YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2568 E. 2023/6358 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme↗ uyuşmazlık konusu↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/141 E., 2018/173 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli 2000/26120 sayılı "..." ibareli markanın bulunduğunu, davalı şirketin "...tan" ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/54357 kod numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, her iki markanın da aynı kökten türetildiğini, markaların kapsamlarında yer alan malların da aynı sınıfta bulunduklarını, ayrıca davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2017-M-1082 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davacının davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, ... ibareli markanın ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu nedenle uyuşmazlık konusu markaların karıştırılmayacağını, taraf markalarının yazı stillerinin de farklı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu başvurunun kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Aşktan" ibareli başvuru markası ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamındaki 30. sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiası bakımından görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiası bakımından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2015/54357 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiaları yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olduğundan bu emtialar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar için iltibas tehlikesinin bulunduğunu, bu sınıftaki mallar arasında yakın benzerlik olduğunu ve birbirini tamamlayıcı emtiadan oluştuğunu, davacı tarafından başvurusu yapılan "aşktan" markasının, müvekkili markasıyla aynı sınıfta yer alması ve müvekkili markasının tüketiciler nezdinde yarattığı algıya benzer bir algının yaratılmaya çalışılması nedeniyle tüketicilerin, işbu markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticileri arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünebileceklerini, 30. sınıfta yer alan malların hızlı tüketim mallarından oluşmasının, nihai tüketicinin seçim yaparken daha dikkatsiz davranmasına ve benzer emtialar arasında bağlantı kurarak karıştırmasına neden olabileceğini belirterek davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, dava konusu başvuruya ayırt edicilik kazandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece görevlendirilen bilirkişinin piyasa bilirkişisi olmaması sebebiyle ortalama tüketicilerin markaları algılayış biçiminin hukuka aykırı bir şekilde tespit edildiğini, bilirkişinin tasarım alanında herhangi bir teknik bilgiye haiz olmadığını, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, "..." ibareli markanın zayıf marka olduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin ilgili markaları ilişkilendirmesinin imkansız bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının başvuru markası kapsamında kalan 30. sınıftaki diğer emtialar yönünden de iltibas oluşacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı markasının “...” ibaresinden oluştuğu, ticari ve günlük hayatta yaygın kullanımı olan bu ibarenin ayırt edici gücünün düşük olduğu, ayırt edicilik için ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının yeterli olduğunu, davalı markasında bunun ötesinde belirgin farklara yer verilerek ayırt ediciliğin sağlandığını belirterek karraın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, taraf markalarının görsel ve sescil olarak benzemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının marka başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2782 E. 2013/2949 K.
Ortak:yenileme · iltibas
İncelediğiniz kararda… ı ile davalının "Aşktan" ibareli başvuru markası ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamındaki 30. sınıftaki "Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar" emtiası bakımından görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiası bakımından 556 sayılı Markaların Ko …
… ya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, her iki markanın da aynı kökten türetildiğini, markaların kapsamlarında yer alan malların da aynı sınıfta bulunduklarını, …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile itirazına mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davacının davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… dığı, dava konusu davalı markasının, davacının markası ile 29.sınıfa giren dondurulmuş sebzeler ve dondurulmuş meyveler ile 30.sınıfa giren dondurmalar buz kremler, «yenilebilir» buzlar itibariyle aynı veya aynı türden olduğu, bu emtialar bakımından 556 sayılı KHK nın 8/1-b maddesi gereğince benzerlik arz ettiği ve «iltibas» oluşturduğu, hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 2005/01084 numara ile tescilli "Aşkım Aşkım" markasının 29.sın …
… verilmesini talep etmiş, mahkemece, davalıya ait markanın 29. sınıfa giren dondurulmuş sebzeler, dondurulmuş meyveler ile 30. sınıfa giren dondurmalar, buz kremler, «yenilebilir» buzlar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilerek dava kısmen kabul, kısmen reddedilmiş olup, reddedilen kısım nazara alınarak hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre, davalı yarararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… verilmesini talep etmiş, mahkemece, davalıya ait markanın 29. sınıfa giren dondurulmuş sebzeler, dondurulmuş meyveler ile 30. sınıfa giren dondurmalar, buz kremler, «yenilebilir» buzlar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilerek dava kısmen kabul, kısmen reddedilmiş olup, reddedilen kısım nazara alınarak hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre, davalı yarararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3681 E. 2024/6182 K.
Ortak:yenileme · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ı ile davalının "Aşktan" ibareli başvuru markası ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamındaki 30. sınıftaki "Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar" emtiası bakımından görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiası bakımından 556 sayılı Markaların Ko …
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, dava konusu başvuruya «ayırt edicilik» kazandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir 3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «görevlendirilen» bilirkişinin piyasa bilirkişisi olmaması sebebiyle «ortalama tüketicilerin» markaları algılayış biçiminin hukuka aykırı bir şekilde tespit edildiğini, bilirkişinin tasarım alanında herhangi bir teknik bilgiye haiz olmadığını, bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayandığını, "..." ibareli markanın zayıf marka olduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin ilgili markaları ilişkilendirmesinin imkansız bulunduğunu belirterek davanı …
2.Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, ... ibareli markanın «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, bu nedenle «uyuşmazlık konusu» markaların karıştırılmayacağını, taraf markalarının yazı stillerinin de farklı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu başvurunun kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, başvuru markasında yer alan şekil işareti ve "NAR'I" ibaresinin, dava konusu başvuruyu davacının markasından görsel olara …
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “NAR-I AŞK” ibareli başvurusu ile davacı markasının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan hiçbir benzerlik ihtiva etmediğini, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, "AŞK" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… kçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında başvuru kapsamında yer alan "Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar." malları yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu, bunlar dışındaki mallar yönünden ise markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmak sureti ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 10.10.2018 tarih, 2018-M-8562 sayılı kararının, "Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları yönünden kısm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaKararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… kçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında başvuru kapsamında yer alan "Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar." malları yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu, bunlar dışındaki mallar yönünden ise markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmak sureti ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 10.10.2018 tarih, 2018-M-8562 sayılı kararının, "Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları yönünden kısm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2568 E. , 2023/6358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/486 Esas, 2021/1617 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/141 E., 2018/173 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli 2000/26120 sayılı "..." ibareli markanın bulunduğunu, davalı şirketin "...tan" ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/54357 kod numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, her iki markanın da aynı kökten türetildiğini, markaların kapsamlarında yer alan malların da aynı sınıfta bulunduklarını, ayrıca davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2017-M-1082 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davacının davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, ... ibareli markanın ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu nedenle uyuşmazlık konusu markaların karıştırılmayacağını, taraf markalarının yazı stillerinin de farklı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu başvurunun kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Aşktan" ibareli başvuru markası ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamındaki 30. sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiası bakımından görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiası bakımından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2015/54357 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 30.
sınıftaki "Dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiaları yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olduğundan bu emtialar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar için iltibas tehlikesinin bulunduğunu, bu sınıftaki mallar arasında yakın benzerlik olduğunu ve birbirini tamamlayıcı emtiadan oluştuğunu, davacı tarafından başvurusu yapılan "aşktan" markasının, müvekkili markasıyla aynı sınıfta yer alması ve müvekkili markasının tüketiciler nezdinde yarattığı algıya benzer bir algının yaratılmaya çalışılması nedeniyle tüketicilerin, işbu markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticileri arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünebileceklerini, 30. sınıfta yer alan malların hızlı tüketim mallarından oluşmasının, nihai tüketicinin seçim yaparken daha dikkatsiz davranmasına ve benzer emtialar arasında bağlantı kurarak karıştırmasına neden olabileceğini belirterek davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, dava konusu başvuruya ayırt edicilik kazandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece görevlendirilen bilirkişinin piyasa bilirkişisi olmaması sebebiyle ortalama tüketicilerin markaları algılayış biçiminin hukuka aykırı bir şekilde tespit edildiğini, bilirkişinin tasarım alanında herhangi bir teknik bilgiye haiz olmadığını, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, "..." ibareli markanın zayıf marka olduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin ilgili markaları ilişkilendirmesinin imkansız bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının başvuru markası kapsamında kalan 30. sınıftaki diğer emtialar yönünden de iltibas oluşacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı markasının “...” ibaresinden oluştuğu, ticari ve günlük hayatta yaygın kullanımı olan bu ibarenin ayırt edici gücünün düşük olduğu, ayırt edicilik için ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının yeterli olduğunu, davalı markasında bunun ötesinde belirgin farklara yer verilerek ayırt ediciliğin sağlandığını belirterek karraın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, taraf markalarının görsel ve sescil olarak benzemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının marka başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/980899800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz