6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temel ilişki bulunmayan çekte zamanaşımı ve sebepsiz zenginleşme süresi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3040 E. 2023/6672 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Taraflar arasında temel ilişki bulunmayan çeklerde hamil, keşideciye karşı TTK 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, çekin zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen bir yıl içinde talepte bulunabilir; ibraz süresinde ibraz edilmeyip kambiyo vasfını yitiren çeklerde bu bir yıllık süre de geçirilmişse dava zamanaşımından reddedilir. İcra takibinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadıkça kötüniyet tazminatına hükmedilmez.

Ele alınan sorunlar

Çekte zamanaşımı ve TTK 732 sebepsiz zenginleşme süresi → ret

İddia: Davacı, çek karşılığında taşınmaz tapusunun verildiğini, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin bir yıllık sürenin tapu iptaline ilişkin kararın kesinleşmesi tarihinden başlaması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından, hamil, çekten kaynaklı haklarını keşideciye karşı TTK 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürebilir. Somut olayda çekler ibraz sürelerinde bankaya ibraz edilmediğinden ilgili zamanaşımı süresinin dolmasıyla kambiyo vasfını yitirmiş, davacı alacaklı da TTK 732'deki bir yıllık sürede sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepte bulunmadığından davalının zamanaşımı def'i yerinde görülmüştür. Aile Mahkemesi dosyasında davalının, evin çeklere karşılık verildiğine dair açık kabulü bulunmadığından, bir yıllık sürenin tapu iptali kararının kesinleşmesinden başlaması yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi gerekçesi.)

Kötüniyet tazminatı talebi (davalı) → ret

İddia: Davalı, kötüniyet tazminatı talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının, keşidecisi bulunduğu çeklere dayanarak takip başlattığı ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddedildiği; icra takibinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi gerekçesi.)

Emsal değeri

Temel ilişki bulunmayan çeklerde TTK 732 kapsamında sebepsiz zenginleşme talebinin bir yıllık süresi bakımından yol gösterici.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Temel ilişki bulunmayan çekte hamil, keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme talebini (TTK 732) çekin zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen bir yıl içinde ileri sürebilir; bu süre geçirilirse dava zamanaşımından reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekte zamanaşımı temel ilişki sebepsiz zenginleşme kambiyo vasfı zamanaşımı def'i kötüniyet tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 732 · 6273 sayılı Kanun — 6273 sayılı Kanun 7 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3040 E.  ,  2023/6672 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/254 Esas, 2022/220 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 201/632 E., 2021/776 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının akrabası olan ... ve ...'ın sahibi olduğu ... Tekstil'e iplik sattığını, ... ve ... iplikleri akrabaları olan davalı ...'a sattığını, davalının satın aldığı bu malların karşılığı verdiği toplamda 274.000,00 TL çekleri vadesinde ödeyemeyen davalı borcuna karşılık evini müvekkiline devretmişse de davalının eşinin aile konutuna dayanarak açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, bahsekonu davada davalının müvekkiline olan borcunu ikrar ettiğini, akabinde müvekkiline verilen çeklerden dolayı başlatılan takibe davalının itirazının haksız olsuğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin (temel ilişki) olmadığını, takibe ve davaya konu çeklerin, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve takibe konu zaman aşımına uğramış çeklerin hamiline düzenlendiği, davalının keşideci olduğu, davacının ise hamil olduğu ve davacı ile davalı arasında temel ilişkinin bulunmadığının dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu, taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi uyarınca davacı hamilin çekten kaynaklı haklarını davalı keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihleri takip eden tarihten itibaren bir yıl içerisinde ileri sürebileceği, somut olayda 4 adet çekin keşide tarihleri itibariyle çekte zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu (6102 sayılı Kanun'un 814 üncü maddesi 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun'un 8.

maddesi ile birinci ve ikinci fıkrada yer alan "altı ay" ibareleri "üç yıl" şeklinde değiştirilmiştir), bu çeklerin ibraz sürelerinde tahsil için bankaya ibraz edilmediği ve ibraz tarihleri itibariyle 6 aylık sürenin geçirilmesi nedeniyle çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitirdiği ve 6 aylık sürenin dolmasını takiben davacı alacaklının 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi uyarınca 1 yıllık sürede sebepsiz zenginleşme hakkını kullanmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 6.Aile Mahkemesinin 2017/666 E. sayılı dosyasında ...'ın ticari ilişkiyi ikrar ettiğini, taşınmazı borunun teminat olarak verdiğini beyan ettiğini, davacı tanıklarının da ticari ilişkiye şahit olduklarını beyan ettiklerini, davalı ..., çekteki ciranta ... ve müvekkili arasında iplik satışına dayalı üçlü bir ticari alışveriş olduğunu, müvekkilinin taşınmazın kendi adına kayıtlı olduğu süre zarfında alacağını aldığını düşünerek çeklerden dolayı işlem yapmadığını, taşınmazın müvekkiline devredildiği tarihin 08.07.2010 olduğunu, taşınmazın devredildiği tarihte çeklerin zamanaşımı süresinin dolmadığını, Bakırköy 6. Aile Mahkemesinin 2017/666 E., 2017/960 K.

sayılı kararının 12.06.2019 tarihinde kesinleştiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarihin tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarih olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle, kötüniyet tazminatı taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından, 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi uyarınca davacı hamilin çekten kaynaklı haklarını davalı keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihleri takip eden tarihten itibaren bir yıl içerisinde ileri sürebileceği, somut olayda 4 adet çekin keşide tarihlerinin 2010 yılına ilişkin olup keşide tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (mülga 6762 sayılı Kanun) 726 ncı maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde altı ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise üç yıl olduğu, davaya konu çeklerin keşide tarihinde tahsil için bankaya ibraz edilmediği ve ibraz tarihleri itibariyle 6 aylık sürenin geçirilmesi nedeniyle çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitirdiği ve 6 aylık sürenin dolmasını takiben davacı alacaklının 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi uyarınca 1 yıllık sürede sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepde bulunmadığı, davalının zamanaşımı def'inin yerinde olduğu, davacı vekili çek karşılığında evin tapusunun verildiğini, sebebsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin tapunun iptal edildiği tarihten başlaması gerektiğini ileri sürmüş ise de, Bakırköy 6.Aile Mahkemesinin dava dosyasında davalının evin çeklere karşılık verildiği yolunda açık bir kabulü bulunmadığından sebebsiz zenginleşmeye ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin tapunun iptaline ilişkin kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerektiği yolundaki istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davalı vekili kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davalının keşidecisi bulunduğu çeklere dayalı olarak takip başlattığı, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, icra takibinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, tapu iptal tescil davasında davalının borcu ikrara yönelik beyanlarının olduğunu, taraflar arasında temel ilişkinin varlığına dair tanık beyanlarının olduğunu, bu hususların değerlendirilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, süresinde ibraz edilmeyen  çeklere dayanılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi.

3.6767 sayılı Kanun'un 726 ncı maddesini değiştiren 6273 sayılı Çek Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7 nci maddesi.

4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981602100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/254 E. 2022/220 K.

Süresinde ibraz edilmeyen çekte sebepsiz zenginleşme zamanaşımı

Gerekçe özeti

Süresinde ibraz edilmeyen çekin hamili, keşideci dahil önceki çek borçlularına kambiyo ilişkisi içinde başvuramaz; taraflar arasında temel ilişki bulunmuyorsa hamil, alacağını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde talep edebilir. Bu bir yıllık sürenin başlangıcı çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihtir; çek bedeline karşılık verildiği ileri sürülen bir taşınmazın sonradan iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi, temel ilişkinin açıkça ispatlanmadığı hallerde bu süre başlangıcını değiştirmez. Ayrıca zamanaşımı nedeniyle reddedilen bir alacak takibinde, kötüniyetin ispatlanamaması halinde kötüniyet tazminatı talebi de reddedilir.

Emsal değeri

Kararda, temel ilişki bulunmaksızın süresinde ibraz edilmeyen çeke dayanan hamilin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvuru hakkının bir yıllık süreye tabi olduğu ve bu sürenin başlangıcının çekin zamanaşımına uğradığı tarih olduğu, sonradan gerçekleşen ayrı bir hukuki olayın (tapu iptali kararının kesinleşmesi) bu süreyi kaydırmayacağı yönündeki tespit, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: menfi tespit itirazın iptali çekte zamanaşımı sebepsiz zenginleşme temel ilişki kambiyo senedi kötüniyet tazminatı hamil

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/254

KARAR NO 2022/220

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/09/2021

NUMARASI 2019/632 Esas 2021/776 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/02/2022

Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalının icra takibine itiraz ettiğini, davalının itiraz dilekçesinde müvekkile hiçbir borcu bulunmadığını beyan ettiğini, davacının davalının akrabası olan ... ve ...'ın sahibi olduğu ...'e iplik sattığını, ... ve ... iplikleri akrabaları olan davalı ...'a sattığını, davalının satın aldığı bu malların bedelini ödeyemediğini ve karşılığında çek verdiğini, toplamda 274.000-TL bedelli işbu çek bedellerinin müvekkile ödenmediğini, müvekkil davalının bu borçları ödememesi nedeniyle ciddi bir zarara girdiğini, akabinde icra takibine başlatıldığını, başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyasında davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ve duran takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle haksız itiraz eden davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki (temel ilişki)'nin olmadığını, takibe ve davaya konu çeklerin zamanaşımına uğradığını, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haksız mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddine, alacağın da zaman aşımına uğradığını, sebepsiz iktisap dava da hakkının da zaman aşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 4 adet çekin keşide tarihleri itibariyle çekte zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu (6102 sayılı TTK'nun 814. Maddesi 31/01/2012 tarih ve 6273 sayılı Kanunun 8. maddesi ile birinci ve ikinci fıkrada yer alan "altı ay" ibareleri "üç yıl" şeklinde değiştirilmiştir), bu çeklerin ibraz sürelerinde tahsil için bankaya ibraz edilmediği ve ibraz tarihleri itibariyle 6 aylık sürenin geçirilmesi nedeniyle çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitirdiği ve 6 aylık sürenin dolmasını takiben davacı alacaklının TTK 732 uyarınca 1 yıllık sürede sebepsiz zenginleşme nedeniyle dava açmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili; davalının müvekkiline olan borcuna karşılık 4 adet çek verdiğini, vade tarihinde çekleri ödeyemeyen davalının taşınmazını müvekkiline devrettiğini, davalının eşi ... tarafından aile konutu olduğu iddiasıyla açılan davada müvekkili adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davalı ... adına tesciline karar verildiğini, kararın onandığını, çeklerin bedelinin faiziyle ödenmesi talepli icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, Bakırköy 6.Aile Mahkemesinin 2017/666 Esas sayılı dosyasında ...'ın ticari ilişkiyi ikrar ettiğini, taşınmazı teminat olarak verdiğini beyan ettiğini, davacı tanıklarının da ticari ilişkiye şahit olduklarını beyan ettiklerini, davalı ..., çekteki ciranta ...

ve müvekkili arasında iplik satışına dayalı üçlü bir ticari alışveriş olduğunu, müvekkilinin taşınmazın kendi adına kayıtlı olduğu süre zarfında alacağını aldığını düşünerek çeklerden dolayı işlem yapmadığını, taşınmazın müvekkiline devredildiği tarihin 08/07/2010 olduğunu, taşınmazın devredildiği tarihte çeklerin hiçbirinin zamanaşımı süresinin dolmadığını, Bakırköy 6.Aile Mahkemesinin 2017/666 Esas 2017/960 Karar sayılı kararın 12/06/2019 tarihinde kesinleştiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarihin tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarih olması gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda ; müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını,başlatılan takibin kötüniyetli olduğunu kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava ;ibraz edilmeyen  çekler dayanak gösterilerek alacağın tahsiline yönelik yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Süresinde ibraz edilmeyen çekin hamili keşideci dahil kendisinden önce gelen çek borçlularına kombiyo ilişkisi içinde başvuramaz. Ancak hamil ya temel ilişkiye dayanarak ya da sebepsiz iktisap hükümlerine göre alacağını talep etme hakkına sahiptir.Dava ve takibe konu ibraz edilmediği , davacının ise hamil olduğu ve davacı ile davalı arasında temel ilişkinin bulunmadığı dosya kapsamı itibariyle sabittir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından, TTK 732. Maddesi uyarınca davacı hamil çekten kaynaklı haklarını davalı keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihleri takip eden tarihten itibaren bir yıl içerisinde ileri sürebilir.

Somut olayda 4 adet çekin keşide tarihleri 2010 yılına ait olup keşide tarihi itibariyle zamanaşımı süresi 6762 sayılı TTK'nın 726'ncı maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanunun 7'nci maddesinin yürürlüğe girdiği 3.2.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde altı ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise üç yıldır.Davaya konu çeklerin keşide tarihinde tahsil için bankaya ibraz edilmediği ve ibraz tarihleri itibariyle 6 aylık sürenin geçirilmesi nedeniyle çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasfını yitirdiği ve 6 aylık sürenin dolmasını takiben davacı alacaklının TTK 732 uyarınca 1 yıllık sürede sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepde bulunmadığı,zamanaşımı defiinin yerinde olduğu sonucuna varılmaktadır.

Davacı vekili çek karşılığında evin tapusunun verildiğini ,sebebsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin tapunun iptal edildiği tarihten başlaması gerektiğini ileri sürmüş ise de ,Bakırköy 6.Aile Mahkemesinin dava dosyasında davalının evin çeklere karşılık verildiği yolunda açık bir kabulü bulunmadığından sebebsiz zenginleşmeye ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin tapunun iptaline ilişkin kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerektiği yolundaki istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı vekili kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davalının keşidecisi bulunduğu çeklere dayalı olarak takip başlatmış olup,zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.İcra takibinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp ,davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

17/02/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.