Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2133 E. 2023/4726 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir protokolü↗ hakkaniyet indirimi↗ faktoring↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ müktesep hak↗ temerrüt tarihi↗ vekâlet ücreti↗ pasif husumet yokluğu↗ maddi hata↗ sözleşmeye aykırılık↗ hisse devri↗ hakkaniyet↗ derdestlik↗ hisse devir sözleşmesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ protokol↗ ihtar↗ ıslah↗ taahhütname↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, 14.09.2005 tarihli hisse devir sözleşmesine aykırılık nedeni ile doğan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 440 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre yerel Mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Mahkemece verilen karar Dairemizce yazılı gerekçeyle onanmış ise de, hakkaniyet gereği 1/2 oranında indirim yapılarak belirlenen tazminat miktarı 272.275,00 TL'dir. Davalı ... hakkında açılan davada 90,76 TL hüküm altına alınmış olup bu durumda hakkaniyet indirimi dışında reddedilen 272.184,24 TL üzerinden anılan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak kararın bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2918 E. 2020/1185 K.
Ortak:hisse devir protokolü · sözleşmeye aykırılık · hisse devir sözleşmesi · pasif husumet · protokol · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, 14.09.2005 tarihli «hisse devir sözleşmesine aykırılık» nedeni ile doğan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak asıl davanın reddine dair verilen kararın kesinleştiği, birleşen davanın 14/09/2005 tarihli «hisse devir sözleşmesine aykırılık» nedeni ile doğan tazminat alacağının tahsili talebine ilişkin olduğu, sözleşmeyi satıcıları «temsilen» davacı ...’in, alıcıları temsilen davalı ...’ın imzaladığı, daha sonra 27/10/2005 tarihli «hisse devir protokolü» düzenlendiğini, protokolü hisseleri devir alanlar adına ...’ın, hisseleri devir edenler adına ...’in imzaladığı, Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere anılan sözleşmenin 4/B maddesinde yer alan yükümlülüklerin tüm alıcılar ve satıcılar üzerinde hisseleri oranında sonuç doğuracağının kabulünün gerektiği, birleşen davada davacı ...’in tek başına satıcıları temsilen işbu davayı açamayağı ve davayı alıcıları temsilen sadece ...'a yöneltemeyeceği, davalı...Finans Faktoring A.Ş.'nin de sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle davada aktif ve «pasif husumet ehliyeti» olmadığından birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeni ile reddine, asıl davanın reddine dair verilen karar kesinleşmiş olmakla asıl dava ile ilgili yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Birleşen dava 14.09.2005 tarihli «hisse devir sözleşmesine aykırılık» nedeni ile tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, işbu davada birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar, Dairemizin 02/03/2017 tarih ve 2015/15320-E 2017/1237 K. sayılı ilamıyla, "birleşen davaya dayanak yapılan sözleşme davalı ... ile davacı ... tarafından alıcıları ve satıcıları «temsilen» imzalanmış ise de, anılan sözleşmenin 4/B maddesinin tüm alıcılar ve satıcılar üzerinde hisseleri oranında sonuç doğuracağı, bu bağlamda davacı ...'in tüm hisseler …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra birleşen davada davacı ...’in «aktif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · taraf ehliyeti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak asıl davanın reddine dair verilen kararın kesinleştiği, birleşen davanın 14/09/2005 tarihli «hisse devir sözleşmesine aykırılık» nedeni ile doğan tazminat alacağının tahsili talebine ilişkin olduğu, sözleşmeyi satıcıları «temsilen» davacı ...’in, alıcıları temsilen davalı ...’ın imzaladığı, daha sonra 27/10/2005 tarihli «hisse devir protokolü» düzenlendiğini, protokolü hisseleri devir alanlar adına ...’ın, hisseleri devir edenler adına ...’in imzaladığı, Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere anılan sözleşmenin 4/B maddesinde yer alan yükümlülüklerin tüm alıcılar ve satıcılar üzerinde hisseleri oranında sonuç doğuracağının kabulünün gerektiği, birleşen davada davacı ...’in tek başına satıcıları temsilen işbu davayı açamayağı ve davayı alıcıları temsilen sadece ...'a yöneltemeyeceği, davalı...Finans Faktoring A.Ş.'nin de sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle davada aktif ve «pasif husumet ehliyeti» olmadığından birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeni ile reddine, asıl davanın reddine dair verilen karar kesinleşmiş olmakla asıl dava ile ilgili yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra birleşen davada davacı ...’in «aktif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda birleşen davada, davacı ...’e ait 1 adet hissenin davalı ...’a devri nedeniyle, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davacı ...’in «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Birleşen dava 14.09.2005 tarihli «hisse devir sözleşmesine aykırılık» nedeni ile tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, işbu davada birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar, Dairemizin 02/03/2017 tarih ve 2015/15320-E 2017/1237 K. sayılı ilamıyla, "birleşen davaya dayanak yapılan sözleşme davalı ... ile davacı ... tarafından alıcıları ve satıcıları «temsilen» imzalanmış ise de, anılan sözleşmenin 4/B maddesinin tüm alıcılar ve satıcılar üzerinde hisseleri oranında sonuç doğuracağı, bu bağlamda davacı ...'in tüm hisseler …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2341 E. 2024/6006 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · mükerrerlik · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… kararının (3) numaralı hüküm fıkrasında "2009/64287 numaralı "Burkafkafkasgold" ibareli marka hakkında verilen red kararı kesinleştiğinden, bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına»" karar verilmiş olmakla beraber, (6) numaralı fıkrada "Davanın kısmen reddi nedeniyle; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 7.375,00 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine" karar verilmesinin «mükerrer» nitelikte olduğu, zira mahkemenin 26.06.2018 tarihli önceki kararında 2009/64287 numaralı "Burkafkafkasgold" ibareli marka yönünden verilen ret kararı kesinleşmiş …
Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davada markalar arası «iltibas» riskinin olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 2010/61022 numaralı "KAFKASYALI" markasının 35.sınıfta “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, karşı davanın 5 yıllık hükümsüzlük davasının süresi içerisinde açılmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili ve katılma yolu ile davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 05.12.2023 tarihli, 2023/«257» E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2452 E. 2015/9415 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, 307.272,84 TL'nin 11.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faiz» oranı ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13481 E. 2014/3093 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · taşıma sözleşmesi · yetki · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… , benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yapması gereken taşıma işini eksik yapması nedeniyle davacının bu taşıma işini kendisi yaptığı, «masrafları» da davalıdan istediği, davalının inkar etmediği ticari ilişkiden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin belge sunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.272,83 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığı belirtilerek süresinde «yetki itirazında» bulunulmuş ise de mahkemece yetki itirazı konusunda herhangi bir karar verilmeden ve bu husus tartışılmadan işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu durumda, öncelikle davalının itirazları ve taraflar arasında düzenlenen 27.06.2006 tarihli sözleşme de değerlendirilerek, «yetki itirazı» konusunda bir karar verilmek üzere hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2133 E. , 2023/4726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/495 Esas, 2020/808 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında 14.09.2005 tarihli hisse devir sözleşmesi ve ek protokol sonucu hisse devrinin gerçekleştiğini, 14.09.2005 tarihli sözleşmenin 4-B maddesinde şirket alacaklarından alıcıların istedikleri alacakların anlaşılacak bedelle devrolunacağı, alıcıların devralmak istemedikleri alacakların satıcı veya onun öngördüğü kişilere devredileceğinin kararlaştırıldığını, protokol ekinde yer alan devredilen şirketin mizanında da devir anında 544.549,80 TL kanuni takipte olan alacağı olduğunun belirtildiğini, ancak ihtara rağmen devredilmesi gereken alacakların devredilmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 14.09.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile istemini davalılardan ...
yönünden 544.549,80 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre 14.09.2005 tarihli hisse devir sözleşmesini ve 27.10.2005 tarihli hisse devir protokolünü, hisseleri devir alanlar adına ..., hisseleri devir edenler adına ...’in imzalamış olduğu, İstanbul (Kapatılan) 44. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/48-2013/385 E.K. sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/15320-2017/1237 E. K. sayılı, 02.03.2017 tarihli ilâmında, hisse devredenlerin devir alanlardan talep edebilecekleri tazminat miktarının 272.275,00 TL olduğunun kesinleşmiş olduğu, 27.10.2005 tarihli hisse devir protokolü ile ... Faktoring A.Ş.'nin toplam 3.000 adet hissesi devir olunmuş olup anılan protokol doğrultusunda ...
de 1 adet hissesini davalı ...'a devretmiş olup bu durumda ...'e ait 1 adet hissenin ...'a devri nedeni ile talep edebileceği tazminat tutarı toplam tazminat tutarı olan 272.275,00 TL ile toplam hisse adedi olan 3.000 arasında oran kurulmak sureti ile 90,76 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın tazminat talep etme hakkı hisse devir sözleşmesinden kaynaklanmakla birlikte bu konudaki hakimin takdir hakkı ile ilgili olduğu ve hakkaniyet indiriminin yapılıp yapılmayacağının davacı tarafından dava açılırken bilinmesinin mümkün bulunmadığından davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilerek reddedilen miktar yönünden davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...
aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 90,76 TL'nin dava tarihi olan 18.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile temlik alan davacı Ünal Üçyıldız'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... Finans Faktoring A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 26.09.2022 tarih, 2021/4537 E. ve 2022/6294 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalılar vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden onanan kararın düzeltilmesi gerektiğini, maddi hatanın usuli müktesep hakkın istisnasını oluşturduğunu, davacı alıcı müvekkillerinin 14.09.2005 tarihli sözleşmedeki iradesinin,... Faktoring A.Ş. hisselerini hisse devir tarihinden önceki mali, idari ve cezai sorumlulukları şahsen satıcılarda kalacak şekilde, şirketin mali imkan ve sorumluluklarını gördükten sonra bedeli karşılığında satın almak, davalı satıcıların iradesinin ise şirket hisselerini şirketin mali imkan ve sorumluluklarını satıcılarla paylaşıp taraflarca mutabık kalındıktan sonra 287.500,00 euro bedelle alıcının talep ettiği sorumluluklar kendi üzerlerinde kalacak şekilde satmak olduğunu, 27.10.2005 tarihli kesin hisse devir sonucu doğuran sözleşmenin yukarıdaki iradelere bağlı şartlar korunarak imzalandığını, tarafların iradelerinin 14.09.2005 tarihli sözleşmenin 4-B maddesindeki devir taahhüdünden vazgeçtiğinin açık bir şekilde anlaşıldığını, ...’in Ekim 2005 tarihinden Eylül 2006 tarihine kadar 1 yıl boyunca müvekkillerinden hiçbir yazılı talepte bulunmadığını, birleşen davayı müvekkillerinin açtığı davadan sonra açmasının, devri talep edilen alacakların devir alınan şirkette kaldığını gösterdiğini, tüm bu hususlar gözetildiğinde birleşen dava yönünden tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen de olsa kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay’ın bozma ilamlarının da aynı ölçüde hatalı olduğunu, bu sebeple yerel Mahkeme kararının maddi hata sebebiyle usuli müktesep hak kuralının istisnası olarak temyiz incelemesinde ele alınmasını ve davanın reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilen yerel Mahkeme kararlarının tümüyle bozulması gerektiğini, yerel Mahkeme kararında davada taraf olmayan kişiler bakımından sonuç doğurabilecek nitelikte yanlış değerlendirmeye dayalı gerekçe yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davada sadece ...
hissesi yönünden karar verilmiş olup Mahkemenin bunun dışına çıkarak hisse devredenlerin talep edebilecekleri iddia olunan meblağ ile ilgili karar gerekçesinde açıklama yapmasını gerektirecek hiçbir sebep olmadığını, bu konuda başka bir davanın derdest olduğunu, yerel Mahkemenin temlik alan yönünden karar vermesinin doğru olmadığını, davanın bu yönden reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek yerel Mahkeme kararının asıl ve birleşen dava yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 14.09.2005 tarihli hisse devir sözleşmesine aykırılık nedeni ile doğan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 440 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre yerel Mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Mahkemece verilen karar Dairemizce yazılı gerekçeyle onanmış ise de, hakkaniyet gereği 1/2 oranında indirim yapılarak belirlenen tazminat miktarı 272.275,00 TL'dir. Davalı ... hakkında açılan davada 90,76 TL hüküm altına alınmış olup bu durumda hakkaniyet indirimi dışında reddedilen 272.184,24 TL üzerinden anılan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak kararın bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
2.Karar düzeltme istenilen Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasına (9) numaralı bend olarak "Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen 272.184,24 TL üzerinden davalı ... lehine hesaplanan 27.502,89 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgililere iadesine,
07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979261400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz