,00 TL ve 05.10.2015 tarihli 238.500,00 TL tutarındaki «teminat mektubunun» 24.04.2018 tarihinde tazmin edildiğini, 260.000,00 TL tutarındaki «depo talebi» şeklindeki alacağın, nakdi alacağın tahsili talebiyle devam ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesine» istinaden verilen «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesi talebidir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve ekindeki «kefalet sözleşmesi» kapsamında davacı bankanın mektup bedelinin «depo» edilmesini herhangi bir sebep göstermeksizin talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı kefillerin de «genel kredi sözleşmesindeki» maddeleri kabul ettiklerine ilişkin kefaletnameyi imzalayarak genel kredi sözleşmesindeki şartları aynen kabul ettikleri, mektup «lehtarı» kredi borçlusu dava dışı şirketin ödemelerini tadil ettiği, davacının mektupların geri verilmesini veya bedellerinin faiz getirmeyen bir hesapta deposunu talep etm …
Davaya konu «genel kredi sözleşmesinde» davalılar müşterek borçlu müteselsil kefildirler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi alacak · kefalet sözleşmesi · lehtar
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve ekindeki «kefalet sözleşmesi» kapsamında davacı bankanın mektup bedelinin «depo» edilmesini herhangi bir sebep göstermeksizin talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı kefillerin de «genel kredi sözleşmesindeki» maddeleri kabul ettiklerine ilişkin kefaletnameyi imzalayarak genel kredi sözleşmesindeki şartları aynen kabul ettikleri, mektup «lehtarı» kredi borçlusu dava dışı şirketin ödemelerini tadil ettiği, davacının mektupların geri verilmesini veya bedellerinin faiz getirmeyen bir hesapta deposunu talep etm …
Genel «kredi sözleşmesinin» içeriğinde davalıların «gayrinakdi alacak» bedelinden sorumlu olduklarına dair açık bir hüküm bulunmadığı halde mahkemece davanın davalı ... yönünden kabul edilmesi doğru olmamış, hükmün davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2991 E. , 2023/6726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/333 Esas, 2022/200 Karar
HÜKÜM
Dava Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/521 E., 2019/941 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Ostim ... Ankara Şubesi ile davalı ... Gayrimenkul Yatırım inşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmeleri ... İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ...'ın müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun kat edilerek nakdi ve gayrinakdi kredi borç tutarının depo edilmesi talebiyle ihtarname tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini, davalı ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. lehine verilen 13.10.2016 tarihli 21.500,00 TL ve 05.10.2015 tarihli 238.500,00 TL tutarındaki teminat mektubunun 24.04.2018 tarihinde tazmin edildiğini, 260.000,00 TL tutarındaki depo talebi şeklindeki alacağın, nakdi alacağın tahsili talebiyle devam ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın alacak talebinin gayri nakdi kredi 1.451.220,00 TL meri teminat mektubu bedeli ve 4.230,00 TL çek yaprağı bedeli ile 1.855,32 TL nakdi alacak olduğunu, teminat mektuplarının iş tamamlandığında iade olacağı, çek bedellerinin de muaccel olmadığını, nakit tutarın ise yanlış hesaplandığı ve hatalı faiz uygulandığını, davalı kefil ...'ın şahsi bir borcu olmadığını, davalı kefillerin kefalet beyanları usule aykırı alındığından geçerli kefalet olmadığını, kefillerin kendi temerrütlerinden sorumlu olduğunu, kefillerden talep edilen tutarın haksız olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddede belirtildiği, faiz oranının fahiş olduğunun dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay 3.
Hukuk Dairesi 17.05.2007 tarihli 2007/8243 K. sayılı kararında bu hususun belirtildiğini bildirerek davanın reddine, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bilirkişi raporunda belirtilen nakit alacağa, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle doğan nakit alacağa tüm davalıların, nakde çevrilmeyen meri teminat mektuplarının ve çek sorumluluk tutarlarının depo talebinden ise krediyi kullanan borçlu şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların 1.853,62 TL asıl alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, kabul edilen bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %22 ,10 temerrüt faizi ve faizin BSMV uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 370,72 TL inkar tazminatının davalılardan alınmasına, 21.500,00 TL'lik ve 238.500,00 TL'lik teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle 260.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 24.04.2018, 587.220,00 TL'lik teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle tazmin tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %22,10 temerrüt faizi ve faizin BSMV'si ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye meri teminat mektubu tutarı olan 608.060,00 TL'nin davalı asıl borçlu ...
Gayrimenkul Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesine, davalı kefiller hakkında bakiye meri teminat mektubu tutarı ile ilgili depo talebinin reddine, davacının zorunlu çek bedeli yönünden talebinin kısmen kabulü ile iki çekle ilgili talep tarihindeki zorunlu ödeme tutarı olan 2.820,00 TL'nin davalı asıl borçlu ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesine, bir çek iade edildiğinden konusuz kalan bu çekle ilgili depo talebi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, çek sorumluluk tutarı ile ilgili diğer davalılar hakkındaki talebin reddine, davacının fazlaya ilişkin tüm istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesinin 2-c, 9-i, 20-e ve 24-b maddeleri gereğince kefillerinde meri teminat mektupları bedelleri ve çek sorumluluk bedellerinin depo edilmesinden sorumlu olduklarını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kefaletin geçerli olduğunun çekişme konusu olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı ... Gayrimenkul Ltd. Şti arasında 17.12.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, diğer davalıların sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefaletlerinin geçerli olduğu, davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefillere yönelik 17.01.2018 tarihli hesap kat ihtarı ile nakdi kredi borcun ödenmesi ve gayrinakdi kredi bedellerin depo edilmesi için 1 gün süre verildiği, ihtarnamenin davalıların tamamına 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaca ihtarname ile verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 18.01.2018 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olacağı, verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğu, icra takibinin erken başlatıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların istinaf dilekçesinde muacceliyet süresinin uzadığı itirazını istinaf sebebi olarak ileri sürmediğini, bu nedenle resen bu hususun gözetilemeyeceğini, emsal içtihatlarda da istinaf sebebi yapılmayan hususun resen gözetilemeyeceğine işaret edildiğini, davalıların alacağın muaccel olmadığı bakımından süresiz şikayet hakkı bulunmasına rağmen bu hususta takibin iptalini istemediğini, borcun ödemesinin halen yapılmadığını, ihtarnamenin sadece borçluları temerrüde düşürmek amacını taşıdığından sadece temerrüt tarihinin belirlenmesinde esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, davanın reddinin kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali i istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981694600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz