6102TTK Türk Ticaret Kanunu

SIM kart değişikliği dolandırıcılığında banka ile GSM operatörü arasında kusur paylaşımı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7093 E. 2023/6567 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

SIM kart değişikliği (SIM swap) yoluyla gerçekleştirilen internet bankacılığı dolandırıcılığında hem banka hem GSM operatörü kusurludur; banka mevduatı ve SMS tabanlı güvenliği korumakla yükümlü olmakla birlikte, dolandırıcılık SIM karta gelen tek kullanımlık şifre ile tamamlandığından SIM değişikliğinin gerçek hat sahibince yapılıp yapılmadığını yeterince incelemeyen operatör daha fazla (yaklaşık %75) kusurludur; eşit kusur paylaşımı isabetli değildir. Ayrıca kesinlik sınırının altında kalan miktar bakımından temyiz dilekçesinin reddi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Temyize konu miktarın kesinlik sınırının altında kalması (davacı temyizi) → ret

Gerekçe: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar HMK 362 uyarınca temyiz edilemez; temyize konu miktar sınırın altında kalıyorsa HMK 366 atfıyla HMK 352/1-b uyarınca temyiz dilekçesinin reddi gerekir. Davacı yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Banka ile GSM operatörü arasında kusur paylaşımı (SIM kart dolandırıcılığı) → ret

İddia: Davacı banka, SIM kart kopyalanmasaydı zararın doğmayacağını, bunu engelleyemeyeceği için kendisine kusur atfedilemeyeceğini; davalı operatör ise sadece iletişim hizmeti verdiğini, mevduat ve internet bankacılığı güvenliğinden bankanın sorumlu olduğunu, kusurunun ispatlanamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bir güven kurumu olan bankaların kendilerine tevdi edilen mevduatı koruması, internet bankacılığında SMS sisteminin risklerini araştırıp gerekli tedbirleri alması gerektiğinden doğan zararda banka kusurludur. Ancak dolandırıcılık işlemleri SIM karta gelen tek kullanımlık şifre ile tekemmül ettiğinden, SIM kart değişikliğinin gerçek hat sahibince yapılıp yapılmadığı konusunda gerekli ve yeterli incelemeyi yapmayan operatörün kusuru daha fazladır; eşit kusur yüklenmesi doğru olmayıp operatörün %75 oranında kusurlu kabul edilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi bu kusur oranına uyarak yeniden hüküm kurmuş, karar bu yönüyle bozmaya uygun bulunarak onanmıştır. (Dairenin bozma ilamıyla belirlenip Bölge Adliye Mahkemesince uyularak uygulanan ve onanan gerekçe.)

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

SIM swap dolandırıcılığında banka–GSM operatörü kusur paylaşımı ve operatörün daha ağır kusuru bakımından bağlayıcı temyiz içtihadı.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen alacak kusur paylaşımı SIM kart değişikliği internet bankacılığı güvenliği kesinlik sınırı kazanılmış hak

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • SIM kart değişikliğinde yetersiz inceleme yapan GSM operatörünün ağır kusuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5620 E. 2022/2858 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6770 E. 2018/2284 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/7093 E.  ,  2023/6567 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1300 Esas, 2022/1398 Karar

HÜKÜM

Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka müşterisinin hesabında bulunan toplam 76.000,00 TL’nin bankacılık işlemlerinde kullandığı eşine ait telefon hattına gelen bir aramadan sonra internet bankacılığı kullanılarak üçüncü kişiler tarafından çekildiğinden bahisle müvekkili ile davalı aleyhine dava açıldığını, müvekkili yönünden davanın kabulüne karar verilip kararın kesinleştiğini, kararın onanmasını müteakip müşteri tarafından icra takibi başlatıldığını, takibe konu 150.506,13 TL’nin müvekkilince ödendiğini, 6.690,80 TL kanun yoluna başvuru masrafları da dikkate alındığında müvekkili zararının toplam 157.196,93 TL olduğunu, internet dolandırıcılığı işleminde davalının üzerine düşen dikkat ve özeni göstermediğini, zararın meydana gelmesine kusuru ile sebebiyet verdiğini, zira internet bankacılığında kullanılan telefon hattının üçüncü kişi ya da kişilerce davalının bir bayii aracılığıyla sahte kimlik ibrazı üzerine iptal edilip yeni sim kartı çıkarıldığını, kötüniyetli üçüncü kişilere teslim edildiğini, bu suretle bu hatta gönderilen mobil onay kodunun ele geçirilerek hesabın boşaltıldığını ileri sürerek müşteriye ödenen 157.196,93 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sim kart değişikliğinin müvekkilinin bayi tarafından gerçekleştirildiğini, üçüncü kişilerin fiilleri nedeniyle uygun illiyet bağının ortadan kalkacağını, dava konusu olayla müvekkilinin herhangi bir fiili arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının müvekkili ile banka müşterisinin şifre bilgilerinin üçüncü kişilerin eline geçmesini engellemek amacıyla gereken güvenlik tedbirlerinin alınmasını öngören anlaşma yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2018 tarihli ve 2015/829 E., 2018/571 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 11.934,49 TL'nin dava tarihi olan 26.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.04.2020 tarihli ve 2018/1363 E., 2020/420 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 78.598,46 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 06.04.2022 tarih, 2020/5620 E., 2022/2858 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, davacının kullandığı SIM kartın dava dışı kişilerce sahte kimlik kullanılarak kopyalandığı, davacının müşterisine ait kullanıcı kodu şifre gibi bilgiler girilerek ve değiştirilen SIM karta gelen tek kullanımlık şifre ile zarar doğuran işlemlerin yapıldığı, bir güven kurumu olan bankaların kendilerine tevdi edilen mevduatı koruması, internet bankacılığı işlemlerinde sms sisteminin risklerini araştırması ve gerekli tedbirleri alması gerekli olup doğan zarardan davacı bankanın kusurlu olduğu, ancak, dava konusu dolandırıcılık işlemlerinin SIM karta mesaj yoluyla gelen tek kullanımlık şifrenin kullanılmasıyla tekemmül ettiği, SIM kart değişikliğinin gerçek hat sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı konusunda gerekli ve yeterli incelemeyi yapmayan davalının zararın doğmasında kusurunun daha fazla olduğu, emsal kararlar da gözetildiğinde daha fazla kusurlu olduğu anlaşılan davalının %75 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği, eşit oranda kusur yüklenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kusur oranı bakımından hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 117.897,69 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sim kart kopyalanmasaydı zararın meydana gelmeyeceğini, sim kartın kopyalanmasını engelleyemeyecek olan müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bayinin kendi ad ve hesabına çalıştığını, müvekkilinin acentesi olarak değerlendirilemeyeceğini, sadece iletişim hizmeti veren müvekkilinin müşterilerine mevduat koruma sözünün bulunmadığını, sms güvenliğini ve mevduatı bankaların koruması gerektiğini, taraflar arasında internet bankacılığı ve sms güvenliği hususunda bir anlaşma olmadığından davacının müvekkiline rücu edemeyeceğini, müvekkili ya da bayisinin kusurunun ispatlanamadığını, davalının internet bankacılığı hizmetinin güvenliğini sağlamayan davacı Bankadan daha fazla kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, müşteri bilgilerinin Banka'dan ifşa olduğunu, sms şifresinin internet bankacılığındaki hesaba girmeyi sağlamadığını, müşteri numarası, şifre, parola bilgileri ile girildiğini, bunları Banka ve murinin koruyamadığını, taraflar arasında OTP sözleşmesi bulunmadığından Banka'nın sim kart değişikliği olup olmadığını sorgulamadığını, değiştirilen SIM kartının Banka müşterisi adına değil eşi adına kayıtlı olduğunu, davacının müşterisine hemen ödeme yapmayarak zararın artmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rücuen alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesi kararı Dairemizin 06.04.2022 tarih, 2020/5620 E. ve 2022/2858 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı, dava dilekçesinde 157.196,93 TL'nin tahsili istemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 117.897,69 TL'nin davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 39.299,24 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981251500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1300 E. 2022/1398 K. · Diğer usuli işlem

GSM operatörünün sahte kimlikle sim kart değişikliğinde kusur oranı

Gerekçe özeti

İnternet/mobil bankacılık işleminde sahte kimlikle sim kart değiştirilerek gerçekleştirilen dolandırıcılık sonucu doğan zarardan, hem mevduatı koruma ve sms sisteminin risklerine karşı tedbir alma yükümlülüğünü ihmal eden banka hem de sim kart değişikliği talebinde gerekli kimlik incelemesini yapmayan GSM operatörü müterafik kusurlu sayılır; ancak zarar doğuran işlemin doğrudan sebebi sim kartın gerçek hat sahibi olmayan kişiye verilmesi olduğundan, bu incelemeyi yapmayan GSM operatörünün kusuru bankanınkinden daha ağır kabul edilir ve emsal kararlar gözetilerek GSM operatörünün kusuru %75, bankanın kusuru %25 olarak belirlenir. Rücu talebinde davacının toplam zararı, asıl alacağın yanında icra takibi kapsamında ödenen yargı giderleri ve harçları da içerecek şekilde hesaplanır; ancak dava tarihinde talep edilmeyen ödeme tarihinden itibaren faiz talebi istinaf aşamasında ileri sürülemez.

Emsal değeri

Karar, sahte kimlikle yapılan sim kart değişikliği sonucu gerçekleştirilen bankacılık dolandırıcılığında banka ile GSM operatörü arasındaki müterafik kusur oranının belirlenmesi açısından (GSM operatörü %75, banka %25) somut ve sayısal bir emsal oluşturmaktadır; ancak bu oran Yargıtay 11. HD bozma ilamına uyularak benimsenmiştir, dolayısıyla emsal değeri Yargıtay'ın belirlediği kusur oranına dayanmaktadır.

Kavramlar: müterafik kusur uygun illiyet bağı haksız fiil sorumluluğu rücuen tazminat sim kart değişikliği kusur oranı elektronik bankacılık

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1300

KARAR NO 2022/1398

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/05/2018

NUMARASI 2015/829 Esas - 2018/571 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/10/2022

Davanın kısmen kabulüne dair Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. H.D tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili banka müşterisi ...’ın banka hesabında bulunan toplam 76.000-TL’nin bankacılık işlemlerinde kullandığı eşi ...’a ait telefon hattına gelen bir aramadan sonra internet bankacılığı kullanılarak üçüncü kişiler tarafından çekildiğinden bahisle müvekkili ile davalı aleyhine dava açıldığını, müvekkili yönünden davanın kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiğini, kararın onanmasını müteakip mudi tarafından başlatılan icra takibe konu 150.506,13-TL’nin müvekkili banka tarafından ödendiğini, 6.690,80-TL kanun yoluna başvuru masrafları da dikkate alındığında müvekkili zararının toplam 157.196,93-TL olduğunu,internet dolandırıcılığı işleminde davalının üzerine düşen dikkat ve özeni göstermediğini, zararın meydana gelmesine kusuru ile sebebiyet verdiğini, zira kullanılan telefon hattının üçüncü kişi ya da kişilerce davalının bir bayii aracılığıyla sahte kimlik ibrazı üzerine iptal edilip yeni sim kartı çıkarıldığını ve kötüniyetli 3.kişilere teslim edildiğini, bu suretle bu hatta gönderilen mobil onay kodunun dolandırıcılar tarafından ele geçirilerek hesabın boşaltıldığını, davalının ...

adına kayıtlı hattı sanki ... adına kayıtlıymış gibi üçüncü kişilerce sunulan ... adına düzenlenen sahte kimlik fotokopisiyle kapattığını ve sim kartı değiştirerek yeni sim kartı sahte kimlik ibraz eden kişilere teslim ettiğini, sahte kimlik belgesi fotokopisindeki fotoğraf çok karanlık olup kimlik teşhisine olanaklı olmadığı gibi davalı tarafça imza ve kimlik kontrolünün de yapılmadığını ileri sürerek müşteriye ödenen 157.196,93-TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, sim kart değişikliği müvekkili bayi tarafından gerçekleştirildiği bayinin sorumluluğunda olan bir işlemden dolayı müvekkiline sorumluluk atfedilemeyeceğini, müvekkilinin bayiice yapıldığı iddia edilen sim kart değişikliğini fark etmesinin mümkün olmadığını, kusursuz sorumluluk koşullarının da oluşmadığını, kaldı ki üçüncü kişilerin fiilleri nedeniyle uygun illiyet bağının ortadan kalkacağını, ayrıca bankalarda bilgi sistemleri yönetiminde esas alınacak ilkelere ilişkin tebliğ uyarınca olayda bankanın tam sorumlu olduğunu, müvekkili bankalara sadece sms altyapısı kullandırmakta olup internet bankacılığının müvekkilinin dahil olduğu bir hizmet olmadığını, müvekkili kim tarafından gönderilirse gönderilsin kısa mesajları kısıtlama, engelleme gibi bir yetkisi veya yükümlülüğünün bulunmadığını, dava konusu olayla müvekkilinin herhangi bir fiili arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının müvekkili ile banka müşterisinin şifre bilgilerinin 3.kişilerin eline geçmesini engellemek amacıyla gereken güvenlik tedbirlerinin alınmasını öngören anlaşma da yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince;davacı bankanın dava dışı müşterisi ...'ın interaktif bankacılık sistemindeki hesabına 3. kişilerce girilerek para çekildiği, müşterinin sim kartının 3. kişilerce sahte belgelerle değiştirilerek bu işlemin gerçekleştirildiği, bunun üzerine müşterinin davacı banka ve davalı GSM operatörü aleyhine alacak davası açtığı, mahkemece banka yönünden davanın kabul edilerek banka aleyhine alacağa hükmedildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dava dışı müşterinin ilamı 76.000-TL asıl alacak, 43.344,99-TL işlemiş faiz ve yargı gideri ve vekalet ücretleri ile birlikte toplam 131,460,03-Tl üzerinden icraya koyduğu, davacı banka tarafından takip dosyasına 30/07/2015 tarihinde toplam 150.506,13-Tl ödeme yapıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde davalı ...

bayisinde tahsis edilen GSM hattının sim kartı sahte kimlik kullanılarak değiştirilmemiş olsaydı bu hattın kullanımının dolandırıcıların eline geçmeyeceği ve para transfer işleminin yapılamayacağı nazara alınarak meydana gelen zararlandırıcı eylem nedeniyle tarafların müterafik kusurlu oldukları ve bu kapsamda davalının kusurunun bilirkişi raporunda belirtildiği üzere %10 olarak kabul edildiği, davacı takip dosyasında 76.000- TL asıl alacak, 43.449-TL işlemiş faiz dışında, yargı gideri, vekalet ücreti, bakiye ilam harcı, temyiz ve karar düzeltme harcı, takip masraf ve harçlarına ilişkin yapılan ödemelerin de tahsilini talep etmiş ise de davalının yalnızca zarardan ve zararın doğduğu tarihten itibaren işleyen faizinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 11.934,49 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili;Davalının kusurlu olduğu kabul edilmesine rağmen %10 gibi son derece düşük ve bilimsel dayanağı olmayan bir kusur oranı esas alınarak hüküm verilmesinin doğru olmadığını, Yargıtay denetiminden geçen emsal nitelikteki mahkeme kararlarında dahi GSM şirketlerinin kusur oranının %75 olarak tespit edildiğini, davanın haksız fiilden kaynaklanan rücu davası olduğunu, davalının sahte evraklarla yapılan başvuru neticesinde yetkisiz kişilere sim kartı verdiğini, suç işlemeye elverişli bir ortam yarattığını ve objektif özen borcunu gereği gibi yerine getirmediğini,hesaplama yapılırken müvekkilinin toplam zarar tutarı 157.196,93-TL’nin esas alınması gerektiğini, ayrıca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

2- Davalı vekili;Olayın meydana gelmesinin davacı bankanın gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bilirkişi raporunda da davacı bankanın ağır ihmal ve kusuru olduğunun tespit edildiğini, bankanın zararı ile müvekkilinin sorumluluğu arasında illiyet bağı olmadığını, taraflar arasında OTP Sözleşmesi imzalanmadığından banka tarafından sim kart değişikliği olup olmadığının sorgulanmadığını, bu durumda müvekkilinin gönderilen sms'i engellemesinin de mümkün olmadığını,sim kart değişikliği ile sms şifresinin ele geçirilmesinin zararı meydana getirecek nitelikte olmadığını, kaldı ki 3.kişinin veya zarar görenin ağır kusuru halinde illiyet bağının kesileceğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

SÜREÇ VE GEREKÇE

Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde 2028/1363 esas ,2020/420 karar sayılı 16.4.2020 tarihli ilam ile "dosya kapsamında mevcut delillerden, dava dışı ...'ın davacı bankada hesaplarının bulunduğu ve elektronik bankacılık hizmetinden yararlandığı, ayrıca eşi ile davalının akdettiği abonelik sözleşmesi sonucu eşine tahsis edilmiş olan GSM hattını, elektronik bankacılık işlemleri için davacı bankaya kaydettirdiği, GSM hattının sim kartının 19/03/2009 tarihinde davalı ... bayiinde ... adına düzenlenen sahte kimlik kullanılarak değiştirildiği ve bu hattın kullanımının sahte kimlik ibraz eden ve ...'ın ilgili banka şubesinden davaya konu para transfer işlemlerini gerçekleştiren dolandırıcıların eline geçtiği, bu kişilerce hesaba erişim sağlanarak çıkış yapılmak istendiğinde banka sistemine kayıtlı GSM hattına sms ile gönderilen işlem onay şifresinin elektronik ortamda kullanıldığı, bu şekilde dava dışı ...’ın hesabından bilgi ve onayı dışında toplam 76.000-TL’nin 3 ayrı kişinin hesabına aktarıldığı ,davalı banka aleyhine açılan davada ,mahkemece banka yönünden davanın kabul edilerek banka aleyhine alacağa hükmedildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dava dışı mudinin ilamı 76.000-TL asıl alacak, 43.344,99-TL işlemiş faiz ve yargı gideri ve vekalet ücretleri ile birlikte toplam 131.460,03-Tl üzerinden icraya koyduğu, davacı banka tarafından takip dosyasına 30/07/2015 tarihinde toplam 150.506,13-Tl ödeme yapıldığı,davacı bankanın zararı ile bu önlemleri almayan davalının eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, dolayısıyla davalının da haksız fiilin oluşumunda kusur ve sorumluluğunun bulunduğu ,tarafların bu zararın meydana gelmemesi için alabilecek olup almadıkları önlemler ve somut olayın özellikleri dikkate alındığında, zararın meydana gelmesinde tarafların eşit olarak yani %50 oranında kusurlu oldukları kabul edilerek yapılan ödemenin rücusunun mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.

Dava, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin olduğuna göre, davalının sorumlu olduğu tutarın belirlenmesinde, davacının bu haksız fiille bağlantılı olarak doğrudan uğradığı tüm zarar tutarı dikkate alınmalıdır. Dosya kapsamında mevcut delillerden ...’ın davacı banka ile davalı aleyhine uğradığı zararın tazmini istemiyle açmış olduğu davada, davacı banka yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın kesinleştiği, davalı yönünden ise illiyet bağı yokluğundan reddedildiği, akabinde davacı aleyhine 131.460,03-TL alacağın tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, 30.07.2015 tarihinde davacının icra dosyasına 150.506,13-TL ödeme yaptığı, yine davacı tarafça 1.095,50-TL ilk derece mahkemesi kararı bakiye ilam harcı, 1.463-TL temyiz harcı, 81-TL temyiz gider avansı, 3.893,70-TL temyiz ilam harcı, 57,60 -TL karar düzeltme harcı, 100- TL karar düzeltme gider avansı olmak üzere 6.690,80- TL masraf yapıldığı,davalının, davacının toplam zararı olan 157.196,93-TL’nin %50’si 78.598,46-TL’den sorumlu olduğunun kabulü ile , davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına ,yeniden hüküm verilerek ;

Davacı tarafça iş bu davada talep edilen tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş olup, istinaf dilekçesindeki ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebi dikkate alınmadan 78.598,46-TLnin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline fazla istemin reddine "karar verilmiştir. Taraf vekillerinin kararı temyizi üzerine ;Yargıtay 11 HD nin 2020/5620 esas 2022/2858 karar sayılı ,6.4.2022 tarihli ilamı ile " davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine;....Somut olayda, davacının kullandığı SIM kart dava dışı kişilerce sahte kimlik kullanılarak kopyalanmış, bunun üzerine davacının müşterisine ait kullanıcı kodu şifre gibi bilgiler girilerek ve değiştirilen SIM karta gelen tek kullanımlık şifre ile zarar doğuran işlemlerin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bir güven kurumu olan bankaların kendilerine tevdi edilen mevduatı koruması, internet bankacılığı işlemlerinde sms sisteminin risklerini araştırması ve gerekli tedbirleri alması gerekli olup doğan zarardan davacı banka kusurludur. Ancak, dava konusu dolandırıcılık işlemleri SIM karta mesaj yoluyla gelen tek kullanımlık şifrenin kullanılmasıyla tekemmül etmiş olup, SIM kart değişikliğinin gerçek hat sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı konusunda gerekli ve yeterli incelemeyi yapmayan davalı GSM firmasının zararın doğmasında kusurunun daha fazla olduğu, Dairemizin 2015/15063 E. 2016/5874 K. sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu, bu durumda emsal kararlar da gözetildiğinde daha fazla kusurlu olduğu anlaşılan davalının %75 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği, taraflara eşit oranda kusur yüklenmesinin doğru olmadığı anlaşılmakla, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiş,usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmuştur.

Açıklanan nedenlerle ; kusur oranı bakımından hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,hükmün kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine davacının zarar tutarı olan 157.196,93-TL’nin %75’ine tekabül eden 117.897,69-TL nin davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamından sonra duruşma açılarak dava karara bağlanmış ise de; Yargıtay HGK nun 2021/2-96 esas ,2021/205 karar sayılı 4.3.2021 tarihli ilamındaki gerekçe ile bağlı kalınarak taraf vekilleri yararına istinaf duruşma vekalet ücreti takdir edilmemiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 m. uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16/05/2018 tarihli 2015/829 esas, 2018/571 karar sayılı hükmünün HMK 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA; “Davanın kısmen kabulü ile; 117.897,69-TL nin-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,” İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 8.053,59- TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 2.684,54- TL harcın mahsubu ile bakiye 5.369,05- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça ödenen 2.684,54-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafça ödenen 31,80-TL ilk masraf, 1.800-TL bilirkişi ücreti ile 141-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.972,80-TL yargı giderinin kabul-red oranına göre 1.480-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 26,50-TL yargı giderinin kabul-red oranına göre 7-TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 18.684,65- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı vekili için takdir olunan 9.200- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, "İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 815,24- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 169,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 645,34- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 30,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 23-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 155,30-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 39-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.12/10/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.