Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2988 E. 2023/6667 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescile icbar davası↗ usulsüz tebligat↗ usulsüz tebliğ↗ istinaf kanun yolu↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ ortaklık sıfatı↗ limited şirket ortaklığı↗ re'sen gözetilme↗ sözlü yargılama↗ dava dilekçesinin tebliği↗ şirket müdürlüğü↗ pay devri↗ usulüne uygun tebliğ↗ ticaret sicili tescili↗ hakkın kötüye kullanılması↗ şirket müdürü↗ kanun yolu↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ dava şartı yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/488 E., 2019/915 K.
Taraflar arasındaki tespit ve tescile icbar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı oldukları şirkette sahip oldukları hisselerini davalı ...'a noter kanalıyla devretmiş olmalarına rağmen davalının bu hisse devirlerini tescil ve ilanını yaptırmadığını, sicilde hala şirket ortağı gözükmelerinin kamu kurumları ve 3. kşilere karşı sorumluluklarına sebebiyet verdiğini ileri sürerek ... Turz. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.de müvekkillerine ait hisselerin noter kanalıyla devredildiğinin tespitine ve bu devirlerin Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, şirketin borcunun kendilerine söylenenden daha fazla olduğunun anlaşıldığından devrin geçersizliğine ilişkin dava açacaklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların paylarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 520 nci maddesindeki tüm koşullara uygun olarak davalı ...'a devrettikleri, sicile tescil hariç devir prosedürünün tamamlandığı, limited şirketlerinin kuruluşlarının mezkur Kanun'un 510 ve 511 inci maddelerine göre tescil ve ilan edileceği, ortaklardan her birinin ad ve soyadlarının da tescil edilecek hususlar arasında sayıldığı, Kanun'un 33 ncü ve 02.02.1957 tarihli ve 4/8604 Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliğin de tescili gerektiği, limited şirketler bakımından tescilin ilgili mevzuata göre şirket müdürleri, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenebileceği, somut olayda davacıların limited şirketteki paylarını davalı ...'a devredip ortaklık sıfatını kaybettiklerinden ve limited şirketin ortaklarındaki değişikliğin tescili, limited şirketin yetkili organı olan müdür tarafından istenebileceğinden, davacıların bu yöndeki muhtemel talebinin Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu nedenle reddi gerekeceği, davacının tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen limited şirket aleyhine açacağı tescile icbar davası sonunda alacağı hükümle Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescili sağlama imkanı bulunduğu, davacılar işbu davayı bu amaçla açtıkları, 6102 sayılı Kanun'un 520 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslara uyulmak kaydıyla gerçekleştirilen pay devrini, şirket tescile yanaşmıyorsa bunun, böyle bir dava ile sağlanmasının mümkün olması gerektiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereği bir takım yükümlülüklerden kaçınmak amacına yönelik davalılar tutumunu Kanunun himaye etmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların ... Turz. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.deki paylarını ...'a devrine ilişkin Ankara17. Noterliğinin 19.10.2018 tarih ve 13117, 13118 numaralı işlemler ile yapılan pay devri sözleşmelerinin ticaret sicilde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, İlk Derece Mahkemesinde savunma yapamadıklarını, davanın yeniden görülerek cevap dilekçesinin ve delillerinin sunulmasına imkan sağlanması gerektiğini, müvekkilinin davacıların ortağı olduğu şirketinin mevcut borçları hakkında yanlış bilgilendirildiğini, bu sebeple müvekkilinin sözleşmeden vazgeçtiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'a dava dilekçesinin tebliği usulsüz ise de, usulsüz tebligatta sürenin usulsüz tebligatın öğrenildiği tarihte başlayacağı, davalı vekilinin 31.10.2019 tarihli celseye katılarak tüm delillerini bildirdiklerini, bildirilen deliller dışında sunacakları veya başka yerden celbini istedikleri delil kalmadığını beyan ettiği, ayrıca sözlü yargılama için ayrı bir gün tayin edilmesi talebinde bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesini istediği hususları birlikte dikkate alındığında artık istinaf kanun yolu aşamasında dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek cevap dilekçesini ve delil listesini sunamamış olmalarının iddia edilmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğu, limited şirketlerinin kuruluşlarının 6102 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesine göre tescil ve ilan edildiği, ortaklardan her birinin ad ve soyadlarının da tescil edilecek hususlar arasında sayıldığı, Kanun'un 31 inci ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, tescilin şirket müdürleri, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenebileceği, somut olayda davacılardan ...'ın hisse devir tarihinde ... Turz. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin yetkili müdürü olduğuna göre yetkili müdür olan davacının gerek kendisinin gerekse diğer davacı ...'ın dava dışı şirketteki hisselerini davalı ...'a devredildiğini işbu şirketin bağlı olduğu Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirerek şirket hisselerinin devrinin ticaret siciline tescilini talep edebileceği, bu halde davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararınun bulunmadığı, hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği dava şartı olup hakim tarafından re'sen gözetileceği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanını hukuki yarar şartı yokluğu sebebiyle 6102 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın usulden reddi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı ... yönünden kaldırılarak, yeniden hüküm tesisi ile davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğü hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kesinleştiğinden onun hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilgili dönemde şirket müdürü olan davacı ...'ın devir ile birlikte ortaklık ve diğer yetkilerine ilişkin sıfatlarını kaybetmiş olması nedeniyle istinaf mahkemesi gerekçesinin uygulanma olasılığının olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararında da bu hususun tartışıldığını, ... yönünden yazılı gerekçesi ile davanın reddi gerektiği kanaati hasıl olsa dahi müvekkili diğer davacı yönünden, şirkette bu yönde bir yetkisinin bulunmaması nedeniyle davanın kabulü gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasın istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların ortağı oldukları limited şirketteki hisselerinin davalıya devrinin tespiti ile ticaret siciline tescili ve ilanı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 28, 31 ve 586 ncı maddeleri.
3.Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31 ve 38 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15543 E. 2017/214 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklıktan çıkarılma · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaŞirketi'nin 15/05/2011 tarihli 2011/4 sayılı davacı ...'ın «ortaklıktan çıkarılmasına» ve ortaklık hisselerinin davalı ... tarafından devralınmasına ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptaline» dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı ... yararına bozulmuştur.
-
Ticaret sicil memurluğu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13808 E. 2014/18900 K.
Ortak:limited şirket · ticaret sicili · karar verilmesine yer olmadığına · temsil · dava şartı
İncelediğiniz kararda… aret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 520 nci maddesindeki tüm koşullara uygun olarak davalı ...'a devrettikleri, sicile tescil hariç devir prosedürünün tamamlandığı, «limited şirketlerinin» kuruluşlarının mezkur Kanun'un 510 ve 511 inci maddelerine göre tescil ve «ilan» edileceği, ortaklardan her birinin ad ve soyadlarının da tescil edilecek hususlar arasında sayıldığı, Kanun'un 33 ncü ve 02.02.1957 tarihli ve 4/8604 Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliğin de tescili gerektiği, limited şirketler bakımından tescilin ilgili mevzuata göre «şirket müdürleri», ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından istenebileceği, somut olayda davacıların limited şirketteki paylarını davalı ...'a devredip «ortaklık sıfatını» kaybettiklerinden ve «limited şirketin ortaklarındaki» değişikliğin tescili, limited şirketin yetkili organı olan müdür tarafından istenebileceğinden, davacıların bu yöndeki muhtemel talebinin Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu nedenle reddi gerekeceği, davacının tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen limited şirket aleyhine açacağı «tescile icbar davası» sonunda alacağı hükümle Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescili sağlama imkanı bulunduğu, davacılar işbu davayı bu amaçla açtıkları, 6102 sayılı Kanun'un 520 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslara uyulmak kaydıyla gerçekleştirilen «pay devrini», şirket tescile yanaşmıyorsa bunun, böyle bir dava ile sağlanmasının mümkün olması gerektiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'a dava «dilekçesinin tebliği» usulsüz ise de, «usulsüz tebligatta» sürenin usulsüz tebligatın öğrenildiği tarihte başlayacağı, davalı vekilinin 31.10.2019 tarihli celseye katılarak tüm delillerini bildirdiklerini, bildirilen deliller dışında sunacakları veya başka yerden celbini istedikleri delil kalmadığını beyan ettiği, ayrıca «sözlü yargılama» için ayrı bir gün tayin edilmesi talebinde bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesini istediği hususları birlikte dikkate alındığında artık «istinaf kanun yolu» aşamasında dava dilekçesinin «usulsüz tebliğ» edildiğini ileri sürerek cevap dilekçesini ve delil listesini sunamamış olmalarının iddia edilmesinin «hakkın kötüye kullanımı» olduğu, «limited şirketlerinin» kuruluşlarının 6102 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesine göre tescil ve «ilan» edildiği, ortaklardan her birinin ad ve soyadlarının da tescil edilecek hususlar arasında sayıldığı, Kanun'un 31 inci ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, tescilin «şirket müdürleri», ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından istenebileceği, somut olayda davacılardan ...'ın hisse devir tarihinde ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların ortağı oldukları «limited şirketteki» hisselerinin davalıya devrinin tespiti ile «ticaret siciline tescili» ve «ilanı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı; ancak kendisine dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderinden sorumlu» olması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1-Dava, «ticaret sicil» memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 28. maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir.
Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesi ile “ilgili”, «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilgili sıfatı · yargılama giderinden sorumluluk · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · taşıyıcı · tacir
Benzer bu karardaSanayi Ticaret Limited Şirketi'nin hissedarı konumunda olup buna göre mahkemece, “«ilgili” sıfatını» «taşıyıp» taşımadığı, dava açma konusunda «aktif husumet ehliyeti» olup olmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı; ancak kendisine dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderinden sorumlu» olması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesi ile “ilgili”, «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4503 E. 2020/2760 K.
Ortak:tescile icbar davası · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · usulden reddi · limited şirket · hukuki yarar · ticaret sicili · ilan · dava şartı
İncelediğiniz kararda… aret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 520 nci maddesindeki tüm koşullara uygun olarak davalı ...'a devrettikleri, sicile tescil hariç devir prosedürünün tamamlandığı, «limited şirketlerinin» kuruluşlarının mezkur Kanun'un 510 ve 511 inci maddelerine göre tescil ve «ilan» edileceği, ortaklardan her birinin ad ve soyadlarının da tescil edilecek hususlar arasında sayıldığı, Kanun'un 33 ncü ve 02.02.1957 tarihli ve 4/8604 Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliğin de tescili gerektiği, limited şirketler bakımından tescilin ilgili mevzuata göre «şirket müdürleri», ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından istenebileceği, somut olayda davacıların limited şirketteki paylarını davalı ...'a devredip «ortaklık sıfatını» kaybettiklerinden ve «limited şirketin ortaklarındaki» değişikliğin tescili, limited şirketin yetkili organı olan müdür tarafından istenebileceğinden, davacıların bu yöndeki muhtemel talebinin Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu nedenle reddi gerekeceği, davacının tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen limited şirket aleyhine açacağı «tescile icbar davası» sonunda alacağı hükümle Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescili sağlama imkanı bulunduğu, davacılar işbu davayı bu amaçla açtıkları, 6102 sayılı Kanun'un 520 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslara uyulmak kaydıyla gerçekleştirilen «pay devrini», şirket tescile yanaşmıyorsa bunun, böyle bir dava ile sağlanmasının mümkün olması gerektiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'a dava «dilekçesinin tebliği» usulsüz ise de, «usulsüz tebligatta» sürenin usulsüz tebligatın öğrenildiği tarihte başlayacağı, davalı vekilinin 31.10.2019 tarihli celseye katılarak tüm delillerini bildirdiklerini, bildirilen deliller dışında sunacakları veya başka yerden celbini istedikleri delil kalmadığını beyan ettiği, ayrıca «sözlü yargılama» için ayrı bir gün tayin edilmesi talebinde bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesini istediği hususları birlikte dikkate alındığında artık «istinaf kanun yolu» aşamasında dava dilekçesinin «usulsüz tebliğ» edildiğini ileri sürerek cevap dilekçesini ve delil listesini sunamamış olmalarının iddia edilmesinin «hakkın kötüye kullanımı» olduğu, «limited şirketlerinin» kuruluşlarının 6102 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesine göre tescil ve «ilan» edildiği, ortaklardan her birinin ad ve soyadlarının da tescil edilecek hususlar arasında sayıldığı, Kanun'un 31 inci ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, tescilin «şirket müdürleri», ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından istenebileceği, somut olayda davacılardan ...'ın hisse devir tarihinde ...
… ın dava dışı şirketteki hisselerini davalı ...'a devredildiğini işbu şirketin bağlı olduğu Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirerek şirket hisselerinin devrinin «ticaret siciline tescilini» talep edebileceği, bu halde davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararınun bulunmadığı, «hukuki yararın» 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği dava şartı olup hakim tarafından re'«sen gözetileceği», bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanını hukuki yarar «şartı yokluğu» sebebiyle 6102 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın «usulden reddi» gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı ... yönünden «kaldırılarak, yeniden» hüküm tesisi ile davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalı ...
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'da «limited şirket» müdürünün istifası hakkında herhangi bir düzenleme bulunmadığı ancak 6098 sayılı TBK'nın 547. maddesine göre limited şirket müdürünün «ticari temsilci» olduğu, «limited şirket müdürlerinin» TBK'nın 512. maddesine göre tek taraflı olarak müdürlük görevlerini herhangi bir makamın kabulü olmaksızın sonlandırabileceği, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve «ilanının» zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesinde belirtilen düzenleme gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği, ancak davacının Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmadan dava açmış olduğu gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve «ilanının» zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesi gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince de davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «limited şirket» müdürünün «istifa» ya da başka bir sebeple görevden ayrılmasının tescili zorunlu hususlardan olduğu, davacının müdürlük görevinden ayrıldığının tescil görevinin şirket yönetimine ait olduğu, davacının tek taraflı irade beyanı ile müdürlük görevinden ayrıldığını şirkete bildirmesi ile istifanın sonuç doğurduğu ve davacının iş bu davayı açmasında «hukuki yararı» bulunmadığı,ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uy …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari temsilci · limited şirket müdürü · kabul beyanı · istifa
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'da «limited şirket» müdürünün istifası hakkında herhangi bir düzenleme bulunmadığı ancak 6098 sayılı TBK'nın 547. maddesine göre limited şirket müdürünün «ticari temsilci» olduğu, «limited şirket müdürlerinin» TBK'nın 512. maddesine göre tek taraflı olarak müdürlük görevlerini herhangi bir makamın kabulü olmaksızın sonlandırabileceği, müdürlükten istifanın Ticaret Sicil Gazetesinde tescili ve «ilanının» zorunlu olduğu, TTK'nın 33. maddesinde belirtilen düzenleme gereğince ilgilinin öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması gerektiği, ancak davacının Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmadan dava açmış olduğu gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «limited şirket» müdürünün «istifa» ya da başka bir sebeple görevden ayrılmasının tescili zorunlu hususlardan olduğu, davacının müdürlük görevinden ayrıldığının tescil görevinin şirket yönetimine ait olduğu, davacının tek taraflı irade beyanı ile müdürlük görevinden ayrıldığını şirkete bildirmesi ile istifanın sonuç doğurduğu ve davacının iş bu davayı açmasında «hukuki yararı» bulunmadığı,ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uy …
Davacı, davalı «şirketteki müdürlük» sıfatının «istifa» ile sona erdiğini şirkete bildirerek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve «ilanını» talep etmiş, şirket yetkililerince davacının istemi yerine getirilmediğinden, davacı istifasının tespit ve tescili istemiyle işbu davayı açmıştır.
Bu cihetle, mahkemece, davacının talebinde «hukuki yararı» olduğu ve davalı tarafın davayı «kabul beyanı» da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2988 E. , 2023/6667 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/215 Esas, 2022/79 Karar
HÜKÜM
Yeniden hüküm kurularak davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/488 E., 2019/915 K.
Taraflar arasındaki tespit ve tescile icbar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı oldukları şirkette sahip oldukları hisselerini davalı ...'a noter kanalıyla devretmiş olmalarına rağmen davalının bu hisse devirlerini tescil ve ilanını yaptırmadığını, sicilde hala şirket ortağı gözükmelerinin kamu kurumları ve 3. kşilere karşı sorumluluklarına sebebiyet verdiğini ileri sürerek ... Turz. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.de müvekkillerine ait hisselerin noter kanalıyla devredildiğinin tespitine ve bu devirlerin Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, şirketin borcunun kendilerine söylenenden daha fazla olduğunun anlaşıldığından devrin geçersizliğine ilişkin dava açacaklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların paylarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 520 nci maddesindeki tüm koşullara uygun olarak davalı ...'a devrettikleri, sicile tescil hariç devir prosedürünün tamamlandığı, limited şirketlerinin kuruluşlarının mezkur Kanun'un 510 ve 511 inci maddelerine göre tescil ve ilan edileceği, ortaklardan her birinin ad ve soyadlarının da tescil edilecek hususlar arasında sayıldığı, Kanun'un 33 ncü ve 02.02.1957 tarihli ve 4/8604 Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliğin de tescili gerektiği, limited şirketler bakımından tescilin ilgili mevzuata göre şirket müdürleri, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenebileceği, somut olayda davacıların limited şirketteki paylarını davalı ...'a devredip ortaklık sıfatını kaybettiklerinden ve limited şirketin ortaklarındaki değişikliğin tescili, limited şirketin yetkili organı olan müdür tarafından istenebileceğinden, davacıların bu yöndeki muhtemel talebinin Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu nedenle reddi gerekeceği, davacının tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen limited şirket aleyhine açacağı tescile icbar davası sonunda alacağı hükümle Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescili sağlama imkanı bulunduğu, davacılar işbu davayı bu amaçla açtıkları, 6102 sayılı Kanun'un 520 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslara uyulmak kaydıyla gerçekleştirilen pay devrini, şirket tescile yanaşmıyorsa bunun, böyle bir dava ile sağlanmasının mümkün olması gerektiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereği bir takım yükümlülüklerden kaçınmak amacına yönelik davalılar tutumunu Kanunun himaye etmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların ...
Turz. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.deki paylarını ...'a devrine ilişkin Ankara17. Noterliğinin 19.10.2018 tarih ve 13117, 13118 numaralı işlemler ile yapılan pay devri sözleşmelerinin ticaret sicilde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, İlk Derece Mahkemesinde savunma yapamadıklarını, davanın yeniden görülerek cevap dilekçesinin ve delillerinin sunulmasına imkan sağlanması gerektiğini, müvekkilinin davacıların ortağı olduğu şirketinin mevcut borçları hakkında yanlış bilgilendirildiğini, bu sebeple müvekkilinin sözleşmeden vazgeçtiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'a dava dilekçesinin tebliği usulsüz ise de, usulsüz tebligatta sürenin usulsüz tebligatın öğrenildiği tarihte başlayacağı, davalı vekilinin 31.10.2019 tarihli celseye katılarak tüm delillerini bildirdiklerini, bildirilen deliller dışında sunacakları veya başka yerden celbini istedikleri delil kalmadığını beyan ettiği, ayrıca sözlü yargılama için ayrı bir gün tayin edilmesi talebinde bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesini istediği hususları birlikte dikkate alındığında artık istinaf kanun yolu aşamasında dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek cevap dilekçesini ve delil listesini sunamamış olmalarının iddia edilmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğu, limited şirketlerinin kuruluşlarının 6102 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesine göre tescil ve ilan edildiği, ortaklardan her birinin ad ve soyadlarının da tescil edilecek hususlar arasında sayıldığı, Kanun'un 31 inci ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 inci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, tescilin şirket müdürleri, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenebileceği, somut olayda davacılardan ...'ın hisse devir tarihinde ...
Turz. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin yetkili müdürü olduğuna göre yetkili müdür olan davacının gerek kendisinin gerekse diğer davacı ...'ın dava dışı şirketteki hisselerini davalı ...'a devredildiğini işbu şirketin bağlı olduğu Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirerek şirket hisselerinin devrinin ticaret siciline tescilini talep edebileceği, bu halde davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararınun bulunmadığı, hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği dava şartı olup hakim tarafından re'sen gözetileceği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanını hukuki yarar şartı yokluğu sebebiyle 6102 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın usulden reddi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı ...
vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı ... yönünden kaldırılarak, yeniden hüküm tesisi ile davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğü hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kesinleştiğinden onun hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilgili dönemde şirket müdürü olan davacı ...'ın devir ile birlikte ortaklık ve diğer yetkilerine ilişkin sıfatlarını kaybetmiş olması nedeniyle istinaf mahkemesi gerekçesinin uygulanma olasılığının olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararında da bu hususun tartışıldığını, ... yönünden yazılı gerekçesi ile davanın reddi gerektiği kanaati hasıl olsa dahi müvekkili diğer davacı yönünden, şirkette bu yönde bir yetkisinin bulunmaması nedeniyle davanın kabulü gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasın istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların ortağı oldukları limited şirketteki hisselerinin davalıya devrinin tespiti ile ticaret siciline tescili ve ilanı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 28, 31 ve 586 ncı maddeleri.
3.Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31 ve 38 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981596300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz