İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2863 E. 2023/6529 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun nakli↗ resmi belge↗ teslim tutanağı↗ cebri icra↗ kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ şekil şartı↗ icra inkâr tazminatı↗ tasdik kararı↗ yargılama giderleri↗ satım sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ dolandırıcılık↗ kamu düzeni↗ kötü niyet↗ havale↗ esastan ret↗ haciz↗ iflas↗ harç↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/902 E., 2020/56 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 680 tonunun teslimi konusunda anlaştıklarını, ürünün parası havale ile gönderilmesine rağmen davalının söz konusu malları müvekkili şirkete göndermediğini, söz konusu sözleşme gereğince davalının müvekkiline borçlandığını, alacak tahsil edilemeyince davalı aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/67692 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldğını ancak davalının itirazı üzerinde takibin durduğundan itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında bir takım ticari ilişki olduğunu, bunun üzerinde davacı ile müvekkilinin ... Uluslararası Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaştıklarını, bu anlaşma üzerine dava dışı ... Uluslar Arası Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında 29.03.2018 tarihinde mal alım sözleşmesi imzalandığını, bu anlaşma üzerine alım satım sözleşmesine istinaden müvekkilinin dava dışı ... Uluslar Arası Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 06.04.2018 tarihinde 405.000 kg un teslim ettiğini, böylelikle davacıya herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkilinin üzerine düşen mal teslim etme yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibin malın teslim edilmemiş olması nedeniyle şirket hesabından ödenen 478.281,00 TL'nin ödenmesine ilişkin olduğu, takibe konu paranın alındığı hususu taraflar arasında çekişme bulunmadığını, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde mevcut 405.000 kg'lık unu teslim ettiğini ancak teslimi davacı ile aralarında yapmış oldukları sözleşmeye istinaden davacının borçlu olduğunu iddia ettiği, dava dışı ... Uluslar Arası Taşımacılık Şti.'ne teslim ettiğini iddia etmiş ve delil olarak da 10.04.2018 tarihli mal teslim tutanağı ile 27.03.2018 tarihli mal alım sözleşmesini bildirmiş ise de bu sözleşmelerin incelenmesinde, davacı şirket olan ... İnşaat Gıda Tekstil Kuyumculuk İth. İhr. San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin herhangi bir imzalarının bulunmadığı ve kaldı ki bu ödeme borcunun dava dışı ... Uluslar Arası Taşımacılık Şti.'ne ödeneceği yönünde davacının talimatını içerir 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesi kapsamında herhangi bir imzalı resmi belge ibraz edemediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 196 ncı maddesinde borcun nakli hususunun düzenlendiği, aynı Kanunun 197 nci maddesinde borcun nakli sözleşmelerinde herhangi bir şekil şartı bulunmayacağı hüküm altına alındığı, ancak böyle bir sözleşmenin borcu nakil alan alacaklı arasında yapılması gerektiği hüküm altına alınmış olduğu, davacı taraf böyle bir sözleşmeyi reddettiğinden ve müddei iddiasını ispatlayamadığından davacı ile davalı arasında bu ödeme borcunun nakli sözleşmesinin yapılmadığı gerekçesiyle davalının bu yöndeki beyanlarına itibar edilmeyerek davanın reddine ve icra inkâr tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde irmik ve un ürünleri fabrikası bulunan, Türkiye'nin ve dünyanın birçok yerine satış ve ihracat yapan, istihdam sağlayan köklü sanayi kuruluşlarından birisi olduğunu, davacı şirketin kurucu ortağı ve imza yetkilisi olan ... isimli şahsın ise çoğunluğu Suriye uyruklu olan, gerek müvekkilini ve gerekse Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren birçok kişi veya kurumu dava konusu organizasyona benzer yöntemlerle dolandıran çıkar amaçlı suç örgütünün üyelerinden birisi olduğunu, müvekkilinin de davacı şirketin de parçası bulunduğu bir organizasyonla dolandırıldığını iddia ederek, yerel mahkemece istinafa konu karar nedeniyle müvekkili şirketin banka hesapları ile mal varlıkları üzerine haciz ve blokeler konulduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini devam ettiremez hale geldiğini, cebri icra baskısı altında bu kişilere 350.000,00 TL, avukatlarına 80.000,00 TL ve harç olarak da 28.293,04 TL olmak üzere toplamda 458.293,04 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu hususun dosyaya sundukları banka dekontlarının yanı sıra, .... Noterliğinin 28.02.2020 tarih ve 09447 yevmiye sayılı tasdik evrakı ile de sabit olduğunu, bu kişilerin notere 6 araçla yaklaşık 20 kişi gelerek bu şekilde müvekkiline gözdağı verdiklerini, bu hususun da .... Noterliğinin 28.02.2020 tarihli kamera kayıtları ile sabit olduğunu, tüm bu nedenlere binaen istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya ve dosya kapsamına aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/20549 K. sayılı soruşturma dosyasında, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1893 E. 2011/5441 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · riziko · taşıyan · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece «riziko» «teminat kapsamında» olmadığı için davalılardan sigorta şirketinin zarardan sorumlu olmadığı; ancak, diğer davalıların «taşıyan» sıfatıyla «hasarı» tazminle yükümlü oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.311,60 TL’nın davalılardan ...Nak.Tic.San.İth.İhr.Ltd.Şti. ve ...’dan tahsiline, davalı ...Ş. hakkındaki davanın ise reddine dair verilen karar, davalılardan ...Nak.Tic.San.İth.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/505 E. 2016/1477 K.
Ortak:haciz
İncelediğiniz kararda… ruklu olan, gerek müvekkilini ve gerekse Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren birçok kişi veya kurumu dava konusu organizasyona benzer yöntemlerle «dolandıran» çıkar amaçlı suç örgütünün üyelerinden birisi olduğunu, müvekkilinin de davacı şirketin de parçası bulunduğu bir organizasyonla dolandırıldığını iddia ederek, yerel mahkemece istinafa konu karar nedeniyle müvekkili şirketin banka hesapları ile mal varlıkları üzerine «haciz» ve blokeler konulduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini devam ettiremez hale geldiğini, «cebri icra» baskısı altında bu kişilere 350.000,00 TL, avukatlarına 80.000,00 TL ve «harç» olarak da 28.293,04 TL olmak üzere toplamda 458.293,04 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu hususun dosyaya sundukları banka dekontlarının yanı sıra, ....
Benzer bu karardaŞti. ile diğer borçlu ... arasında yapılan sözleşmeye uyulmaması sebebiyle «menfi tespit» talebinde bulunulduğu, bu sebeple borcun ödenmediği, davanın henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle talebin kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere itirazın kabulüne karar verilmiş ise de «menfi tespit» davasında verilen «ödemeden men» kararı, davanın tarafları arasında hüküm ifade ettiği gibi sadece çekin ödenmesini durduran bir tedbir kararı olup, «yetkili hamil» yararına «ihtiyati haciz» kararı verilmesine engel bir durum oluşturmadığından, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü isabetli görülmemiş ve hükmü temyiz eden yararına bozulma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödemeden men kararı · yetkili hamil · hamil · ihtiyati haciz · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda özetlendiği üzere itirazın kabulüne karar verilmiş ise de «menfi tespit» davasında verilen «ödemeden men» kararı, davanın tarafları arasında hüküm ifade ettiği gibi sadece çekin ödenmesini durduran bir tedbir kararı olup, «yetkili hamil» yararına «ihtiyati haciz» kararı verilmesine engel bir durum oluşturmadığından, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü isabetli görülmemiş ve hükmü temyiz eden yararına bozulma …
Şti. ile diğer borçlu ... arasında yapılan sözleşmeye uyulmaması sebebiyle «menfi tespit» talebinde bulunulduğu, bu sebeple borcun ödenmediği, davanın henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle talebin kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2863 E. , 2023/6529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/736 Esas, 2022/80 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/902 E., 2020/56 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 680 tonunun teslimi konusunda anlaştıklarını, ürünün parası havale ile gönderilmesine rağmen davalının söz konusu malları müvekkili şirkete göndermediğini, söz konusu sözleşme gereğince davalının müvekkiline borçlandığını, alacak tahsil edilemeyince davalı aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/67692 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldğını ancak davalının itirazı üzerinde takibin durduğundan itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında bir takım ticari ilişki olduğunu, bunun üzerinde davacı ile müvekkilinin ... Uluslararası Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaştıklarını, bu anlaşma üzerine dava dışı ... Uluslar Arası Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında 29.03.2018 tarihinde mal alım sözleşmesi imzalandığını, bu anlaşma üzerine alım satım sözleşmesine istinaden müvekkilinin dava dışı ... Uluslar Arası Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 06.04.2018 tarihinde 405.000 kg un teslim ettiğini, böylelikle davacıya herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkilinin üzerine düşen mal teslim etme yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibin malın teslim edilmemiş olması nedeniyle şirket hesabından ödenen 478.281,00 TL'nin ödenmesine ilişkin olduğu, takibe konu paranın alındığı hususu taraflar arasında çekişme bulunmadığını, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde mevcut 405.000 kg'lık unu teslim ettiğini ancak teslimi davacı ile aralarında yapmış oldukları sözleşmeye istinaden davacının borçlu olduğunu iddia ettiği, dava dışı ... Uluslar Arası Taşımacılık Şti.'ne teslim ettiğini iddia etmiş ve delil olarak da 10.04.2018 tarihli mal teslim tutanağı ile 27.03.2018 tarihli mal alım sözleşmesini bildirmiş ise de bu sözleşmelerin incelenmesinde, davacı şirket olan ...
İnşaat Gıda Tekstil Kuyumculuk İth. İhr. San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin herhangi bir imzalarının bulunmadığı ve kaldı ki bu ödeme borcunun dava dışı ... Uluslar Arası Taşımacılık Şti.'ne ödeneceği yönünde davacının talimatını içerir 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesi kapsamında herhangi bir imzalı resmi belge ibraz edemediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 196 ncı maddesinde borcun nakli hususunun düzenlendiği, aynı Kanunun 197 nci maddesinde borcun nakli sözleşmelerinde herhangi bir şekil şartı bulunmayacağı hüküm altına alındığı, ancak böyle bir sözleşmenin borcu nakil alan alacaklı arasında yapılması gerektiği hüküm altına alınmış olduğu, davacı taraf böyle bir sözleşmeyi reddettiğinden ve müddei iddiasını ispatlayamadığından davacı ile davalı arasında bu ödeme borcunun nakli sözleşmesinin yapılmadığı gerekçesiyle davalının bu yöndeki beyanlarına itibar edilmeyerek davanın reddine ve icra inkâr tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde irmik ve un ürünleri fabrikası bulunan, Türkiye'nin ve dünyanın birçok yerine satış ve ihracat yapan, istihdam sağlayan köklü sanayi kuruluşlarından birisi olduğunu, davacı şirketin kurucu ortağı ve imza yetkilisi olan ... isimli şahsın ise çoğunluğu Suriye uyruklu olan, gerek müvekkilini ve gerekse Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren birçok kişi veya kurumu dava konusu organizasyona benzer yöntemlerle dolandıran çıkar amaçlı suç örgütünün üyelerinden birisi olduğunu, müvekkilinin de davacı şirketin de parçası bulunduğu bir organizasyonla dolandırıldığını iddia ederek, yerel mahkemece istinafa konu karar nedeniyle müvekkili şirketin banka hesapları ile mal varlıkları üzerine haciz ve blokeler konulduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini devam ettiremez hale geldiğini, cebri icra baskısı altında bu kişilere 350.000,00 TL, avukatlarına 80.000,00 TL ve harç olarak da 28.293,04 TL olmak üzere toplamda 458.293,04 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu hususun dosyaya sundukları banka dekontlarının yanı sıra, ....
Noterliğinin 28.02.2020 tarih ve 09447 yevmiye sayılı tasdik evrakı ile de sabit olduğunu, bu kişilerin notere 6 araçla yaklaşık 20 kişi gelerek bu şekilde müvekkiline gözdağı verdiklerini, bu hususun da .... Noterliğinin 28.02.2020 tarihli kamera kayıtları ile sabit olduğunu, tüm bu nedenlere binaen istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya ve dosya kapsamına aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/20549 K. sayılı soruşturma dosyasında, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981205500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz