Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3074 E. 2023/6657 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devri↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ maddi ve manevi tazminat↗ ek tasfiye↗ ıslah↗ taahhütname↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/126 E, 2019/467 K
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ile bu tecavüzden kaynaklanan haksız rekabetin men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.01.2013 tarihinde kurulan müvekkili şirketin hissedarlarından olup hisse devri ile şirket ilişkisini sona erdiren ...'in, taraflar arasındaki sözleşmeler ile ... Ltd.Şti.’ne karşı maddi manevi zarar verici davranışlar ve haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunmayacağını taahhüt etmiş olmasına rağmen şirketten ayrıldıktan sonra akrabası olduğu tespit edilen ... adına kurulan ... Pozitif adlı şirket lehine çalışmaya başladığını, kanunda haksız rekabet fiillerini oluşturacak şekilde suç teşkil eden faaliyetlerde bulunduğunu, tasfiye süreci esnasında ve sonrasında ... Ltd. Şti. çalışanlarının bir kısmının işten ayrılarak ... Pozitif şirketinde çalışmaya başladıklarını, davacı şirket ile sözleşmesi devam eden birçok şirketin sözleşmelerinin feshedilmesi sağlanarak ... Pozitif şirketi ile yeni sözleşmeler yapılmasının sağlandığını, şirket ticaret unvanının ... Çevre İş Sağlığı ve Güvenliği Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. şekline dönüştürülerek davacı ... Ltd. Şti. ile olan benzerliğin kafa karışıklığı yaratarak ...’nın devamı olduğu şeklindeki beyanlarla ...’nın müşterilerini kendilerine çekmenin amaçlandığını ileri sürerek, davacı şirket adına tescilli ... markasına yapılan tecavüzün men’i ve ref’i, tecavüz nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini, tecavüz nedeniyle davacının uğradığı manevi zararın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat istemini 23.172,00 TL arttırarak 24.172,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hisse yapısı itibariyle müvekkili şirketin tek ortaklı ve sahibinin ... olduğunu, ilk unvanının ise farklı olduğunu, ... isimli kişinin davacı şirketin eski ortağı olduğunu, davalı şirket ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, ... ve ... ibarelerinin şirket unvanı, çalışma biçimi, şirket ismi ile birlikte değerlendirildiğinde bunların hiçbir biçimde benzerlik taşımadığı ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgeler ile mahkemece benimsenin 3. bilirkişi heyet raporuna göre, davacı adına tescilli 2013/08655 sayılı marka ile davalı firmanın markasal olarak kullanımında olan ibarenin görsel ve işitsel şekilde benzer olduğu, aynı/benzer mal/hizmetlerde kullanıldıkları, bu suretle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı firmanın markasal kullanımının davacı adına “...” markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, bu nedenle davalının tescilsiz kullanımlarının davacı adına tescilli marka ve davalı kullanımı ile haksız rekabete yol açtığı gerekçesi ile davalı taraf eyleminin davacıya ait 2013/08655 tescil sayılı marka hakkına tecavüz oluşturduğundan marka tecavüzünün men ve ref'ine, davacı tarafça talep edilen 24.172,00 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 28.10.2019 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafça talep edilen 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, hüküm özetinin gazetede ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hisse yapısı itibariyle tek ortaklı olan müvekkili şirketin tamamının davanın açılış tarihi itibariyle (06.04.2017) ...'na ait bulunduğunu, bilirkişi heyetinden alınan 01.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu uyuşmazlıkta markaların ve mal/hizmet sınıfının benzerliği konusunda ayrıntılı bir değerlendirme yapıldığını, müvekkili Şirketin "..." ibaresi ve marka kullanımının davacının "...+şekil" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmadığı kanaatine varıldığını, her iki ibarenin ilk iki harfinin aynı olmasına rağmen söylenişte ağızdan çıkan hecelerin farklı olması, davacı markasında "..." , davalı markasında "..."- nedeniyle ibareler arasında işitsel anlamda bir benzerlik bulunmadığını, davacının tescilli markasının Türkçe'de "envai" olarak kullanılan "türler, çeşitler" anlamına geldiğini, müvekkilinin kullandığı "..." ibaresinin Türkçe’de kullanılmamakla birlikte Osmanlıca'da "... meyvesi" anlamına geldiğini, somut uyuşmazlığın hizmet sınıfındaki tüketicilerin dikkatli ve seçici alıcılardan oluştuğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, tarafların hizmet vermiş oldukları sınıfların birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin davacıya ait markayı kullanmak yoluyla gerçekleştirdiği bir ticari faaliyetin bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine haksız bir biçimde maddi-manevi tazminata hükmedilmiş olmasının yerinde bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığın davalının tescilsiz "..." ibaresini kullanımının, davacı adına 2013/08655 sayı ile tescilli "..." ibareli markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, bu nedenle haksız rekabet bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınmasının gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacının tescilli markasındaki "..." ibaresi ile davalının kullandığı işarette "..." ibaresinin farklı renklerde olduğu, birinin büyük harflerle diğerinin küçük harflerle belirtildiği, her iki markada kullanılan karakterlerin farklı bulunduğu, davacının markasının "..." davalının kullanımının "..." şeklinde son heceden oluşması nedeniyle ibareler arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, diğer yandan mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda da değinildiği üzere, her iki tarafın faaliyet alanında çevre ile ilgili konularda danışmanlık hizmetinin yer alması nedeniyle mavi-yeşil renklerin kullanılmasının doğal olduğu, zira doğayı çağrıştırması nedeniyle çevreyle ilgili konularda hizmet veren firmaların logolarında sıklıkla bu renklerin yer aldığı, her iki tarafın markalarında bulunan renkler itibariyle bir ilişkilendirme yapılmasının doğru bulunmadığı, zira söz konusu mavi ve yeşil renklerin bu alanda çalışan tek firmanın kullanımına terk edilemeyeceği, markalara bütün olarak bakıldığında kavramsal ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalının "..." ibaresi ve şekilden oluşan tescilsiz marka kullanımının yeterli ayırt edicilik sağladığı, yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı için davalının kullanımının davacının marka hakkına tecavüze yol açmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince davanın kabulünün gerektiğini, birbiriyle uyumlu olan bilirkişi raporlarında da tarafların sunduğu hizmetlerin benzerliğinin tespit edildiğini, şirket isimlerinde yer alan üç harfin benzer olduğunu, anlamsal olarak farklılıklar olsa bile işitsel olarak yüksek seviyede bağlantı içerdiğini, görsel olarak ise renk ve tasarım bakımından bütünsellik içerdiğini, aynı şekilde eliptik logolar dahi incelendiğinde, farklı yerlerde olsa dahi iki bölümden oluşan yeşil mavi renklerini muhteva ettiğini, sektörün yaygın kullanımında olsa bile işitsel benzerlik göstermesinin kabul edilemeyeceğini, ... ve ... karşılaştırmasında görsel ve işitsel bütünlüğün yer aldığının açık olduğunu, tüketicilerin algısının ve bakış açısının önem arz ettiğini, müvekkili şirketi davalı şirket zannederek mail atan birçok firmayla mail yazışmalarının dosyada mevcut olduğunu, tarafların internet site isimlerinin benzerlik gösterdiğini, ... Pozitif şirketinin isminin ... olarak değiştirilmesinden sonra davacının cirosunun düştüğünü ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ile bu tecavüzden kaynaklanan haksız rekabetin men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8296 E. 2018/2385 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… vacı adına “...” markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, bu nedenle davalının tescilsiz kullanımlarının davacı adına tescilli marka ve davalı kullanımı ile «haksız rekabete» yol açtığı gerekçesi ile davalı taraf eyleminin davacıya ait 2013/08655 tescil sayılı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan marka tecavüzünün men ve ref'ine, davacı tarafça talep edilen 24.172,00 TL «maddi tazminatın» «ıslah» tarihi olan 28.10.2019 tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafça talep edilen 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, hüküm özetinin gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
… ığın davalının tescilsiz "..." ibaresini kullanımının, davacı adına 2013/08655 sayı ile tescilli "..." ibareli markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, bu nedenle «haksız rekabet» bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınmasının gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacının tescilli markasındaki "..." ibaresi ile davalının kullandığı işarette "..." ibaresinin farklı renklerde olduğu, birinin büyük harflerle diğerinin küçük harflerle belirtildiği, her iki markada kullanılan karakterlerin farklı bulunduğu, davacının markasının "..." davalının kullanımının "..." şeklinde «son» heceden oluşması nedeniyle ibareler arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, diğer yandan mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda da değinildiği üzere, her iki tarafın faaliyet alanında çevre ile ilgili konularda danışmanlık hizmetinin yer alması nedeniyle mavi-yeşil renklerin kullanılmasının doğal olduğu, zira doğayı çağrıştırması nedeniyle çevreyle ilgili konularda hizmet veren firmaların logolarında sıklıkla bu renklerin yer aldığı, her iki tarafın markalarında bulunan renkler itibariyle bir ilişkilendirme yapılmasının doğru bulunmadığı, zira söz konusu mavi ve yeşil renklerin bu alanda çalışan tek firmanın kullanımına «terk» edilemeyeceği, markalara bütün olarak bakıldığında kavramsal ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalının "..." ibaresi ve şekilden oluşan tescilsiz marka kullanımının yeterli «ayırt edicilik» sağladığı, yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı için davalının kullanımının davacının «marka hakkına tecavüze» yol açmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/126 E, 2019/467 K Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ile bu tecavüzden kaynaklanan «haksız rekabetin» men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… asında kullandığı yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerin benzerliği ortadan kaldıracak şekilde tümüyle değiştirilmesine, bu yazı stili ve renklerin geçtiği «ilan», afiş, broşür, «fatura» vb materyaller ile markayı «taşıyan» araç var ise öncelikle tecavüzlü ibarenin mümkün ise silinmesine yahut imhasına, «haksız rekabet» nedeniyle oluşan zararın karşılığı olarak 40.000,00 TL «maddi tazminatın» istemle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının ürünleri üzerindeki markasal kullanımın ve ürün ambalajının davacının «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda «haksız rekabet» yarattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tecavüzün önlenmesi ve 556 sayılı KHK 66. maddesi uyarınca «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
… olmadığı ancak davalının işaretinde kullanılan yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerden dolayı davacı markası ile arasında genel çağrışım kurulabileceğinden «iltibasa» yol açabilecek seviyede bir benzerlik olduğu, davalının aynı sınıftaki ürünler için bu yazı stili ve renkler dışında sayısız seçeneği varken, bu işaretini kullanmasının davacının bu markayı «taşıyan» ürünler için tüketiciler nezdinde tesis ettiği güvenden haksız olarak yararlanması sonucunu doğuracağı ve «haksız rekabete» yol açacağı, davacının yoksun kaldığı kazancın tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiği ancak davalı tarafın verilen «kesin süre» içerisinde «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmediği, davacının «yoksun kalınan» kazanca ilişkin iddialarının ispat edilmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının “...” ibareli markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · kesin süre · reeskont faizi · bilirkişi incelemesi · ticari defter · fatura · taşıyan · ibraz
Benzer bu kararda… olmadığı ancak davalının işaretinde kullanılan yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerden dolayı davacı markası ile arasında genel çağrışım kurulabileceğinden «iltibasa» yol açabilecek seviyede bir benzerlik olduğu, davalının aynı sınıftaki ürünler için bu yazı stili ve renkler dışında sayısız seçeneği varken, bu işaretini kullanmasının davacının bu markayı «taşıyan» ürünler için tüketiciler nezdinde tesis ettiği güvenden haksız olarak yararlanması sonucunu doğuracağı ve «haksız rekabete» yol açacağı, davacının yoksun kaldığı kazancın tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiği ancak davalı tarafın verilen «kesin süre» içerisinde «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmediği, davacının «yoksun kalınan» kazanca ilişkin iddialarının ispat edilmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının “...” ibareli markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulu …
… asında kullandığı yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerin benzerliği ortadan kaldıracak şekilde tümüyle değiştirilmesine, bu yazı stili ve renklerin geçtiği «ilan», afiş, broşür, «fatura» vb materyaller ile markayı «taşıyan» araç var ise öncelikle tecavüzlü ibarenin mümkün ise silinmesine yahut imhasına, «haksız rekabet» nedeniyle oluşan zararın karşılığı olarak 40.000,00 TL «maddi tazminatın» istemle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9085 E. 2011/10424 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3074 E. , 2023/6657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/746 Esas, 2022/182 Karar
HÜKÜM
Esas hakkında yeniden kurulan hüküm ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/126 E, 2019/467 K
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ile bu tecavüzden kaynaklanan haksız rekabetin men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
10. 01.2013 tarihinde kurulan müvekkili şirketin hissedarlarından olup hisse devri ile şirket ilişkisini sona erdiren ...'in, taraflar arasındaki sözleşmeler ile ... Ltd.Şti.’ne karşı maddi manevi zarar verici davranışlar ve haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunmayacağını taahhüt etmiş olmasına rağmen şirketten ayrıldıktan sonra akrabası olduğu tespit edilen ... adına kurulan ... Pozitif adlı şirket lehine çalışmaya başladığını, kanunda haksız rekabet fiillerini oluşturacak şekilde suç teşkil eden faaliyetlerde bulunduğunu, tasfiye süreci esnasında ve sonrasında ... Ltd. Şti. çalışanlarının bir kısmının işten ayrılarak ... Pozitif şirketinde çalışmaya başladıklarını, davacı şirket ile sözleşmesi devam eden birçok şirketin sözleşmelerinin feshedilmesi sağlanarak ...
Pozitif şirketi ile yeni sözleşmeler yapılmasının sağlandığını, şirket ticaret unvanının ... Çevre İş Sağlığı ve Güvenliği Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. şekline dönüştürülerek davacı ... Ltd. Şti. ile olan benzerliğin kafa karışıklığı yaratarak ...’nın devamı olduğu şeklindeki beyanlarla ...’nın müşterilerini kendilerine çekmenin amaçlandığını ileri sürerek, davacı şirket adına tescilli ... markasına yapılan tecavüzün men’i ve ref’i, tecavüz nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini, tecavüz nedeniyle davacının uğradığı manevi zararın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat istemini 23.172,00 TL arttırarak 24.172,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hisse yapısı itibariyle müvekkili şirketin tek ortaklı ve sahibinin ... olduğunu, ilk unvanının ise farklı olduğunu, ... isimli kişinin davacı şirketin eski ortağı olduğunu, davalı şirket ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, ... ve ... ibarelerinin şirket unvanı, çalışma biçimi, şirket ismi ile birlikte değerlendirildiğinde bunların hiçbir biçimde benzerlik taşımadığı ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgeler ile mahkemece benimsenin 3. bilirkişi heyet raporuna göre, davacı adına tescilli 2013/08655 sayılı marka ile davalı firmanın markasal olarak kullanımında olan ibarenin görsel ve işitsel şekilde benzer olduğu, aynı/benzer mal/hizmetlerde kullanıldıkları, bu suretle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı firmanın markasal kullanımının davacı adına “...” markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, bu nedenle davalının tescilsiz kullanımlarının davacı adına tescilli marka ve davalı kullanımı ile haksız rekabete yol açtığı gerekçesi ile davalı taraf eyleminin davacıya ait 2013/08655 tescil sayılı marka hakkına tecavüz oluşturduğundan marka tecavüzünün men ve ref'ine, davacı tarafça talep edilen 24.172,00 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 28.10.2019 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafça talep edilen 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, hüküm özetinin gazetede ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hisse yapısı itibariyle tek ortaklı olan müvekkili şirketin tamamının davanın açılış tarihi itibariyle (06.04.2017) ...'na ait bulunduğunu, bilirkişi heyetinden alınan 01.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu uyuşmazlıkta markaların ve mal/hizmet sınıfının benzerliği konusunda ayrıntılı bir değerlendirme yapıldığını, müvekkili Şirketin "..." ibaresi ve marka kullanımının davacının "...+şekil" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmadığı kanaatine varıldığını, her iki ibarenin ilk iki harfinin aynı olmasına rağmen söylenişte ağızdan çıkan hecelerin farklı olması, davacı markasında "..." , davalı markasında "..."- nedeniyle ibareler arasında işitsel anlamda bir benzerlik bulunmadığını, davacının tescilli markasının Türkçe'de "envai" olarak kullanılan "türler, çeşitler" anlamına geldiğini, müvekkilinin kullandığı "..." ibaresinin Türkçe’de kullanılmamakla birlikte Osmanlıca'da "...
meyvesi" anlamına geldiğini, somut uyuşmazlığın hizmet sınıfındaki tüketicilerin dikkatli ve seçici alıcılardan oluştuğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, tarafların hizmet vermiş oldukları sınıfların birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin davacıya ait markayı kullanmak yoluyla gerçekleştirdiği bir ticari faaliyetin bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine haksız bir biçimde maddi-manevi tazminata hükmedilmiş olmasının yerinde bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığın davalının tescilsiz "..." ibaresini kullanımının, davacı adına 2013/08655 sayı ile tescilli "..." ibareli markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, bu nedenle haksız rekabet bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınmasının gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacının tescilli markasındaki "..." ibaresi ile davalının kullandığı işarette "..." ibaresinin farklı renklerde olduğu, birinin büyük harflerle diğerinin küçük harflerle belirtildiği, her iki markada kullanılan karakterlerin farklı bulunduğu, davacının markasının "..." davalının kullanımının "..." şeklinde son heceden oluşması nedeniyle ibareler arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, diğer yandan mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda da değinildiği üzere, her iki tarafın faaliyet alanında çevre ile ilgili konularda danışmanlık hizmetinin yer alması nedeniyle mavi-yeşil renklerin kullanılmasının doğal olduğu, zira doğayı çağrıştırması nedeniyle çevreyle ilgili konularda hizmet veren firmaların logolarında sıklıkla bu renklerin yer aldığı, her iki tarafın markalarında bulunan renkler itibariyle bir ilişkilendirme yapılmasının doğru bulunmadığı, zira söz konusu mavi ve yeşil renklerin bu alanda çalışan tek firmanın kullanımına terk edilemeyeceği, markalara bütün olarak bakıldığında kavramsal ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalının "..." ibaresi ve şekilden oluşan tescilsiz marka kullanımının yeterli ayırt edicilik sağladığı, yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı için davalının kullanımının davacının marka hakkına tecavüze yol açmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince davanın kabulünün gerektiğini, birbiriyle uyumlu olan bilirkişi raporlarında da tarafların sunduğu hizmetlerin benzerliğinin tespit edildiğini, şirket isimlerinde yer alan üç harfin benzer olduğunu, anlamsal olarak farklılıklar olsa bile işitsel olarak yüksek seviyede bağlantı içerdiğini, görsel olarak ise renk ve tasarım bakımından bütünsellik içerdiğini, aynı şekilde eliptik logolar dahi incelendiğinde, farklı yerlerde olsa dahi iki bölümden oluşan yeşil mavi renklerini muhteva ettiğini, sektörün yaygın kullanımında olsa bile işitsel benzerlik göstermesinin kabul edilemeyeceğini, ... ve ... karşılaştırmasında görsel ve işitsel bütünlüğün yer aldığının açık olduğunu, tüketicilerin algısının ve bakış açısının önem arz ettiğini, müvekkili şirketi davalı şirket zannederek mail atan birçok firmayla mail yazışmalarının dosyada mevcut olduğunu, tarafların internet site isimlerinin benzerlik gösterdiğini, ...
Pozitif şirketinin isminin ... olarak değiştirilmesinden sonra davacının cirosunun düştüğünü ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ile bu tecavüzden kaynaklanan haksız rekabetin men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981593900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz