İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1976 E. 2023/5895 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapak hesabı↗ gecikme tazminatı↗ teslimde gecikme↗ kısmi kabul↗ geç teslim↗ kabul beyanı↗ sevk irsaliyesi↗ ihtirazi kayıt↗ icra inkâr tazminatı↗ irsaliye↗ vekâlet ücreti↗ cy/cy şerhi↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ ifa↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ ihbar↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ iflas↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın konusunun Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında bilirkişi raporunda belirlenen ve ilgili davada saklı tutulan miktara ilişkin olduğu, daha önceki davaya konu edilen 2 makine dışındaki diğer 4 makinenin süresinden sonra davalıya teslim edilmesine rağmen ihtirazi kayıt bulunmaksızın davalının makineleri teslim aldığı anlaşılmakla, davacının bu makinelerle ilgili alacağını talep edebileceği, performans değerlerine göre yapılan indirim sonucu 6 adet makinenin bedelinin hesaplandığı, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 209.281,50 TL tutarında alacağı bulunduğu, bu alacak tutarından Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi (yeni İstanbul Anadolu 15.Asliye Ticaret Mahkemesi) dosyasında kesinleşen 9.000,00 TL tutarındaki alacağın mahsubu ile davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam alacak tutarının 209.281,50 TL olduğu, bu alacak tutarına 09.12.2009 - 21.02.2013 dönemi için 102.202,04 TL işlemiş faiz talep edebileceği, takipteki talebin 102.031,97 TL olması sebebiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline ve alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, İlk Derece Mahkemesinin sadece icra dosyası kapak hesabının çıkartılması için bilirkişi incelemesi yaptırdığını, esasa dair hiçbir inceleme yapılmadığını, davalının, sözleşme konusu makineleri hukuken teslim almadığını ve ihtirazi kayıt bildirme imkanına kavuştuğu ilk anda da davacıya ihbarda bulunduğunu, sözleşme konusu makinelerin performans testinden % 95 ve üzeri sonuç aldığı takdirde müvekkili davalı tarafından kabul edilmiş sayılacağını, geçici olarak, test edilmek amacıyla teslim alınan makinelerin performans testinden geçemediğini ve müvekkili davalının tutanak tutarak davacıya uyarıda bulunduğunu, makinelerin geç teslim edildiğini, taraflar arasında 14.11.2005 tarihli bir protokol düzenlendiğini, bu protokolde, "6 adet makinenin tamamı teslim edilmemiş olmasına rağmen, teslim edilen bu 2 makinenin ödemesinin sözleşmenin ilgili maddelerinde yazılı olan kalite, performans ve gecikmeye ilişkin hususlar sabit kalmak kaydı ile yapıldığını imalatçı (Doğrusöz Makine) kabul ve beyan eder." hükmüne yer verildiğini, davacının, davalının tüm iyi niyetine ve uyarılarına rağmen sözleşmeye uygun ifada bulunmadığından davalının noter kanalıyla bildirimde bulunularak davacıya, makinelerin geç teslim edildiğini bir kez daha bildirdiğini ve performans testinden geçemeyen makinelerin sözleşmeye uygun hale getirilmesi ve gecikme tazminatının ödenmesini ihtar ettiğini, sözleşmenin 7.1 maddesinin açık hükmü, sevk irsaliyesi üzerine düşülen "deneme çalışmaları için sevk edilmiştir" şerhi, 14.11.2005 tarihli protokol ve iki ayrı noter ihtarnamesi söz konusuyken müvekkili davalının, makineleri ihtirazi kayıtla teslim almadığını kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkil davalının, makineleri hiçbir şekilde hukuken teslim almadığını, davacının hiçbir şekilde sözleşmeye uygun bir teslim gerçekleştirmediğini, davacının edimini sözleşmede belirlenen zamanda ve şekilde ifa etmediği konusunda bir çekişme olmadığına göre yapılması gerekenin sözleşmeye aykırı bu davranışa bağlanan hukuki yaptırımın uygulanması olduğunu, müvekkilinin, makineleri testlerini yapmak üzere geçici olarak teslim aldığını ve akabinde makinelerin performansına ve gecikmeye yönelik itirazlarını bildirdiğini, bununla birlikte sözleşmenin 8.1 maddesi gereği imalatçının teslimde gecikmesi sebebiyle cezai şart ödemesi gerektiğini, makineleri hem geç, hem eksik performansla teslim eden davacının, hiçbir cezai yaptırıma uğramadığını, somut olarak ortaya çıkan davalı zararının tazmini için sözleşmede belirlenen yaptırımın uygulanması zorunlu iken gerekçeden yoksun bir şekilde sözleşmenin bir kenara bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararın birbirinden farklı olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen kısım için vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacı, faiz kaleminden 102.051,97 TL talep ettiği halde, talebin 102.031,97 TL'Iik kısmı kabul edildiğini, reddedilen kısım için davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacak likit olduğu halde icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığını, davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelince, İlk Derece Mahkemesince, alacak likit olduğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, takibe vaki itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9665 E. 2012/16732 K.
Ortak:ihtar · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talebin «zamanaşımına» uğradığını, İlk Derece Mahkemesinin sadece icra dosyası «kapak hesabının» çıkartılması için «bilirkişi incelemesi» yaptırdığını, esasa dair hiçbir inceleme yapılmadığını, davalının, sözleşme konusu makineleri hukuken «teslim» almadığını ve «ihtirazi kayıt» bildirme imkanına kavuştuğu ilk anda da davacıya «ihbarda» bulunduğunu, sözleşme konusu makinelerin performans testinden % 95 ve üzeri sonuç aldığı takdirde müvekkili davalı tarafından kabul edilmiş sayılacağını, geçici olarak, test edilmek amacıyla teslim alınan makinelerin performans testinden geçemediğini ve müvekkili davalının tutanak tutarak davacıya uyarıda bulunduğunu, makinelerin «geç teslim» edildiğini, taraflar arasında 14.11.2005 tarihli bir «protokol» düzenlendiğini, bu protokolde, "6 adet makinenin tamamı teslim edilmemiş olmasına rağmen, teslim edilen bu 2 makinenin ödemesinin sözleşmenin ilgili maddelerinde yazılı olan kalite, performans ve gecikmeye ilişkin hususlar sabit kalmak «kaydı» ile yapıldığını imalatçı (Doğrusöz Makine) kabul ve beyan eder." hükmüne yer verildiğini, davacının, davalının tüm iyi niyetine ve uyarılarına rağmen sözleşmeye uygun ifada bulunmadığından davalının noter kanalıyla bildirimde bulunularak davacıya, makinelerin geç teslim edildiğini bir kez daha bildirdiğini ve performans testinden geçemeyen makinelerin sözleşmeye uygun hale getirilmesi ve «gecikme tazminatının» ödenmesini «ihtar» ettiğini, sözleşmenin 7.1 maddesinin açık hükmü, «sevk irsaliyesi» üzerine düşülen "deneme çalışmaları için sevk edilmiştir" «şerhi», 14.11.2005 tarihli protokol ve iki ayrı noter «ihtarnamesi» söz konusuyken müvekkili davalının, makineleri ihtirazi kayıtla teslim almadığını kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkil davalının, makineleri hiçbir şekilde hukuken teslim almadığını, davacının hiçbir şekilde sözleşmeye uygun bir teslim gerçekleştirmediğini, davacının edimini sözleşmede belirlenen zamanda ve şekilde «ifa» etmediği konusunda bir çekişme olmadığına göre yapılması gerekenin sözleşmeye aykırı bu davranışa bağlanan hukuki yaptırımın uygulanması olduğunu, müvekkilinin, makineleri testlerini yapmak üzere geçici olarak teslim aldığını ve akabinde makinelerin performansına ve gecikmeye yönelik itirazlarını bildirdiğini, bununla birlikte sözleşmenin 8.1 maddesi gereği imalatçının «teslimde gecikmesi» sebebiyle «cezai şart» ödemesi gerektiğini, makineleri hem geç, hem eksik performansla teslim eden davacının, hiçbir cezai yaptırıma uğramadığını, somut olarak ortaya çıkan davalı zararının tazmini için sözleşmede belirlenen yaptırımın uygulanması zorunlu iken gerekçeden yoksun bir şekilde sözleşmenin bir kenara bırakılmasının «hakkaniyete» aykırı olduğunu, Mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararın birbirinden farklı olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen kısım için vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacı, faiz kaleminden 102.051,97 TL talep ettiği halde, talebin 102.031,97 TL'Iik «kısmı kabul» edildiğini, reddedilen kısım için davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte «fesih» ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, «sözleşmenin feshine» neden olacak davacı «kusuru» kanıtlanamadığından sadece «teminat» iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup «sözleşmeden doğan» alacakların 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer talepleri …
Dosya içerisindeki belgelerden de davalının fesihten önce bu nedene dayalı olarak davacıya «ihtar» çektiği, 3 değerlendirme dönemi boyunca davalı performansının ortalamanın altında kaldığının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmede performans düşüklüğü «fesih» nedeni olarak kabul edildiğinden «ihtara» rağmen bu hususun düzeltilmemesi davalı yönünden haklı bir fesih nedeni oluşturacaktır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · fesih · feragat · havale · kusur · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte «fesih» ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, «sözleşmenin feshine» neden olacak davacı «kusuru» kanıtlanamadığından sadece «teminat» iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup «sözleşmeden doğan» alacakların 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer talepleri …
1- Davacı vekili, 20.05.2011 «havale» tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ederek gerekçeli dilekçelerini bilahare vereceklerini bildirmişse de, 30.06.2011 havale tarihli dilekçesi ile bu kez yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini istediğinden, bu ikinci dilekçenin temyiz talebinden «feragat» olarak değerlendirilmesi ve davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «franchise sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 35/7. maddesinde performansın yetersiz bulunduğu hallerde davalıya sözleşmeyi «fesih» yetkisi tanınmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4080 E. 2020/1024 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3079 E. 2019/4329 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · özel dava şartı · sigorta teminatı · riziko · fesih · yasal faiz · kusur · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «poliçe özel şartlarının» 5.2.2’e maddesine göre sigortalı iş sözleşmesinin iş veren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı veya geçerli nedenle feshedilmesi halinde «rizikonun» «teminat» dışında olacağı, davalı tarafça davacının iş akdinin dava dışı işverenince performans düşüklüğü nedenine bağlı olarak haklı nedenle feshedildiğinin ileri sürüldüğü, ancak iş verenin davacının akdini feshederken herhangi bir kasıt, «kusur» veya performans düşüklüğü sebebinden bahsedilmediği, davalı tarafın teminatın poliçe kapsamı dışında olduğuna dair her hangi bir delil «ibraz» etmediği, bu durumda dosya kapsamına göre «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçeye göre 8.188,14 TL tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 8.188,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği, taraflar arasında düzenlenen Gelir Koruma Sigorta Poliçesi «özel şartlarının» 5.3.2. e maddesi gereğince bu halin «sigorta teminatı» dışında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir
Ancak, gelir koruması sigortası «özel şartlarının» 5.3.2.e maddesine göre iş akdinin geçerli nedenle feshi halinin sigorta kapsamının dışında olduğu belirtilmiştir.
Davacının da imzasının olduğu 14.03.2014 tarihli “«fesih» bildirimi” başlıklı belgeye göre iş akdinin performans düşüklüğünden kaynaklı olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18 maddeleri uyarınca geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1976 E. , 2023/5895 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ambalaj ve su şişeleme makineleri üretimi yapan müvekkilinin davalıya makine sattığını, satış bedelinin ödenmemesi üzerine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 9.000,00 TL'nin tahsili için davalı aleyhine pilot dava açtıklarını, Kadıköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/172 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda, müvekkilinin talep edebileceği alacağın 218.281,50 TL olduğu tespit edilerek taleple bağlılık ilkesi gereğince 9.000,00 TL'nin tahsiline karar verildiğini, kararın sadece müvekkili tarafından temyiz edildiğini ve faiz başlangıç tarihi bakımından müvekkili yararına bozulduğunu, davalı yanın ise bu karara karşı temyiz isteminde bulunmadığını ve bu suretle müvekkilinin davalıdan olan alacağının 218.281,50 TL olduğunun kesinleştiğini, bunun üzerine müvekkilince bakiye alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde makinelerin test edilmek üzere müvekkili fabrikaya ''deneme çalışmaları için sevk edilmiştir'' şerhi ile ve test edilmek üzere geçici olarak teslim edildiğini, test sonuçları olumsuz çıktığından müvekkili tarafından kabul edilmediğini, makinelerin geçici yada kesin kabulünün hiç bir şekilde yapılmadığını, takibin haksız olduğunu, davacının henüz kesinleşmeyen mahkeme kararını icraya konu etmesi sebebiyle takibe haklı olarak itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın konusunun Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında bilirkişi raporunda belirlenen ve ilgili davada saklı tutulan miktara ilişkin olduğu, daha önceki davaya konu edilen 2 makine dışındaki diğer 4 makinenin süresinden sonra davalıya teslim edilmesine rağmen ihtirazi kayıt bulunmaksızın davalının makineleri teslim aldığı anlaşılmakla, davacının bu makinelerle ilgili alacağını talep edebileceği, performans değerlerine göre yapılan indirim sonucu 6 adet makinenin bedelinin hesaplandığı, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 209.281,50 TL tutarında alacağı bulunduğu, bu alacak tutarından Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi (yeni İstanbul Anadolu 15.Asliye Ticaret Mahkemesi) dosyasında kesinleşen 9.000,00 TL tutarındaki alacağın mahsubu ile davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam alacak tutarının 209.281,50 TL olduğu, bu alacak tutarına 09.12.2009 - 21.02.2013 dönemi için 102.202,04 TL işlemiş faiz talep edebileceği, takipteki talebin 102.031,97 TL olması sebebiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline ve alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, İlk Derece Mahkemesinin sadece icra dosyası kapak hesabının çıkartılması için bilirkişi incelemesi yaptırdığını, esasa dair hiçbir inceleme yapılmadığını, davalının, sözleşme konusu makineleri hukuken teslim almadığını ve ihtirazi kayıt bildirme imkanına kavuştuğu ilk anda da davacıya ihbarda bulunduğunu, sözleşme konusu makinelerin performans testinden % 95 ve üzeri sonuç aldığı takdirde müvekkili davalı tarafından kabul edilmiş sayılacağını, geçici olarak, test edilmek amacıyla teslim alınan makinelerin performans testinden geçemediğini ve müvekkili davalının tutanak tutarak davacıya uyarıda bulunduğunu, makinelerin geç teslim edildiğini, taraflar arasında 14.11.2005 tarihli bir protokol düzenlendiğini, bu protokolde, "6 adet makinenin tamamı teslim edilmemiş olmasına rağmen, teslim edilen bu 2 makinenin ödemesinin sözleşmenin ilgili maddelerinde yazılı olan kalite, performans ve gecikmeye ilişkin hususlar sabit kalmak kaydı ile yapıldığını imalatçı (Doğrusöz Makine) kabul ve beyan eder." hükmüne yer verildiğini, davacının, davalının tüm iyi niyetine ve uyarılarına rağmen sözleşmeye uygun ifada bulunmadığından davalının noter kanalıyla bildirimde bulunularak davacıya, makinelerin geç teslim edildiğini bir kez daha bildirdiğini ve performans testinden geçemeyen makinelerin sözleşmeye uygun hale getirilmesi ve gecikme tazminatının ödenmesini ihtar ettiğini, sözleşmenin 7.1 maddesinin açık hükmü, sevk irsaliyesi üzerine düşülen "deneme çalışmaları için sevk edilmiştir" şerhi, 14.11.2005 tarihli protokol ve iki ayrı noter ihtarnamesi söz konusuyken müvekkili davalının, makineleri ihtirazi kayıtla teslim almadığını kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkil davalının, makineleri hiçbir şekilde hukuken teslim almadığını, davacının hiçbir şekilde sözleşmeye uygun bir teslim gerçekleştirmediğini, davacının edimini sözleşmede belirlenen zamanda ve şekilde ifa etmediği konusunda bir çekişme olmadığına göre yapılması gerekenin sözleşmeye aykırı bu davranışa bağlanan hukuki yaptırımın uygulanması olduğunu, müvekkilinin, makineleri testlerini yapmak üzere geçici olarak teslim aldığını ve akabinde makinelerin performansına ve gecikmeye yönelik itirazlarını bildirdiğini, bununla birlikte sözleşmenin 8.1 maddesi gereği imalatçının teslimde gecikmesi sebebiyle cezai şart ödemesi gerektiğini, makineleri hem geç, hem eksik performansla teslim eden davacının, hiçbir cezai yaptırıma uğramadığını, somut olarak ortaya çıkan davalı zararının tazmini için sözleşmede belirlenen yaptırımın uygulanması zorunlu iken gerekçeden yoksun bir şekilde sözleşmenin bir kenara bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararın birbirinden farklı olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen kısım için vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacı, faiz kaleminden 102.051,97 TL talep ettiği halde, talebin 102.031,97 TL'Iik kısmı kabul edildiğini, reddedilen kısım için davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacak likit olduğu halde icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığını, davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelince, İlk Derece Mahkemesince, alacak likit olduğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, takibe vaki itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981410900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz