İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3983 E. 2023/6136 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
know-how↗ faturanın tebliği↗ ticari defter ibrazı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ bedelsizlik↗ işlemiş faiz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca şirketin bölünerek...'daki merkezinin davacı şirket tarafından, Edirne'deki şubesinin yeni kurulan davalı şirket tarafından işletileceğini, bu kapsamda ...şubesinin envanteri, demirbaşları vs. bilumum hak ve alacaklarının yeni kurulan davalı şirkete devredileceğini, protokol uyarınca ...şubesinde bulunan ve devredilen sabit kıymetlere ilişkin fatura düzenlenip davalıya gönderilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokolde sadece alacaklar arası fark nedeniyle 275.509,90 TL'nin davalı tarafından davacıya ödeneceği kararlaştırılmış olup protokolün C-1. maddesinde "...şirket ortağı Özcan Turan, ...şubesini envanteri, demirbaşları, know how ve bilumum hak ve alacakları tamamen devralacak ve işbu şubeyi Sia Analiz Laboratuvarı Ltd.Şti.'ne devredecektir" hükmünün düzenlendiği, C-2. maddesinde alacak ve borçlar da taksim edilmiş olup son cümlesinde "...imza tarihinden itibaren hak ve alacak talep edemeyecektir." hükmünün kararlaştırıldığı, tüm bu hususlara göre bölünmenin gerçekleştirildiği, davaya konu faturalar tebliğ edilmemiş olup davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturalara konu malların protokolde bahsedilen malların dışında mallar olduğu iddia edilmediği gibi aksine davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde "Taraflar arasında cihazların davalı şirkete devrinin belli bir miktar üzerinden yapılması gerektiği hususunda taraflar mutabık kalmıştır" denilerek faturaya konu malların protokol gereğince davalı şirkete devredilen mallar olduğunun beyan edildiği, protokolde alacak ve borçların taksim edildiği ve imza tarihinden itibaren hak ve alacak talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı dikkate alındığında söz konusu malların devri için ücret talep edileceği kararlaştırılmadığı gibi tam aksine başkaca hak ve alacak talep edilemeyeceği hükmü ile birlikte alacak borç bölüştürülmesinin de yapıldığı dikkate alındığında dava konusu malların devrinin bölüştürme sırasında dikkate alındığı, bu mallara ilişkin bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın savunma yapmadığını, defterlerini ve delillerini ibrazdan kaçındığını, Mahkemece protokol hükümlerinin hatalı yorumlandığını, protokolün C-2/2. paragrafında davacı şirketin alacağı olan 275.509,90 TL'nin davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalıya sabit kıymet olarak fatura edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokolün C-2 maddesi uyarınca davalı tarafından devralınan ...şubesinin alacak farkı olan 275.509,90 TL’yi İstanbul şubesine ödemesi ve bu ödeme ile ilgili olarak tarafların ayrıca protokol yapmasının kararlaştırıldığı, ancak bu konuda ayrı bir protokol yapılmadığının anlaşıldığı, davalının söz konusu tutarı ödediği yönünde bir savunma da bulunmadığı, takibe konu faturalar menkul mal açıklamalı olarak düzenlenmiş olsa da protokolde belirtilen davacı alacak tutarı ile faturaların KDV’siz toplam tutarının aynı olduğu dikkate alındığında davacının protokole konu alacak farkı alacağını menkul mal faturası olarak faturalandırdığının anlaşıldığı, protokolde düzenlenen bir alacak kaleminin alacaklı tarafça farklı bir isimle faturalandırılmış olmasının söz konusu alacağın talep edilmesine engel teşkil etmeyeceği, protokolde davalıya yapılan şube devri nedeniyle şubede yer alan demirbaşların bedel mukabilinde devredileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı ve davacının 275.509,90 TL alacağının KDV hariç alacak tutarı olduğu belirtilmediğine göre davacının KDV talebinin haksız olduğu, davacının işlemiş faiz talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 275.509,90 TL asıl alacak üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi suretiyle devamına, fazla istemin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibinde 5 adet toptan satış faturasına dayanıldığını, takipte dayanılmayan protokol esas alınarak alacağın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, fatura düzenlenmesinin alacağın ispatı için yeterli olmadığını, protokol hükümlerinin yanlış yorumlandığını, gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olduğunu, protokolde envanterin, demirbaşların müvekkili tarafından bedelsiz olarak devralınacağının düzenlendiğini, herhangi bir bedel belirtilmediğini, protokolün 2. maddesindeki 275.509,90 TL alacak farkının, bedelsiz bölünmesi kararlaştırılan şube ve merkezin piyasadaki müşteri alacaklarının da taraflar arasında bölünmesi sonucu ortaya çıkan fark olup bu tutara ilişkin ayrıca protokol yapılacağının belirtildiğini, söz konusu tutarın davacının alacağına dayanak gösterdiği fatura içeriğindeki cihazların (envanter/demirbaş) bedeli olduğu yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığını, davacının KDV talebinin de haksız olduğunu, bilirkişi incelemesinin hatalı ve eksik yapıldığını, müvekkiline ticari defterlerini ibraz için ihtarlı süre verilmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince KDV ile faiz başlangıcı değiştirilerek hüküm kurulduğunu, bu değerlendirmeye katılmadıklarını, davalıya devri sağlanan malların KDV'sinin davalıya yansıtılmasının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, KDV isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7279 E. 2022/4066 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 50.000.- Euro manevi, 275.000 Euro.- «maddi tazminata» ilişkin davasının reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12739 E. 2012/19755 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · ek prim · kâr payı · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı tarafa ait iş yerinde meydana gelen «hasarın» 3.800 TL olarak tespit ve hesap edildiği, hasarın binanın ortak yerlerindeki arızadan meydana geldiği, binada bulunan tüm kat maliklerinin arsa «payı» oranında zarara katılmaları gerektiği, davacının davalı sigorta şirketi dışında diğer davalılara yönelik davasını atiye terkettiği, hasarın poliçe «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın Yapı Kredi Sigorta A.Ş. bakımından kabulüne karar verilmiştir.
2-Ancak, davalı sigorta şirketi sadece işyerinde bulunan demirbaş ve emtia «hasarına» «teminat» verildiğini, bina hasarının teminat dışı olduğunu savunmuş, mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan bina hasarı yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, bina «hasarının» «teminat» dışı olduğu kabul edilerek bu kalem istem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davalının tanzim ettiği poliçe incelendiğinde poliçede demirbaş ve emtia için «prim» alındığı, ayrıca poliçenin açıklama kısmında da satış mağazasında bulunan bilumum demirbaş, tesisat, tertibat, dekorasyon için 30.000.000.000 TL, ayrıca sigortalının iş konusu ile ilgili bilumum emtia için de 100.000.000.000 TL üzerinden sigorta yapıldığı belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3983 E. , 2023/6136 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca şirketin bölünerek...'daki merkezinin davacı şirket tarafından, Edirne'deki şubesinin yeni kurulan davalı şirket tarafından işletileceğini, bu kapsamda ...şubesinin envanteri, demirbaşları vs. bilumum hak ve alacaklarının yeni kurulan davalı şirkete devredileceğini, protokol uyarınca ...şubesinde bulunan ve devredilen sabit kıymetlere ilişkin fatura düzenlenip davalıya gönderilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokolde sadece alacaklar arası fark nedeniyle 275.509,90 TL'nin davalı tarafından davacıya ödeneceği kararlaştırılmış olup protokolün C-1. maddesinde "...şirket ortağı Özcan Turan, ...şubesini envanteri, demirbaşları, know how ve bilumum hak ve alacakları tamamen devralacak ve işbu şubeyi Sia Analiz Laboratuvarı Ltd.Şti.'ne devredecektir" hükmünün düzenlendiği, C-2. maddesinde alacak ve borçlar da taksim edilmiş olup son cümlesinde "...imza tarihinden itibaren hak ve alacak talep edemeyecektir." hükmünün kararlaştırıldığı, tüm bu hususlara göre bölünmenin gerçekleştirildiği, davaya konu faturalar tebliğ edilmemiş olup davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturalara konu malların protokolde bahsedilen malların dışında mallar olduğu iddia edilmediği gibi aksine davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde "Taraflar arasında cihazların davalı şirkete devrinin belli bir miktar üzerinden yapılması gerektiği hususunda taraflar mutabık kalmıştır" denilerek faturaya konu malların protokol gereğince davalı şirkete devredilen mallar olduğunun beyan edildiği, protokolde alacak ve borçların taksim edildiği ve imza tarihinden itibaren hak ve alacak talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı dikkate alındığında söz konusu malların devri için ücret talep edileceği kararlaştırılmadığı gibi tam aksine başkaca hak ve alacak talep edilemeyeceği hükmü ile birlikte alacak borç bölüştürülmesinin de yapıldığı dikkate alındığında dava konusu malların devrinin bölüştürme sırasında dikkate alındığı, bu mallara ilişkin bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın savunma yapmadığını, defterlerini ve delillerini ibrazdan kaçındığını, Mahkemece protokol hükümlerinin hatalı yorumlandığını, protokolün C-2/2. paragrafında davacı şirketin alacağı olan 275.509,90 TL'nin davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalıya sabit kıymet olarak fatura edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokolün C-2 maddesi uyarınca davalı tarafından devralınan ...şubesinin alacak farkı olan 275.509,90 TL’yi İstanbul şubesine ödemesi ve bu ödeme ile ilgili olarak tarafların ayrıca protokol yapmasının kararlaştırıldığı, ancak bu konuda ayrı bir protokol yapılmadığının anlaşıldığı, davalının söz konusu tutarı ödediği yönünde bir savunma da bulunmadığı, takibe konu faturalar menkul mal açıklamalı olarak düzenlenmiş olsa da protokolde belirtilen davacı alacak tutarı ile faturaların KDV’siz toplam tutarının aynı olduğu dikkate alındığında davacının protokole konu alacak farkı alacağını menkul mal faturası olarak faturalandırdığının anlaşıldığı, protokolde düzenlenen bir alacak kaleminin alacaklı tarafça farklı bir isimle faturalandırılmış olmasının söz konusu alacağın talep edilmesine engel teşkil etmeyeceği, protokolde davalıya yapılan şube devri nedeniyle şubede yer alan demirbaşların bedel mukabilinde devredileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı ve davacının 275.509,90 TL alacağının KDV hariç alacak tutarı olduğu belirtilmediğine göre davacının KDV talebinin haksız olduğu, davacının işlemiş faiz talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 275.509,90 TL asıl alacak üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi suretiyle devamına, fazla istemin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibinde 5 adet toptan satış faturasına dayanıldığını, takipte dayanılmayan protokol esas alınarak alacağın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, fatura düzenlenmesinin alacağın ispatı için yeterli olmadığını, protokol hükümlerinin yanlış yorumlandığını, gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olduğunu, protokolde envanterin, demirbaşların müvekkili tarafından bedelsiz olarak devralınacağının düzenlendiğini, herhangi bir bedel belirtilmediğini, protokolün 2. maddesindeki 275.509,90 TL alacak farkının, bedelsiz bölünmesi kararlaştırılan şube ve merkezin piyasadaki müşteri alacaklarının da taraflar arasında bölünmesi sonucu ortaya çıkan fark olup bu tutara ilişkin ayrıca protokol yapılacağının belirtildiğini, söz konusu tutarın davacının alacağına dayanak gösterdiği fatura içeriğindeki cihazların (envanter/demirbaş) bedeli olduğu yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığını, davacının KDV talebinin de haksız olduğunu, bilirkişi incelemesinin hatalı ve eksik yapıldığını, müvekkiline ticari defterlerini ibraz için ihtarlı süre verilmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince KDV ile faiz başlangıcı değiştirilerek hüküm kurulduğunu, bu değerlendirmeye katılmadıklarını, davalıya devri sağlanan malların KDV'sinin davalıya yansıtılmasının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, KDV isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981488600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz