Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4105 E. 2023/6309 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tacirler arası satım↗ ayıp↗ tacirler arası dava↗ ihtar↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dile getirdiği gibi asfalt plentindeki filtrenin ne markasının, ne de konumlandırma şeklinin asfalt plentinde herhangi bir ayıp oluşturmadığı, keza 09.06.2012 tarihinde yüklü ve yüksüz testleri yapılmak üzere teslim edilen asfalt plentinin uzun bir süre sorunsuz çalıştığı, buna ilişkin verilen servis hizmetlerine ilişkin de davacı tarafın herhangi bir ihtirazi kaydının yer almadığı, yine davacı tarafça açıkça sipariş edilen asfalt plentine ilişkin filtre kısmına dair herhangi bir özel tercihte bulunulmadığı gibi, teslim edildikten sonra da itirazının olmadığı, keza filtrenin ilk bakışta farklı olabileceğinin de sabit olduğu, buna göre varsa filtreden kaynaklanan itirazının teslim anında veya teslimden sonra en yakın ilk inceleme ile yapıp davalıya bildirmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir ihtar ve bildirimde de bulunulmadığı, ayıp olmamasına rağmen ayıp varsa davacı tarafın bunu ayıp süreleri içerisinde davalıya bildirmesi gerekmesine rağmen bildirmediği, asfalttaki bozulmanın davalının makinasındaki üretimden ve filtreden kaynaklı olduğunun söylenemeyeceği, davalı tarafça davacıya açık veya gizli ayıplı bir asfalt plenti ve ona bağlı filtre satışının olmadığı, bu nedenle de davalıdan talep edebileceği herhangi bir zarar kaleminin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, sunulan uzman mütalaası ile çelişkinin giderilmediğini, itirazlarının karşılanmadığını, malın ayıplı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tacirler arası satıma konu asfalt plentinin filtre sisteminin sözleşmeye aykırı dizayn edildiği ve ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi birinci fıkrası c bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6817 E. 2024/3126 K.
Ortak:ihtar · cy/cy kaydı · teslim
İncelediğiniz kararda… yısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dile getirdiği gibi asfalt plentindeki filtrenin ne markasının, ne de konumlandırma şeklinin asfalt plentinde herhangi bir «ayıp» oluşturmadığı, keza 09.06.2012 tarihinde yüklü ve yüksüz testleri yapılmak üzere «teslim» edilen asfalt plentinin uzun bir süre sorunsuz çalıştığı, buna ilişkin verilen servis hizmetlerine ilişkin de davacı tarafın herhangi bir ihtirazi «kaydının» yer almadığı, yine davacı tarafça açıkça sipariş edilen asfalt plentine ilişkin filtre kısmına dair herhangi bir özel tercihte bulunulmadığı gibi, teslim edildikten sonra da itirazının olmadığı, keza filtrenin ilk bakışta farklı olabileceğinin de sabit olduğu, buna göre varsa filtreden kaynaklanan itirazının teslim anında veya teslimden sonra en yakın ilk inceleme ile yapıp davalıya bildirmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir «ihtar» ve bildirimde de bulunulmadığı, ayıp olmamasına rağmen ayıp varsa davacı tarafın bunu ayıp süreleri içerisinde davalıya bildirmesi gerekmesine rağmen bildirmediği, …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 29.05.2013 tarihli Kiralama ve Menkul Satış Vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 6 maddeden ibaret olduğunu, sözleşme kapsamında davalının sözleşmede tanımlanan asfalt plentini «teslim» ettiğini, müvekkilinin Kadıköy 30.
… ra bedeli ödenmesinin düzenlendiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin kendisine yüklediği tüm edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, plentinin zilliyetliğini «kira ilişkisi» çerçevesinde davacıya verdiğini, buna karşılık davacının sözleşme gereğince yüklendiği kira ödeme borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle «ihtarname» keşide edildiğini, ihtarnamede kira borcunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi aksi takdirde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 315 inci maddesi gereğince «kira sözleşmelerinin» feshedilebileceğinin «ihtar» edildiğini, 10 günlük süre geçmesine davacı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin karma bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmenin temelini kira ilişkisi oluşturduğunu, davacı tarafın kira bedellerini ödemede «temerrüde» düştüğünden İstanbul Anadolu 15.
Hukuk Dairesinden kaldırma kararı ile iade edilerek 2021/556 Esasına «kaydının» yapıldığı, dosyanın «derdest» olduğunun anlaşıldığı, bu dosyada görülen davada; İstanbul Anadolu 15.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · finansal kiralama sözleşmesi · zilyetlik · eda davası · finansal kiralama · sözleşmenin iptali · emredici hüküm · sözleşmenin feshi
Benzer bu karardaNoterliğinin 05.08.2013 tarih, 45146 yevmiye no.lu «temliknamesini» davalıya verdiğini, bu temlik kapsamında 09.09.2013 tarihinde 500.000,00 TL, 09.10.2013 tarihinde 500.000,00 TL, 27.01.2014 tarihinde 833.000,00 TL, 12.03.2014 tarihinde 380.000,00 TL, 06.06.2014 tarihinde 165.000,00 TL, 16.06.2014 tarihinde 135.000,00 TL, 11.09.2014 tarihinde 300.000,00 TL, 15.07.2015 tarihinde 287.000,00 TL olmak üzere toplam 3.100.000,00 TL'nin davalıya ödendiğini, 31.05.2013 tarihinde 500.000,00 TL, 16.08.2013 tarihinde 300.000,00 TL «havale» yapıldığını, davalıya 29.05.2013 tarihli sözleşme kapsamında 3.900.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının bu sözleşmeyi bazı zamanlar «kira sözleşmesi», bazı zamanlar taksitli satış bazı zamanlar da «finansal kiralama sözleşmesi» kapsamında yorumlayarak kendisine haksız menfaat teminini amaçladığını, bu kapsamdaki davranışlarının müvekkilinin olumlu çabalarına rağmen giderilmediğini, sözleşmenin kira sözleşmesi ve finansal kiralama sözleşmesi olarak tanımlanamayacağını, sözleşmenin 3.2.2 maddesinin hukuka ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, sözleşmenin 4 üncü maddesinin yasanın «emredici» hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek sözleşme konusu bennighoven ECO4000/320 Asvalt Plenti'nin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitine, davalının talep edebileceği KDV oranının tespitine, davalının 29.05.2013 tarihli sözleşmenin 3.2.2 maddesi kapsamında finansal «masraf» isteyemeyeceğinin tespitine, davalının 29.05.2013 tarihli sözleşme kapsamında kira talep edemeyeceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
… 2 K. sayılı dosyasında; işbu dosya davalısı tarafından işbu dosya davacısı aleyhine, 29.05.2013 tarihli Kiralama ve Menkul Satış Vaadi Sözleşmesi kapsamında kurulan «kira ilişkisinin» feshine karar verilerek, Beninghoven Marka 1 adet ECO-400/320 Konteyner Tip Asfalt Plentinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebi ile açılan «kira sözleşmesinin iptali davası» olduğu, ilgili dosyada davanın kabulüne karar verilerek, taraflar arasındaki 29.05.2013 tarihli ''Kiralama ve Menkul Satış Vaadi Sözlemesi'' şeklinde düzenlenen sözleşmenin yalnızca ''Kira Sözleşmesi Hükümlerinin'' 6098 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi uyarınca «temerrüt» nedeniyle feshine, davacı tarafından davalıya kiralanan ve davalının «zilyetliğinde» bulunan Beninghoven marka bir adet ECO- 400/320 Konteyner Tip Asfalt Plentinin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verildiği, ilgili dosyanın İstanbul Bölge …
… ra bedeli ödenmesinin düzenlendiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin kendisine yüklediği tüm edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, plentinin zilliyetliğini «kira ilişkisi» çerçevesinde davacıya verdiğini, buna karşılık davacının sözleşme gereğince yüklendiği kira ödeme borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle «ihtarname» keşide edildiğini, ihtarnamede kira borcunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi aksi takdirde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 315 inci maddesi gereğince «kira sözleşmelerinin» feshedilebileceğinin «ihtar» edildiğini, 10 günlük süre geçmesine davacı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin karma bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmenin temelini kira ilişkisi oluşturduğunu, davacı tarafın kira bedellerini ödemede «temerrüde» düştüğünden İstanbul Anadolu 15.
Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile «kira sözleşmesinin feshi» ile menkulün müvekkili davalıya iadesine karar verildiğini savunarak davaya konu davacının iddiasının İstanbul Anadolu 15.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4105 E. , 2023/6309 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Bennighoven firmasının Türkiye distribütörü olan davalı Tekno İnşaat ... A.Ş.'den 07.02.2012 tarihli sözleşme ile 1 adet Benninghoven Eco-240 asfalt plent alımı yaptığını, Konya-Akşehir kara yolu yapım işinde kullanılmak üzere Kadınhanı şantiyesine kurulan makine ile binder tabakası üretim ve serimine 24.04.2013 tarihinde başlanıldığını, ilk olarak üretilen binderden alınan numunelerin laboratuar testinde bitüm ve filler oranlarında anormallikler tespit edildiğini, davalıya konunun bildirilmesi üzerine davalının teknik elemanlarının 25.04.2013 tarihli servis formu ile ürünün bakımlarını yaparak sorunları giderdiklerini ifade ettiklerini, daha sonra binder tabakasının yola serimine devam edildiğini, ancak ulaşıma açılan yolun binder tabakasında araç lastiklerinin sebep olduğu oluklanma (rutting) meydana geldiğini, bu durumun davalıya bildirildiğini ve binder imalatının durduğunu, ancak davalı servis elemanlarının plentte sorun olmadığını ileri sürdüklerini, plentten kaynaklanan nedenlerle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, ayıp nedeniyle eksik yapılan asfalt üretim miktarı imalat süresini ve işin tamamlanmasını uzattığı için müvekkilin artan işçilik işletme, nakliye, yönetim vs.
giderlerinden kaybın miktar ve süre ile parasal karşılığının tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eksik üretimden müvekkilinin elde edeceği karın tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL'nin ticari faizi ile davalıdan tahsiline, plentteki kusurun giderilmesi için gereken süreden kaynaklanan kayıp nedeniyle 50.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Kadınhanı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/7 D.İş sayılı dosyası kapsamında 05.11.2013 tarihli bilirkişi raporuyla hesaplanan plentte mevcut olan gizli ayıbın neden olduğu yol ile ilgili zarar kapsamında binder tabakası yapım bedeli 1.167.724,80 TL, bitümlü temel tabakası yapım bedeli 1.654.732,80 TL, yol üst yapısı kazıma, yükleme ve nakletme bedeli 252.988,80 TL ve trafik işaretleme malzemeleri, işaretçi, yol aktarımı yapmak için servis yolu teşkili için şimdilik 80.000,00 TL ile bu güne kadar yapılan keşif, bilirkişi incelemesi, laboratuar tetkiki, değişik iş dosyalarından yapılan yargılama giderleri için 59.145,00 TL olmak üzere toplam 3.364.591,40 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya satışı yapılan dava konusu makinenin ayıpsız olduğunu, kaldı ki davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dile getirdiği gibi asfalt plentindeki filtrenin ne markasının, ne de konumlandırma şeklinin asfalt plentinde herhangi bir ayıp oluşturmadığı, keza 09.06.2012 tarihinde yüklü ve yüksüz testleri yapılmak üzere teslim edilen asfalt plentinin uzun bir süre sorunsuz çalıştığı, buna ilişkin verilen servis hizmetlerine ilişkin de davacı tarafın herhangi bir ihtirazi kaydının yer almadığı, yine davacı tarafça açıkça sipariş edilen asfalt plentine ilişkin filtre kısmına dair herhangi bir özel tercihte bulunulmadığı gibi, teslim edildikten sonra da itirazının olmadığı, keza filtrenin ilk bakışta farklı olabileceğinin de sabit olduğu, buna göre varsa filtreden kaynaklanan itirazının teslim anında veya teslimden sonra en yakın ilk inceleme ile yapıp davalıya bildirmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir ihtar ve bildirimde de bulunulmadığı, ayıp olmamasına rağmen ayıp varsa davacı tarafın bunu ayıp süreleri içerisinde davalıya bildirmesi gerekmesine rağmen bildirmediği, asfalttaki bozulmanın davalının makinasındaki üretimden ve filtreden kaynaklı olduğunun söylenemeyeceği, davalı tarafça davacıya açık veya gizli ayıplı bir asfalt plenti ve ona bağlı filtre satışının olmadığı, bu nedenle de davalıdan talep edebileceği herhangi bir zarar kaleminin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, sunulan uzman mütalaası ile çelişkinin giderilmediğini, itirazlarının karşılanmadığını, malın ayıplı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tacirler arası satıma konu asfalt plentinin filtre sisteminin sözleşmeye aykırı dizayn edildiği ve ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi birinci fıkrası c bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981483800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz