Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8296 E. 2018/2385 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr↗ ticari defter ve kayıtlar↗ kesin süre↗ reeskont faizi↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ ibraz↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “...” markasında asıl ayırt ediciliği sağlayan unsurun “...“ olduğu, davalıya ait “... Eş Anlamlı ... ... + şekil” markasında baskın unsurun “... ...” olduğu, bir bütün olarak markalar arasında benzerlik olmadığı ancak davalının işaretinde kullanılan yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerden dolayı davacı markası ile arasında genel çağrışım kurulabileceğinden iltibasa yol açabilecek seviyede bir benzerlik olduğu, davalının aynı sınıftaki ürünler için bu yazı stili ve renkler dışında sayısız seçeneği varken, bu işaretini kullanmasının davacının bu markayı taşıyan ürünler için tüketiciler nezdinde tesis ettiği güvenden haksız olarak yararlanması sonucunu doğuracağı ve haksız rekabete yol açacağı, davacının yoksun kaldığı kazancın tespiti için bilirkişi
incelemesi yapılması gerektiği ancak davalı tarafın verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacının yoksun kalınan kazanca ilişkin iddialarının ispat edilmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının “...” ibareli markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, davalının “... Eş Anlamlı ... ... + ...” ibareli markasında kullandığı yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerin benzerliği ortadan kaldıracak şekilde tümüyle değiştirilmesine, bu yazı stili ve renklerin geçtiği ilan, afiş, broşür, fatura vb materyaller ile markayı taşıyan araç var ise öncelikle tecavüzlü ibarenin mümkün ise silinmesine yahut imhasına, haksız rekabet nedeniyle oluşan zararın karşılığı olarak 40.000,00 TL maddi tazminatın istemle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ürünleri üzerindeki markasal kullanımın ve ürün ambalajının davacının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tecavüzün önlenmesi ve 556 sayılı KHK 66. maddesi uyarınca maddi tazminata hükmedilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK 6. maddesi uyarınca marka koruması tescil ile elde edilir ve hükümsüz kılınmadığı sürece markanın tescilli haliyle kullanılması yasal kullanım niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı tescilli “... Eşanlamlı ... ...+şekil” markasını ürünleri üzerinde tescil edildiği haliyle kullandığına göre, bu kullanım davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı halde mahkemece markaya tecavüzün tespiti ve meni ile tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, davacı ürün ambalajlarının renk ve kompozisyonu itibariyle de TTK hükümlerine göre haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda haksız rekabetin varlığına ilişkin olarak markasal unsurların varlığı da dikkate alınmak suretiyle ürünler üzerinde aynı renk ve yazı stili kullanımının haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Oysa ki, davalının markasal kullanımı yasal kullanım olduğundan haksız rekabet değerlendirmesinde dikkate alınamaz. Bu durumda tarafların ürünleri üzerindeki markasal unsurlar dışında kalan renk ve ambalaj kompozisyonu karşılaştırılarak ürün ambalajları bakımından haksız rekabetin değerlendirilmesi gerekirken, markasal unsurlar da dikkate alınarak haksız rekabetin varlığına kanaat getirilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1631 E. 2021/809 K.
Ortak:reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · fatura · taşıyan · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… asında kullandığı yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerin benzerliği ortadan kaldıracak şekilde tümüyle değiştirilmesine, bu yazı stili ve renklerin geçtiği «ilan», afiş, broşür, «fatura» vb materyaller ile markayı «taşıyan» araç var ise öncelikle tecavüzlü ibarenin mümkün ise silinmesine yahut imhasına, «haksız rekabet» nedeniyle oluşan zararın karşılığı olarak 40.000,00 TL «maddi tazminatın» istemle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının ürünleri üzerindeki markasal kullanımın ve ürün ambalajının davacının «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda «haksız rekabet» yarattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tecavüzün önlenmesi ve 556 sayılı KHK 66. maddesi uyarınca «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
… olmadığı ancak davalının işaretinde kullanılan yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerden dolayı davacı markası ile arasında genel çağrışım kurulabileceğinden «iltibasa» yol açabilecek seviyede bir benzerlik olduğu, davalının aynı sınıftaki ürünler için bu yazı stili ve renkler dışında sayısız seçeneği varken, bu işaretini kullanmasının davacının bu markayı «taşıyan» ürünler için tüketiciler nezdinde tesis ettiği güvenden haksız olarak yararlanması sonucunu doğuracağı ve «haksız rekabete» yol açacağı, davacının yoksun kaldığı kazancın tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiği ancak davalı tarafın verilen «kesin süre» içerisinde «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmediği, davacının «yoksun kalınan» kazanca ilişkin iddialarının ispat edilmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının “...” ibareli markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulu …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davacının “KEŞANLI” ibareli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, davalının “Lezzetle Eş Anlamlı Keşanlı Üğdül + Şekil” ibareli markasında kullandığı yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerin benzerliği ortadan kaldıracak şekilde tümüyle değiştirilmesine, bu yazı stili ve renklerin geçtiği «ilan», afiş, broşür, «fatura» vb materyaller ile markayı «taşıyan» araç var ise öncelikle tecavüzlü ibarenin mümkün ise silinmesine yahut imhasına, haksız rekabet nedeniyle oluşan zararın karşılığı olarak 40.000.- TL «maddi tazminatın» istemle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» durdurulması ve «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkindir, Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 04.04.2018 tarih ve 2016/8296 Esas- 2018/ …
Bu durumda mahkemenin, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» oluştuğu yönündeki kabulü yerinde olduğundan davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.04.2018 tarih 2016/8296 Esas- 2018/2385 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkemece verilen usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8296 E. , 2018/2385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.07.2014 tarih ve 2011/203-2014/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; “...” ibaresinin 11.08.2009 tarihi itibariyle 10 yıllık süre boyunca süt ve süt ürünleri açısından müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin “...” markası altında ve benzer şekilde süt ve süt ürünlerini ambalajlayıp sattığını, “...” ibaresinin altında “...” ile üstünde “... Eş Anlamlı” ibarelerini kullandığını, davalı şirketin müvekkiline ait olan markayı kullanarak haksız rekabet yarattığını, davalının bu filleriyle müvekkilinin pazar payını daraltacağını ve zarara uğratacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ve manevi tazminat hakları saklı tutulmak kaydıyla, müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın hesaplanarak şimdilik 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin 12.05.2010 tarihi itibariyle “... Eş Anlamlı ... ...” markasını adına tescil ettirdiğini, satışlarını da bu markayı kullanarak yaptığını, taraf markaları arasında gözle görülür derecede farklılıklar olduğunu, davalının marka tescil belgesindeki “...” ibaresinin yazı şeklinin dahi benzerlik göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “...” markasında asıl ayırt ediciliği sağlayan unsurun “...“ olduğu, davalıya ait “... Eş Anlamlı ... ... + şekil” markasında baskın unsurun “... ...” olduğu, bir bütün olarak markalar arasında benzerlik olmadığı ancak davalının işaretinde kullanılan yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerden dolayı davacı markası ile arasında genel çağrışım kurulabileceğinden iltibasa yol açabilecek seviyede bir benzerlik olduğu, davalının aynı sınıftaki ürünler için bu yazı stili ve renkler dışında sayısız seçeneği varken, bu işaretini kullanmasının davacının bu markayı taşıyan ürünler için tüketiciler nezdinde tesis ettiği güvenden haksız olarak yararlanması sonucunu doğuracağı ve haksız rekabete yol açacağı, davacının yoksun kaldığı kazancın tespiti için bilirkişi
incelemesi yapılması gerektiği ancak davalı tarafın verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacının yoksun kalınan kazanca ilişkin iddialarının ispat edilmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının “...” ibareli markasına davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, davalının “... Eş Anlamlı ... ... + ...” ibareli markasında kullandığı yazı stili ile yeşil, mavi ve kırmızı renklerin benzerliği ortadan kaldıracak şekilde tümüyle değiştirilmesine, bu yazı stili ve renklerin geçtiği ilan, afiş, broşür, fatura vb materyaller ile markayı taşıyan araç var ise öncelikle tecavüzlü ibarenin mümkün ise silinmesine yahut imhasına, haksız rekabet nedeniyle oluşan zararın karşılığı olarak 40.000,00 TL maddi tazminatın istemle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ürünleri üzerindeki markasal kullanımın ve ürün ambalajının davacının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tecavüzün önlenmesi ve 556 sayılı KHK 66. maddesi uyarınca maddi tazminata hükmedilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK 6. maddesi uyarınca marka koruması tescil ile elde edilir ve hükümsüz kılınmadığı sürece markanın tescilli haliyle kullanılması yasal kullanım niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı tescilli “... Eşanlamlı ... ...+şekil” markasını ürünleri üzerinde tescil edildiği haliyle kullandığına göre, bu kullanım davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı halde mahkemece markaya tecavüzün tespiti ve meni ile tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacı ürün ambalajlarının renk ve kompozisyonu itibariyle de TTK hükümlerine göre haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda haksız rekabetin varlığına ilişkin olarak markasal unsurların varlığı da dikkate alınmak suretiyle ürünler üzerinde aynı renk ve yazı stili kullanımının haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Oysa ki, davalının markasal kullanımı yasal kullanım olduğundan haksız rekabet değerlendirmesinde dikkate alınamaz. Bu durumda tarafların ürünleri üzerindeki markasal unsurlar dışında kalan renk ve ambalaj kompozisyonu karşılaştırılarak ürün ambalajları bakımından haksız rekabetin değerlendirilmesi gerekirken, markasal unsurlar da dikkate alınarak haksız rekabetin varlığına kanaat getirilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda yazılı olan gerekçelerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419617800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz