Nakliye sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3075 E. 2023/6687 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliye sözleşmesi↗ ardiye ücreti↗ bekleme ücreti↗ banka teminat mektubu↗ taşıtan↗ teminat mektubu↗ ikrar↗ taşıyıcı↗ esastan ret↗ taahhütname↗ ihtarname↗ taşıyan↗ menfi tespit↗ kusur↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ temerrüt↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/830 E., 2020/57 K.
Taraflar arasındaki tazminat, menfi tespit ve malların iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının içmesuyu isale yapım işini üstlendiğini, bu nedenle yurt dışından gemi ile boru ithal edildiğini, geminin boruları İskenderun limanına getirdiğini, taraflar arasında düzenlenen 09.09.2015 tarihli sözleşme ile davalının limana yanaşan gemideki mülkiyeti müvekkiline ait boruların 5 gün içerisinde "... İskenderun/HATAY" adresine taşınması ve 30 gün içerisinde de dava dışı ... Nak. Pet. Gıda Tarım Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin araçlarına yüklenmesi işini üstlendiğini, sözleşme bedelinin tamamının ödenmesine karşın davalının 30 günlük süreyi geçirerek bir kısım boruları nezdinde tuttuğunu ve ardiye parası talep ettiğini, oysa sözleşme kapsamında ödenen bedelin 30 günlük bekleme ücretini de kapsadığını, ihtarlara rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek boruların 5 gün içerisinde taşıma işleminin bitirilememiş olması sebebiyle 2.400,00 USD liman işletmeciliği tarafından uygulanan cezai işlem ile 2.200,00 USD gözetim ücreti olmak üzere fazladan ödenmek zorunda kalınan kalemlere istinaden şimdilik 4.600,00 USD'nin 12.10.2015 tarihinden itibaren faiziyle, davalı tarafından taşınma esnasında hasara uğratılan borulara ilişkin olarak şimdilik 3.000,00 USD+KDV'nin davalıdan tahsiline, ardiye ücreti olarak talep edilen 25.000,00 USD bedelden borçlu olmadığının tespitine ve davalı uhdesinde haksız olarak tutulmakta olan boruların müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; boruların liman işletmesi tarafından 10 gün içerisinde boşaltılabildiğini, boruların boşaltılmasının 10.09.2015 gününden başlanılarak 20.09.2015 tarihinde tamamlandığını, hava şartları, pazar günleri ve araya giren Kurban Bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını, 20.09.2015 tarihinden 22.10.2015 tarihine kadar çalışılamayan pazar ve bayram günleri çıkarıldıktan sonra fiilen 28 günlük yükleme yapıldığını, sözleşmenin yedinci maddesine göre boruların gemiden belirtilen adrese taşınması ve ardiye sorumlusuna teslim edilmesiyle sorumluluğunun sona erdiğini, sözleşmenin 12 nci maddesine göre 09.10.2015 tarihinden sonraki günlere ait ardiye ücretinin ödenmesi gerektiğini, 215.000,00 TL kesin ve süresiz banka teminat mektubu veya nakit ibrazı durumunda sahada mevcut tüm boruların davacılara derhal teslim edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyanın, boruların boşaltılmasına 10.09.2015 gününden başlanılarak 20.09.2015 tarihinde tamamlandığını kabul ettiğini, Sözleşmenin 14 üncü maddesine göre taşıma tarihi 09.09.2015 olup, sözleşmenin 15 inci maddesine göre en fazla 5 gün içerisinde nakliyenin gerçekleşmesinin gerektiği, boşaltmada gecikme bulunduğu, davalı taşıyanın cevabi ihtarnamesinde boruların limandan ... sahasına 5 gün gecikme ile taşındığını ikrar ettiği, davalı, yanıt dilekçesinde ve savunmalarında, hava şartları, pazar günleri ve araya giren kurban bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını, fiilen 28 günlük yükleme yapıldığını ileri sürdüğü, yanlar arasında yapılan ve onları bağlayan sözleşmede 30 gün belirlendiği, ancak bu sürenin iş günü olmadığı, davalı taşıyanın savunmasının yerinde olmadığı, dolayısıyla, davalı taşıyanın 5 günlük gecikme nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, yapılan incelemeye göre toplamda 4.600,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, ayrıca gecikme nedeniyle davalı taşıyanın ardiye bedeli olarak 25.000,00 USD talebinin yerinde olmadığı, davacı taşıtanın 25.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, dava edilen hasarlı boruların DN 900 lük 2 adet ve DN 400 lük 3 adet borular olduğu, yapılan incelemede 1 adet DN 900'lük boru yönünden hasarın belirlenmesi için net anlaşılır fotoğraflarının sunulmadığı, 1 boru DN 400'lük için 285,36 USD ve 2 boru DN 400'lük için 95,12 USD hasar bulunduğunun rapor edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, boruların 5 gün içerisinde taşıma işleminin bitirilememiş olması sebebiyle, fazladan ödenmek zorunda kalınan kalem için 4.600,00 USD alacak yönünden 2.200,00 USD'nin dava tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 2.400,00 USD'nin ise 12.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı tarafından taşınma esnasında hasara uğratılan borular yönünden 2 adet DN 900'lük boru için hasar miktarı ispatlanamadığından istemin reddine, 1 adet boru DN 400'lük için 285,36 USD ve 2 boru DN 400'lük için 95,12 USD hasar bulunduğu anlaşıldığından toplam 380,48 USD'nin 12.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, dava konusu edilen 09.09.2015 tarihli nakliye sözleşmesi kapsamında ardiye ücreti nedeniyle davacının davalıya 25.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, davalı uhdesinde haksız olarak tutulduğu anlaşılan dava konusu borular ve sandığın davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 nci maddesinde, toplam ücretin belirlendiğini ve ücrete 30 günlük bekleme ücretinin dahil olduğunun düzenlendiğini, bu hükmün yanlış değerlendirilerek tüm boruların 30 günde tamamen yükletilip nihai varma sahasına gönderileceğinin taahhüt edildiğinin kabul edildiğini, oysa müvekkilinin tüm gelen boruların en fazla 30 gün içerisinde başka bir nakliyeci firmaya ait tırlara yüklenip tamamen nihai varma yerine göndermeyi taahhüt etmediğini, yüklemenin 30 günü aşması halinde 30 günü aşan ardiye ücretinin müvekkiline ait olmayacağının ifade edildiğini,
2. Dava dışı taşıyıcı firmanın temin ettiği tırlardaki sorunlar nedeni ile boru sevkiyatında meydana gelen gecikmelerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını,
3.20.09.2015 tarihinden 22.10.2015 tarihine kadar geçen 32 günlük süre içerisinde 4 günlük Bayram Tatili düşüldüğünde 28 günlük çalışmada 250 tır yüklenip son varma yerine gönderildiğini, son yükün alındığı tarih olan 25.01.2016 tarihine kadar ardiye ücretlerinin ödenmesi gerektiğini ve müvekkilinin sadece 30 günlük ardiye ücretini üstlendiğini,
4. Müvekkilinin gemi ile gelen boruların 5 gün içinde liman sahasından ... sahasına taşınması taahhüdünü aynen kabul ettiğini ve liman idaresi tarafından davacıya tahakkuk ettirilen 2.400,00 USD’lik bekleme ücreti ile gözetleme şirketinin 2.200,00 USD’lik yevmiye ücret farklarına herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu gecikmeden doğan zararların ödeneceğinin kabul edildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan 09.09.2015 tarihli sözleşme ile mülkiyeti davacıya ait boruların 5 gün içerisinde davalı tarafından limandan İskenderun'da bulunan ardiyeye taşınması ve 30 gün içerisinde de dava dışı şirketin araçlarına yüklemesi işinin üstlenildiği, sözleşmede belirlenen iş bedeline 30 gün sahada bekleme ücretinin de dahil olduğu, iş bedelinin de davacı tarafından ödendiği, taşınan borularda meydana gelen hasara ve taşımadaki gecikme nedeniyle davacı tarafından ödenen bedellere ilişkin davalının bir itirazının olmadığı, bu hususun davalı tarafından gönderilen 16.11.2015 tarihli ihtarnamede de belirtildiği, ardiye ücreti yönünden ise davalının hava şartları, pazar günleri ve araya giren Kurban Bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını savunduğu, oysa taraflar arasında düzenlenen sözleşmede sürenin iş günü olarak belirlenmediği, dolayısıyla bu savunmanın yerinde olmadığı, yine davalı savunmasının aksine tüm boruların 30 gün içinde davalı tarafından dava dışı şirkete ait araca yüklenmesinin üstlenildiği, davalının pazar günleri veya Kurban Bayramında çalışmamasının kendi kusuru olduğu, bu itibarla davalının ardiye ücreti talebinin yerinde bulunmadığı, buna bağlı olarak davalı tarafından boruların elde tutulmasının da haklı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 09.09.2015 tarihli sözleşme ile davalının yüklendiği taşıma işleminin zamanında bitirilememiş olması sebebiyle uğranılan zararların davalıdan tazmini ile ardiye ücreti olarak talep edilen bedelden borçlu olmadığının tespiti ve davalı uhdesinde haksız olarak tutulmakta olan boruların davacıya iadesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5660 E. 2014/11825 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sürenin hesaplanması · öğrenme tarihi · ziya · zayi · hak düşürücü süre · ticari defter · tacir · e-defter
Benzer bu karardaDava, «ticari defterlerin» «zayi» olduğunun tespitine ilişkin olup, mahkemece «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «öğrenme tarihi» tespit edilerek «hak düşürücü sürenin» geçip geçmediğinin belirlenmesi gerekirken, su baskını tarihinden itibaren «sürenin hesaplanması» sureti ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesi gereğince «tacir» «ziyaı» öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde Ticaret Mahkemesi'nden kendisine belge verilmesini isteyebilir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12452 E. 2011/10997 K.
Ortak:nakliye sözleşmesi · bekleme ücreti
İncelediğiniz kararda… karşın davalının 30 günlük süreyi geçirerek bir kısım boruları nezdinde tuttuğunu ve ardiye parası talep ettiğini, oysa sözleşme kapsamında ödenen bedelin 30 günlük «bekleme ücretini» de kapsadığını, ihtarlara rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek boruların 5 gün içerisinde taşıma işleminin bitirilememiş olması sebebiyle 2.400,00 USD liman işletmeciliği tarafından uygulanan cezai işlem ile 2.200,00 USD gözetim ücreti olmak üzere fazladan ödenmek zorunda kalınan kalemlere istinaden şimdilik 4.600,00 USD'nin 12.10.2015 tarihinden itibaren faiziyle, davalı tarafından taşınma esnasında «hasara» uğratılan borulara ilişkin olarak şimdilik 3.000,00 USD+KDV'nin davalıdan tahsiline, «ardiye ücreti» olarak talep edilen 25.000,00 USD bedelden borçlu olmadığının tespitine ve davalı uhdesinde haksız olarak tutulmakta olan boruların müvekkiline iadesine karar veri …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «taşıyanın», boruların boşaltılmasına 10.09.2015 gününden başlanılarak 20.09.2015 tarihinde tamamlandığını kabul ettiğini, Sözleşmenin 14 üncü maddesine göre taşıma tarihi 09.09.2015 olup, sözleşmenin 15 inci maddesine göre en fazla 5 gün içerisinde nakliyenin gerçekleşmesinin gerektiği, boşaltmada gecikme bulunduğu, davalı taşıyanın cevabi «ihtarnamesinde» boruların limandan ... sahasına 5 gün gecikme ile taşındığını «ikrar» ettiği, davalı, yanıt dilekçesinde ve savunmalarında, hava şartları, pazar günleri ve araya giren kurban bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını, fiilen 28 günlük yükleme yapıldığını ileri sürdüğü, yanlar arasında yapılan ve onları bağlayan sözleşmede 30 gün belirlendiği, ancak bu sürenin iş günü olmadığı, davalı taşıyanın savunmasının yerinde olmadığı, dolayısıyla, davalı taşıyanın 5 günlük gecikme nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, yapılan incelemeye göre toplamda 4.600,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, ayrıca gecikme nedeniyle davalı taşıyanın ardiye bedeli olarak 25.000,00 USD talebinin yerinde olmadığı, davacı «taşıtanın» 25.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, dava edilen hasarlı boruların DN 900 lük 2 adet ve DN 400 lük 3 adet borular olduğu, yapılan incelemede 1 adet DN 900'lük boru yönünden «hasarın» belirlenmesi için net anlaşılır fotoğraflarının sunulmadığı, 1 boru DN 400'lük için 285,36 USD ve 2 boru DN 400'lük için 95,12 USD hasar bulunduğunun rapor edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, boruların 5 gün içerisinde taşıma işleminin bitirilememiş olması sebebiyle, fazladan ödenmek zorunda kalınan kalem için 4.600,00 USD alacak yönünden 2.200,00 USD'nin dava tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 2.400,00 USD'nin ise 12.10.2015 «temerrüt» tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı tarafından taşınma esnasında hasara uğratılan borular yönünden 2 adet DN 900'lük boru için hasar miktarı ispatlanamadığından istemin reddine, 1 adet boru DN 400'lük için 285,36 USD ve 2 boru DN 400'lük için 95,12 USD hasar bulunduğu anlaşıldığından toplam 380,48 USD'nin 12.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, dava konusu edilen 09.09.2015 tarihli «nakliye sözleşmesi» kapsamında «ardiye ücreti» nedeniyle davacının davalıya 25.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, davalı uhdesinde haksız olarak tutulduğu anlaşılan dava konusu borular ve sandığın davacıy …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1.Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 nci maddesinde, toplam ücretin belirlendiğini ve ücrete 30 günlük «bekleme ücretinin» «dahil» olduğunun düzenlendiğini, bu hükmün yanlış değerlendirilerek tüm boruların 30 günde tamamen yükletilip nihai varma sahasına gönderileceğinin «taahhüt» edildiğinin kabul edildiğini, oysa müvekkilinin tüm gelen boruların en fazla 30 gün içerisinde başka bir nakliyeci firmaya ait tırlara yüklenip tamamen nihai varma yerine göndermeyi taahhüt etmediğini, yüklemenin 30 günü aşması halinde 30 günü aşan «ardiye ücretinin» müvekkiline ait olmayacağının ifade edildiğini, 2.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin yükleme yapmak için teyit beklemesine rağmen teyit almadan ve davalının «rızası» olmadan yükleme yaptığı, bu durumda davacının «bekleme ücreti» talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının bekleme ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Zira, taraflar arasında düzenlenen «nakliye sözleşmesinde», taşımaya konu emtianın 20.07.2007 tarihinde yükleneceği, taşıma süresinin 12 gün olduğu, yükleme ve boşaltmada 72 saat «serbest sürenin» olacağı düzenlenmiştir.
Davacı taraf, 7 günlük «bekleme ücretini» istemişse de, bu 7 günün hangi tarihleri kapsadığını belirtmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:serbest süre · demuraj · eş rızası · eksik inceleme
Benzer bu kararda… acı tarafa açıklattırılması, davacının isteminin tam olarak hangi tarihlere ilişkin olduğunun belirlenmesi, şayet 20.07.2007 tarihi ile 27.07.2007 tarihi arasındaki «bekleme ücreti» talep edilmiş ise, 24.07.2007 tarihli yazı ile yukarıda anılan sözleşmenin tadil edilmiş sayılamayacağının gözetilmesi, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen 72 saatlik «serbest sürenin» de değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin yükleme yapmak için teyit beklemesine rağmen teyit almadan ve davalının «rızası» olmadan yükleme yaptığı, bu durumda davacının «bekleme ücreti» talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının bekleme ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «demuraj» ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Zira, taraflar arasında düzenlenen «nakliye sözleşmesinde», taşımaya konu emtianın 20.07.2007 tarihinde yükleneceği, taşıma süresinin 12 gün olduğu, yükleme ve boşaltmada 72 saat «serbest sürenin» olacağı düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3075 E. , 2023/6687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/668 Esas, 2021/1710 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/830 E., 2020/57 K.
Taraflar arasındaki tazminat, menfi tespit ve malların iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının içmesuyu isale yapım işini üstlendiğini, bu nedenle yurt dışından gemi ile boru ithal edildiğini, geminin boruları İskenderun limanına getirdiğini, taraflar arasında düzenlenen 09.09.2015 tarihli sözleşme ile davalının limana yanaşan gemideki mülkiyeti müvekkiline ait boruların 5 gün içerisinde "... İskenderun/HATAY" adresine taşınması ve 30 gün içerisinde de dava dışı ... Nak. Pet. Gıda Tarım Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin araçlarına yüklenmesi işini üstlendiğini, sözleşme bedelinin tamamının ödenmesine karşın davalının 30 günlük süreyi geçirerek bir kısım boruları nezdinde tuttuğunu ve ardiye parası talep ettiğini, oysa sözleşme kapsamında ödenen bedelin 30 günlük bekleme ücretini de kapsadığını, ihtarlara rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek boruların 5 gün içerisinde taşıma işleminin bitirilememiş olması sebebiyle 2.400,00 USD liman işletmeciliği tarafından uygulanan cezai işlem ile 2.200,00 USD gözetim ücreti olmak üzere fazladan ödenmek zorunda kalınan kalemlere istinaden şimdilik 4.600,00 USD'nin 12.10.2015 tarihinden itibaren faiziyle, davalı tarafından taşınma esnasında hasara uğratılan borulara ilişkin olarak şimdilik 3.000,00 USD+KDV'nin davalıdan tahsiline, ardiye ücreti olarak talep edilen 25.000,00 USD bedelden borçlu olmadığının tespitine ve davalı uhdesinde haksız olarak tutulmakta olan boruların müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; boruların liman işletmesi tarafından 10 gün içerisinde boşaltılabildiğini, boruların boşaltılmasının 10.09.2015 gününden başlanılarak 20.09.2015 tarihinde tamamlandığını, hava şartları, pazar günleri ve araya giren Kurban Bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını, 20.09.2015 tarihinden 22.10.2015 tarihine kadar çalışılamayan pazar ve bayram günleri çıkarıldıktan sonra fiilen 28 günlük yükleme yapıldığını, sözleşmenin yedinci maddesine göre boruların gemiden belirtilen adrese taşınması ve ardiye sorumlusuna teslim edilmesiyle sorumluluğunun sona erdiğini, sözleşmenin 12 nci maddesine göre 09.10.2015 tarihinden sonraki günlere ait ardiye ücretinin ödenmesi gerektiğini, 215.000,00 TL kesin ve süresiz banka teminat mektubu veya nakit ibrazı durumunda sahada mevcut tüm boruların davacılara derhal teslim edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyanın, boruların boşaltılmasına 10.09.2015 gününden başlanılarak 20.09.2015 tarihinde tamamlandığını kabul ettiğini, Sözleşmenin 14 üncü maddesine göre taşıma tarihi 09.09.2015 olup, sözleşmenin 15 inci maddesine göre en fazla 5 gün içerisinde nakliyenin gerçekleşmesinin gerektiği, boşaltmada gecikme bulunduğu, davalı taşıyanın cevabi ihtarnamesinde boruların limandan ... sahasına 5 gün gecikme ile taşındığını ikrar ettiği, davalı, yanıt dilekçesinde ve savunmalarında, hava şartları, pazar günleri ve araya giren kurban bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını, fiilen 28 günlük yükleme yapıldığını ileri sürdüğü, yanlar arasında yapılan ve onları bağlayan sözleşmede 30 gün belirlendiği, ancak bu sürenin iş günü olmadığı, davalı taşıyanın savunmasının yerinde olmadığı, dolayısıyla, davalı taşıyanın 5 günlük gecikme nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, yapılan incelemeye göre toplamda 4.600,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, ayrıca gecikme nedeniyle davalı taşıyanın ardiye bedeli olarak 25.000,00 USD talebinin yerinde olmadığı, davacı taşıtanın 25.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, dava edilen hasarlı boruların DN 900 lük 2 adet ve DN 400 lük 3 adet borular olduğu, yapılan incelemede 1 adet DN 900'lük boru yönünden hasarın belirlenmesi için net anlaşılır fotoğraflarının sunulmadığı, 1 boru DN 400'lük için 285,36 USD ve 2 boru DN 400'lük için 95,12 USD hasar bulunduğunun rapor edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, boruların 5 gün içerisinde taşıma işleminin bitirilememiş olması sebebiyle, fazladan ödenmek zorunda kalınan kalem için 4.600,00 USD alacak yönünden 2.200,00 USD'nin dava tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 2.400,00 USD'nin ise 12.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı tarafından taşınma esnasında hasara uğratılan borular yönünden 2 adet DN 900'lük boru için hasar miktarı ispatlanamadığından istemin reddine, 1 adet boru DN 400'lük için 285,36 USD ve 2 boru DN 400'lük için 95,12 USD hasar bulunduğu anlaşıldığından toplam 380,48 USD'nin 12.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren USD'ye uygulanan yıllık en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, dava konusu edilen 09.09.2015 tarihli nakliye sözleşmesi kapsamında ardiye ücreti nedeniyle davacının davalıya 25.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, davalı uhdesinde haksız olarak tutulduğu anlaşılan dava konusu borular ve sandığın davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 nci maddesinde, toplam ücretin belirlendiğini ve ücrete 30 günlük bekleme ücretinin dahil olduğunun düzenlendiğini, bu hükmün yanlış değerlendirilerek tüm boruların 30 günde tamamen yükletilip nihai varma sahasına gönderileceğinin taahhüt edildiğinin kabul edildiğini, oysa müvekkilinin tüm gelen boruların en fazla 30 gün içerisinde başka bir nakliyeci firmaya ait tırlara yüklenip tamamen nihai varma yerine göndermeyi taahhüt etmediğini, yüklemenin 30 günü aşması halinde 30 günü aşan ardiye ücretinin müvekkiline ait olmayacağının ifade edildiğini,
2. Dava dışı taşıyıcı firmanın temin ettiği tırlardaki sorunlar nedeni ile boru sevkiyatında meydana gelen gecikmelerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını,
3.20.09.2015 tarihinden 22.10.2015 tarihine kadar geçen 32 günlük süre içerisinde 4 günlük Bayram Tatili düşüldüğünde 28 günlük çalışmada 250 tır yüklenip son varma yerine gönderildiğini, son yükün alındığı tarih olan 25.01.2016 tarihine kadar ardiye ücretlerinin ödenmesi gerektiğini ve müvekkilinin sadece 30 günlük ardiye ücretini üstlendiğini,
4. Müvekkilinin gemi ile gelen boruların 5 gün içinde liman sahasından ... sahasına taşınması taahhüdünü aynen kabul ettiğini ve liman idaresi tarafından davacıya tahakkuk ettirilen 2.400,00 USD’lik bekleme ücreti ile gözetleme şirketinin 2.200,00 USD’lik yevmiye ücret farklarına herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu gecikmeden doğan zararların ödeneceğinin kabul edildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan 09.09.2015 tarihli sözleşme ile mülkiyeti davacıya ait boruların 5 gün içerisinde davalı tarafından limandan İskenderun'da bulunan ardiyeye taşınması ve 30 gün içerisinde de dava dışı şirketin araçlarına yüklemesi işinin üstlenildiği, sözleşmede belirlenen iş bedeline 30 gün sahada bekleme ücretinin de dahil olduğu, iş bedelinin de davacı tarafından ödendiği, taşınan borularda meydana gelen hasara ve taşımadaki gecikme nedeniyle davacı tarafından ödenen bedellere ilişkin davalının bir itirazının olmadığı, bu hususun davalı tarafından gönderilen 16.11.2015 tarihli ihtarnamede de belirtildiği, ardiye ücreti yönünden ise davalının hava şartları, pazar günleri ve araya giren Kurban Bayramı nedeniyle çalışma yapılamadığını savunduğu, oysa taraflar arasında düzenlenen sözleşmede sürenin iş günü olarak belirlenmediği, dolayısıyla bu savunmanın yerinde olmadığı, yine davalı savunmasının aksine tüm boruların 30 gün içinde davalı tarafından dava dışı şirkete ait araca yüklenmesinin üstlenildiği, davalının pazar günleri veya Kurban Bayramında çalışmamasının kendi kusuru olduğu, bu itibarla davalının ardiye ücreti talebinin yerinde bulunmadığı, buna bağlı olarak davalı tarafından boruların elde tutulmasının da haklı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 09.09.2015 tarihli sözleşme ile davalının yüklendiği taşıma işleminin zamanında bitirilememiş olması sebebiyle uğranılan zararların davalıdan tazmini ile ardiye ücreti olarak talep edilen bedelden borçlu olmadığının tespiti ve davalı uhdesinde haksız olarak tutulmakta olan boruların davacıya iadesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981657600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz