6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigortalının çalışanları nedeniyle yapılan ödemenin teminat dışı olması ve takas

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2500 E. 2023/6692 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Deniz sigortasında uygulanan kloz (Institute Time Clauses Hull Port Risks 1987) istisnalar maddesi uyarınca sigortalının çalışanlarının ölümü nedeniyle yüklendiği sorumluluk teminat dışıdır; bu kapsamda sehven yapılan ödeme karşılıksız kaldığından, zamanaşımına uğramamış ve takasa elverişli bu alacak, sigortacı tarafından sonraki hasar dosyasındaki tazminattan mahsup edilebilir.

Ele alınan sorunlar

Sigorta teminatı kapsamı (kloz istisnası) ve takas-mahsup → ret

İddia: Davacı, sigortacının daha önceki bir hasar dosyasında ödediği tutarı sonraki hasar dosyasındaki tazminattan takas etmesinin, mutabakata ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, çekişmeli ve muaccel olmayan bir alacakta takas yapılamayacağını, sigortalının yüklendiği sorumluluğun teminat dışı sayılamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşme eki teknik şartname gereği riskin gerçekleşmesinde 'Institute Time Clauses Hull Port Risks 1987' klozu uygulanır. Klozun istisnalar başlıklı 9.3 maddesi uyarınca, sigortalının işçileri veya benzer şekilde kullandığı kişilerin ölümü/hastalığı/sakatlanması nedeniyle yüklendiği sorumluluk teminat dışıdır. Kazada vefat eden mürettebat da davacı sigortalının çalışanları olduğundan, sigortacının davacıya daha önce ödediği tutar karşılıksız kalmıştır; bu alacak zamanaşımına uğramamış ve takas konusu edilebilir nitelikte olduğundan, sigortacının bu tutarı sonraki hasar dosyasında ödeyeceği tazminattan mahsup etmesinde hukuka aykırılık yoktur. (Yargıtay'ca onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi gerekçesi.)

Emsal değeri

Sigortalının çalışanları nedeniyle yapılan ödemenin kloz istisnasıyla teminat dışı olması ve karşılıksız kalan tutarın takas edilebilmesi bakımından yol gösterici.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Takasa konu edilen ve deniz sigortasından doğan alacağın zamanaşımı TTK 1420 kapsamında değerlendirilmiş; alacak zamanaşımına uğramadığından takas konusu edilebilir bulunmuştur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz sigortası tekne sigortası teminat kapsamı kloz istisnası takas-mahsup sebepsiz zenginleşme

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1420

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Takas defi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10381 E. 2013/23513 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2500 E.  ,  2023/6692 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1716 Esas, 2022/48 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/520 E., 2019/28 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait römorkorün 30.01.2012 tarihinde verdiği römorkaj hizmetinin görülmesi sırasında kuvvetli akıntı nedeniyle zamanında karşı gemiye monte edilemeyen halatın neden olduğu bir dizi olumsuzluk sonrasında Haydarpaşa mendirek ucuna oturduğunu, davalı ile yapılan görüşmeler sonucunda sigorta sözleşmesi kapsamında davalı tarafından belirlenen hasar tazminatı ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, ancak davalının bir başka olay ile ilgili olarak daha önce yapılan 114.127,00 TL tutarlı ödemenin sehven yapıldığını iddia ederek bu tutarı tenzil etmek suretiyle eksik ödeme yaptığını, bunun taraflar arasındaki mutabakata aykırı olduğunu, taraflar arasındaki tekne makine sigortası hizmet alım sözleşmesinde sigortalının bir kaza veya olay nedeniyle diğer kişilere ödediği tazminatlar ile can kaybı veya yaralanma nedeniyle yapılan ödemelerin kloz kapsamında sayıldığını, davalının bahsettiği hasar dosyasının Kıyı Emniyeti- 7 Hızlı Tahlisiye Botunda 04.12.2012 tarihinde oluşan kazaya ilişkin olduğunu, ilgili tarihte meri toplu iş sözleşmesi gereği kazada ölen gemi adamlarının yakınlarına müvekkilince 114.127,15 TL ödeme yapıldığını, bu tutarın davalı ...

tarafından müvekkiline sigorta kapsamında 08.04.2014 tarihinde ödendiğini, davalının hukuka aykırı işlemle sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek eksik ödenen 114.127,00 TL'nin 16.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;

01. 01.2012-2013 tarihleri arasında tekne sigorta poliçesi ile sigortalı olan teknenin Şile mendirek kayalıklarına çarparak parçalandığını ve 3 mürettabatın bu kazada vefat ettiğini, davacının bu olay kapsamında yaptığı başvuru üzerine şirketlerince sehven 08.04.2014 tarihinde 114.127,00 TL ödeme yapıldığını ancak yapılan incelemeler sonrası bu ödemenin ilgili poliçe şartları kapsamında teminat dışı olduğu tespit edilerek, davacıya ait ... Ana romorkorune ilişkin olarak açılan hasar dosyası kapsamında yapılan ödemelerden takas ve mahsup edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesi uyarınca talebin zamanaşımına uğradığını, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler nedeniyle yapılan ödemelerin teminat dışında olduğunu, kazada vefat eden kişilerin de davacının çalışanları olması nedeniyle ödenen bu tutarın takas mahsup edildiğini, takas beyanının, mutabık kalınan tutarların ödenmesi aşamasında davacıya iletildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında mutabakata varılan sigorta tazminatının davacı sigortalıya ödenmesi aşamasında davalının daha önce bir başka hasar dosyasından 08.04.2014 tarihinde 114.127,00 TL olarak yaptığı hatalı ödemeyi mahsup etmek istediği, takas-mahsup hakkının hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup alacaklının hakkını kullanma isteğini borçluya bildirmesi gerektiği, anılan işlemin karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davalının bir ilam hükmünü içermeyen muaccel hale gelmemiş ve haksız olarak ödendiği somut bir dava yolu ile kanıtlanmamış alacağı yönünden takas hakkını kullanmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacının Kıyı Emniyeti 7- teknesinin parçalanması sonucu vefat eden mürettebat için 08.04.2014 tarihinde sehven 114.127,00 TL ödeme yapıldığını ancak yapılan incelemeler sonrası bu ödemenin ilgili poliçe şartları kapsamında teminat dışı olduğu tespit edilerek, bu tutarın davacıya ait ... Ana romorkorune ilişkin olarak açılan hasar dosyası kapsamında yapılan ödemelerden takas ve mahsup edildiğini, davacının talebinin 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesi uyannca zamanaşımına uğradığını, takas mahsup iddialarının çekişmeli bir alacağa bağlı olmadığını, Kıyı Emniyeti 7- botunun kazası nedeniyle sözleşme eki teknik şartname uyarınca uygulanması gereken 9.3 maddesi gereğince, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler nedeniyle yapılan ödemelerin teminat dışında olduğunu, kazada vefat eden kişilerin de davacının çalışanları olduğunu, ödemenin sehven yapıldığının fark edildiği anda alacağın muaccel olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından tekne sigortası ile sigortalanmış olan Kıyı Emniyeti 7- adlı teknenin 04.12.2012 tarihinde Şile açıklarında kayalıklara çarpması sonucunda davacının sigortalı çalışanı olan üç mürettebatın vefat ettiği, davacı tarafından imzalanmış olan toplu iş sözleşmesi gereğince vefat eden sigortalı çalışanların yakınlarına davacı tarafından ödeme yapıldığı, davacının ödemiş olduğu bu tutarın, davalı ... tarafından 114.127,00 TL olarak davacıya hasar dosyası kapsamında ödendiği, taraflarca imzalanmış olan sigorta hizmet alımına ilişkin sözleşme ekindeki teknik şartname gereğince, riskin gerçekleşmesi halinde "İnstitute Time Clauses Hull Port Risks 1987" klozunun uygulanması gerektiği, söz konusu genel şartların 9.

maddesi uyarınca, sigortalının bir kaza veya olaydan doğan yasal sorumluluğu gereğince maddede belirtilen durumlarda diğer kişi veya kişilere ödediği tazminatlar sigorta teminatı kapsamında olup 9.1.4 madde gereğince can kaybı nedeniyle yapılan ödemeler de bu kapsamda olduğu ancak şartların istisnalar başlıklı 9.3 maddesinde, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler ile gemi, yükü, malzemesi veya onarımı ile bağlantılı diğer kişilerin kaza veya hastalıkları nedeniyle sigortalının yaptığı ödemeler ile diğer taraf ile kararlaştırılan bir hizmet veya çıraklık ile çalıştırılan herhangi bir kişinin ölümü, hastalığı veya sakatlanması nedeniyle sigortalının yüklendiği sorumluluğun, sigorta teminatı dışında olduğu düzenlendiği, söz konusu kazada vefat eden mürettebat da davacının sigortalı çalışanları olduğundan, davalı ...

tarafından davacıya ödenmiş olan 114.127,00 TL'nin karşılıksız kaldığı, takasa konu alacağın zamanaşımına uğramadığı, takas konusu edilebilir nitelikte olması nedeniyle de davalının bu ödeme tutarını sonraki hasar dosyası gereğince ödeyeceği tutardan mahsup etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin sigortalının yüklendiği sorumluluğun sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu tespitinin yerinde olmadığını, Kıyı Emniyeti Botu ve mürettebatının maruz kaldığı ölümlü hadise ile ilgili olarak mürettebat yakınlarına o dönemde meri toplu iş sözleşmesi gereğince yönetim kurulu kararı alınarak ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin istisna kapsamında olmadığını, davacının takas-mahsuba hiçbir zaman muvafakati bulunmadığını kaldı ki dava konusu olayda takas-mahsup yoluna gidilmesinin mümkün olmadığını, tarafların ödeme yapılacak meblağ konusunda mutabık kalmalarından sonra alacaktan kesinti yapılması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının bir ilam hükmünü içermeyen henüz doğmamış ve muaccel hale gelmemiş ve haksız olarak ödendiği somut bir dava ile kanıtlanmamış alacağı yönünden takas hakkını kullandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ... şirketinin daha önce farklı bir hasar dosyasında ödediği tazminat miktarını, uyuşmazlık konusu sonraki hasar dosyasında ödeyeceği tazminattan takas etmesi nedeni ile sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 1420 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981662100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1716 E. 2022/48 K.

Sigorta tazminatından önceki hasar dosyasındaki fazla ödemenin takası

Gerekçe özeti

Sigorta şirketinin daha önce farklı bir hasar dosyasında sehven yaptığı ve sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı sonradan anlaşılan ödemeyi, sigortalıya sonraki bir hasar dosyası kapsamında ödeyeceği tazminattan mahsup etmesi, borçlar hukuku ilkeleri çerçevesinde takas defi niteliğinde olup; bu ödemenin karşılıksız kaldığı ve takasa konu alacağın takas beyanı tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı tespit edildiğinde, sigortalının bu tutarın eksik ödendiği iddiasıyla açtığı alacak davası reddedilmelidir.

Emsal değeri

Sigorta şirketinin farklı hasar dosyalarından doğan alacaklarını takas etmesinin şartları ve takas bildiriminin defi niteliğinde kabul edilmesi ile teminat istisnası kapsamındaki (çalışan ölümü/yaralanması) ödemelerin teminat dışı sayılması konusunda BAM'ın kendi muhakemesiyle oluşturduğu değerlendirme, benzer sigorta uyuşmazlıklarında bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: takas defi bozucu yenilik doğuran hak sigorta teminatı istisnası muacceliyet zamanaşımı sehven ödeme

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1716

KARAR NO 2022/48

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/01/2019

NUMARASI 2016/520 Esas - 2019/28 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait ... adlı römorkorün 30.01.2012 tarihinde Haydarpaşa İskelesi'ne yanaşmak isteyen Liberya bandıralı ... adlı gemiye römorkaj hizmeti verdiğini, hizmetin görülmesi sırasında kuvvetli akıntı nedeniyle zamanında karşı gemiye monte edilemeyen halatın neden olduğu bir dizi olumsuzluk sonrasında sigortalı römorkorun, Haydarpaşa mendirek ucuna oturduğunu, davalı ile yapılan görüşmeler sonucunda sigorta sözleşmesi kapsamında davalı tarafından 537,419-TL+734,661-TL+23.700-USD hasar tazminatı ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, ancak davalının bir başka olay ile ilgili olarak daha önce yapılan 114.127-TL tutarlı ödemenin sehven yapıldığını iddia ederek bu tutarı tenzil etmek suretiyle eksik ödeme yaptığını, bunun taraflar arasındaki mutabakata aykırı olduğunu, taraflar arasındaki tekne makine sigortası hizmet alım sözleşmesi eki teknik şartnamenin institute time clauses hull port risks 1987 klozunun 9.

maddesinde, sigortalının bir kaza veya olay nedeniyle diğer kişilere ödediği tazminatlar ile can kaybı veya yaralanma nedeniyle yapılan ödemelerin kloz kapsamında sayıldığını, davalının bahsettiği hasar dosyasının Kıyı Emniyeti- 7 Hızlı Tahlisiye Botunda 04.12.2012 tarihinde oluşan kazaya ilişkin olduğunu, ilgili tarihte meri toplu iş sözleşmesi gereği kazada ölen gemi adamlarının yakınlarına müvekkilince 114.127,15-TL ödeme yapıldığını, bu tutarın davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline sigorta kapsamında 08.04.2014 tarihinde ödendiğini, davalının hukuka aykırı işlemle sebepsiz olarak zenginleştiğini belirterek, eksik ödenen 114.127-TL'nin 16.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;

01. 01.2012-2013 tarihleri arasında tekne sigorta poliçesi ile sigortalı olan Kıyı Emniyeti 7- teknesinin 04.12.2012 tarihinde ... isimli gemiye hizmet vermek için çıktığı seferde Şile mendirek kayalıklarına çarparak parçalandığını ve 3 mürettabatın bu kazada vefat ettiğini, davacının bu olay kapsamında yaptığı başvuru üzerine şirketlerince sehven 08.04.2014 tarihinde 114.127-TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan incelemeler sonrası bu ödemenin ilgili poliçe şartları kapsamında teminat dışı olduğu tespit edilerek, davacıya ait ... romorkorune ilişkin olarak açılan hasar dosyası kapsamında yapılan ödemelerden takas ve mahsup edildiğini, TTK 1420. maddesi uyannca talebin zamanaşımına uğradığını, Kıyı Emniyeti 7- botunun kazası nedeniyle sözleşme eki teknik şartname uyarınca uygulanması gereken İnstıtute Time Clauses Hulls Port Risks 20.07.1987 klozlarının istisnalar başlıklı 9.3 maddesi gereğince, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler nedeniyle yapılan ödemelerin teminat dışında olduğunu, kazada vefat eden kişilerin de davacının çalışanları olması nedeniyle ödenen bu tutarın takas mahsup edildiğini, takas beyanının, mutabık kalınan tutarların ödenmesi aşamasında davacıya iletildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; TTK'nın 1420. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinde doğan istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl içerisinde zamanaşımı uğrayacağı, davalının 21/04/2016 tarihli yazı ile bakiye ödemeyi reddettiği, davanın ise 28/12/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımına uğramadığı, 01.01.2012-01.01.2013 tarihleri arasında Zübeyde Ana römorkörünün Tekne Poliçesi Genel Şartları (TPGŞ) ve Instıtute Time Clauses Hulls Port Risks 20.07.1987 şartları uyarınca davalı sigortacı tarafından sigorta kapsamı altına alındığı, söz konusu teknenin poliçe vadesi içinde 30.01.2012 tarihinde Haydarpaşa mendirek ucuna çarparak hasar gördüğü hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, olay nedeniyle romorkorda oluşan 537,419-TL+734,661-TL+23.700-USD hasar tutarları üzerinden taraflar arasında mutabakata varıldığı, sigorta tazminatının davacı sigortalıya ödenmesi aşamasında davalının daha önce bir başka hasar dosyasından 08.04.2014 tarihinde 114.127-TL olarak yaptığı hatalı ödemeyi mahsup etmek istediği, takas-mahsup hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, alacaklının hakkını kullanma isteğini borçluya bildirmesinin gerektiği, anılan işlem bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davalının bir ilam hükmünü içermeyen muaccel hale gelmemiş ve haksız olarak ödendiği somut bir dava yolu ile kanıtlanmamış alacağı yönünden takas hakkını kullandığı yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; müvekkili tarafından davacının Kıyı Emniyeti 7- teknesinin parçalanması sonucu vefat eden mürettebat için 08.04.2014 tarihinde sehven 114.127-TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan incelemeler sonrası bu ödemenin ilgili poliçe şartları kapsamında teminat dışı olduğu tespit edilerek, bu tutarın davacıya ait ... romorkorune ilişkin olarak açılan hasar dosyası kapsamında yapılan ödemelerden takas ve mahsup edildiğini, davacının talebinin TTK 1420. maddesi uyannca zamanaşımına uğradığını, takas mahsup iddialarının çekişmeli bir alacağa bağlı olmadığını, Kıyı Emniyeti 7- botunun kazası nedeniyle sözleşme eki teknik şartname uyarınca uygulanması gereken İnstıtute Time Clauses Hulls Port Risks 20.07.1987 klozlarının istisnalar başlıklı 9.3 maddesi gereğince, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler nedeniyle yapılan ödemelerin teminat dışında olduğunu, kazada vefat eden kişilerin de davacının çalışanları olduğunu, ödemenin sehven yapıldığının fark edildiği anda alacağın muaccel olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı sigorta şirketince tekne sigorta poliçesiyle sigortalanmış olan davacıya ait Zübeyde Ana adlı römorkorün kazaya uğrayarak hasarlanması sonucu oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davacıya ait römorkörün 31.01.2012 tarihinde Haydarpaşa mendirek ucuna çarparak hasara uğradığı, hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunduğu, hasar nedeniyle davalı tarafından davacıya 537.419-TL, 734.661-Euro ve 23.700-USD sigorta tazminatı ödenmesi konusunda tarafların mutabakata vardıkları, ancak davacıya ait Kıyı Emniyeti 7- adlı botun 04.12.2012 tarihinde kazaya uğraması sonucunda o tarihteki toplu iş sözleşmesi gereği kazada ölen gemi adamlarının yakınlarına ödenen 114.127,15-TL sigorta tazminatının, davalı sigorta şirketi tarafından sehven ödendiği belirtilerek ödenecek tazminattan indirilmesi ile davacıya bu tutarda eksik ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketinin daha önce farklı bir hasar dosyasında ödediği tazminat miktarını, uyuşmazlık konusu sonraki hasar dosyasında ödeyeceği tazminattan takas edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın (6098 sayılı TBK 139) 118.maddesinde “İki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı veya yekdiğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Alacaklardan biri, münazaalı olsa bile takas dermeyan olunabilir. Müruru zamana uğramış bir alacak, takas dermeyan edebileceği zamanda müruru zaman ile sakıt olmuş değil ise onun da takası dermeyan olunabilir” düzenlemesi yer almaktadır.

Madde hükmüne göre takastan bahsedilmek için, iki ayrı kimsenin karşılıklı olarak birbirlerinden alacaklı olmaları gerekir. Bu nedenle henüz doğmamış veya takas anında sona ermiş alacaklar takas edilemez. Takas edilecek alacakların, takas hakkının kullanıldığı anda, mutlaka aynı türden olmaları zorunludur. Takas için gerekli olan bir diğer şart da alacağın muaccel olmasıdır. Alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olması gerekir. Takas hakkını ileri sürenin alacağı, dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Takası ileri süren tarafın alacağının tartışmalı olması, takasın ileri sürülmesine engel değildir. Zamanaşımına uğrayan alacak, takas şartlarının tamamlandığı tarihte henüz zamanaşımına uğramamış ise, alacaklı takas talebinde bulunabilir.

Takas, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, borçlunun takas hakkını kullanma isteğini alacaklıya bildirmesi gerekmektedir. Takas, karşı dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülmesi mümkündür.Somut olayda davalı tarafından tarafından davacıya gönderilen 16.12.2015 tarihli e-posta yazısı ile, hasar tazminatının daha önce sehven ödenen 114.127-TL düşülerek ödendiği belirtilmiş, davacının ödeme isteğini bildiren 18.04.2016 tarihli yazısına cevaben düzenlene 21.04.2016 tarihli yazı ile de önceki ödemenin poliçe teminatı kapsamında olmadığı tespit edilerek, eksik ödenen tutarın ödenemeyeceği bildirilmiş olup, davalının eksik ödemesi ve ödeme yapmayacağı yönündeki bildirimi, yukarıda niteliği açıklanan takas defi niteliğindedir.

Bu durumda davalı tarafından önceki hasar dosyası nedeniyle davacıya ödediği tazminatın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Davalı tarafından tekne sigortası ile sigortalanmış olan Kıyı Emniyeti 7- adlı teknenin 04.12.2012 tarihinde Şile açıklarında kayalıklara çarpması sonucunda davacının sigortalı çalışanı olan üç mürettebatın vefat ettiği, davacı tarafından imzalanmış olan toplu iş sözleşmesi gereğince vefat eden sigortalı çalışanların yakınlarına davacı tarafından ödeme yapıldığı, davacının ödemiş olduğu bu tutarın, davalı sigorta şirketi tarafından 114.127-TL olarak davacıya hasar dosyası kapsamında ödendiği anlaşılmaktadır. Taraflarca imzalanmış olan sigorta hizmet alımına ilişkin sözleşme ekindeki teknik şartname gereğince, riskin gerçekleşmesi halinde "İnstitute Time Clauses Hull Port Risks 1987" klozunun uygulanması gerekmektedir.

Söz konusu genel şartların 9. maddesi uyarınca, sigortalının bir kaza veya olaydan doğan yasal sorumluluğu gereğince maddede belirtilen durumlarda diğer kişi veya kişilere ödediği tazminatlar sigorta teminatı kapsamında olup, 9.1.4 madde gereğince can kaybı nedeniyle yapılan ödemeler de bu kapsamdadır. Ancak şartların istisnalar başlıklı 9.3 maddesinde, işçiler veya sigortalı tarafından benzer şekilde kullanılan kişiler ile gemi, yükü, malzemesi veya onarımı ile bağlantılı diğer kişilerin kaza veya hastalıkları nedeniyle sigortalının yaptığı ödemeler ile diğer taraf ile kararlaştırılan bir hizmet veya çıraklık ile çalıştırılan herhangi bir kişinin ölümü, hastalığı veya sakatlanması nedeniyle sigortalının yüklendiği sorumluluğun, sigorta teminatı dışında olduğu düzenlenmiştir.

Söz konusu kazada vefat eden mürettebat da davacının sigortalı çalışanları olduğundan, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenmiş olan 114.127-TL karşılıksız kalmıştır. Takasa konu alacak TTK'nın 1420 (6762 sayılı TTK 1268) gereğince takas beyanı tarihi itibariyle zamanaşımına uğramamış olup, takas konusu edilebilir nitelikte olması nedeniyle de davalının bu ödeme tutarını sonraki hasar dosyası gereğince ödeyeceği tutardan mahsup etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,yeniden hüküm verilerek "davanın reddine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2019 Tarih 2016/520 Esas 2019/28 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;"Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 80,70-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.949,01- TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.868,31-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 14.792,07-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Davalı tarafından yatırılan 1.949-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 42,50-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/01/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.